Urfa Kazanacaktır!..
Şükrü Gülmüş/Nasname Editörü Mizahi takıldı Kendisi topu, futbol ve veleybolu sever. Beraber çok oynadık. Aslında ikisini de beceremez. Futbol oynadığımızda usulünce topa ayak koyup önünden kaptığımda göz altından hain hain bakardı. Yani ‘Hoca yapma. Bak bana ayak koyma. Beni rezil û rusva etme !. Yakarım çıranı’ der gibiydi. Ama ben ne veleybolda ne futbolda onun lehine şike yapmadım, bildiğim gibi oynadım.
“Urfa kazanacaktır!...“Şükrü Gülmüş-Nasname Editörü
Yukardaki başlık benim değildir.
Peki kimin?
Elcevap: İmralı Şeyhi, yani suyun ortasındaki adam, İmralı’daki meczup, kaduk PKK, yeni KCK’nin maddi-manevi ve de tek, tartışılmaz lideri, rêberi Abdullah Öcalan’ın. Aslında bir tek ona takılan ve ona reva görülen, baştacı edileni, yerilen, yerden yere vurulanı. Nihayet göklere çıkarılanı da diyelim. Aslında bu sıfatlar üzerine bir makale, bir kitap ve uzunca bir araştırma yapabilirim.
Sabık başkanımı iyi tanırım.
O leb dediğine ben hemen -durumdan vazife çıkarıp- leblebi anlarım.
Derim.
Hemde her gün onun üzerinde milyonları cebelleziye eden şarlatanlardan daha çok savunur ve daha çok eleştiririm.
Ama onlar elbetteki övgülerini riyakarca yapıp, benim haklı eleştirilerime ‚küfür’ diyecekler.
Bu onların değişmez jargonu.
Son Av-Görlerinde sabık başkanım geçen sefer yaptığı şeyi yapmadı. Her zaman son cümlesi olan “kadınlara selamlarımı söyleyin“ demeden önce Urfa kazanacaktır demiş.
***
Kendisi topu, futbol ve veleybolu sever. Beraber çok oynadık. Aslında ikisini de beceremez. Futbol oynadığımızda usulünce topa ayak koyup önünden kaptığımda göz altından hain hain bakardı.
Yani, ‘Hoca yapma. Bak bana ayak koyma. Beni rezil û rusva etme !. Yakarım çıranı’ der gibiydi. Ama ben ne veleybolda ne futbolda onun lehine şike yapmadım, bildiğim gibi oynadım.
Voleybolda aynı takımdaydık. Ben orta topları karşılıyordum. O kütördü. Topa kalktığı zaman sol eliyle ağı yarıya kadar çekip, küt iniyor, yine de öte tarafa atamıyordu. Karşı tarafın kütörü Suat’tı. Suat gayet güzel oynardı.
Nihayetinde Sabık Başkan sayesinde yenildik.
Ve olan Suat’a oldu. O yenilginin hırsını ondan çıkardı. Suat kod Tekin Kızılay’ı Ağrı’ya sürdü. Git o dağları fethet !.. Burda bana karşı mı koyarsın, hııı ?.. dedi ve Suat’ımız Ağrı’ya gitti. Daha doğrusu gitti bir daha gelmedi.
‘Urfa Kazanacaktır’a benim katkım sadece bir ÜNLEM oldu. Neden peki ? Şundan... Yok yok uzatmıyayım.
Size en iyisi çok eskiden olmuş Urfa-Diyarbakır futbol karşılaşmasını ve karşılaşması ve rovanşını anlatayım.
Bir tarihte, galiba 1977 veya 78 olmalıydı. Diyarbakır ve Urfa üçüncü ligte amansız mücadele ediyordu. Urfaspor, Diyarbakır’a deplasmana gelmişti. Diyarbakırspor taraftarları, karşılaşmadan önce bir siyah köpeğe beyaz bir yazı ile üzerine Turkeş Kûçikê Reş !.. yazıp sahaya saldılar. Bunu Urfasporlu taraftarlar anladı, çünkü o zamanlar Urfaspor taraftarlarında hayli Türkeşçi vardı. Ama ‘Gık’ demediler, dut yemiş bülbül oldular. Nihayetinde 3-0 maç bitti.
Maçtan sonra Diyarbakırlılar ‘Diyar Diyar… Bu Urfaspora uyar !..’ sloganları eşliğinde onları, başları eğik uğurladılar. Ama slogan atarlerken, ‘bu’ derlerken şeylerini işaret etmekten geri durmadılar tabii.
Gel zaman, git zaman, sıra Diyarbakırspor’un Urfa’ya gitme zamanları geldi. Bu defa deplasmana gidecek olan Diyarbakır’dı.
Urfalılar geçmiş maçı unutmamışlardı. İntikam alınmalıydı. Diyarbakır taraftarları ile Urfa taraftarları karşı karşıya. Urfalılar hazırlıklı. Her birinin elinde bir karpuz. Tezahürata başladılar.
-Diyar... Bakır!....Diyar Bakır, deyip karpuzları havaya kaldırıyorlar.
Allah Allah, Urfalılar Diyarbakır’a tezahürat yapıyordu. Diyarbakırlar şaşkın ve acayip tedirgin. Havada bir şeylerin dolaştığını biliyorlardı, ama ne?
-Bu Mihêler’in jestinde bişeyler var hema baxax ne çıkacak diye düşünüyorlardı.
Urfalılar bir, üç, beş bu seremoniyi yaptıktan sonra durum anlaşıldı.
Bıçaklarını çektiler, Diyarbakır karpuzunda birer delik açtılar. Sonra yanlarında getirdikleri patlıcanları karpuzlara sokup sokup çıkarıyorlar. Arada da "Diyar… Diyar… al al allll.." çekiyorlar.
Buna Diyarbakırlılar çok bozuntu oldular, isyanları oynadılar. Ve çok geçmedi „Allahını seven beni tutmasın“ nidaları ile karşı tribünlere huruç hareketine giriştiler. Saha ve tribünler ana-baba günü… Yarılan kafalar.. Bıçaklar kanlandı sopalar kırıldı.
Neticede beklenen oldu ve karşılaşma iptal edildi.
Bizim dört tarafı su ile çevrili Şeyhimizin „kadınlara selam söyleyin“ demeden önce „Urfa kazanacaktır“ demesi ister istemez bana bunları hatırlattı.
O zaman soruyorum sabık başkanıma. ‚Urfa Kazanacak’ kabul ama Diyarbakır ne yapacak? Bu halkın davası ve durumu ne olacak? Ondan haber ver sen.
Bağını bahçesini ve Urfa’nın peygamberler şehri olduğunu anladık.
Ya insafın kurusun sadece Diyarbakır’da 30 BİN sokak çocuğu var. Böbrek mafyası gelişti. Çoluk-çocuk, kadın pazarları ve fuhuş diz boyu.. Diyarbakır şehri artık bir Etna oldu. Göçlerden tek bir fert alacak durumu yok. Bu gerzek belediye başkanları ise teneke festivallerle meşgul..
Ha bir şey daha unuttunuz Şeyh Hazretleri, Newroz mesajı vermediniz.
Onu unuttunuz mu? Belli olmaz. Bir daha görüş olmayabilir.
Tabi yine de en iyisini siz bilirsiniz. Yoksa birilerine görev mi verdiniz? Çünkü bundan önceki görüşmede bir cümle ile geçtiniz Ergenekon’daki memuriyet hayatınızı. Cemil yanıt verdi. Lakin kitabı okumadan insan nasıl Bülent Orakoğlu’na yanıt verir ki? Ben Cemil (Bayık)’ın bu tutumunu işleyecektim ama kitabı ben de daha okumadım. Hele bir okuyayım. Ondan sonra size de ona da cevap vereceğim.
Bu hafta biraz sportif ve aparatif mizahi takılalım.
Sonra diğer meselelere geliriz.
Sahi o İmralı EFEM radyolu dalgalı radyonuz internet de çekiyor mu ?
Çekmiyor mu ? Eğer her şeyiniz var da internetiniz yoksa yazık.
Oysa bu yazdıklarımı okumanı isterdim, iyi bir muhabbet olurdu Allahvekil. Ama Av-Görler kopi ediyorlardır canım…Yine de Nasname’den okumak daha hoştu. Sağlık olsun. İlerde o da olur. Ama sırf bunun için açlık grevine falan girmeyin. Bilirsiniz bunlar sicile işliyor haaa…
Sicil önemli.
Yarın öbürgün AF-MAF çıkarsa bunlar gözönüne alınır.
Selametle.. ve Kerametle…
16 Mart 08
Puanlama



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz