Anasayfa | Türkçe | Balı Kesir Mİ, Balık Esir Mİ?

Balı Kesir Mİ, Balık Esir Mİ?

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Tanrı Uludur, Kürdler Cumhuriyetin Kuludur.

Gerçekten balıklar deryada yaşadıklarının farkında değillerdir. Dünyayı kendi yaşamlarından ibaret sayarlar ve derya dışında farkı ortamların olabileceğini bilmezler. Ol mahilerden Türkiye’de fazlasıyla vardır. Osmanlıcada suda yaşayan anlamında, balığa mahi denirdi. Ol mahiler ki derya içinde yaşarlar ama derya nedir bilmezler, diye bir söz vardır.

BALI KESİR Mİ, BALIK ESİR Mİ?

Ajanslardan aldığımız haberlerden anlaşıldığı kadarıyla; Balıkesir'de inşaatta çalışan iki Kürd, bindikleri dolmuşta, Kürtçe konuştukları için 10–15 kişilik grup tarafından linç edilmek istenmiştir.

Olayın meydana geldiği ilin ismi etrafında değişik fikirler ileri sürülmüştür. Kimisi bu ilin balı fazla olduğundan Balı Kesir / çok anlamında, bazıları da Balık Esir anlamında Balıkesir isminin verildiğini ileri sürer.

Osmanlıcada suda yaşayan anlamında,  balığa mahi denirdi. Ol mahiler ki derya içinde yaşarlar ama derya nedir bilmezler, diye bir söz vardır.

Gerçekten balıklar deryada yaşadıklarının farkında değillerdir. Dünyayı kendi yaşamlarından ibaret sayarlar ve derya dışında farkı ortamların olabileceğini bilmezler.

Ol mahilerden Türkiye’de fazlasıyla vardır.  Türk devletinin seçkinleri, ekser halk bu tanımın kapsamına giren davranışlar sergilerler. Kendi dar dünyalarında esirdirler ve yaşadıkları dünyadan bihaber.

Tek bildikleri şey Mustafa Kemal’in yedi düvele karşı savaşarak ( tabiî ki yalan, sadece Yunanlılara karşı savaşılmış ) onları kurtardığı, Türkiye’de herkesin Türk olduğu, Türklüğüyle övünmeyenlerin hain olduğudur ( Türk Genel Kurmayı da bu kanaattedir ).

Din olarak İslam’ın Hanefi –Turkî yorumunu bilirler o da tahrif edilmiş ve Kemalizm tarafından denetlenen bir anlayış.

Tek devlet, tek bayrak ve tek ırk onlar için kutsal umdeler gibidir, tıpkı Hıristiyanlıktaki Teslis / Üçleme ( Baba-Oğul-Kutsal Ruh )  inancı gibi. Bundan taviz verilmesi durumunda kıyametin kopacağına kani olduklarından bunlara kırmızıçizgi derler.

Bu olayı on beş kişinin şahsi tasarrufu ve cürümü olarak değerlendirmek saflıktır. Devlet düzeni, Kemalist inkar, eşeğine çüüü dediği içn kendisine para cezası kesilen gariban Kürd köylüsünün dramına sebep olanlar, her gün çocuklarımıza cebren; Varlığım Türk varlığına armağan/ hediye/ kurban olsun sözlerini faşist bir uygulama olarak okutan ve buna seyirci kalan aydınlar, siyasetçiler ve tüm Türkiye bu cürüme ortaktır.  

Yirmi milyon Kürdü Türkçeye mahkum edip, Kürdün dilini kendi çocuklarına seçmeli ders olarak okutulmasına bile rıza göstermeyen, Türk çocuklarına da Türkiye’de birden fazla dilin ( yaklaşık olarak otuz tane ) elan konuşulduğunu öğretmeyen eğitim sistemi ve eğitim camiası da bu cürüme ortaktır.

Genelkurmay’ın e muhtıra ile Türklüğüyle övünmeyenleri hain ve cumhuriyetin düşmanı ilan etmesine karşın; sesini çıkarmayan ve en başka Kürdleri ve diğer halkları savunmayan siyasiler, düşünürler de bu vebale ortaktır.

Hala logosunda ‘Türkiye Türklerindir’ yazısını muhafaza eden yarı resmi ( pravda ve elahram gibi yayın yapan ) Hürriyet gazetesine dava açmayan ve kapatmayan, tazminata mahkûm etmeyen, kınamayan yargı sistemi de bu vebale ortaktır.

Eğer bu on beş kişi adam öldürmeye tam teşebbüsten, aleni olarak ırkçılık yapmaktan, Kürdleri aşağılamaktan mahkûm olmazlarsa Türkiye’de zaten vesayet altında olan yargının yekten dibe vurduğu anlaşılmış olacaktır.

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin