Senem Diren : Önderlik Hiç Yanılmazmış!
İkinci Not da Güvercin Beyden. Bana yazmış. ‚Alacağın olsun Xoce!.. Bak dikkat et. Hoca değil. Xoce diyem. Sen Xoce, Süleyman HOCA’dır. Dinleki sözüm sanadır. Bu ne SIFIR SİMİT’ı taktın boynuma!. Ne yeni ne atılı ne de satıli..
Evet yazılacak çok şey var Kurdistani arkadaş, bazen neyi ya da nerede başlıyalım ikilemine düşüyoruz. Ancak bilinen bir şey var ki, o da önderliğin hiç yanılmadığıdır, doğru derim, keşke yanılabilsem,ya da benim yanılmam neyi değiştirir ki, ya da neye cevap olur ki?
(Ahh keşke su Ergenekon’daki rolü açığa çıksa da kurtulsak, ancak nafile, acaba bununla bir şeyler değişir mi?)
Bir kaç hafta Net’i ve Perşembe günlerini izlemeyince, baktım çok şey kaçırmışım. İmralıda ki bas bas bağırarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Genarelleri-orduyu ve tüm bilinen makamları uyarıyormuş, güneydeki ilkel milliyetçiler devletleşiyorlarmıs, devletin bölünmez bütünlügü tehlikedeymiş, halkların katılı ayaş Atatürk’ün ilkeleri ihmal ediliyormuş, Kemalizm elden gidiyormus. Yani olur mu, nasıl elde gidecek! Sonra tutunacak dalı kalmaz. Artık nasıl dayılarına methiyeler düzecek? Kime sığınacak? Belki böylelikle kendini kabul ettirecekti. Öyle ya, en iyi Kemalist, sahip çıkan olacak ve bu temelde canını da kurtaracak, hatta serbes bile kalıp gidip şu an’daki real partinin tepesine oturup bol cözümleme yapacaktı. Tüm bunları kaçıracak göz yok önderlikte,.bunca yıl işini bildi, şimdi de asla hedefi şaşırmaz.
Diyorlar ki „önderlik cözümleme yapıyor hem partinin hem de tıkanan Devlet politikasının önünü açıyor, Perşembe günlerini TC.Kurmayları da dört gözle bekliyorlarmış, hele önderlik onlara ne önerilerde bulunacak !“
Sanıyorlar ki zırvalamasının, sağa sola çamur atmasının sebebi vardır, her şeyi bilen, çözüm gücü olan biridir. Çözmediği yokmuş, hatta bir rivavete göre okul öğrenciler, ev kadınları, yemek tarifinden zorlanan aşçılar bile sorunlarını paketleyip gönderiyorlarmış ve “şıp” diye de çözümlüyormuş. Bu kadar keramet sahibi zat ancak yüz yılda bir gelirmiş, kıymetini bilmemenin ismi “nankörlükmüş-hainlikmiş“ Bir de diyorlar ki” bu çamur atmalarının da bir nedeni varmış”.Önderliği zaten kimse anlamıyor, ahhh bir anlasalar çözümlenmiyen bir çözümsüzlük kalmaz. Ama velakın nerede önün yüksek çözümlemelerini anlıyacak kapasite..
De gel de gülme, ya da ağlama, „ne bu rezalet diyeceğim“, ancak hala „biji“ diyenlere ne demeli?
Hep aynı teraneleri hepimiz de hiç bıkmadan her Perşembe günü okuyoruz. Bekliyoruz da. Öfkeleniriz zirvalara. Yinede ihanetin boyutunu inadına okuyoruz, izliyoruz. Mecburuz da, hala gündemi belirliyen ve örgütlü bir yapıyı yönlendirendir.Yoksa bir halt bildiği yok, çamur atmak,yalan söylemek mayasıdır, şimdi de kendini yaşatmak için ne gerekiyorsa onu yapıyor.
Ve bu adamı yıllardır bu mazlum halkın başına bela edenlere ne demeli ki, hala ya peşinde gidenlere, hala „biji“ diyenlere!
Sahi kimler „biji“ diyor?
1 Çıkarı olanlar.
2-Çocukları ya kayıp ya da dağda olanlar( ki onlarda çocukları için çoğunlukla korkuyorlar, belki bir bildiği, bir ihtimal var da çocuklarına kavuşurlar)
3-Şehit aileleri ( onlarda TC.denilen lanete dinmiyen öfkelerinden diyorlar)
4- Boşlukta olanlar, yanı onlarda ne köy ne de kasaba olmıyanlardır, örnek mi; Fuat, Abbas, Karayılan takımı yani, şimdi diyelim bu asalak takımı “biji” demese nasıl ekmek bulurlar, onların ki daha zor.
Başkada kimse ne İmralı’daki zatın palavralarına kulak verir, ne de ihtiyaç duyar, adamın kendisine faydası yok, bakınız İmralıya girdiğinden beri kendini paralıyorki canını kurtarsın, kendini kurtarmak için feda etmediği hiç bir değeri kalmadı. Zaten değer sahibi biride değildi, ancak değerleri çarçur eden bir zavalıdır, onun için artık Apo’dan medet ummak doğru değil, bu mazlum halka zaman kaybettirmektir, kimse artık bu günahın altına girmemelidir.
İmralıdaki zatın elbette bir gün maskesi düşecek, belki düşmiyen maskede kalmadı, aklı selim olan hiç kimse için artık Apo gerçeği bilinmiyor değil. Tamamiyle devletin güdümünde olan bir zavali, medet beklemek yerine böylelerine yanlızca acımak gerekir.
Apo’ya acıyalım mı?
07 Jul, 2008 02:44:59
İKİ NOT:
Birincisi; şu bizim Okuyucu Yorumları bölümü bir rafineri. Ham maddelerin, mamül madde haline getirildiği bir cevher ayıklama yeri. Kürdi rengin ve kafası bozulanın Hoca Süzgeci’nden geçen her şey var. İnanın ben buranın tiryakisi oldum. Ve Webmesiterimize ısrarla bunu en üste al önerisinde bulundum. Al sana yakuti bir imge daha (Senem DİREN’e). İster bazı şom ağızlılar bu yakuti İmge kallavi küfürbaz kelam desin.
Umrumda değil.
Sanki benim yürek ikizi kalemim.
Vurdukça vuruyor O’na. Yani SIFIR’a.
Sevgili Diren gel seni de üçleyelim şu Nasname Kelebeklerine. Dicle/Elif ve DİREN!.. Di gel ha di gel de DİREN’me!... Allahını seven beni tutsun. Bende vuracak takat kalmadı. Diren’e şiddetle ihtiyacım var.
İkinci Not da Güvercin Beyden. Bana yazmış.
‚Alacağın olsun Xoce!.. Bak dikkat et. Hoca değil. Xoce diyem. Sen Xoce, Süleyman HOCA’dır. Dinleki sözüm sanadır.
Bu ne SIFIR SİMİT’ı taktın boynuma!. Ne yeni ne atılı ne de satıli..
Kurban Xoce.. Buni behne yapma. Ben yetimem. Ben garibem. Bana bi de Barış Güvercini deyiler. Anami ağlatiler. Önüme iki hebbe atiler ve kıçıma bir tekme vuriler.
İstemiyem ha.. Ma zorladır.
Ben her şey oluram lêhema helkali SİMİD olacak kadar adileşmedim.
Ben özbeöz Amadliyem.
Viş kela imanın bata.
Haho haho bu Simit’den kurtarın beni.
Amedli ellehenine kedem erkek Güvercin.



Yorumlar (1 gönderildi):
hep bir eksik var diyordum , imrali adresli teslimiyetci politika karsitliginda bir sey eksikti..
Modern kürd özgürlesme hareketinin son otuz yilina damgasini vuran gelismelerin tam da göbeginde bu mücadelenin en cok cefasini ceken , en cok yipratilan ve en kahraman durusu gösteren kürd kadinin sessizligiydi eksik olan..
Ézgürlük Erkek degil..ézgürlük Estetiktir , Nezakettir , Inattir. Fedakarliktir ,Kararliliktir kürd kadini bu özelliklerin her birini tasir diyordum ve buna kesinlikle inaniyorum..
Bizki leyla qasimlar in cocuklariyiz , bizki Mizginlerin yoldaslariyiz , bizki Ali ser in yoldasi zarife xanim in cocuklariyiz .Bizki kürd daglarinda özgürlük icin yasamini feda eden binlerce gelincigin yoldaslari , kardesleri ,es leri , yavuklulariyiz..Biz ki Kürd kadininin kirlilige , haksizliga , teslimiyet ve ihanete karsi nasil direngen bir durus gösterdigine tanigiz..
Bizki zindan kapilarinda Sömürgeci TC güclerinin saldirilari karsisinda direnis sembolü olan Eyse analarin evlatlariyiz..
Hadi o zaman Sesimizi yükseltelim , imrali kaynakli ihanete karsi onun en cok acisini savas pratigi icinde, evinde savasa verdigi evladinin özlemini/acisini bir avuc özgür vatan topragi inanciyla bagrina basan analara ,yoldaslara sahip cikalim onlarin sesini bu alanda yükseltelim..
Yigit kürd Kadini teslimiyetin corak topraginda gezinen imro/kemalist ceteye karsi sesinizi yükselt..
Yigit Kürd kadini özgürlük , insanlasma , demokrasi ve özgür birey olma yolculugunda sende elini Elif lere Dicle lere , Senem lere , Fate lere uzat , uzatki sesimiz daha gür ciksin , uzatki ugruna evlatlarimizi , yoldaslarimizi , yavuklularimizi , kardeslerimizi verdigimiz Kürdistanimizin karsisinda oynanan kirli oyunlara bir set olalim..
Nasname yönetimin hosgörüsüne siginarak bir cagri yapiyorum..Nasname nin sayfalari Halis Acar dan cok sizlere aittir..yazin , ses olun , hesap sorun..hadi cagimizin Leyla Qasimlari Dicle leri ,Elif leri yalniz birakmayin..
Sizlerin cagrimiza sessiz kalmayacagini biliyorum ..
Sevgili Senem Sert , icten ve hesap sormaktan kacinmayan satirlarin beni bu mesaji yazmaya itti..
Umuyor ve diliyorum devami gelecek ve kisa zamanda Nasname Ailesi icinde Sevgili Dicle Ve Elif le birlikte bir ücüncü ses olacaksin..ve elbette dördüncü , besinci onuncu , yüzonuncu kürd kadinida yerini alacak..
Hosgeldin diyeyim..coskuyla selamlayayim..
Yorum yaz