Anasayfa | Türkçe | Bir Güzel Komşu : Sadık Varer

Bir Güzel Komşu : Sadık Varer

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Cesur ve güzel

12 Eylül generallerinin kurduğu bir askeri mahkemede yargıç, Kürt sorunu hakkında ne düşündüğümü ‘merak’ etmiş ve “Bazıları, Kürt ulusundan, Kürtlerin kendi kaderlerini tayın hakkından söz ediyorlar, sizin düşünceniz nedir?..” benzeri bir soru sormuştu. O zamanlar, Kürt realitesinden ya da Kürt ulusunun kendi kaderini belirleme hakkından söz etmenin ciddi müeyyideleri vardı ya, buna rağmen askeri yargıcın ‘merakını’ gidermiştim:

KÜRDÜN SABRI
Sadık Varer



80 yıllık iktisadi ve siyasi egemenliğini, daha düne kadar küçümsedikleri ‘Anadolu sermayesi’nin ehli müslim  hür teşebbüs erbabına kaptırma ‘tehlikesi’ ile karşılaşan geleneksel sermaye çok endişeli!.. Kemalist ideolojiye yaslanan geleneksel sermaye ile AKP’nin aktif desteği sayesinde iyice palazlanan yeni yetme liberal İslamcı sermaye arasında cereyan eden pastadan pay kapma mücadelesinin siyasi sonuçlarından başka bir anlama gelmeyen ‘kapatma’ ve ’‘ergenekon’ davaları her şeyin önüne geçmiş durumda..
Pek çok gazete ve dergi yazarı, doğal olarak bu konuların ‘halliyle’ ilgili fikir üretme çabasında. Mesele yok!..
Ben, sermaye gruplarının pastadan aldıkları payı paylaşama savaşından daha önemli olduğunu düşündüğüm eski bir savaş hakkında yazacağım:

17 Aralık 2007 tarihli  gazete haberleri sınır ötesi operasyon üzerine kurulmuştu.
Akşam gazetesinin haberi şöyle idi; “Türk ordusu beklenen sınır ötesi operasyonunu gerçekleştirdi ve Kandil’le beraber 3 PKK kampını yerle bir etti. Havadan gerçekleştirilen operasyonda, sınırdan 100 kilometre içeri giren jetler, terör yuvalarına bomba yağdırdı.”
Posta gazetesi ; “Diyarbakır ve Malatya´dan önceki gece 01.00´de kalkan Türk savaş uçakları PKK’nın Kuzey Irak’taki ini Kandil Dağı ve çevresini 3 saat bombaladı. PKK’nın üç kampı ve ana karargahı yerle bir edildi. Başarılı hava operasyonu sonrası bölge top ateşine tutuldu.”

Vatan gazetesinin haberi ; “ Hava Kuvvetleri tarihinin, en büyük harekatı yapıldı. PKK’nin Kandil’deki 2 karargahı ile 3 kampı vuruldu. Hava harekatına 50 uçak katıldı. Tam üç saat sürdü.”

Bir başka gazete haberi: “Tayyarelerimiz şakilerin üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar. Ağrı dağı, daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir. Türkün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir. Eşkıyaya iltica eden köyler tamamen yakılmaktadır.  Zilan harekatında imha edilenlerin sayısı 15 bin kadardır. Zilan deresi ağzına kadar ceset dolmuştur..”
(Cumhuriyet Gazetesi. 16 Temmuz 1930 )
Aradan 77 yıl geçmiş ve “Türkün demir kartalları asilerin hesabını temizlemek” için hala bombardımana devam ediyorlardı !..
12 Eylül generallerinin kurduğu bir askeri mahkemede yargıç, Kürt sorunu hakkında ne düşündüğümü ‘merak’ etmiş ve  “Bazıları, Kürt ulusundan, Kürtlerin kendi kaderlerini tayın hakkından söz ediyorlar, sizin düşünceniz nedir?..” benzeri bir soru sormuştu.
O zamanlar, Kürt realitesinden ya da Kürt ulusunun kendi kaderini belirleme hakkından söz etmenin ciddi müeyyideleri vardı ya, buna rağmen askeri yargıcın ‘merakını’ gidermiştim:
“Kürtler, milattan önce 2000’lı yıllara ait Sümer eşik taşlarında Kar-da-ka ülkesi olarak kayda geçmişler. Yani Türkler Anadolu’ya girmeden üç bin yıl önce, aynı topraklarda Kürt halkı yaşıyormuş… Ulus, yakın geçmişin kavramıdır. Yakın geçmişte Türkler kendilerini ulus kimliğiyle ifade ettiklerinde Kürtler de ulus kimliğini ifade etmişlerdi. Türkler nasıl ulus özelliklerini taşıyorlarsa Kürtler de aynı ulus özelliklerine sahiplerdir. Mesele bu iki ulusun bir arada yaşamasında belirleyici olan şeyin gönüllülük mü yoksa zorunluluk mu olduğudur. Durum ortadadır; süngü zoruyla Türkleştirilmeye çalışılan, kimliğine bile saygı duyulmayan, aşağılanan ve ezilen bir Kürt ulusu görüyorum ben. Bir komünist olarak bütün dünya uluslarının kardeşliğinden ve gönüllü birliğinden yanayım. Ama birlikte yaşamak istemeyen bir ulusu zorla tutmaya çalışmanın da yanlış olduğunu düşünüyorum. Ve şuna inanıyorum; aynı haklara sahip, birbirlerine her açıdan saygılı olan eşit ulusların ayrıldıkları, ayrılma hakkını kullandıkları vaki değildir.. Türklerin sahip olduğu bütün haklara Kürtler de sahip olursa, ayrılmayı düşüneceklerini sanmıyorum.. Ana dilini yasakladığınız, ulusal kimliğini ve kişiliğini yok etmeye çalıştığınız, saygı duymadığınız, aşağılayıp ezdiğiniz bir ulusun ayrılma hakkını kullanması ise doğal ve anlaşılır bir şeydir...”
Bana ciddi bir ek ‘ceza’ya mal olan bu düşünceyi 1982 yılının o karanlık günlerinde ifade etmiştim. Aradan geçen zaman içinde bazı şeyler değişti. Yaklaşık yüz yıldır, hak hukuk dediğinde vurulan, Zilan ya da Dersim ‘harekatında’ olduğu gibi imha edilen, işkence gören, aşağılanan Kürtlerin kimi hakları teslim edildi. Örneğin Kürt realitesi kabul edildi, Kürtçe yasağı kaldırıldı vs. Kürt siyasal hareketinin ana dinamiği sayılan PKK de değişti; bağımsız sosyalist bir ülke programıyla yola çıkan PKK, önce sosyalizmi programından çıkardı, sonra bağımsızlık fikrinden vazgeçti ve demokratik özerklik gibi, vasat bir demokratik iktidarın bile hemen kabullenebileceği bir program oluşturdu.
İşin Kürtçe’si şudur; Kürt siyasal hareketi ve Kürt halkının hatırı sayılır bir bölümü, kuşaklar boyunca yaşadıkları kıyımı, bombardımanı, eziyeti ve aşağılanmayı unutmaya hazır olduklarını, ayrılmayı değil birlikte yaşamayı tercih ettiklerini ilan ediyorlar; bunun için, yalnızca Kürt kimliğine saygı gösterilmesini istiyorlar.
Ne denir; Kürdün hoşgörüsüne ve sabrına şapka çıkartmak lazım!.
Ve elbette, devlet iktidarının ‘akıllı adamları’ da artık şapkalarını önlerine koyup hemen çözüm için düşünmeye başlamalı; Kürdün sabrını daha fazla zorlamadan, Türk ve Kürt halkını, isteseler bile bir arada yaşayamayacak hale getirme eğilimi gösteren ideolojik ve askeri saldırılara son vermelidirler..

www.enternasyonalle.com
Varer Kimdir?
1957 Ardeşen doğumlu. 1988-2007 yılları arasında Bursa, İstanbul, Paris, Dortmund, Wuppertal, Duisburg, Nice, Cannes ve Marsilya'da 16 kişisel sergi açtı ve yaklaşık 60 civarında karma sergiye katıldı.

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin