Konfederalizmi Anladın Mı Memet?
Zamanın birinde... Yani Hazertin Şam ikametgahı zamanında... Hazret bir söz etti: ‘Suriyeli general bana dedi ki; sen bizim boğazımızda bir jiletsin!.. Ne atabiliyor, ne de yutabiliyoruz!.’ Böyle bir general var mıydı? Böyle bir laf etmiş miydi? Bilmiyorum. O söylüyor, biz dinliyorduk. Nerden bileceğiz doğru olup olmadığını. Anlatıyordu ve biz de dinliyorduk. İtiraz mı? Ne haddimize!..
Tövbeler olsun. Çünkü itiraz edenlerin akibetleri hemen gözlerimizin önüne geliyordu. ‘Bir musibet, bin nasihattan iyidir’ derler ya, bizim de öyle.
*
Ben bunu yıllar sonra...
Yani 1999’dan sonraki ‘Anam Türktür. Görev verilirse hizmete hazırım’ döneminden sonra yazdım.
Yazdım ama bizim müritler bundan şunu çıkardılar. ‘Bakın alçak ve nankör hocaya siz! Utanmadan önderimizin yüzüne tükürün” diyor dediler.
Eh, normal elbette. Çünkü onlar kazı koz anlamada birebirdirler.
Ben sabık diyorum onlar sapık anlıyor. Ben general ‘Sen boğazımızda bir jiletsin, ne yutabiliyor ne de atabiliyoruz’ diyorum. Onlar ‘yüzüne tükürün’ anlıyor. Kabahat benim mi? Üstelik bunu söyleyenler Cahit Merwan gibi ekabir takımından gazeteci erbabı.
Daha sabık ile sapıkı ayırt edemiyor.
Belki de kafasında her “sabık” gördüğünde “sapık” saplantısı var.
Suç benim mi? Allah aşkına siz söyleyin...
*
Neyse...
Ve de efendimê xwe re bêjim.
Ben aslında bu Öcalan’ı virüs gibi, cigaranın nikotini gibi kaptım. Kolay kolay ne onu bıraktım, ne de ondan kurtulabilirim. Benim ilgi alanım da bu. Ama bir tek bu değil elbette. Çünkü salt Öcalan karşıtlığıyla ne Kürdlük, ne Kürdistanlılık, ne de yaşam kurulur. Ama kabul etmek gerekir ki o bir fenomen, bir realite. Yani her Kürdün içinde biraz Öcalan var. Bu nedenle ben en az otuz yıllık bir yaşam dilimi içindeki mücadaleyi göze almışım. Bu ne bir anda oluştu ne de bir anda yok olur.
Şu sıralar, İmralı ve Av-Görleri gündemde.
Hele bu 21 tarihli olan hayli ilginç. Çünkü ben her defasında takip eder, bulur ve okurum. Okuyorum ve bazı yerelerini yorumluyorum. Satır aralarına neler döşemişler ona bakıyorum.
Bu hafta pek ilgimi çekmedi.
Çünkü artık bazı yazılanlar gına getirdi. 84 yıllık Kemalizm’i dinlemek bir de onadan cilalı haliyle okumak zor bişey.
Ben kardeş Mehmet Öcalan ile bir görüşmesini anımsadım.
Size onu anlatayım.
O tam bugüne uygundur. Ve bence şimdiye kadar en gerçekçi görüşmeydi. Diğerleri dandik ve ısmarlama olduğu sırıtıyordu zaten. Hatta ilk dönemler çoğu okuyucum ve karşıtlarım; ‘Bu görüşmeleri Şükrü Hoca kendi yazıyor’ diyordu. Gerçekten de yazmak isteseydim yazardım. Çünkü onun ruhunu biliyorum.
Avukatlarla yapıldığı iddia edilen görüşme bittikten sonra Mehmet’le olan verilmişti. Şu anda bulamadım. Yoksa orjinalini verecektim.
Hazret Mehmet’e soruyor.
-Dışarda ne var ne yok?
-Vala başkanım, durumlar genelde normal. Ama DTP’liler uyuşuk. Pek çalışmıyorlar.
-Onları uyar. Onları ikaz et!...
-Ediyorum ediyorum lê hema beni dinlemiyorlar.
-Söyle söyle.. Dinlerler. Dinlemezlerse teneke bağlarım. Onları hain ilan ederim.
-Mehmet sen bu Konfederalizmi anladın mı?
-Vala başkanım nasıl diyeyim. Açıkçası pek analamdım.
-Bak şimdi... Bir tesbih düşün. Tanelerini tek tek eline al. İpe geçir. Başlarına da bir İMAME geçir.. İşte sana konfederalizm!.. Anladın mı?
-Anladım başkanım. Şimdi çok iyi aladım.
-Hadi git şimdi onlara da anlat. Tamam mı?
-Tamam başkanım!...
İşte bu kadar kolay!...
Haftaya da –galiba- Ekolojik ve jeolojik Harranist projeyi anlatacak. Tabi o zamana kadar Mehmet’te olan akıl da kalırsa...
25 Mart 08



Yorumlar (5 gönderildi):
Kürd anadan doğma Şükrü gülmüş'ü,Türk anadan olan Abdullah Öcalan'a bağlayan bir çok nedenler vardı ve oldu. Siz Gülmüş ve Siz ÖCALAN ne yaparsanız yapın, Kürdlere karşı yaptığınız eylem ve düşüncelerden dolayı zor affedilecek bir kişiliksiniz. Ben,sizi affetim ama öcalan'ı asla affetmem. Bu yorumumu yayınlamayacak kadar korkak biri değilsin. Sana ve sevgili Kürd halkıma ''Apo ve benzeri kişiler bizim muhattabımız değiller'' Kürd, Kürdü anlamaya başlamıştır.
Not:Şükrü hoca anadilinin gereğini yapmış, Apo da anasının dili olanı seçmiş ama.....gerisini size bırakıyorum.
Ayrica okuyucu yorumları köşesini açmanız da çok isbetli ve yerinde bir karardır, en azından okuycularınızın ile de bir bağ oluşturmuş oldunuz. Hem site hakkında, hem de site yazarları hakkında en azında bazı olumlu yada olumsuz eleştirileri de böylece gürmüş olursunuz. Kuşkusuz bu okuyucu eleştiriler yayın yaşamınızda belileyici olmaz. Ama; inaniyorum ki, etkileyici bir rol oynayabilir. Geçenlerde yine Nasname'ye bakarken kendime neden bu sitenin bir okuyucu yorum köşesi yok diye hayıflandım. Hatta bu konuyla ilgili size bir mail göndermeyi bile düşündüm.
Aklın yolu birdir derler ya birde baktım k,i sitenin herşeyi deyişmiş ve okuyucu yorumları bölümü de var. İnan ki, çok memnun oldum ve kendi adıma çok sevindim. Çünkü; cesur ve kendi görüş sistematiğine ve onun doğruluğuna inanan sitelerin okuyucu yorum bölümü olmasi şart. Okuyucularının tartışa bilecekleri bir platformun olması önemlidir. Ve bu konuda Nasname emekçilerini bende tebrik ediyor ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Ayrica bu yorum bölümüne ilk yorumu da ben yazdım ve tak bir satirdı ve bir slogandı. yani; Yaşasın Şêx Saîd idi..
Saygılarımla.
Bir oğlum var ve onunla sadece Kürdçe konuşuyoruz. bizim ailede genellikle Kürdçe konuşulur. nasname'nin Özgür Bireyler espirisi çok güzel ve anlamlı. Ama Türkçenin baskın dil olmasından rahatsızlık duyuyorum. Bence özgür Bireyler Topluluğu olarak Nasname, Kürdçeye öncelik vermeliydi. Kürdçeyi ihmal etmenize bir anlam veremiyorum. Kendimizi Türkçe ifadeedebiliyoruz argümanı, bizi ileride sitenize Kürdçe Sözlük (bugün de olur) eklemek zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca, Şimdiden NASNAME'nin Kürdçe bölümüne, Kürdçe bir sözlük eklerseniz, anlamakta göçlük çekenlere büyük bir katkınız olur. Başarılar diliyorum.
Yeni dizayn iyi olmuş, kutluyorum. Ama içeriği hala eh işte sevyesinde. Bunud a belki düzeltmek istersiniz bir gun.
Yorum yaz