loryam : kızıl akıyordu sular...
Ve Musa elinde asası belki şöyle der:/ Dinsin hançerin içimi delen bu sessiz uğultusu/ Dayanamadığım otlar; hışırtılar… sen değil!/ Turkuaz olur rayiha...ve yosun kokar.
Kanım dondu.
Beyaz bir taya binmişim allar içinde
Her yer karanlık…
(Işık kırılırsa bir nokta gibi lacivert sularda,
Erir.
Çığlıklar mı sesini kesen rüzgarın?..
İndirin gölgeleri!..
gölgeler…
Güneşten doğan yakamozlar misali…
Ellerim… ellerim kan içinde
Ve gövdem ter…
Ve Musa elinde asası belki şöyle der:
Dinsin hançerin içimi delen bu sessiz uğultusu
Dayanamadığım otlar; hışırtılar… sen değil!
Turkuaz olur rayiha...ve yosun kokar.
Ve belki İsa şöyle der:
Serzenişlerimden daha kem sesim
Ilık, renksiz bir senfoni…
Beyaz doğurmaz sabah
Baharda geceler beyaz olmaz!
Ve belki Adem mavinin dört açılımlı tonunda
Yorgun,
Teninin yedi kat derinlerinde kıvranarak sesine
Şöyle der:
Susma, söyle!..
Belki…
Çatlamış buğulu kristale yazılı mektup gibi
Uyuya kalırsa düşler
Nokta olur lacivert sularda, dalgalar onu gizler
Ve erir.
Tuz eritir.
Erir.
Belki!..)



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz