Shalom!..-Xort Ciwanbû
Xelkê Yahûdî (Cihûd) li ser sînga xwe ji bo mirovahîyê Einstein, Marx, Freud, saxarov û hin pirr kesayetên hêja mezin kirî ye ko ji me re dunya nuhve avakirin e.
Li gel ku PKK Kurd bona Ereban li hemberî Israel ajot nava cengê, lê belê Israel rojekê ji rojan dev navête Kurdan û dujmunahî bi wan re nekir. Wekî din, Kurd û xelkê Cihûd ji dîroka qedîm ve ta roja me,du xelkên herêmekênin û birayên hevin.
Em ji bîr nekin ku yekemîn jina Kurd Leyla Zana bû, ku xelateka navnetewî wergirt û em ji bîr nekin, ku ev xelat ya ashîtiyê bû û bi navê Andrei Saxarov hate dayin û Andrey Saxarov, em ji bîr nekin Cihud bû. Xanima wi ya hêja Elena Saxarov jî dosteka mezin bû bona Kurdan û Cihûd bû.
Her waha Harold Pinter, edebiyatvanê xwediyê xelata Nobel, ku pishtgiriya konferansa Kurdî li Parlamana awrupa kiribû, bi xwe kesekî cihûd bû.
Û Filistiniyên hevkarên Saddam, ku îro jî wek abdoistan dev davêjin bashûr û pêshmergan, wek PKK zaro û jinên xwe davêjin ber tank û topên artêshê. Bona çi? Bona ku bahayê petrolê bilind bibe. Dewleteka din li ser 22 dewletên Ereban bêaxlaqiyetiye!
Û rastiyeka din. Bi avakî polîtîk Israel di roja me de bêhtir nêzîkî dewleta Tirke û ne nêzîkî kurdan, ji ber ku dewleteka Kurdî mixabin hîn jî nine. Tevî ku genosîda gelê Ermen ku di 24 ê Nîsana 1915 a bi destê Tirkan pêkhatibû û Hîtlerê nazî ew ji xwe re kiribû pêşnumûne û xolokoust pêkanîbû, lê dîsa jî dewleta Israel ta roja îro ew genosîda li ser gelê Ermen bi awakî fermî nasnekiriye. Bo çi? Ji ber ku li rojhelata naverast, li nav neyaran, Tirkî heya îro jê re pishte.
Lewra Tirkî yekemîn dewleta Îslamî bû ku dewleta Israel sala 1949 an naskir.
Naha rastî ewe, ku pêwendiyên polîtîk û ekonomîk yê Israel bi Tirkiyê re, li rojhelata naverast herî pêş de ye, tevî waha jî, gelê Kurd divê vê yekê baş zanibe, ku em û xelkê Israel biranin û ne bi dostaniya wan be, em nikanin hîch tiştekî biserxin.
PKK ya ku xwedê giravî li hember Israile ( di rastiyê de li hemberî Kurdaye)disekine, armanca wê pê ewe, ku Kurdan hîn jî bike xulamê Tirk û Ereban. Lê belê dem û dewran guherî, Kurd êdî polîtikayê zane.(ez bahsa başûr dikim) Xwezî kurdên bakur jî bikaribin bi Israelê pêwendiyeka xurt deyne û abdo û abdoistan ji nava xwe paqij ke.
Bijî Kurdistan
Bijî biratiya kurdan û cihûyan!



Yorumlar (1 gönderildi):
Bu bağlamda Kürd'lerin hiçbir değerine saygı göstermeyen, yeri geldiğinde Kürd'e ait olanı gasp etmekte ve Kürd'e soykırımlar(Halepçe, Şingal, Kerkük'ün Araplaştırılması, Musul'da Yezidi Kürd'lerin soykırıma uğratılması, mülklerinin talan edilmesi ve yakılması ile yurtlarından edilmesi, Türkiye'de Arap-Kürd yoğunluğun birlikte yaşadığı şehirlerde devletin çıkarlarına ve yalakalığına yardım-yataklık eden Arapların bilgelik ve ortak geçmiş gözardı edilerek Kürd'lerden her yönüyle üstün tutulması vsvsvs.) uygulanmasına bütün Arap Devletlerinin ve Halklarının katkı sunduğu tarihsel gerçekliği düşündüğümüzde "Filistin Yalnız Değildir" demenin kıymeti harbiyesi nedir?
Barzan'lar farzedin ki Yahudi olsun -ama olmadığını biliyoruz, olsa da farketmez- Kürd ve Kürdistan'a(İşin aslı Kardunya[Cardunia] demek bazı bazı hoşuma da gider, yabancı arkadaşlarım okuduğu tarihi kitaplardan kökenim itibariyle böyle bahseder ben akıllarına geldiğimde veyahut aynı ortamda olduğumuzda ve gururumu okşarlar arasıra bu şekilde söylediklerinde;))) sundukları onca katkı ve mücadele gözardı edilir mi? Bence hayır. Dağlar'da efsaneleşen ve hiçbir Kürd'ün kendilerine bîhürmet bir bakış açısıyla anmadığı Molla Mustafa BARZANİ'nin ölümsüz anısı bu tür Türk MGK. Devleti ve hizmetkarı Apo'nun söylemiyle gözardı edilMEZ. Dostluklarını, diplomatik desteklerini sunmaktan çekinmeyecek onca devletin bizden istediği bir tek şey var bizim bir an önce ULUSAL birliğimizi kurmamız. Tek bir şart istenmekte ve bizim zararımıza olan bir olgu olmayan bir tek ŞEY. Sitenizde ismini hatırlamadığım bir yazarınızın çok güzel deyimiyle" Kosova ile birlikte dünyada kartlar yeniden dağıtılmaya başlandı", mükemmel bir bakış açısıyla harika bir cümle sarfetmiş yazıyı yazan yazar. Kartlar dağıtıldı ve 2 dünya savaşına konu SEBEPLERİN çıkış noktası Balkan'lardan dünyanın şekillendirilmesi tarihsel gerçekliği aklımızın bir yerine not ettiğimizde 3.defa dünya yeniden yapılanmaya gidiyor ve bir çağrı Ey, yerler ve gökler kendilerine daredilmiş diğer Uluslar size bir fırsat, gösterin diplomatik yeteneğinizi ve özgürlüğe olan TUTKUNUZU. Peki biz Kuzey'liler ne yapıyoruz? bıji serok Apo diyerek kendi dünyamızın yeniden dizaynına en büyük darbeyi vuruyoruz, nasıl olur da kendi insanına inanılmaz hakaretler ve davranışlarla ezip-büzen birinin bu kadar çıplak ve ayan/beyan olan gerçekliğini farketmez, medeniyetler sahnesinde yerimizi almaya çok az bir fark kalmışken tutup da Milli karakterimizde bir yapı taşı olan Barzanîleri hainlikle suçlayanlara, kardeşlerimize bunu hak/reva görülen söylemlere ses çıkartılmaz inanılır gibi değil. Aşk sonuca erdirilmediğinde yani karşılık yaratacak bir eylemsellikle şekillendirilmediğinde TUTKU'ya dönüşür ve sonuç nöbetler akabinde delilik sınırı aşılır. Yanisi contaları gevşetir, hak/hukukunuzu savunamayan vesayet altındaki bir ucubeye dönüşürsünüz. Gelelim bizim emperyal güçlerle olan ilişkilerimizde Barzanîler'in diplomatik başarısını ve güncel dünya reel siyasetini kavramadaki kabiliyetlerine rağmen Türk MGK. Devletinin ve onların hizmetkarları olanların AJİTASYONLARIYLA yöneltilen yıpratmaların temelinde yatan gerçek olan ULUSAL Kürd hareketinin YEKİTİ çerçevesinde gelişimini sekteye uğratma uğraşlarına;
Bunun birinci ayağı sözüm ona Kürd'ler de yoğunlukla bulunan Müslüman kitlenin Barzani'lerin ileri aşamada elde edecekleri öncü konumlarını yıpratmak için uydurulmuş Kürd'lerin oluşturulmaya çalışılan Milli Birlik karakterizasyonuna legal bir ölçek kazandırılmaması için ithaf edilen YAHUDİLİK meselesi ve ikinci ayağı da PKK'nın Ulusal açılıma katkı sunmak bazında hiçbir eylemsellik göstermeyip, Kemalist devletin dejenere düşünceleriyle statükoyu pekiştirmek isteyenlerin değirmenine su taşıma isteği, yeminler olsun ki hiçbir namuslu Kürd evladı Kemalist rejime bel bağlamaz, her Kürd evladı tarihini ve özellikle yakın tarihini iyice okusun ve bellesin ki; Türk'ler kendi şehirlerini, kazalarını, kasabalarını ve köylerini koruyamayıp kaçtıklarında Kürd'ler dünyanın 20.yüzyılındaki en büyük emperyallerine karşı şehir şehir, ilçe ilçe, köy köy mücadele verip, emperyalleri geri püskürten ve işgalleri onlar için bir kabusa çevirtirken, beklentileri dışında sonradan oluşturulacak Jakoben Cumhuriyet'in kurulması için en büyük adım olan Doğu cephesindeki en büyük zaferleri gerçekleştiren ve Doğu cephesinde zafer üstüne zafer kazandıran Düzenli ordunun kurulmasına en büyük sebep ve Çanakkale'de ölenlerin %60 olan, kendisi boyundurluk altına giren ve her türlü hak/hukuku kendisinden alınıp, sürgünlere, soykırımlara, türlü türlü işkencelere maruz bırakılan Kürd'lerin KEMALİZM'den medet umar hale getirilmesi en büyük utanç ve hakarettir. Kürd'ün ruhunda olan İSYAN haksızlığa karşıdır, her ne kadar birileri için isyan etmeyenin ve deyyusluğu kendine yedirenin "kemalizm isyan etmeyen Kürd'ü kucaklar, ona sahip çıkar" yalanı yutturulmaya çalışılsa da.
Evet Azîz, Merd ve Kadir Şinas Kürd kardeşlerim seçim sizin ya Kuzey Kürd Hareketinin öncülüğünü üstlenmiş -şekilsel de olsa- PKK'nın dönüşümünü ve YEKİTİ'ye katkı ve katılımını sağlayacak toplumsal dinamikler geliştirirsiniz yada PKK'nın TASFİYESİNE gidersiniz, dünya realitesi tarafından Kosova'dan başlayan ve tamamen sembolik bir ülkeyi numune olarak dünya kamuoyuna ve bize reklam babında sunulmuştur. Diğer ULUSLARA gönderme yapılan bu yeni kronolojiyi iyi okumak lazım, elbetteki emperyaller kendi hayırlarına bunu başlatmamışlardır, işte bu noktada DİPLOMASİ ön plana çıkar ki maharetinizi ve yönetimsel becerinizi ortaya koyarsınız ve BİNGO dersiniz. Bu bağlamda Israil ülkesinin onca mücadelesi, savaş deneyimi ve yürüttüğü faaliyetlere, etkinliği ve dünya siyasetindeki gücüne rağmen Kürd'lere olan bakış açısının niye hep bir platonik aşk babında olduğunu anlamakla başlamalısınız, evet niye olabilir bu platonik aşk? Platonik dediğime bakmayın aslında onlar istediğini tava getirir ama bizim bir kısım Kürd Hareketlerindeki kirli bağlantılar bizim net bir öngörü sahibi olmamıza engel olmaktadır. Platonik diyorum çünkü onlar yoğunluk müslüman olan Kürd'lere karşı bir muhabbet geliştirmek istemekte ve Güney Kürdistan'da açık şekilde desteklerini esgirgememektedirler, ekonomik, askeri, siyasi... olarak. Sebep ne olabilir ki Israil'in Kürd'ler nezdinde bir ilişki geliştirmenin? Yani Türk'lerin çıkar ve Jakoben Cumhuriyetinin en büyük tehlikesi olan Kürd'lerin Dicle ve Fırat arasındaki topraklarında gözü olduğu olduğu BALONU MU? Yoksa Dünya Milletlerinin içinde eli Yahudi kanına bulaşmamış çok nadir milletlerden birisi olması ve Ortadoğu'nun en stratejik ülkesi olan Kürdistan ile Ortadoğu'daki yalnızlığına son vermek isteği midir? Karar sizin Azîz Kürd evlatları.
tarihsel gerçekliğini ve uğradığı yaman haksızlıklara rağmen benim tanıdığım bir çok Müslüman Kürd'ün Türk MGK. devletinin bu AJİTASYONUNA kanıp, bu tür Yahudi antipatisi geliştirme projesiyle Güney Kürdistan ve diğer Kürdistanî parçalarla birleşmelerden uzak durup, Neo-İslami Faşist yapılanma olan AKP.'nin taraftarı olduğudur. Bu yüzden sana dostluk elini uzatmak isteyenin dostluk elini daha fazla havada asılı bırakmamaktır en doğrusu. Kendi Milli Manifestomuzu yazamamamızın temelinde yatan gerçek işte kendini MORALİTELER bazında burada önemini ön plana çıkarır. Kendi insanlarımıza Halepçe'de, Kerkük'te ve yakın zamanda Musul'da pek muhterem din kardeşlerimiz olan Filistinliler ve diğer Arap fraksiyonlarının katliama öncülük ettikleri gerçekliğini anlatamadığımızdan veyahut izahta iknaya vardıramadığımızdan bize karşı yürütülen Yahudi kartı karşısında Türk MGK. devleti ve hizmetkarı Apo'nun ipliğini pazara çıkaramamakta ve Halk irademizi Millileştirememekte, uzanan dostluk girişimlerine komplo teorileri yalanlarını deşifre edememekteyiz. Yahudiler ki kendilerine devlet kurdurmanın haram edildiği dini fıkıhlarında hatırı sayılır miktarda din adamlarınca da kabul edilmesine rağmen, bir daha aynı soykırımlara, sürgünlere ve haksızlıklara uğramamak adına BİR DAHA ASLA BOYUNDURLUK ALTINDA OLMAYACAĞIZ babında bir söylemle kendi Israil devletlerini haklı bir gerekçeyle ve mücadeleyle kurmuşlardır. Yahudiler aptal veyahut akıldan yoksun bir topluluk değildir. Onlar da bilirler ki kendilerine karşı yapılan Nazi soykırımının, Alman Ordu mensuplarının 1.dünya savaşı sırasında müteffik olmalarından ötürü Türklere verilen eğitim ve taktik alanındaki revizyonunda katkı sunulduğu zaman diliminde Ermeni'lere karşı işlenen soykırım'ın birebir örneğinin kendilerine Türk'lerden öğrenilen yöntem ve yordamla uygulandığı bilincindedirler ve zira yapılan uzun tecrit yolculukları, trenlerde balık istifi yüklemelerle kamplara ****ürülmeler vsvsv. Yine Avrupa'dan Nazi soykırımından kaçan bir kısım Yahudi'nin deniz yolculuğu sırasında, Türk karasularına sığınma talebinde bulunma istekleri Türk Deniz Kuvvetlerince batırılmayla olmuş ve dönemin Hükümeti tarafından Müslümanların öcünün alındığı ve Yahudi hastalığının Türk topraklarına tesir etmeden denizin dibini boyladığı şeklinde sözleri Hükümet yetkililerince dile getirilmiştir. Bunlar verdiğim bir kaç numune olup, Yahudiler de kiminle diploması yapıp, kiminle dost olacağı anlamında kendi tarihsel gerçekliğini kavramış bir ülke olarak bizden önde konumdadırlar.
Tıpkı tarihin olduğu gibi milletleri oluşturan BİREYLERİN de bir kollektif hafızası olmalıdır. Tarihsel süreçlerden alınan ilham ve gerçeklikle ULUSLAR kendi kaderini tayini noktasında tarihi fırsatları değerlendirmelidir, bu anlamda Kuzey Kürd'lerinin en çok düşünsel/fiili saldırıya ve dezinformasyona(kirli bilgi anlamında) uğradığı gerçekliğini düşündüğümüzde Kuzey Kürdistan Hareketinin milli karakterizasyonunun sağlanarak Güney Kürdistan'la ortak tavır geliştiren ve bu yönde evrensel hukuka uygun bir işbirliğine gitmesi gerekmektedir, bunun önündeki en büyük engel MGK. Devleti değil, PKK'nın fütursuz ve uygunsuz Lider kadrosudur, kendilerinin Milli Karaktere ve değerlere hitaptaki Marksist/Leninist çizgiye ve ideolojiye jargon itibariyle bir diyeceğimiz yoktur ancak yükselen Kürd değerine ilişkin bir katma değer katma babında Güney Kürdistan'la eş güdümlü ve işbirliği içerisinde ULUSAL YEKİTİYE katkı sunmak istememekteki ısrar Kürdistan'ın en büyük parçası konumundaki Kuzey Kürdistan'ın enerjisinden yoksun ve dar alanda bir mücadele konsepti yaratıyor ki bu da Güney Kürdistan'ın rahat hareket edebilme kabiliyetini kıstığı gibi amaca giden yolda zaman kaybına ve de kazanımların korunması noktasında sıkıntılara neden olmaktadır.
Tıpkı dedikleri gibi insanın en büyük düşmanı yine kendisidir.
Ego ve et-kan-kemik olguları arasında sıkışmış insanoğlunun bazı bazı BİREY kelimesinin vurguladığı anlamı dejenere ederek, tarihsel gerçekliğinden kaçtığı bilinen bir olgudur. Zaman ilerliyor ve şüphesiz bizim lehimizde değil aleyhimizde olacak şekilde. Geçen her saniye bizi MİLLİ KOLLEKTİF HAFIZADAN uzaklaştıracak türlü türlü oyunlar, entrikalar ve saldırılarla karşı karşıya getirmektedir.
Bu anlamda Hoca sana bir kardeşin olarak talebim daha doğrusu arz û talebim;
Yahudi meselesine ilişkin bir takım dökümanterler hazırlamandır, çünkü biz Kürd'ler için çok önemli olabilecek bir açılımın büyük bir ayağı da Yahudi'lere ilişkin hiçbir şekilde görmediğimiz kötülüklere ve saldırılara rağmen bize asıl zulüm edenlerin AJİTASYONLARINA ilişkin Türk, Arap ve Pers tiranlarının ve onlarla işbirliği içinde olan sözde Kürd Hareketlerinin ipliğini pazara çıkarmaya devam etmendir.
Hoca;
Memleketin olan Batman'da Filistin'e ilişkin o yapılan etkinliği basından izlediğimde, bir millet bu kadar mı bilinçten ve de milli kollektif hafızadan yoksun olur diye söylemeden edemedim. Ben Kürd şehirleri ve köyleri yakılıp, yıkıldığında bizim için tek kalem gösteri yapıp, Kürdistan Yalnız değildir diye bir etkinliğin yapıldığı Arap ülkesi veyahut kenti veyahut yerleşkesi duymadım. Bu aynı zamanda yapılan bir takım haksızlıklara milli menfaatler çerçevesinde ses çıkarmamak anlamında duyarsızlaşma veyahut gerçeklikten uzaklaşma anlamında bir tavır takınmak gerekliliğine vurgu için bunları söylemiyorum, ama kıymetimizin Arap milletlerinin şahsında bir değere tekabül etmediği gerçekliğini gördüğümüzde ister-istemez yapılan bu tür etkinliklerinin amacına ilişkin özeleştiri yapmak gereği duymaktayım. Birileri kızıp, Jakobenlikle suçlayabilir ama düşüncem Jakobenlikle uzaktan-yakından ilgisi olmayıp, MİLLİ KÜRD MANİFESTOSUNUN yazılması taraftarıyım. İçinde Kürd'ün ve Kürd topraklarında yaşayan diğer halkların her türlü fraksiyonu, moralitesi, ritüeli, yaşam tarzı olması taraftarıyım, yanisi bizim Laiklik gibi elitist kaygımız ve yönetip, camdan kafesten MİLLETİMİZE VE DİĞER HALKLARIMIZA ahkam kesmek ve üstün bir sınıf oluşturulması gibi Kemalistwari bir özlemimiz veyahut Jön'lük talebimiz olamaz, olmadı -ki- bu tür bir çelişkinin varlığı veyahut savunuculğu bütün tarihimiz ve Kürd Hareketimizle bize çelişkiye düşürür ve o zaman bizim hasım olduğumuz Tiranlar topluluğu Türk-Arap-Pers'lerden bir farkımız ve farkındalığımızın kalmaması gibi bir çelişki ortaya çıkar.
Ne derler bilirsiniz, sevgi karşılıklıdır ama eğer bazen koşullar sizi keskin bir seçim yapmaya zorladığında ve her ne kadar öyle köklü bir hissiyatınız veyahut karşılık vermeniz durumu olmamasına rağmen size sevgi ve muhabbeti olana dair bir tercihte bulunmak SUÇ DEĞİLDİR. Bu mutluluk istemenin ve bunu doyasıya yaşamanın isteğidir, bundan ötürü kimse sizi suçlayamaz. Her ne kadar dünya reel politiğinde duygusallığa yer olmasa da et-kemik-kan'dan meydana gelen ve alabildiğine soyut, bilimsel ölçekte henüz insanlık olarak çözümleyemediğimiz değerler bize bir takım seçimler yaptırtmak zorunda kaldığında DOSTLARIMIZI ve bize reel politikte yer verenlere sırt dönmememiz gerektiği DOĞRULARINA inanıyorum, evet çıkar ilişkileri her zaman milletlerarası ve devletlerarası hukukta vardır, bunu gözardı edemeyiz ama seçimler de bir takım kıstaslar vardır ve bu kıstaslar bize ONURLU birer bireylerden oluşan bir Millet kavramında buluşturması adına DOSTLARIMIZIN yanında yer alırken bize sırt çevirenlerin ve katliamlar yaparak sözde kardeşliğini gösteren ve İslamla yakından-uzaktan ilgisi olmayanların peşine takılmak gibi bir AHMAKLIKLA taltif edilmemek isteği benim MİLLETİM adına isteyebileceğim en büyük güzelliktir. Bu anlamda Xort Ciwanbû kardeşime sonuna kadar katılıyor ve yazısındaki her kelimenin altına imzamı atar ve kendisini tebrik ediyorum.
Bıji Kurd u Kurdistan olmalı bizim söylemimiz, tek kişiye indirgenmiş ve obsesif kişiliklerin kontrolündeki, Kürdistanî hareket karşıtı bütün güçler bizim için düşman olarak anlaşılmalıdır.
Saygı ve esenlikle.
Yorum yaz