Anasayfa | Türkçe | ERGENEKON; İSLAMCILAR ve KÜRDLER

ERGENEKON; İSLAMCILAR ve KÜRDLER

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

İslamcılar Orduya peygamber ocağı, devlete ilahi bir konum biçip PKK ile savaşan askerleri şehit olarak ilan ederken, öbür taraftan da Ergenekon’dan şikâyet etmektedirler. Bu rejime hamilik perdesi altında menfaat, iktidar hırsı, sahip olunanı kaybetmeme, dünya çapında kirli bir savaşın da olduğu bilinen bir husustur.

ERGENEKON; İSLAMCILAR ve KÜRDLER

Doğru yazmak istemeyen veya … dalaşmaktan korkanlar Ergenekon silahına sarılmış durumdadırlar.  Kardeşim, Ergenekon demek Jitem örneğinde olduğu gibi asker demektir.

İslamcılar Orduya peygamber ocağı, devlete ilahi bir konum biçip PKK ile savaşan askerleri şehit olarak ilan ederken, öbür taraftan da Ergenekon’dan şikâyet etmektedirler.

Amaç Kemalist rejimi tasfiye etmek ise ki öyle olmalıdır; dobra dobra konuşun ve deyin ki biz şeffaf, hukuka saygılı, halkın tasvibine dayalı bir sistem-demokrasi istiyoruz.

Oysa Kemalistler ve rejimin müşahhas temsilcisi, bekçisi asker ve uzantıları hukuk gömleğinin dar geldiğini, ellerini serbest hissetmek ve görmek istediklerini,  söz konusu rejim ise demokrasi ve insan haklarının, hukukun teferruat olduğunu aleni olarak söylemektedirler.

Bu rejime hamilik perdesi altında menfaat, iktidar hırsı, sahip olunanı kaybetmeme, dünya çapında kirli bir savaşın da olduğu bilinen bir husustur.

Onun için İslamcıların tavırlarını ahlaki ve hukuki süzgeçten geçirmeleri gerektiği kanaatindeyiz.

Sayın Erdoğan’ın en yakın danışmanlarından birinin de Ergenekon kapsamında arandığı, Milli Gazete’de yazan bazı yazarların Ergenekon çetesini Millilik adına dolaylı yoldan savunduğu, Fethullah Hoca Efendi’nin talebeleri tarafından işletilen medya organlarında bol miktarda Ergenekoncunun zamanında istihdam edildiğini bilmeyen yoktur.

Kimin kime girdiği-sızdığını bilemeyiz ama bildiğimiz bir şey varsa ki olmalıdır o da şudur; eskiden Komünistlik, irtica veya Kürdlük-Bölücülük vesile edilerek insanların canı ve malı heder edilirdi.

Ergenekon vesile edilerek de masum, hasım, iktidara muhalif kimseler rahatsız edilmesin. Kim ki Ergenekon ile işi pişirmekte ise onlara da dokunulsun. Bir de alt düzeyde, kullanılmış, kandırılmış kimselerle uğraşmaya değmez.

Bence genel bir af ve ödül yasası da çıkarılabilir. Kim ki Ergenekon ile ilgili bir şeyler biliyorsa itiraf ve nedamet karşılığında cezadan muaf olmalıdır. Üst düzey ile ilgili ise ceza indirimi uygulanmalıdır.

Kürdlere ve İslamcılara gelince. Bence Kürdler akıllı olmalıdırlar. Türk devletinin Ergenekonu tasfiye etmesi bizim açımızdan iyidir. Ama Öcalan’ın da dediği gibi PKK ve Hizbullah gibi hatırı sayılır bir etkinliği olan ve Kürdlerin azımsanmayacak bir kesimi tarafından desteklenen bu iki hareketi Ergenekoncu diye tanımlarsak milyonlarca Kürdü de küstürmüş oluruz.

Öcalan verdiği talimatta bu konunun fazla deşilmememsini, Kürdlerin menfaatine olmadığını söylerken bence maslahattan bahsetmektedir. Fi tarihinde köprüden geçerken yapılan hataları biz de fazla büyütmeyelim. Mühim olan bundan sonrasıdır, derim. Tabiidir ki karar gene sizindir.

İslamcılar ve Kürdler saflarını da netleştirmek durumundadırlar. Ergenekoncuların dünya çapında kaybettiği ve Saddam gibi bir sonun onları da beklediği aşikârdır. Saddam’ı şehit ilan eden ve emperyalizm’e karşı mücadelenin sembolü sayanlara zaten sözüm yoktur ama akıllı Kürdlere ve Müslümanlara söylenecek çok şey vardır.

İlkin tarih, akıl bize çok şeyler söyler. Fiillerin kavgasında ayakaltında ezilme tehlikesi vardır. Hatta kurtardıkları kızın ırzına geçen birçok kahramanı tarih zikreder. Onun için savaştan sonra galip tarafın bize demokrasi, İslam bir yaşam, Kürdler adına özgürlük gibi saf hayallere kapılmayalım.

Kendi saflarımızı sıklaştırmanın yanında mevzileri tahkim etmeye, yazılı sözler almaya, hukuki güvenceler istemeye bakalım. Mustafa Kemal’in bize Amasya’dan, Erzurum Kongresinde, BMM inde, İzmir Kongresinde söylediklerini unutmadan, dikkatli olalım.

Erdoğan ve Fethullah Hoca da hele bu sıkıntıları atlatalım, sizi İslam’a ve barışa gark edeceğiz diyorlar ama bununla uyumlu bir fiiliyatlarını görmüyorum. Gene devlet, gene mahrumiyette eşitlik gene maslahat gene dış güçler gene kandırılmış ve dış düşmanın oyununa gelmiş Müslüman ve Kürd imajından yararlanma ve mugalâta, şamata. Sonunda Kürd Heso nöbete.

Aman dikkat. Ahmet Türk / Kürd’ün de dediği gibi; bu Ergenekon yılanı bizi ısırmasın. Yılanı öldürmek iyidir ama yaralı halde bırakmak çok tehlikelidir. Erdoğan bir adım geri atsın veya yerinde saysın işi bitiktir. Benden söylemesi. sidki_zilan@mynet.com

 

Yorumlar (6 gönderildi):

Xüser .. 23 Jul, 2008 11:16:24
avatar
"Ergenekon vesile edilerek de masum, hasım, iktidara muhalif kimseler rahatsız edilmesin"........"PKK ve Hizbullah gibi hatırı sayılır bir etkinliği olan ve Kürdlerin azımsanmayacak bir kesimi tarafından desteklenen bu iki hareketi Ergenekoncu diye tanımlarsak milyonlarca Kürdü de küstürmüş oluruz".

sayin sidki bey, bu yapici durusunuzdan dolayi sizi tebrik ederim.
Mûmîn Kurd .. 24 Jul, 2008 02:45:12
avatar
Sayın Zilan,

Samimi yazınızdan dolayı sizi kutlarım.
Fethullah Gülen'ın hocası Bediuzzaman Seid Kurdi nin yolundan gitmesine rağmen onun kürdçe eserlerini basmamış olması, Cevdet Akbay kardeşimizin de açıkladığı gibi bugüne dek Kürd ve Kürdçe kelimelerini ağzına almamış olması, Kurdistanda okul açmış ama bu okullarda Türkçe eğitim yapıyor olması,
sonra müslüman kürd kardeşlerimizin gözünün içine bakarak Türk Milliyetçi unsurları cemaati içinde barındırması,

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak değilmidir?

Allaha giden yol Fethullah Abdullah yada Hizbullah değildir.

İyi bir mumin olmanın koşulu değildir şucu bucu olmak!
Takkiye yapmak değildir Müslüman olmak.
Gerici olan İslamiyet değil, İslamı alet eden sahtekarlardır.


Selamlar Saygılar
ESKALANİ .. 24 Jul, 2008 07:51:28
avatar
Sıddık Zilan kardeşim! Hak yolunda isen seninle beraberim.Ama hakkı batılla islamın şiddetle rettiği ırkçılık peşinde ise Allah merhamet etsin.Mahkem-i kübrayı düşün ve üstadın bu mevzu ile alakalı yazısın bir zahmet ve dikkat et.Hayat fanai ahiret bakidir.E.

....Frenk illeti tâbir ettiğimiz ırkçılık, unsurculuk fikriyle Avrupa, âlem-i İslâmı parçalamak için içimize bu frenk illetini aşılamış. Fakat bu hastalık ve fikir, gayet zevkli ve câzibedar bir hâlet-i ruhiye verdiği için, pek çok zararları ve tehlikeleriyle beraber, zevk hatırı için her millet cüz'î-küllî bu fikre iştiyak gösteriyorlar.
Şimdiki terbiye-i İslâmiyenin za'fiyetiyle ve terbiye-i medeniyenin galebesiyle ekseriyet kazanarak başına geçerse, ekseriyet teşkil etmeyen ve ancak yüzde otuzu hakikî Türk olan ve yüzde yetmişi başka unsurlardan olanlar, hem hakikî Türklerin, hem hâkimiyet-i İslâmiyenin aleyhine cephe almaya mecbur olacaklar. Çünkü, İslâmiyetin bir kanun-u esasîsi olan bu âyet-i kerime, 'dır. Yani, "Birisinin günahıyla başkası muahaze ve mes'ul olmaz."
Halbuki, ırkçılık damarıyla, bir adamın cinayetiyle mâsum bir kardeşini, belki de akrabasını, belki de aşiretinin efradını öldürmekte kendini haklı zanneder. O vakit hakikî adalet yapılmadığı gibi, şiddetli bir zulüm de yol bulur. Çünkü "Bir mâsumun hakkı, yüz câniye feda edilmez" diye İslâmiyetin bir kanun-u esasîsidir. Bu ise çok ehemmiyetli bir mesele-i vataniyedir. Ve hâkimiyet-i İslâmiyeye büyük bir tehlikedir.
İslâmiyet milliyet-i kudsiyesini bırakıp, evvelkisi gibi, bir câni yüzünden yüz mâsumun hakkını çiğneyebilen, zahiren bir milliyetçilik ve hakikatte ırkçılık damarıyla hem hürriyetperver dindar Demokratlara, hem bütün bu vatandaki yüzde yetmişi sair unsurlardan bulunanlara, hem hükûmet aleyhine, hem biçare Türkler aleyhine, hem Demokratın takip ettiği siyaset aleyhine çalışarak ve serseri ve enaniyetli nefislere gayet zevkli bir rüşvet olarak bir ırkçılık kardeşliği veriyor. O zevkli kardeşliğin içinde, o zevkli faydadan bin defa daha ziyade hakikî kardeşleri düşmanlığa çevirmek gibi acip tehlikeyi, o sarhoşluğu ile hissedemiyor.
Meselâ, İslâmiyet milliyetiyle 400 milyon hakikî kardeşin hergün -2- dua-yı umumîsiyle mânevî yardım görmek yerine, ırkçılık 400 milyon mübarek kardeşleri, dört yüz serseriye ve lâübalilere yalnız dünyevî ve pek cüz'î bir menfaati için terk ettiriyor. Bu tehlike hem bu vatana, hem hükûmete, hem de dindar Demokratlara ve Türklere büyük bir tehlikedir.
Şeyh Said ve Menemen hadisesinin on misli bir hadiseyi evhamla düşünmüşler, habbeyi kubbe söylemişler ki, böyle bir vaziyet alıyorlar. Benim eski hayatımı zannedip, ihanetle hiddete gelecek tahmin etmişler. Bilakis aldandılar. Biz, bütün kuvvetimizle anarşiliğe bir sedd-i Zülkarneyn gibi, bir sedd-i Kur'âni tesisine çalışıyoruz. Bize ilişenler, anarşilik ve belki komünistliğe zemin ihzar ediyorlar.
Evet, eğer eski hayatım gibi, izzet-i ilmiyeyi muhafaza etmek için hiçbir hakareti kabul etmemek olsaydı ve vazife-i hakikiyesi, sırf ahiret ve ölümün idam-ı ebedisinden Müslümanları kurtarmak vazifesi olmasaydı ve bana ilişenler gibi sırf dünyaya ve menfi siyasete çalışmak olsaydı, on Menemen, on Şeyh Said hadisesi gibi bir hadiseye, o anarşilik hesabına çalışanlar sebebiyet vereceklerdi.
Hem, üç mahkeme ve yirmi senede kaç vilayetin zabıtaları, kıyafetime kanunca ilişmedikleri ve mazuriyetim ve inzivama binaen, tebdil-i kıyafetime hiçbir ihtar olmadığı halde, böyle keyfi, kanunsuz, cebren ahali içinde başıma şapkayı giydirmeye çalışmak, kırk seneden beri bu vatanda, hususan iman-ı tahkiki dersinde kardeşane alakadar olan yüz binler adam, pek büyük bir heyecan içinde zemini hiddete getirip, emsalsiz ağlamaya vesile olacaktı.
Zaten ecnebi parmağıyla, güya hakkımda teveccüh-ü ammeyi kırmak fikriyle damarlarıma dokunacak kanunsuz muamelelerin mezkur maksat için yapıldığına, çok emarelerle kat i kanaatimiz geldi. Fakat Cenab-ı Hakka hadsiz şükür olsun ki, benim gibi kabir kapısında, alakasız, dünyadan usanmış, hürmetten, teveccüh-ü ammeden kaçmış ve şan ve şeref ve hodfuruşluk gibi riyakarlıklara hiçbir meyli kalmamış bir vaziyette iken, bunların bana karşı kanunsuz ihanetlerinin hiçbir ehemmiyeti kalmadı; Cenab-ı Hakka havale ediyorum. Bana lüzumsuz evham yüzünden eziyet edenlerin yakında ölümle idam-ı ebediyeye giriftar olacaklarını düşünüp, hakikaten acıyorum. Ya Rabbi, onların imanını Risale-i Nur la kurtar! İdam-ı ebediden, sırr-ı Kur'ân la terhis tezkeresine çevir! Ben de onlara hakkımı helal ediyorum.
Said Nursi
osman .. 24 Jul, 2008 11:53:29
avatar
sıtkı bey ergenekon operasyonunu küçümsemeyin. sayın Akkoyunun tahlillerini okumanızı tavsiye ederim.Yakın tarihi benden daha iyi bildiğinizden eminim. nasıl ki bir avuç eğitim görmüş çoğu selanikli azınlık osmanlının içini boşalttı ve t.c. yi kurduysa şu anda akp ve malum cemaat kemalist sistemin içini boşaltmaktadır. Rejimin başka çaresi olmadığı için kapatma davası açmıştır.
medya tekeli kırılmıştır.
kemalist rejim direnç noktalarını bir bir kaybetmektedir.
veli küçük'ün bile kodese girmesi bu ülke için çok büyük gelişmedir.Bu gelişmeler kürtler içinde hayırlı olacaktır.
kurdı xerip .. 25 Jul, 2008 10:09:09
avatar
Zilan Bey,'Ama Öcalan’ın da dediği gibi PKK ve Hizbullah gibi hatırı sayılır bir etkinliği olan ve Kürdlerin azımsanmayacak bir kesimi tarafından desteklenen bu iki hareketi Ergenekoncu diye tanımlarsak milyonlarca Kürdü de küstürmüş oluruz.'
Olurusun da;bu arada yapılan cinayet ve ihanetlere de ortak olursun,bu yaptıgınız manevra yapmaktır ,utangaç apoculuktur,utanmayın canım rahat olun ne var yani apocu olmada !?
Xelet .. 25 Jul, 2008 10:39:46
avatar
2 yanli$ bir dogru etmez!

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin