Nizamettin Ariç’tan Açıklama
“21. Yüzyıldaki Kürt sanatı ve sanatҫısı özgürlükҫü, barışҫı, demokrat, yurtsever, birleştirici, bağımsız ve en önemlisi de bütün insanlar iҫin sanat yapma bilinciyle yaşayıp, üretmek zorundadır. Bu konuları konuşup, elimizden geldiğince bir birimize ve siyasilerimize yardımcı olalım. Bizler sanatçıyız ve sanat, özellikle de kürt müzik sanatını dünü ve bu günüyle inceleyip tartışmak durmundayız.
Özgür Politika gazetesinin 13.1.2012 tarihli baskısında bana hitaben ‘Koma Berxwedan’ adına “Sanatçı ya halkın yanındadır ya da karşısında” başlığıyla ve 16.1.2012’de de gazetenin Haber Merkezi imzalı “Sanatçılar’ın birlikten haberi yok” başlıklı şahsıma yönelik hayatımda ilk defa karşı karşıya kaldığım ağır itham ve tehditler içeren yazılar yayınlandı.
Bu yazıların içerdiği iftira ve ithamlara cevap ve açıklık getiren yazımı 18.1.2012 tarihinde Ö. Politika gazetesine, verilen süre içinde yayınlamaları üzere yolladım. Konunun kendileri üzerinden açıklığa kavuşturulması yolundaki iyi niyetimi de vurguladım. Zira böylesi sebepsiz yere karalama ve tehditlerin toplumumuzun kafasını karıştırmak için kimler tarafından nasıl kullanıldığı bilinmektedir. Ancak bu güne kadar yazım yayınlanmadığı gibi kendilerinden herhangi bir cevap da alamadığımdan, bana da hukuki haklarımı kullanmaktan başka yol kalmamıştır. Böyle olunca da bu kısa açıklama ile kamuoyunu bilgilendirmek istedim.
Yazılarda da isimleri geçen Beser Şahin, Delil Dilanar, Xêro Abbas, Gani Nar, ZeleMele sanatçı arkadaşlarla bir süre önce Van halkı ile bir dayanışma konseri ve ardından devamla benzer konserler yapmak düşünçesiyle bir araya geldik. Özellikle de Van konserinin beğenilmesinin ardından bu konsepte devam etmekte karar kıldık.
Aralık ayı ortalarında Güney Kürdistanda düzenlenen Duhok Kürt Film Festivaline jüri üyesi olarak katılmak üzere gittiğimde, orada yapılan söyleşilerimden birinde bu projeye değindim. Söyleşideki “kom” ve “yekitî” kelimeleri anlaşılan bir kurumlaşma olarak algılandığından, ardından sanatçı Delil Dilanar adına yapılan ve kendi içinde çelişen bir açıklamada, kendisinin böyle bir birlikten haberi olmadığı belirtildi. Söyleşimin ilgili tüm paragrafı okunduğunda orada söylediğimin pek farklı olmadığının açık olmasına rağmen yine de Delil’e hitaben yolladığım ve 07.01.12 tarihinde avestakurd.com’da yayınlanan yazımda buna tekrar açıklık getirmeme rağmen, halen aynı kelimeler evrilip cevrilip, hatta “birlik” kelimesi “altarnatif birlik”e dönüştürülerek tekrarla okuyucuya sunuluyor.
Koma Berxwedan’ın adı geçen yazısının hemen ardından yukarıda verilen tarihteki yazıda da sanki haberde ismi geçen sanatçılar beni yalanlıyormuş gibi bir hava yaratılmaya çalışılmıştır.
Bu yazılarda tekelleri dışında oluşumlar gelişiyor paniğine kapılıp, sanki elle tutulur bir sanatçılar birliği varmış da ben de ona karşı “alternatif bir birlik” oluşturuyormuşum kaygısı gözleniyor.
Beni ilgilendiren, sanatçı kardeşlerimin geçmişte nerde, nasıl çalıştığı değil, onların sanata dar bir pencereden bakmak istemeyip, yetenekleri ölçüsünde halkımızın müzik kültürüne yapabilecekleri katkılardır. En önemlisi de sanatçılar arasında olması gereken sanatsal alışveriş, sivil iletişimler, saygı, sevgi ve dayanışma ruhudur.
Koma Berxwedan imzasıyla yayınlanan yazıda; bilinen o uzun ihanetler tarihi seyrinden ani bir viraj yapılarak, benim bir söyleşimdeki bazı söylemlerim bahane edilerek bana ve sanatını kendi çizdikleri yolda devam ettirmek isteyen sanatçılara alabildiğine saldırılmış. Yazının sonunda da benimle alakası olmayan söylemler uyduruk alıntı yapılarak saldırı ve tehdidin dozu arttırılmış.
Güney Kürdistan’da yapılan ve tarafımdan gözden geçirilmeden yayınlanan sözkonusu söyleşimin nerdeyse tümünde Güney’deki müzik alanında olan gelişmelerin eleştrisi yer alıyor. Burada polemize edilen, söyleşinin bir kısmındaki 1-2 cümlenin istendiğinde yanlış yöne çekilebilcek biçimde olmasıdır, elbette yanlış anlamalara fırsat vermemek için redekte edilerek yayınlanmalıydı. Orada Kürt miziğinin Güney’de ve Kuzey’de karşı karşıya bulunduğu dejenerasyona dikkat çekilmiş ve geçmişte başka halklarda yaşanan kötü tecrübelerin bizde yaşanmaması için bir uyarı söz konusudur. Ben politikacı değilim, yaklaşımlarım sanatçı bakışıyladır. Nitekim Güneyde sanatın durumu ve özellikle de oradaki Kültür Bakanı’nın tavırlarına olan eleştirim çiddiye alınmış ve köşe yazarlarının bundan hareketle Bakanı eleştiren yazılarına konu olmuştur.
Koma Berxwedan yazısına dönelim ve şu başlığı bakın: Sanatçı ya halkın yanındadır ya da karşısında! Yani nasıl olsa halk kelimesi benim tekelimde, dolaysıyla ben beyazım, benim dışımdakiler siyah!
Koma Bexwedan ya da O’nun adına yazıyı kaleme alanlara soruyorum: Benim, Van halkıyla dayanışma konserinde olduğu gibi, ne zaman, kiminle hangi müzikal ortak projeler yapacağımı Koma Berxwedan’nın iziniyle yapmamı mı bekliyorsunuz? Yukarda adları geçen sanatçı arkadaşlarla önceden beraber çalışmaktan kaynaklanan sorunlarınızın hesabını mı benim üzerinden görüyorsunuz, yoksa bunu bahane ederek bana karşı bilmediğim bir kininizi mi kusuyorsunuz? Zira yazılanlardan kollanan fırsatın nihayet doğduğu ve saldırmanın tam zamanı gibi bir izlenim açıkça ortaya çıkıyor. Yazıda devlet, Fetullah, AKP, TRT6, ihanet sıralanmış da sıralanmış. Bu sevincinizi de kursağınızda bırakmak durumundayım, çünkü benimle beraber ortak müzikal projeler yapan ya da yapmak isteyenlerin kürt karşıtı cephelere gitmediği ortadadır.
Ben, sanat ve sanatçıların ancak özgür bir ortamda verimli olabileceğine inandığımdan, sanatçı arkadaşlara yolladığım bir çok yazımdaki siyaset ve sanat ilişkisi noktasında da fikirim açıktır:
“21. Yüzyıldaki Kürt sanatı ve sanatҫısı özgürlükҫü, barışҫı, demokrat, yurtsever, birleştirici, bağımsız ve en önemlisi de bütün insanlar iҫin sanat yapma bilinciyle yaşayıp, üretmek zorundadır. Bu konuları konuşup, elimizden geldiğince bir birimize ve siyasilerimize yardımcı olalım.(11.10.2011)”
Bizler sanatçıyız ve sanat, özellikle de kürt müzik sanatını dünü ve bu günüyle inceleyip tartışmak durmundayız. İşte uzun süredir hazırlamakta olduğum böylesi geniş bir çalışmada evrensel müzik kural ve normlarını temel alarak Koma Berxwedan’ın da yerini kendimce tespit edeceğim. Umarım asıl o zaman sessiz kalmazsınız.
Dünyanın neresinde kürt müziğini tanıtabildiniz? Ama bunu yapabilecek ve yapan kapasiteye sahip olanların da nerdeyse tümüne benzer fırsatlar kollıyarak saldırdınız, beceriksizliğinizin üstünü de siyasetin şemsiyesi altına saklanarak örtmeye çalışıyorsunuz. Eğer yazınızda isimlerinin arkasına saklandığınız insanların Kürtlük ruhunu, içinden geldikleri toplumun ruhunu kavrasaydınız müzik alanında bu günkü duruma düşmezdiniz. Yazıda “hainlik”, “alçaklıkla” itham ettiğiniz sanatçılar benim gibilerin saflarından mı ayrılıp karşınıza dikildi? TRT6’te benim mi kliplerim yayınlanıyor, ekibinizin halihazırdaki üyelerinin mi, bunları oraya kim pazarlıyor?
Ben mi korucubaşlarının düğünlerine çıkmaktayım, yoksa sizin üyleleriniz mi? Bir sanatçıyı “hain” ilan etmek de, ardından kendisine ortak konserler teklifi götürmek de anlaşılan sizin yazınızdaki “ilkelere” bağlılığın ifadesi olsa gerek! Size hiç bir sanatçıda olmayan imkanlar verilmesine ve kimsenin önünüzü kesmemesine rağmen, 30 yıldır ne kazandırdınız Kürt müziğine? Kürtlerin yaşam felsefesi, dramı, Agirî, Dersim, Helepçe’sinin klam ve müziği sizden mi kürt toplumuna ve dünyaya yayıldı?
Toplumunun hakları için kahramanca mücadele eden bir halkın da onun böylesi fertlerinin de övülmesinin sanatta da yeri var, lakin bu da ancak kuru gürültünün çok ötesinde, halkının özgün değerlerini tahrip edip tarihteki kötü örneklere benzeterek değil, ancak o özü koruyup geliştirerek yapılabilir. Ama bunun için de müzik-sanat eğitimi, bilgisi ve on yılları alan disiplinli bir çalışma temposu kaçınılmazdır. Bir sanatçıda ancak bu asgari şartlar oluştuğunda bir halkın mücadelesinin ruhu da müziğe, sanata yansıma şansı bulur. Aksi durumda halkın ve onun kurumlarının imkanlarından nemalanma uğruna devamla sağa sola saldırmaktan öteye gidilemiyeceği de aşikardır.
Kürt sanatçıları sorunlarını oturup bir biriyle konuşma aklına sahip olabilmelidir, aksi durumda, böylesi davranışlarla sadece Kürtleri boyunduruk altına alan, gelişmelerini engellemek için her fırsattan yararlanmaya çalışan devletlerin ekmeğine yağ sürülmüş olur.
Nizamettin Ariç
Almanya



Yorumlar (13 gönderildi):
Bu PKK çetesi herkesi kullanmayı doğal bir hak sanıyor. Öcalan'a methiye dizenler "sanatçı" diğerleri ise "tırşıkçı" oluyor!
Dün Şivan PERWER'e yöneldiklerinde sessiz ve tepkisiz kalanların şikayet etme hakları yoktur.
Şunu çok iyi bilin: anti-Kürd ve despot olan PKK'nin tehdit ve ithamlarına maruz kalmış her aydın ve sanatçıyı sahiplenmezsek yarın sıranın hepimize geleceği açıktır!
Kürdler PKK'dan kaynaklı her tehdite karşı, her komploya karşı, her provakasyona karşı çıkmalıdır ki; istediği gibi at oynatamaz hale gelsin...
Ama o Kürt halk sanatcisi oldugu ve olmaya devam etmek istedigi icin TRT'den ATILDI.
Nizameddîn Aric bu atilisa karsi serefli ve dikbasli durdu. Hicbir zaman bazi sözde sanatcilarin yaptigi gibi geri gelmek icin yalvarmadi. TRT'ye rest cekti. Cehenneme kadar yolunuz var dedi.
PKK sanat ve müzik alaninda ne yapti ve ne yapmaktadir? Birde buna bakalim. Tek kelimeyle bu alanda da sabote etti spontant/dogal toplum dinemiklerimizi.
Bir olayi aktararak durumu daha iyi gözler önüne sermek istiyorum.
Buyuk buzuka üstadi Qamîshlo'lu Hozan Dengbêj Saîd Yûsif'u tanimayaniniz yoktur. Bu degerli sanatcimiz 1989'de Koma Berxwedan denilen PKK propagandasi icin siyasi stranlar besteleyen müzik gurubunun siyasi örgütü olan Hunerkom'a yayinlamalari icin kürdce bir kaset calismasi veriyor. Tabiiki üsdad Saîd'în çalışması, siyasî içeriği olmayan bir kürd folklor çalışması.
Aradan on yil gecmesine ragmen ve Saîd yûsif binlerce kez telefonla ve şifaen kaset calismasinin akibetini sormasina ragmen, Saîd Yûsif'un bu calismasi hala yayinlanmiyor. Üstelik kaset ortalarda da yok. En son Seyitxan adli Hunerkom yetkilisine soruyor:
Saîd Yûsif:
- Lawo ma ev qaseta min çi bi serê wê hat? (Sahi benim bu kasetin başına ne geldi?)
Seyidxan diyor:
- Mamoste em li ser disekinin. (Üstad üzerinde duruyoruz)
Seîd Yûsif kizarak:
- Ma ez ***im ku hûn ev deh sal e li ser min disekinin? We kasêta min jî da windakirın ma ne wisa? (Ben *** mıyım ki siz benim üzerimde tam on yıldır duruyorsunuz? Kasetimi de kaybettirdiniz değil mi?)
Kürtler, Kürdistanlılar PKK'ye dünyanın hiçbir örgütüne nasip olmayan muazzam bir servet (destek) verdiler. Ama bugün Kürd müziğini tanıyan (duyan) anlıyan hiçbir halk yoktur yeryüzünde. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz herhalde. Bu kadar büyük imkanlara rağmen, PKK Kürd sanat ve müziğinin bir arpa boyu kadar ilerlemesini sağlamamıştır.
Yapılanlar hep güdük ve taklitten ibarettir. Yağcilik ve yaranmacılıkla sanat mı icra edilir?
Rahmetli Ayşe Şan İzmir'de yoksulluk içindeyken, daha doğrusu açlık ve sefaletle boğuşurken, PKK zırnık bile vermedi ona. PKKden medet uman Ayshe Shan ac ve perişan bir şekilde bir evde tek başına can verdi. Belediye naşını kaldırdı. Ama aynı dönemde türkçe şarkılar söyleyen Şah Turna'ya Atına,da villa satın aldı ve gözlerini ameliyat yaptırarak açtırdı.
Diyarbekir de Osman Baydemir Ayşe Şan'ın kızını Ayşe Şan Parkının açılışına davet ettiğinde Ayşe Şan'ın kızı ne dedi biliyor musunuz? 'Gidersem anamın ruhunu sızlatmış olurum' ve asla davetlerine gitmedi.
İzmit depreminde de Heyva Sor'un milyonlarca dolarını türkler 'biz kansız kürtlerin parasını istemiyoruz' demelerine rağmen Kızılay'a hibe ettiler!
Nizamettin Ariç'e Çağri!
Uzak dur! Bu tescilli TC uşaklarından, bu tescilli Kürd ve Kürdistan düşmanlarından uzak dur! Bunlar değil Kürd sanatını ilerletmek, bunlar bütün kürtlerin gerilemeleri ve yıkılmaları ve hatta ebediyen esir ve köle kalmaları için çalışmaktadirlar.
Kürd halkı seni yanlız bırakmıyacaktır Nizameddîn.
bir elin nesi var iki elin sesi var.el eli yikar eller duner yuzu yikar..
"Kürtler, Kürdistanlılar PKK'ye dünyanın hiçbir örgütüne nasip olmayan muazzam bir servet (destek) verdiler."
DİYORSUN.Yani,bir çok insan bunun farkında ama bu sosyolojik-politik tespiti burada yazılı olarak okumak çok güzel.
Êvet,gerçekten bu tespit birçok şeyi açık görmemize yarar.Ve bu gerçeği,bu hükmü,bir iğne niteliğinde elimize alıp,Apo Efendinin "ben kürtleri yoktan var ettim" biçimindeki madrabazca propaganda balonunu da patlamtmamıza yeter.
Evet marifet Apoda değildi,acı dolu yürek taşıyan kürt halkının ve mangal yürekli kürt gençlerinin zülum ve zorba düzenlerle hesaplaşma gününü bekleyen ruhsal yapılarında idi marifet.
Vakta ki bir mevzi oluştu,malesef bu potansiyel oraya aktı.Ama bu aşağılık imralideki düzenbaz adi ruhlu bir mirasyedi gibi bu imkanı berheva etti.
Nizameddin Bey'e.
Değerli sanatçımız arkadaşımızn da vurguladığı gibi senin mazin hepimizin malumudur ve seni seviyoruz.Emin ol,çocukluğumda zevkle türkçe dinlerdim seni sonradan kürt olduğunu öğrendiğimde sevincimi gizleyememiştim taa yıllar önce.
şunu biliyoruz ve senin gibi değerli bir sanatçıya hatırlatma ihtiyacı da duymuyoruz.
serokun sapık tarikatına sanatçı varlığı ile yaklaşan bir kişi stalin tavuğuna döner.
stalin tavuğu nedir bilirsiniz.
"Bu çevrelerin başını bu kez de, yıllardır sesi soluğu çıkmayan, halkla hiçbir ilişkisi ve iletişimi olmayan; örgütlü ve kurumsal hiçbir çalışmaya katılmayan, yaratılan her değere tepeden bakan mülteci bir zat çekmektedir. Başkalarının defalarca denediği bir yöntemi bu kez Nizamettin Ariç denen kişilik denemektedir"
Simdi buradaki multeci zat demekle multecilik agagilaniyor. Peki Koma Berxwedanda bulunan diger sanatcilar multeci olmadan mi Avrupa da oturum aldilar. Acaba Avrupada PKK nin oturum kontejanindanmi aldilar yoksa bunlarin anne yada babalarindan birisi Evropalimi?
Birde orada Nizamettin Aric ile ilgili "kendini begenmis" lafi geciyor.
Ben kendim Nizamettin Arici bir defa gordumve orada adi gecen Delil Dilanari bir kacdefa gormusum, yalniz bir defasinda o ve ben bas basa bir saat bir yerde kalmisiz.
Once Nizamettin Aric ile olan animi yazayim. Film festivali ivin 90 larin ortalarinda kaldigim sehre gelmisti. Onun filmine gitmek istedim fakat gec gittigim icin sinemaya alinmadim. Bekledim sinemanin cikisinda yanina gittim ve bir muddet sohbet ettik. Cok mutevazi bir insandi ve sohbeti Kurdce yaptik.
Delile gelince. Onunlada 90 larin ortalarinda ayni sehirde PKK derneginde karsilastim. Birisi ile beraber geldi denekte kimse yoktu. Bende yemek yapmistim teklif ettim yemegi yedi, bir iki defa konusmaya yeltendim baktim konusma istegi yok rahatsiz etmedim. Yemegi bol yedi, genede afiyet olsun (Ben kucumsemek icin soylemiyorum bende guzel yemegi bol yerim ama) Yemegi yedikten sonra tesekkur bile etmedi, ve tenezzul edip konusmadi, yanilmiyorsam oda Koma Berxwedan (Koma Berxekan) nin bir uyesidir.
Bugun benden bu kadar.
xwestin hunera kurdan asimile bikin. profesyonel Hunermend u rastiya hunera kurdan re§kirin. diroka me xe$i nexe$i $ahi u serhildan tani ziman. jibuna wi hunermendi netevi xayin kirin u rotinda kirin hunermend. gelu wexta $ivan perwer bi kiryaya biguta emin rojhilat tev bircu kelat tev bajaru gund tev zinaru lat dijmi xunxar joru küledar ji rom ji frenk ji roji pir tenk parast me parast rojhilat. wi müridi wan ci bigutan. ez xurti kürdim bi navu deng vaye min hilgirt bimbe u tifen ezi herim $er ezim herim ceng ger bimirim dayi tu negiri.wan bigu ta heliyam heliyam ey serok.
Yorum yaz