Emin Dindar'dan Yanıt Geldi
Benim MHP il teşkilatında kayıtlı olduğum iddia edilmektedir. Benim siyasi çizgim bellidir, yapım ve inancımın buna müsait olmadığı herkesçe bilinmektedir. 1994 te RP’den Bakırköy Belediye Meclis üyeliğine adaylığım İstanbuldaki hemşehrilerimce malumdur. 1999 ve 2004’te de FP ve AKP den Cizre Belediye Başkanlığına adaylıklarım siyasi çizgimi göstermektedir. Birde İstanbul’dan 1999’da Cizre de DTP ye karşı adaymışım gibi gösterilmesi tarihsel verilerle çelişmektedir. Çünkü 1999 da Şırnak il ve ilçelerinde DTP (Dehap) teşkilatlarının olmadığı herkesçe malumdur.
Kürt kamuoyuna
Ben Dr. Emin Dindar. İfade edildiği gibi Şerafettin Elçinin yeğeni, Haşim Haşimi’nin de kuzeni Seyyid Emin Dindarım.
Nasname sitesinde ki İftiralarla dolu hakaretleri okudum. Gerek bana gerek kardeşim Selim’e gerek Dindar ailesine ve gerek Seyitler ailesine bu yapılan hakaretlerin nedenini anlamış değilim! Cevap vermeye luzüm bile görmezken, sukut ikrar dan gelir düşüncesiyle şimdi iddialara madde madde cevap vereceğim.
1. Selim Dindar hakkında: “1980 öncesi ve sonrası hiçbir zaman PKK li olmamıştır ve ailece KDP lidirler” denilmiş. Her halde Selim bey’in beş yıl önceki gazeteci Neşe hanımla yapmış olduğu ropörtajı herkezce malumdur. İddia edildiği gibi jitem Mhp ve ülkücülük gibi benzeri yapılanmalarla hiçbir alakasının olmadığı halkımzıca malumdur.
2.Yine iddia edildiği gibi Selim Dindar cezaevinden çıktıktan sonra hemen Cizre de ticarete atılmış değildir. Çünkü Hemen askere alınmış ve terhisten sonra da istanbulda İkamet ettiğimden dolayı yanımda ikamet etmeye başlamış ve hala da İstanbulda oturmaktadır.
Benim de o tarihlerde Cizre de ticaret yaptığım iddia edilmiş. Bu da gerçeği yansıtmamaktadır. Zira o tarihlerde ( 1979-1980) İ.Ü.C. tıp fakültesinde Öğrenci olduğum kayıtlarda sabittir. 1980 öncesi ailemin Cizre de yeni çarşıda bir adet saat tamir ve satış dükkanı, Mardin caddesinde de bir adet saat tamir ve satış dükkanı, Nusaybin caddesinde ise bir adet döviz ve battaniye dükkanı mevcut olduğu tüm Cizre halkınca bilinmektedir. Söylendiği gibi ne 1980 öncesi çok fakir ne de 1980 sonrası çok abartılı bir zenginliğimiz söz konusu olmuş değildir.
3. İstanbulda ki lüks hayatımızdan söz edilmiş. Biz ailece gerek Bakırköy de gerekse de Sultanbeyli de Cizre ve bölge insanının yoğunlukta yaşadığı mahallelerde ikamet etmekteyiz. Ayrıca İstanbul için “düşman toprakları” denilmiş ve orda yaşadığımız için de düşman ilan edilmişiz.
Kayıtlara bakıldığında 4 milyona yakın Kürd insanımız bu metropolde yaşamaktadır. Bunları da mı düşman kategorisinde değerlendirilmeli ?
4. Mehmet Gül ve Mele Zeki gibi şahıslarla tanışıklığımız ve birlikteliğimiz vurgulanmış. Tesadüfen bile olsa bu kişilerle ne yan yana ne yüz yüze gelmişliğimiz olmamıştır. Bu şahısları tanımıyorum.
Benim MHP il teşkilatında kayıtlı olduğum iddia edilmektedir. Benim siyasi çizgim bellidir, yapım ve inancımın buna müsait olmadığı herkesçe bilinmektedir.
1994 te RP’den Bakırköy Belediye Meclis üyeliğine adaylığım İstanbuldaki hemşehrilerimce malumdur. 1999 ve 2004’te de FP ve AKP den Cizre Belediye Başkanlığına adaylıklarım siyasi çizgimi göstermektedir. Birde İstanbul’dan 1999’da Cizre de DTP ye karşı adaymışım gibi gösterilmesi tarihsel verilerle çelişmektedir. Çünkü 1999 da Şırnak il ve ilçelerinde DTP (Dehap) teşkilatlarının olmadığı herkesçe malumdur.
5. Selim Dindar’ın insanları PKK’dan koparıp Avrupa ya gönderdiği iddia edilmiş. Böyle bir hadisenin vuku söz konusu değildir.
6 . Rahmetli kardeşim Mehmet ve şoförü Hasan Şeftalinin askerler tarafından öldürüldükleri dile getirilmiş. Bir an için sevinmiştim. Belki bir şeyler biliniyor diye, bu bilgilerden yararlanacağımı düşünmüştüm. Diğer olaylar çarpıtıldığı, eksik, yalan ve yanlış, biraz da kasıtlı yazıldığını gördüğümden, net bir bilgi sahibi olunmadığı anlaşılmaktadır.
7. Sahte Dinar ve bomba’nın patlamasından bahsedilmiş. Bomba patlasaydı ölen insanların parçalanarak ölmesi gerekmezmiydi ? İstanbul üniversitesi Cerrahpaşa ve Çapa hastanelerinde bunlar vefat etmeden önce yanık tedavisi gördükleri ve raporları mevcut olan benim de mesleğim gereği bizzat ilgilendiğim bu yanık olayını bomba olayı olarak sunulması gerçeklerden ne kadar uzak olunduğunu gösteriyor.
Sonuç itibariyle ailemin başından geçen üzücü olaylar doğrudur. Ben ve ailem mağduruz, ama çarpıtıldığı gibi her bir olaya yanlış bir kulp takılarak gösterilmesine anlam vermiş değilim! Neye hizmet edildiğini bilmememle beraber, her platformda bu iddialara karşı herkesle gerçekleri konuşmaya hazırım.
Ben korkaklıkla itham ediliyorum. Doğrudur başkalarına yalan ve iftira atmaktan korkuyorum. Allah’tan da korkuyorum. Ama halkıma hizmet etmekten de inancım gereği yaşamaktan korkmuyorum. İddia sahiplerini vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.
Nasname Editörü Sayın Şükrü Hoca ya da bir çift sözüm var.
Sayın Hocam. Beni de Selimi de ve ailemi de tanıdığınız halde böyle iftiralarla dolu, hakaretvari yazıları sitenizde yayınlamanız beni üzmüştür. Gazeteciliğinize yakıştırmış değilim. Ayşe adındaki kişi kim olursa olsun itirafçı değil ancak ve ancak bir iftiracı olabileceğini söylüyorum ve onu tekzip ettiğim gibi sizi de uyarmayı bir vazife olarak görüyorum.
Küçük bir not: Cevap verme ihtiyacı hissetmemin nedeni Nasname okuyucularına olan saygımdan dır.
Dr.Emin Dindar ( Seyyid Emin Dindar)
Foto: http://www.firatnews.eu/pictures/firatnews/26912/3.jpg



Yorumlar (6 gönderildi):
Emin Dindar resmen gerçeklere aykırı beyanlarda bulunmuş.
1-öncelikle kendisi Elçi'nin yeğeni olmadığı gibi Haşimi'nin de kuzeni değildir. Seyyit olduğunu iddia etmektedir. Seyyit olduğunu kabul etsek bile bu sebepten dolayı Elçi ve Haşimi ile akrabalık ilişkisi kurulamaz. bir defa ailesi Cizreli değildir, Garis köyündendir. Kaldi ki Dindar'ın mantığıyla hareket edersek bütün Seyyit'ler akraba olması gerekir. Kendisi Elçi ile olan kan bağını açıklasın o zaman!
2- Selim kdp davasından yakalanmamıştır. Kuzey Kürdistan'da kdp'liyim demek çok kolay olmuştur. Selim kdp davasından değil, petrol boru hattından hırsızlık yaptığı için yakalanmıştır. Kendini kdp'li olarak göstermek 12 eylülde zindanlada direnen kdp-merkez ve kdp-kuk militan ve üyelerine hakarettir. Böyle bir saygısızlık kabul edilemez. Selim bu durumu izah etsin.
3- 99 seçimlerinde Emin'in korumalığını pkk itiafçıları ve jitem üyeleri yapmıştır. Bunu herkes bilmektedir. Ayrıca kendisi yetmişli yıllarda Cizre'de karşı devrımci Türk-İslam Sentezi'ni savunan hareket içinde yer almıştır.
4-Kendisi ve kardeşleri Selim ile Ramazan 90'lı yıllada pek çok insanı dolandırmış veya gasp etmiştir. İsim veriyorum Noyan Ailesi.
Ayşe hanımın söyledikleri büyük oranda doğrudur. Emin Dindar işbirlikçidir. Fakat eksik anlatmış;99 seçimlerinde pkk Dindar'ı desteklemiştir.
emin dindarin kendisini asan ve kürt kamuyouna diye baslayan bu sacma sapan savunma yazisina tek tek cevap verecegim.
fakat bastan sunu söylemek isterim ki emin dindarin ve ailesinin kürt kamuyouna diye baslik atmasibeni bir kürt olarak rencide etmistir.
ortaya cikacak sonuc itibariyla simdiden söyleyeyim, emin dindarin kürt kamuoyuna baslikli bir yazi yazamayacagini,kendisinin ve ailesinin kürtlerin dostu degil düsmani oldugunu ve kürtlerin katilleriyle birlikte hareket edip,kürtlerin ulusal mücadeleden uzaklastirilmasi icin görevli olduklarini sahitleriyle ispat edecegim.
emin nasname okuyucularina saygisindan dolayi cevap verdigini söylüyor bu kesinlikle yalandir.
emin ve suclamalarimin muhataplari günlerdir degisik isimlerle bana cevap verip,benim neler bildigimi ögrenmeye calistilar,ben her seyin farkindaydim.
emin ve suclamalarimin muhataplari,aslinda kuyruklari sikismis bir sekilde hop oturup hop kalkmaktadirlar,ben yanlarinda olmadigim halde onlarin son günlerdeki ruh ve psikolojik halllerinden haberdar ediliyorum.
en son yazdigim yazida suclamalarimin muhataplarinin yani emin dindar ve digerleri benim cok fazla bir bilgiye sahip olmadigima kannat getirdilerki emin dindar cevap verdi.
son yazdigim yaziyi okuyan emin dindar ve digerleri beni normal bir cizreli olarak sadece seyitlerin zulmü üzerinde durdugumu,bunun ötesinde bir sey bilmedigimi zanettilerki cevap verecek cesareti gösterdiler.
ama ben o yaziyi bilincli yazmistim,
o yazidan sonra beni basite alacaklarini ve cevap vereceklerini tahmin ettim,ve öylede oldu.
o yazidaki yazdiklarimin hepsi gercek ve bütün cizrelilerin bildigi bilgilerdi,bunlarda son yazdigim yaziyi okuduktan sonra aile icinde tartistilar,ve benim yazdiklarimin zaten herkes tarafindan bilindigini bundan bir sey cikmayacagini zanettiler.
eger ben son yazimdaki gibi seyitlerin durumunu basit bir sekilde ele almasaydim,seyitler isin ciddiyetini anlayip bana cevap vermezlerdi zaten emin dindarda yazisinda bunu itiraf ediyor.
kisacasi ben eger bunlar cevap vermeden bildiklerimi aciklamis olsaydim,ve sahitlere yazi yazdirmis olsaydim,bunlar hic birine cevap vermezdi,ve bu yazdiklarimda arsive gider misali kürtlerin unutkanliginida cok iyi bildiklerinden cevap vermeyerek isin icinden cikacaklardi.
ben bu gün serafettin elciye bir soru sordum,bu soru ayni zamanda istanbuldaki dindarlarlada baglantilidir.
serafettin elciye sordugum soru su idi,sayin elci siz özel harekat daire baskani susurluk cetesi hükümlüs ibrahim sahini ile hic görüstünüzmü?
bu soru ayni zamanda bu aile ile kürt katillerinin nasil bir fotograf karesinde olduklarinin belgesidirde.
dindar ailesi hem susurlukcularla,hemde jitemcilerle hep ic ice olmuslardir,emin dindar benim sordugum hic bir soruya cevap vermemistir,lafi dolandirmis,getirmis,dolayli yoldan fetulahci oldugunu bilincaltinda itiraf etmektedir.
sordugum hic bir soruya cevap vermeyen emin dindar beni yoklamak icin,bende ne gibi bilgiler oldugunu ögrenmek icin dolambacli yollardan kendini savunmak istemistir,serafettin elciye susurlukcu eski kontrgerilla basi ibrahim sahini sordum,bu soru dindar ailesi icinde gecerlidir.
serafettin elcidende bir cevap gelmedei,hasim hasimiye sorduk ,bir anda siyaset arenasindan kayboldu,gerci hasimin ki tescilli oldu artik ondan ses gelmez.
emin dindar ve digerleri bilsinki yapacagimiz aciklamalar,ve gösterecegimiz sahitler onlarin ne oldugunu cizre halki özelinde kurdistan genelinde ortaya serecektir.
emin dindar kardesi selimin hic bir pkk sorumlusunu,partiden ayirtip,avrupalara cikarmadiklarini söylüyor buda koca bir yalndir,pazartesi pkk den kopartip avrupaya cikartiklari kendileri yazacaklardir.
emin simdi kardesi selim ile bu satirlari okurken,kimlerin aciklama yapacagini tahmin etmekle mesguldürler,acaba?hangisì?
bayanmi?erkekmi?yoksa ikisi birliktemi aciklama yapacaklar?
hangisi`?cizreli olanlarmi?yoksa nusaybinli olanmi?jitemden birileri aciklama yapacakmi?yoksa drej alimi?
ya mafya babasi murat sincar cikip aciklama yapsa?
ya eski hizbulahcilardan kimse aciklama yaparmi?
öldürülen melle zeki adindaki kürt katili mezarindan kalkip bir seyler aciklarmi?
ya eski hizbullahci,simdiki fetullahci komiteden eskiden beri adi mitciye cikan avni bir seyler söylermi?
aciklama yapacak olanlar istanbuldaki iliskileri mi olacak?
yoksa cizredeki iliskilerimi olacak?
avrupaya cikartiklari ve pkkden ayirdiklari kisilerden bir yazi gelirmi?
onlar bunu düsüne dursun bizde yazi dizimizi hazirlayip redekte ettikten sonra yayinlamasi icin nasnameye gönderecegiz.
nasname okurlari ve yazarlarinida hakem tayin edecegiz.
bu kamburlari kürt milletinin sirtindan atmaya yemin ettik ve basaracagiz.
yazilarimizi hazirlayip gönderene kadar sadece serafetin elci,hasim hasimi,emin ve selim dindar kardeslerden gelecek yazilara cevap verecegim.
hodri meydan elci,hasimi,ve dindarlar,hodri meydan.
kürt milleti hakemimizdir.
her kes maskesini cikaracak,kürt düsmani milli görüscülerin maskeleri düsecek,fetullahin adamlari belli olacak.
ben bir nasname okuruyum...
yazınızı okudum.
sadece nasname okuru olmak gibi bir payemden bir değerlendirmede bulunacağım.
Pkk’li olmamak Kürt milli davasında olmamak mıdır?
PKK dışında kimse Kürt davasını savunamaz mı?
Kürt milli davasıyla PKK davası aynı şeyler mi?
Cizre de birileri korumayla geziyorsa bunun sebebi kimdir?
işbirlikçi, hain, fetocu, milli görüşçü, faşist....her birisi ayrı kulvarların insanı olan bu fikir ehlinin hepsini birinde nasıl mündemiç olur?
1970’lerde birilerinin bir fikre yakın olması neden onun için bir zül olsun. Marksist düşünce Kürt milli davasına çok mu yakındı? 1970lerde ki rüzgar Kürt milli davasına mı karşıydı yoksa Marksist ve leninist rüzgara mı karşıydı?
iddia doğru mu bilmiyorum ama bu dindarlar ailesi madem jitemle çok yakındır. Pkk’leri neden jiteme teslim etmeyip Avrupa’ya geçirdiler? bu hainliği neden yaptılar. Yoksa bu jiteme bir gammazlama!
Kürt milli davasını artık ideolojilere bırakılmayacak kadar halka mal olmuştur. Kemalist felsefenin taşıyıcısı durumuna düşmüş bugünkü pkk’nin eylemlerine kutsallık atfetmek ve bunun Kürt milli davası olarak görmek artık bu topraklarda geçerliliğini kaybetmiş bir gözbağcılıktır. Kürt milli davasında hepimiz varız.
gel sen birde milleti korumayla dolaştıracak kadar sindiren pkk’lerin eylemlerini anlat. ak kaşık kara kazan meselesi budur. PKK’nin tüm yaptıklarını doğru kabul ediyorsun. karşısında bulunan kişileri ise hain...
sizin aranızda ki husumete karışmayacağım. ama bir nasname okuru olarak fikirleri önemserim. çelişkilerin zihin inşası yaşayanları rahat bırakmayacağını bilirim.
bu üslupta dikkat ettiğim şey birilerine şucu bucu dedin mi sanki fahişesin artık ne yapsan namusun temizlenmez gibi bir bakış var.bu bakışın sağlıklı bir bakış olmadığını iyi biliyoruz. yaşayarak gördük.
Kürt diline ve kültürüne kim katkı yapıyorsa artık o KÜRT MİLLİ DAVASININ ERİDİR. Kürt milli kültüründe, fakiyi teyran var. ahmedi XANİ var. Kürt diliyle eğitim yapan medreseler var. bunları görmeden neden herkes bizim gibi neden Marksist olmadı gibi bir iddiayı KÜRD MİLLİ DAVASI olarak görmek artık geçerliğini kaybetmiş bir davadır.
sui istimal varsa ve günahları varsa elbet dindar ailesi bu suçun cezasını görecektir. burada olmasa ruzi mahşerde...ama birine şucu bucu diyerek kendi fikrinin dışında bir fikre hayat hakkı tanımayan bir bakış açısıyla birilerini suçlu ilan etmek ise sizin deyiminizle gülünçtür.
tartışmaları ilgiyle izliyoruz...
Bir haftadan beridir gerek seyyid ler hakkında ve bazı şahıslar hakkındaki yazılarınızı bazen zevkle bazen üzüntü ile bazende taaccup ederek okudum.
Bu güne kadar böyle bir yazıyı yazmayı lüzum görmemiştim ne yazıkki ya bu siteye hakaretiniz veya şahsi çekişmeleriniz beni rahatsız edene kadar.
biriniz dindar ailesini seyyid ilan ederek hakaretlerde bulunursunuz diğeri ise seyyid olmadıkları ve seyyidlerle akrabalıklarının olmadığını yazarsınız.
Artık karar verin hangisinden bilelim?
Birde dr.emin dindar ın GARİS köyünden cizreye yerleştiklerini yazmışsınız benim bildiğim bu köy ve aşiret siirt ve çevresinde güçlü bir yapıya sahip kürdistan milli mücadelesindede söz sahibi insanları mevcuttur.
seyyid lerin yaptıkları pisliklerden emini ve kardeşi selimi temizlemiş oluyorsunuz bu deyişinizle.
eh yüklerini ilken ağırlaştırıp sonra hafiflettiniz.
Eski belediye başkanı haşim haşiminin şex baki ve şex gü+zel e yaptığı benziklerinin adresinide verseydiniz arabamız yolda kaldığında bari yararlanmış olurduk.
dindar ailesinin şahsi ve ticari meseleleri ne beni nede nasname okurlarını ilgilelendirecek değildir. bir ay önce ramazan dindarın ahmet nuyanın misafiri olduğunu biliyormuydunuz?
kimsenin ticari meseleleri ne bizi nede sitemizi ilgilendirmemelidir.
dr.emin dindar hakkında okadar şeyler bu bir hafta içinde yazıldıki taa cizredeki lise dönemlerinde yapmış olduğu ddkd ye karşı faşizan çalışmalarından tut istanbuldaki mafya liderleri ile direj ali, murat sincar, ülkücü babalar, mehmet gül, hizbullah liderleri mele zeki ve jitemle işbirlikciliğe kadar yaptıkları yanlışlıkları aydınlattığınızdan teşekkür ederim ama farkında olmadan herhalde dr.emin dindar ı yerel seçimlere hazırlamaya çalışıyorsunuz.
buda nerden çıktı demeyin!!!
çünkü daha önceki örnekler bize göstermiştirki rahmetli av.Orhan Doğanıda böyle hain ilan ettiniz sonradan bu milletin temsilciliğine getirdiniz ve millet vekili yaptınız.
yine av.Hasip Kaplanı da hain ilan ettiniz bağımsız millet vekili adaylığı döneminde şırnakta gezmesini dahi yasakladınız fiili saldırılar dahil bütün hakaretlere maruz bıraktınız ama bir dönem sonra dtp milletvekili olarak mecliste Kürdün şahin kanadını temsil etmesine vesile oldunuz. bunun benzeri nice örnekler vardır hepside olmuş vakalar herkesin bildiği gerçekler değilmi?
emin dindar gözün aydın!!!
bu dönem olmassa bile en yakın seçim dönemlerinde herhalde senide DTP den millet vekilli veya belediye başkanı göreceğiz bu saldırılar onu gösteriyor.ama buna müsade etmemiz mümkün değildir ben rizgar ve ayşe gibi ne hakaret eder nede ailevi meselelerinize girecek değilim.
.................................................................................................................................................................................................................................................................................gerkirse bir hafta sonra bakacağım kısır döngülerden uzak bir tartışma görürsem katılırım şimdiden saygılar
Ayse hanim veya bey,bir kuyuya tas atti,camur müstehak olanada olmayanda sicradi.Tek temiz biraktigi kendi cenahi olan apo ve müretleri kaldi.
Ben kendi cenahimdan attigi bir iftirayi ve camur lekesini temizlemeye calisacagim.En azindan okuyucu kesimin bunu gözönünde bulundurup diger cenahin camurunuda bir degerlendirmeye tabi tutmalarini saglamis olurum.Bu yaziyi yazmadan önce kendimi nasnameye tanittim ve kimligimi sorumlulardan gizli tutmadim.Benim su an hic bir örgüt veya cemaatle iliskimin olmadiginida belirtmekistiyorum bu olayi yazarken tamamiyle hakkaniyet cercevesinde ve hic bir tarafgirlik gözetmeksizin dogrulari serefim üzerine yemin ederek belirtmek istiyorum.
Benim acimdan düzeltilmesi gereken iki olay var.enazindan iki iftirayi okuyucularin gözleri önüne sermek istiyorum.
Ayse hanim söz konusu yazisinda iftirya maruz biraktigi Molla zeki olayini anlatayim.Molla zeki ile 1998den katledilisine kadar yakindan taniyor ve ne yaptigindan tutunda ne yadigine kadar biliyorum.Mola zeki 1992 nin subat ayinda katledildi.onun katledilis olayina kadar PKK ve Hizbullah arasinda olaylar daha yeni baslamis olup iki taraftanda cizrede bir olay yasanmamisti.sadece sirnakta resit isminde duvar ustasi ve sivaci Rasit isminde bir hizbullahci PKK tarafindan öldürülmüstü.Molla zeki degil bir kürt katili bir sinegi bile öldürecek bir yapida degildi.Tek sucu Hizbullah ve PKK arasinda tercihini hizbullahtan yana koymasi idi.Hizbullah ile beraberliginde ise kendisine verilen direktiflerin basinda özellikle Ayse hanimin belirttigi kisilerle kontak kurmamasi ve isbirligi yapmamasi yönündeydi.Buna defalarca sahit oldumki Hizbullah liderinin her zaman kendisine yapmis oldugu iletilerin basinda toplumda negatif olumsuzluk birakmis insanlardan uzak durmasiydi.Haftalarca evimde yatmis kalkmis bir insan olan molla zeki ve molla zekiye yapilan direktiflere sahit olan biri olarak ayse hanimin ifadeleri bir iftiradan ibarettir.Molla zeki hizbullahin arasina katildigindan katledilisine kadar sahidiyim.taziyesindede bir hafta kaldim ayse hanimin söylemis oldugu sahislardan hic kimse gelmedi.
Ikinci konu ise. mechul olan ve hatta böyle bir sahsin hic olmadigidir.buda ikinci bir iftiradir.Nasil olsa kimse tanimiyor.sadece ayse hanim taniyor.belkide kendi arkadasidir.hizbullahin icinde böyle bir insan ve kisi yoktur.Eger böyle biri varsa nereli ve kimligini lütfen yazsin. yoksa bu iki yalanindan dolayi tüm dogrulari yanmis olur.Sahsen benim nazarimda velevki diger konularda dogrulari varsada hic bir deger ifade etmiyor. Zira inancima gör bir hayvana bile dürüst davranmayan kisinin hic bir dogrusunun anlami yoktur.Biraz dürüst ol ayse hanim .Serafettin elci dediginiz kisi eger ajansa sizin büyüttügünüz ajandir veya serokunuzun büyüttügü ve kürd halkinin basina bela ettigi insandir.Sizin ajanlariniz serokunuz tarafindan tescillidirler. Ayse hanim bir kurcalasin bakalim Serokunun cevresindeki ajanlari bir ayiklasin bakayim sayi kaca cikar.Artik kürt halki sunu anlamistirki kim Apo ile iliskisini ileri noktada tutuyorsa, ajanligida o derece ileridir.kendi eski cenahimdam ben bu kadariyla yetineyim
Yorum yaz