Anasayfa | Türkçe | Orhan Aydın’ı Cezaevinden Ben Kaçırdım

Orhan Aydın’ı Cezaevinden Ben Kaçırdım

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image İçeri düşenin rüyası : FİRAR!...

1978 yılların başında Orhan Aydın D.Bakır sivil ceza evinde yaş küçüklüğünden dolayı çocuk bölümünde kalıyordu.O dönemlerde cezaevine devrimci ...


Fevzi Açıkgöz

Orhan Aydın’ı unutmak geçmişini unutmak demektir. Orhan Aydın tarihini detaylı yazmak ve dile getirmek büyük hizmet demektir, insanı hançerleyen ihanete karşı. Apo Bekaa’sından gördüğüm "Kaniballık"ten dolayı artık ne hayvan ne de etli şeyler yiyebiliyorum. Apo Bekaa’sında yanlız kaniballık olduğunu bilip kendimi dünyanın balta girmemiş yüngel-ormanlıklarına attım fakat "kaniballık" (insan ve her türli et yiyenlere Kanıbalık denilir bence )yiyen dünyayı sarmış hemde insanlık adına bundan dolayı artık ‚yamyam’ olmaya karar verdi ama benim Yamyam olmam diğer Yamyam arkadaşlarım gibi ne insan yiyerem nede hayvan ,yani anlıyacağınız 20 yıldır Bekaa daki gördüğüm Kaniballık yaşamdan dolayı artık insan ve hayvan sevgisinden et yemeyi terk ettim.

 1978 yılların başında Orhan Aydın D.Bakır sivil cezaevinde yaş küçüklüğünden dolayı çocuk bölümünde kalıyordu.O dönemlerde cezaevine devrimci yapılanmalar hakimdi. Dışardaki arkadaşların yardımı ile azgın iki başgardiyan bacaklarından yararlanması ve cezaevin savcısı ile müdürün evlerine dinamitli patlayıcımadeların saldırısı ile D.Bakır cezaevi sanki bizler yönetiyorduk.Çocuk bölümünde kalan Orhan Aydın’ı bir kaç kez kaldığımız koğuşa ben ve arkadaşla ziyarete getirmiştik. Bir ziyaretinde Orhan bana kaçmayı düşündüğünü fakat sivil cezaevi ile çocuk cezaevi arasındaki çatıda sürekli nöbetçi askerin durması ayrıca dış kapıda nöbetçi askerin kaçmayı başaramıyacağını söylemişti.

Orhan Aydın cezaevinden kaçması için yardımcı olacağımıza söz verdik. Xançepekli uşaklara olay "bir kardeşimiz fırrr " diye bildirdim yani Xancepekli hemen "Fırrr" ne olduğu hemen anlar ve bana çatıdaki askerin oyalatması için Nel ilaç üretiklerini, ilacın ismi "Hopladon" denilen Nel yani askeri etkisiz hale gelmesi için sabah erken kalkıp sabah nöbetçisi olan çatıdaki askere Nel ilacı çayla karıştırıp ikram edilmesi tavsiyede bulunmuşlardı. Xançepekli mahle uşakları tarafından. Çocuk bölümün dış kapısındaki nöbetçi askeride bir gardiyanı organize etmiştik. Sabah erken sivil cezaevi ile çocuk bölümün arasındaki çatıda bulunan asker kardeşimize Xançekepli uşakların Nel ilacı "Hopladon" ilacı sabah çayı ile Nel karıştırıp nöbetçi askeri "Hoplama"sini sağlamıştık.Asker ile can -ciğer olup sohbete dalışımızda dışardaki dış kapıdaki nöbetçi askeride ile sohbete dalıp onu oyalatmasını sağlamasından yaralanan Orhan Aydın çocuk koğuşunda sabah erken duvarı aşıp kaçmasını sağlamıştık.

Bu kaçıştan sonra TC beni imha etmek için direk Elazığ cezaevine beni nakletmişlerdi. O dönemlerde Elazığ cezaevi faşistlerin denetiminde idi ve hergün bir kaç devrimci insan TC desteği ile faşistler tarafınan ödürülüyordu veya yaralanıyorlardı. Elazığ cezaevinde onlarca kez saldırıda kıl payı kurtulmuştum. Bir kez hücreme gelen silahlı faşistler yatağıma uzandığımı zanedip boş yorganı kurşunlamışlardı ama tek hücremdeki tuvalete ulaşmıştım saldırı esnasında babamın beni ziyaretinde rehin alınmıştı faşistler tarafından,diğer bir ziyaretimde kardeşim Heybet’i ödürmeye kalmalarına kıl payı kurtulmuştu.

Heybet kardeşimi, Orhan Aydın'ı kurtardık ama Apo Bekaa’sından kurtaramadık. TC Orhan’a dam vermişti ve senelerce tek hücrelerde işkencelerinde dolayı zulmün her türlüsüne tek varlığı olan gücü yemek yememe ve kendini çıplak etmekti. Apoculukta bu tür şeyler PKK’ye Başkan Apo’ya karşı isyan demekti ve isyan karşı gelmek direk infaz demekti.  Apo kurallarına göre. Orhan Aydın hafızasını kaybetmişti ve herhangi zulümle karşılaşmasında kendini TC zindanlarında hissediyordu anlatılanlara göre. Orhan Aydın gibi değerli kürd devrimcisi tedaviye ihtiyacı vardı ama Apoculukta tedavi yöntemi infaz idi !

 Haydi bana eyvallah ! Şimdilik bu kadar bilgi verbilirim Xançepekli uşaklardan

 Xançepekli Feyzo

Yorumlar (2 gönderildi):

.. 22 Jun, 2008 09:50:14
avatar
Xancepekli , yanılıyorsun. Orhan kacarken duvardan falan atlamdi. Kapidan kadin giysileriyle cikti. Yil 1978 degil, 1979`un sonu idi.
Feyzi Acikgöz .. 23 Jun, 2008 01:56:09
avatar
Dogruyu hatirladiginiz icin tesekurler.Orhan Aydin kacisi kis ayi idi ama tarihini hatirlamiyorum.Tarimiz kan ve zulumdan oldugu icin hafizamiz normal olmasi dogal olamaz.Hafizam son derecede dusuktur Bekaa daki iskencelerden dolayi. Elazig a surgun edlisim 1980 yilin basi idi yani Orhan Aydin kacisindan bir ay tahminen beni Elazig a surgun edilmistim.D.Bakir cocuk ceza evinden iki kisiye yardimci oldugum kesindir biri Orhan ve digeri H.Kurtuluscu idi ama kacis seklilerini karistiriyorum.Biri duvardan digeri kadin carsafi ile kacislarina yardimci oldugumu hatirliyorum.
Selamlar ve saygilar
Feyzi Acikgöz

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin