Kerkük İçin Dağa Bile Çıkılır !
ABD'nin Irak'a müdahalesiyle bölge gerici rejimlerine karşı siyasi-pisikolojik üstünlüğü yakalayan Güneyli Kürdlerin bu tarihi avantajın gereklerini yerine getirdikleri söylenemez. Keza, bu süreci gerektiği gibi değerlendiremeyen Kürdler, 5 Kasım 2007 tarihinde gerçekleşen Bush-Erdoğan görüşmesinden sonra politik-pisikolojik üstünlüğün Türkiye ve petrol zengini gerici rejimlerin lehine doğru evrildiğini de göremediler-müdahale edemediler. Dolayısıyla, sürecin halkımızın aleyhine dönüşmesinde büyük pay sahibi olan Güney Kürdistan Siyasi İradesi'nin Kerkük Sorunu'nun çözümü adına dayatılan toprak temelindeki tavizlere kapalı olması bir zorunluluktur. Zira; Kerkük’ü veren, Zaxo’yu tutamaz! –Nasname-
PNA-Kürdistan Bölge Siyasi Liderliği, BM' nin federal Irak temsilcisi De Mistura'nın 140.madde konusunda hazırladığı raporun ilk aşamasını değerlendirmek üzere Kürdistan bölge başkanı Mesut Barzani başkanlığında özel bir toplantı gerçekleştirdi. Geniş katılımlı toplantının ardından yayınlanan açıklamada De Mistura raporunun içeriği '' negatif'' olarak değerlendirildi.
Kürdistan Bölge başkanlığı, Kürdistan Bölge parlamento başkanlığı (parlamento içindeki Kürdistan Siyasi Partiler Konseyi de dahil) ve Kürdistan Bölge hükümetinden oluşan Kürdistan Bölge Siyasi liderliği, bugün De Mistura'nın Kürdistan bölgesinden koparılan bölgelerle ilgili raporunun ilk aşamasını değerlendirmek üzere başkan Barzani başkanlığında özel bir toplantı gerçekleştirdi.
BM temsilcisi De Mistura'nın raporunun ilk aşamasının içeriğinin değerlendirildiği Kürdistan Siyasi liderliği, toplantının ardından aşağıda belirlenen noktalara yer verilerek ve bu noktaların gözönünde bulundurulması istendi:
1- Toplantıda bütün katılımcılar raporun içeriğine karşı tepki ve kaygılarını dile getirerek raporun içeriğinin bu şekilde olması kesinlikle beklenmemiştir ve bu rapor bu içeriği ile sorunların çözümünde ''uygun bir temel olarak nitelendirilemez''.
2- Sözkonusu raporun hazırlanmasındaki çalışma mekanizması bir çok yönüyle daha önce üzerinde anlaşılan noktalardan uzaktır.
3- Raporun hazırlanmasında Anayasanın 140.maddeyi uygulanmasına ilişkin içeriğinden uzaklaşılmıştır.
4- De Mistura, raporunda, gerçek sorunlara indirgenmesi gerekirken asıl görevi olmamasına rağmen bölge ile ilgili gereksiz bazı detaylara büyük yer verilmiştir.
Raporun içeriğine ilişkin tepki ve kaygılarını dile getiren bütün katılımcılar, De Mistura'nın 140.madde konusunda hazırladığı raporun ilk aşamasını '' negatif'' olarak nitelendirdi.
Bunun üzerine toplantıda, BM temsilcisi De Mistura ve iligili kesimlere gönderilmek üzere raporun içeriğine ilişkin eksik ve hatalarının düzeltilmesi ve Kürdistan bölge yönetiminin konu ile ilgili istekleri içeren resmi bir mektubun hazırlanmasına karar verildi.
Toplantıda ayrıca, raporun içeriğine ilişkin dile getirilen kaygıların gözönünde bulundurulması istenilerek eksik ve hataların yer aldığı bu ilk aşamanın diğer iki aşamanın temelini oluşturmaması gerektiğine vurgu yapıldı.
BM Irak Temsilcisi Stafan De-Mistura tarafından hazırlanan üç bölümlük raporun ilk aşamasında Mahmur ilçesinin başkent Hewler'e , Mahmur’a bağlı Keraç kasabasının Musul’a bağlanması, Akre’nin Dohuk kentine, Manedeli ise Diyala’ya ve Hamdani’ye kazasının da Musul’a bağlanması öneriliyor.
Foto:http://tbn0.google.com/images?q=tbn:fu39H0-1W_iWvM:http://www.kurdistanmedia.org/Img/News



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz