Abant Platformu sonuç bildirgesi açıklandı
Her türlü şiddetin ve şiddet içeren yöntemlerin mutlak olarak reddedilmesini, Kürt sorununun çözümü için vazgeçilmez bir ön şart addediyoruz. Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz. Türk ve Kürt ayrımının karşılıklı olarak homojenleştirmek, ötekileştirmek ve yabancılaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyoruz.''
Bolu Abant Palace Otel'de iki gün süren toplantıların ardından hazırlanan bir bildiri yayınlamak üzere toplanan düzenleme kurulu üyeleri, açıklanacak olan metnin ''sonuç değerlendirme'' olarak adlandırılmasını kararlaştırdı. Prof. Dr. Mete Tunçay, Altan Tan ve Prof. Dr. Mümtazer Türköne Apant Platformu Düzenleme Kurulu Üyesi Altan Tan tarafından okunan metinde, sorununun çözüm yoluna girmesinin, sağlıklı bir diyalog ortamının oluşması, ön yargıların yıkılması ve karşılıklı güvenin tesis edilmesine bağlı olduğu kaydedilerek, platformun amacının çözüm için elverişli bir iklim, dil ve zeminin oluşmasına katkıda bulunmak olduğu aktarıldı. ''Amaç bir çözüm programı etrafında tarafları mutabakata ikna etmekten ziyade, diyalogsuzluğu sona erdirmek için sağlıklı ve dinamik iletişim kanalları açmaktır'' denilen sonuç değerlendirmesinde, şu ifadelere yer verildi: ''Temel prensip olarak, açık bir şiddet çağrısı içermedikçe her fikrin serbestçe ifade edilebilmesini ve tartışılmasını savunuyor; farklı düşünen bütün kişi ve grupların fikirlerini beyan etme hakkına herkesten saygı bekliyoruz. Her türlü şiddetin ve şiddet içeren yöntemlerin mutlak olarak reddedilmesini, Kürt sorununun çözümü için vazgeçilmez bir ön şart addediyoruz. Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz. Türk ve Kürt ayrımının karşılıklı olarak homojenleştirmek, ötekileştirmek ve yabancılaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyoruz.'' -''HUKUK DEVLETİ SINIRLARI DIŞINA ÇIKAN BÜTÜN UYGULAMALARI REDDEDİYORUZ''- Açıklamada, ''Kürt sorunu etrafında geçmişte çok acı olaylar yaşandığı ve bu acı olayların, yenilerinin yaşanmaması için bir tecrübe olarak hatırlanması, bir kan davasına dönüştürülmemesi gerektiği'' belirtilerek, şu görüşlere yer verildi: ''Kimsenin elinde kitlelerin vekaleti yoktur. Bu nedenle bir toplum adına konuşmayı, bir temsil niteliği öne sürmeyi çözümü zorlaştıran bir üslup ve muhakeme tarzı olarak görüyoruz. Barış içinde birlikte yaşama özlemimizin gerçekleşmesi için Kürtlerin yoğun oldukları doğu ve güneydoğu bölgelerimizde ekonomik kalkınma büyük önem taşımakla birlikte, yöre insanlarının şeref ve haysiyetlerinin hak ettikleri gibi yüceltilmesi de zorunludur. Bu cümleden olmak üzere, temel insan haklarıyla ilgili tüm uluslararası sözleşmelerde yer verilen sosyal, kültürel ve siyasi hakların eksiksiz ve çekincesiz kabulü elzemdir. Anadile saygı, insana saygıdır. Anadili konuşma, eğitim ve öğrenimde kullanma hakkının vazgeçilmez bir insan hakkı olduğunu ve bu hakka karşı çıkmanın hiçbir gerekçesi olamayacağını düşünüyoruz. Kürt sorunu etrafında hukuk devleti sınırları dışına çıkan bütün uygulamaları reddediyoruz. Abant Platformu olarak bu toplantının insan haklarına, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye bağlı, güven verici bir ortamın oluşturulmasına ve sürdürülmesine katkıda bulunduğuna inanıyoruz. Barışı ve geleceği hedefleyen çözüm arayışımız yüzyıllardır ortaya konan birlikte yaşama iradesinden güç almaktadır.'' -BİLDİRİYE EKLENEN MADDELER- Sonuç değerlendirme metninin okunmasının ardından, katılımcıların görüş ve önerileri dinlenerek, bazı ekleme ve düzenlemeler yapıldı. Metinde yer alan ''Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz'' cümlesi, bazı katılımcıların talepleri doğrultusunda, ''Kürtlere ve diğer unsurlara yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz'' şeklinde değiştirildi. ''Barışı ve geleceği hedefleyen çözüm arayışımız yüzyıllardır ortaya konan birlikte yaşama iradesinden güç almaktadır'' şeklindeki ifade de ''Barışı ve geleceği hedefleyen çözüm arayışımız yüzyıllardır ortaya konan bütünlük içinde birlikte yaşama iradesinden güç almaktadır'' olarak düzenlendi. Ayrıca yapılan müzakereler sonucu ''Kapsamlı bir af kanunu koşullarının oluşturulması gereklidir'', ''Irak'ta yaşayan tüm halklarla birlikte Kürtler de bizim kardeşimizdir. Kürt Federe yönetimi ile her türlü dostane ilişkinin geliştirilmesini elzem görüyoruz'', ''Kürt sorununun çözümünde Türkiye'deki demokratikleşme sürecinin devamı elzemdir. Bu bağlamda Avrupa Birliği perspektifinin muhafazası, hem demokratikleşme sürecinin devamı hem Kürt sorununun çözümünü kolaylaştıracaktır'' ve ''Çözüm dilinin oluşmasında medyanın sorumluluğu, hassasiyeti ve üslubu çok önemli katkı sağlayacaktır'' ifadelerinin metinde yer almasına karar verildi. Sonuç değerlendirme metni, yapılan düzenlemelerin ardından kamuoyuna açıklandı.
| |
| 06 Temmuz 2008, Pazar |



tarafından açıklanan sonuç değerlendirme metninde, ''Kürt sorununun Türkiye'nin öncelikli ve en önemli sorunlarından biri olduğu'' savunuldu.
Yorumlar (2 gönderildi):
Kürtler ruhsal olarak kendilerini Türklerden koparmasinlar diye, bu sömürü ve devsirmeci düzen devam etsin diye ortaya bazen böyle kemikler atilir. Iyi niyetli bazi aydinlar da marifet sanir bunlari. Generaller kesin gülüyorlardir biyik altindan, "Sunlara yine yutturdum" diye.
SHP mi yapmadi CHP mi Kürt raporlari ilan etmedi.. Yasar Kemaller mi konusmadi bu toplantilarda.. Son 20 yilda onlarca böyle girisim oldu. Nabza serbettir bunlar. Iskenceciler kurban ölmesin diye ara sira mola verirler, hatta kurbana melek rolündeki iskenceciler yanasir "Barbar TC devletinin taaa ecdadini.. ama ne yapayim ki ben emir kuluyum." bile derler. Kurbana kalmis artik, saf olmak da olmamak da..
Fethullah Gülen kimdir, tarikati ne yapmis bugüne kadar Kürtler icin? Evvela bu sorulara cevap lazim. Ismail Besikci hapisanelerde ömür cürüttü de Mümtazer Türköne ne cürütmüs? Kizil Elmaci bey degil mi bu? Ismi kod isim gibi.. Kaci bunlarin "devletin ideologlarindan", yeni nesil Yalcin Kücük´türler?
Velhasil bunlar toplanip toplanip dagilsinlar ama Kürtler islerine baksinlar. Ayiptir bence ki ciddiye aliyoruz.
17. Abant platformu
Konu : Kürdler ne istiyor Türkler nasal daha iyi NASIL YAŞAR
Yer : Bolu
Katılımcılar: hepsi Türkçe biliyor ama hepsi kürdçe bilmiyor hele çoçokları hiç Kürtçe bilmiyor
Oturumu yönetenler :4 tanesi saf türk biri ana türk baba kürd
Konu başlıkları.
Demokrasi :
Allah razı olsun sizden nede güzel demokrasi sonmuşsunuz
Kütlerin iyi olanlarına kim karışmış ki 3000 tane köy boşatmalarını saymasak buda saddamın Halepçe katliamı yanında hiç kalır. Zaten daha sonra iadeyi itibar olarak sizlere diclenin kumundan dağların kayalarının çimento Mezopotamya’nın kırmızı topraklarının tuğlasından ve yer altından çıkarılan demirden vermedik mi yaşasın demokrasi
Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar - Ben ayrı bir Kürt devleti kurmak istiyorum" diyen bir Kürt"e rastlamadım… Hiç değilse Yunanistan kadar demokrasi istiyorum…. İngiltere Almanya olamadık, bari Yunanistan kadar olalım.
Hak İş Başkanı Salim Uslu: Dünyada, daha fazla demokrasi olduğu için yıkılan bir ülke yoktur….
Doç. Dr. Şaban Çalış - Demokrasinin inşasında Kürtler"in rolünun anlatılmasını isterdim
Yazar Altan Tan- Bir arkadaşım, "Kürtler bir arada yaşamaya hazır" dedi. Peki buna Türkler ne kadar hazır?.... Aydınlarımız kızsalar bile... Bediüzzaman Said Nursi'nin bakışı son derece önemli.
Hüseyin Gülerce (Gazeteci yazar)- Gönül köprülerini kuralım. Hissiyatın önüne aklı ve mantığı getirelim. Demokratikleştikçe bu sorunun çözümü hızlanacaktır.
Mümtaz'er Türköne - Cumhuriyeti kuranlar kimler, Çerkezler ve Makedonyalılar.. Türkiye"de hiç Kürt Türk ayırımının yapılmadığı demokratik çözümler bulmalıyız.
Şahin Alpay(Zaman Gazetesi Yazarı)..2001-2003 yılları arası, Açık Toplum Enstitüsü danışma kurulu üyesi kürdlerin yaşadığı coğrafyada iyi kütü bir demokrasiyi biz onlara sonmuşuz
Kürt meselesi türk meselesiymiş Allah vekil bu türkler bizim meselelerimizi kendi meseleleri olarak kabullenmişler bunlar en büyük dostlarımızdır. Bizim hak aramamıza ne lüzum var onlar zaten bizim yerimize düşünüyorlar. İçimizdeki hain’leri de Ergenekon bildirip zaten imha ediyorlar.bunlar olmasaydı biz nasıl yaşacaktık. Hepimiz açlıktan ölürdük koruculuk sistemini getirmediler mi biz Marksist olmayalım diye camilerimize imamlar atamadılar mı hemde MGK tavsiyesiyle abdurrahmanda bunları şikayet etmiş anayasa mahkemesine oda kürd canım yanlış anlamış zannetmişti bunlar şeriat getirecekler. Kardeşim kim şeriat getirecek bunlar yollarını şaşırmış ALLAH’dan uzaklaşmış Kürtlere
Türklerin islamını getirecekler Allah razı olsun bunlardan yoksa öldüğümüzde kim üzerimize telkin okuyacak
men dini kum dinu İslami tırken
men imamukum imanı tırken
men peyganburuke : ez nıza’nım tırkara pers bıke
men kabıletukum :kürd pardun türk yarflerin yeri karıştı kürtte kiye
Yorum yaz