Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Koli Almanya’ya Gitti(!)

Koli Almanya’ya Gitti(!)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Bir Zamanlar Dİyarbakır Synt Mahkemeleri

bu 35. koğuşun sorumlusu olduğum dönemde, 100 kişiyi aşkın mevcudumuz vardı. Dört katlı, onar hücreden müteşekkildi yerimiz. Ve hücrelerden her çıkan, çıkarılan mutlaka benim hücremin önünden geçmek zorundaydı. Gidenlerin hemen ardından, sorarlardı geri kalanlar. -Rûken, kimdi giden!... -Ali Ali Veli, Kırk dokuz Elli, hesabı gideni ya isimiyle, ya mahlasıyla söylerdim. -Nereye gitti? -Almanya’ya!....

Aşk anlatılmaz yaşanır, diye bir söz var. Ben bu sözü; ‘Diyarbakır, anlatılmaz yaşanır’ ile nikahlıyorum.
Aşk da, Diyarbakır da anlatılır.
Yaşamak mı?
Ne aşkı, ne de Diyarbakır’ı kimsenin yaşamasını istemem.
Diyarbakır’dan kastım elbette Zindanı’dır. Zulmü ve işlencesidir. Yoksa bir aşk olarak Diyarbekir yaşanır. O efsunlu şehir yaşamaya değer. En kadim aşklardan da üstündür.

Özüm Hasankeyfliyim. Batman’da büyüdüm.
Ama ben Diyarbekir’e aşığım. Sevdalıyım. Şu anda ise öfkeliyim. Çünkü görmediğim vilayetim Siirt’i çoktan attım. Batman’ı Diyarbakır’a bağladım.

*
Diyarbekir biz Batmanlı gençlerin Paris’iydi.
Dört Ayaklı Minare, daracık sokaklardan geçip, malum gençler evine gidişlerin ise heyacanı, zevki apayrıydı.
Trene aslırdık. Ama kızlara asılmazdık.
Bu delikanlılığın kitabında yoktu.
Dava, dava gibi sevilmeliydi. Çaktırmadan seveceksin. Yanıp kül olacaksın. Bağrına taş basacaksın. Yastıklara sarılacaksın. Ve dillerinin ardına kilitleyerek en hoyrat düşlerini, dudaklarını kanatacaksın. Sanki karahıbır mübarek. Lakin yigidin şanındandır. Gık etmeyeceksin.

Sevdik!..
Davayı da davanın her çeşidini de.
Suç mu bu?
Cezamız neyse çekeriz!..

*
Bir el kadar çocukken, Batman karakol nezarethalerine düştüm. Cirdonlarla, cebeleşerek sabahı buldum. Zindan’a düştüm. Bir düştüm, pir düştüm. Salt Diyarbekir 1 ve 2 noluda tam sekiz yıl yattım. Bunun en mahşeri en rezil anlarıydı; o anlar.

Yani MS. 1980 Şubat, 8 diyelim.
Uzun yıllar 35. Koğuş olarak tabir edilen -müşahedeler- hücrelerde kaldım. O en belalı koğuşun sorumlusuydum. 1.kat 1. hücer benim ikematgah adresim ve adım-soyadımdan sonra künyemdi.
-1. kat 1. koğuş beş kişiyle emir ve görüşlerinize hazırdır, komutanımmmmm!.. dediğim anlar da oldu.
-Dikkat komutan solda!...
Gelen ha Esat Oktay, ha köpeği CO, ha  Kolordu komutanı Kemal Yamak olmuş. Vız gelir tırıs gider.
Diyeceğim o ki; direniş ve teslimiyet demlerimde de hiç bir zaman onurumu ayaklar altına almadım. Bu nedenle o şartlarda OKB (Onur Koruma Birliği) kurdum. Örgüt içinde örgüt. Direnişteyiz ve cephe açıyorum.
Madde l-Emir tekrarı yapmayacağız!..
Madde ll- Komünsal yaşam her halukarda devam edecek!...
Medde lll- Direnenler kardeştir ve en önde olan hep izlenecek!...

Kaba taslak, Pisgorvari bazı ilkeler. Bunları daha bir başka yazı konusunda uzunca anlatacağım. Ama şimdi esas mecra ve esas meseleye gelelim.

İşte bu Koli Almanya’ya Gitti(!)

Bu 35. koğuşun sorumlusu olduğum dönemde, 100 kişiyi aşkın mevcudumuz vardı. Dört katlı, onar hücreden müteşekkildi yerimiz. Ve hücrelerden her çıkan, çıkarılan mutlaka benim hücremin önünden geçmek zorundaydı. Gidenlerin hemen ardından, sorarlardı geri kalanlar.
-Rûken, kimdi giden!...
-Ali Ali Veli, Kırk dokuz Elli, hesabı gideni ya isimiyle, ya mahlasıyla söylerdim.
-Nereye gitti?
-Almanya’ya!....

Bu bir parolaydı. Yani gidenin durumu pek iyi değildi. Büyük ihtimalle itiraf yapacak. Herkes tedbirini alsın. Zulalasın olan dökümanları, ya da kendi durumunu düşünsün. Ona göre ifade geliştirsin. Ama giden sağlamsa.
-Gülê hey nar hey narê!...

Herkes anlardı ki; ölüm var ama sır vermek yok. Eğlenin. Keyfinize bakın!...
*

Muaffer Ayata ilgili şu haber çıktı. Biz KP’den aldık. Başka yere bakmaya gerek yok.
‘Ayata’ya 3 yıl 6 ay hapis cezası
ANF
FRANKFURT (10.04.2008)- Geçen yıl Mayıs ayından beri Almanya’da yargılanan Kürt siyasetçi Muzaffer Ayata’ya 3 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti kararı, Federal Savcılığın Ayata hakkındaki iddialarına dayandırarak, davayı Kürt sorununun dışında ele aldıklarını bildirdi.
Almanya’da PKK ve KONGRA GEL yöneticiliği yaptığı iddiasıyla yargılanan Kürt siyasetçi Muzaffer Ayata hakkında hapis cezası verildi.
*
Sanki o günlerdeki gibi; arkadaşlar bana soruyor:
-Koli nereye gitti?
-Almanya, Almanya’ya gitti, diyorum.

Koli; Muzaffer Ayata’nın mahalli, göbek adıdır. Gerek Urfa/Siverek’de gerek bir çok Kürdistan beldelerinde buna benzer mahlaslar var. Örneğin, Verdi, Sukij, Kokim, Cinco, Koço, vb.. vardı. Bir de bizim geliştirdiğimiz Zindana ve sırrıyata özgü bir isimlendirme vardı.
Örnek olarak:
Bana: Rûken, Karasu’ya Avreş, Altun’a Zêro, Ayata’ya Kolî derdik.
Kolî’nin diğer anlamı ise ODUN demektir. Onalar neden bunu demişler? Ne ben sordum, ne o söyledi. Ama kim söylemişse;çuk diye oturmuştu. Kolî, kelimenin tam anlamıyla KOLÎ’ydi. Kuldu. Kurttu. Ha Kürd müydü?
Yok!..
Zaza’ydı.
Kibar Zazalardan. Ankara görmüş,mektep medrese görmüştü. Ankara kadrolarındanı. Abdullah ve Kesire’nin nikah şahidiydi. Daha çok şeye de şahitti ama....
*
O’nu da ilkez 1 noluda gördüm. Benden sonra yakaland Siverek’de. Sığınakta ağır silahlarla ve bolca cepheneyle yakalanmıştı. Anlatılanlara göre; sığnağa yerleşememiş, ceketinin bir kısımı dışarda kalmıştı. Yalan mı? Doğru mu?
Doğru olabilir.
Çünkü sığınak ve tünellerden pek hazzetmezdi.
Ağır adamdı. Ben onu zorla bulaşık nöbetine kendimle beraber yazardım. Başkasıyla da kesin bu işi yapmazdı. Özcesi efendi ve kibardı. Nasıl, derler hanım evladı canım.
İyi giyinir. İyi yer. Marka meraklısı ve kendisine olağanüstü bakardı.Baksanıza onca Açlık Grevi, onca Ölüm Orucu ve zindan baskısından bile zerre kadar etkilenmemiş. Maşallah gören bir gün cezaevi yatmamış, der.
Beraber yattık. Beraber direndik. Kafalarımzı yerlerde sürünürken, ‘Vah Apocular’ söylemi hala kulaklarımda. Savunma yapacağız ama o en sağlam yerde durdu. Bizleri slogancı başlığına önerdi ama ona zere dokunmadılar. Politikacı ve babadan kalma kendini koruma sanatının inceliklerini bilirdi.

Yazık!..
Ceza aldı. Üzüldüm. Ama en çok da kriminal bir suçlu olmasına. Oysa siyasi olarak bir sicili vardı. Dünün Diyarbakır Direnişçisi, Siyasi savunma yapanı böyle olmamalıydı. Bir de Rıza Erdoğan’ın ifadeerini merak ettim. O’nu da İstanbul basından tanırım. Ve bu duruma neden düştü, diye merak ediyorum. Onun gibi yıllarca PKK saflarında mücadele etmiş biri olan VAK’ye de bunu sormuştum.
-Hocam ne yapayım. O kadar somut durumlar var ki.. Artık inkar etmek imkansız. Bir de vermek zorundasın. Her şey ayan-beyan...Veriyorsun, açık olanı tekrar ediyorusun. Adın itirafçı oluyor.
*
Ben şahsım adıma; uzun yıllar Diyarbakır Zindanında kaldım. Synt Mahkemelerinde yargılandım.
İşin aksi tarafı aynı süreci burda da yaşadım. Orda siyasi tutsaktım. Burda adli bir suçtan -ki bunun en geniş halini- Almanca Cepheler Arasında ve Türkçe’de Mem kitabımda verdim. Bu suçtan da beraat ettim. Ve Alman Adalet Sistemi ve Türk Sistemini karşılaştırdığımda; arada Çin Seddi var.

Bu nedenle; Frankfurt Yüksek Adalet Mahkemesi’nin ‘PKK bir kriminal örgüttür’ tesbiti Almanya’daki faaliyetlerinde tam yerinde bir karardır. Bunu teyid edecek yüzlerce olaya tanığım. Bizzat bana karşı yapılanlarda bunu rahatlıkla ıspatlarım. PKK adlı Abdullah Öcalan örgütü açısında Almanya ve bazı Avrupa ülkeleri muhalifler cehennemi oldu. Bu cinayet örgütü tarafından vurulan PKK muhaliflerinin liste çetelesi bile bu makale kadar yer tutar.Bir örnek ve test sorusu soralım:
-Öcalan 20 yıl Suriye’de kaldı. 20 santimlik bir eylem ve suçu var mı bu PKK’nin?
-Peki bu Almanya’da Otobahn yakmak, Elçiliklere saldırmak ve ortalığı ateşlere vermek ne?
Varsayın ki Öcalan, Suriye’de değil de Almanya’da kalsaydı; böyle bir şey olur muydu? Biz dah en az 30 yıl geçse bile PKK’nin ‘Kriminal Kürtler’ imajını düzeltemeyiz.
Buna kimsenin hakkı var mı ?

Devam edelim.

Ve ben bu yargılamadan önce; şunu yazdım. Söyledim.
Bana karşı yapılan her türlü eylemde başta İmralı’daki Öcalan ve buradki adamları sorumludur. Daha önce saydığım isimlerin içinde Rıza Altun ve Muzaffer Ayata vardı. Şimdi ise aynı Urfa/Siverek takımı devrede. Şu anda Avrupa teşkilatında ‘Peygamberler şehri Urfa’nın mürit takımı’ var. Bu Sukij’dir. Verdi’dir ve daha sayacakalarım var. Yani Zindan’da yatanlar bugün hala birer kapikuludur.
Ya bu yöntemlerizi bırakacaksınzı ya da bu diyarı terk edeceksiniz!..
Burda ne TC ne DC kanunları işliyor. AB ve Kopenhag Kriterlerini duydunuz mu?
Orda bir madde var. Her özgür Avrupa bireyinin Diktatörlerle dalga geçme hakkı var.
Bu hakkımı kullanıyorum.
Diktatörlerle ve kullarıyla alay ediyorum.
Bir itirazınız var mı?
Buyrun söz sizin!...
11 Nisan 08

Not: Bugün Urfa’nın ‘düşman’dan kurtuluş günü.
Sahi düşman kim?
Fransızlar mı?
O zaman TC’yi nereye koyalım?
Kim kimden kurtuldu ey Peygamberlerin zaptettiği, ruhu kirletilmiş Sodom ve Gomoro!..
Böyle bir güne denk geldi Ayata’nın cezası ve benim yorumum. Bu da Allahın size bir cezası.


 

Yorumlar (2 gönderildi):

serkan .. 13 Apr, 2008 12:38:06
avatar
Sayın Gülmüş; Size bir sorum olacaktı. Suriye devleti niye pkk’yi destekledi? Hatta ülkesinde barınmasına dahi izin verdi, halbuki pkk eskiden bağımsız bir Kürdistan iddasinda bulunuyordu. Suriye’de de Kürdler yaşadığına göre nasıl ateşle oynadılar! Şimdi diyeceksiniz ki, pkk ile tc. ve suriye ile anlaşma içindelerdi. Peki siz pkk içinde çalışırken bu soru aklınıza gelmedi mi? Ya da nasıl yorumladınız o zamanlar. Çok meşgulsünüz biliyorum ama yine de tenezzül edip cevap yazarsanız sevinirim, şimdiden teşekkürler
Nasname : .. 15 Apr, 2008 02:27:48
avatar
Sevgili Serkan,
İnan son zamanlarda gerçekten meşgulüm. Ama ben çok zorunlu olmadıkça okuyucu yorumlarına tek tek yanıt vermiyorum.

Bunu ayda bir OKUYUCULARIMLA adı altında tek tek yanıtlayacağım. Yani 21 Mart'dan 21 Nisan'a. Daha zamanım var.

Ama tek cümleyle yanıtım:
Ben o zamanlar 11 yıl Zindandaydım.
Çıkınca kısmen anladım. Ama bu çok derin bir konu.
Hoca'yım ama bazen de 'Yanıt veremeyebilirim.' Yani ben 'Bilmiyorum' diyebilecek kadar da farklı bir Xoca'yım.
Sağlıkla ve sevgiyle kal.
Şükrü Gülmüş

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin