Kaya, Kaypakkaya, Çürükkaya...
peki siz hiç Ömer ve Hasan’ı duydunuz mu? Nasıl fedakarca direnip, gittiklerini biliyor musunuz? Niye o öcalamayan Öcalan, bu yiğit Çürükkayalara değinmiyor? Dahası onun öbez Osman’ının suçları Said’e göre bini katlar.
Atatürk için bizim oralarda, çok eskiden bir stran vardı.
‚Kemale Kemale oy oy oy..
Kemal’e Tirka ye oy oy..’
Sonra; bir özdeyiş vardı: ‘Wextê Kemal sah bû /Nanê ce yasah bû’
Ne bu strandan ne bu özdeyişten bişey anladım. Ne ogün ne bugün. Ama anladığım bişey varsa ; o da bu Kemal Devrimi, babamın sarığını başından aldı. Param-parça etti. Bir kesket geçirdi. Medresesini kapattı. Mektebini açtı. Dilini kökten kesti. Kendi dilini koydu.
Bu Kemal inkılabı; soyadı kanunuyla da; bizi soyumuzdan, sopumuzdan etti. Kimimiz Kaya, kimimiz Kaypakkaya, kimimiz de Çürükkaya oluverdik bir anda. Nufüs memuru ne verdiyse. Gerçi benim dedemin payına GÜLMÜŞ düştü ama ben Öcalan ve Çürükkayalar kapışmasında ‘Ben de bir Çürükkaya’yım’ dedim.
Madem dedim o zaman bunu açayım.
Anlatayım. İzah edeyim. Öyle ya, Çürükkayaların çoğu yaşıyor. Bana ne oluyor?
İşte sorun da burda ya…
Ben Çürükkayalar’dan yaşayanlardan çok, yaşamayanların kefiliyim, kardeşiyim, yandaşıyım. Hele de Öcalan’la bu kavgada ölümüne onlarlayım.
Selim bilinen bir şahsiyet.
Ben onu anlatmayacağım. Bilinenleri, tanınanları anlatmak bana yakışmaz. Selim kadar Abdullah’ı da iyi tanırım. Ve Selim bana göre ne kadar, hatası, kusur ve suçu varsa; Abdullah’ınkilerin yanında -deryada fare sidiği- kalır.
Selim’le -zaman zaman- ters düşsek de, bazı farklı ve ayrı görüşlerimiz de olsa; bana göre; Kürd Demokrasi Cephesinin olmazsa olmazıdır. Onsuz bir Kurdî demokrasi tanımıyorum.
*
Çürükkaylar’a, Mustafa Kemal ve Abdullah Öcalan’dan önce en çok zararı veren yine Selim’dir(!)
Neden mi?
Açıklayayım:
Selim, -belki de benim gibi- ailede ilk latin harfleriyle okumaya hak kazanan oldu. Okuyup, devlet için çok mülayim memuru -öğretmeni- olacağına, tuttu devrimcilik belasına adını yazdırdı. Dersim Parasız Yatılı Öğretmen Okulu’nda bir dönemin en yiğit insnlarla grup oluşturdu.Ki bunları çoğu, daha sonra –yine PKK saflarında- birer kahraman komutan oldular. Mehmet Sevgat (Bedran) Seyfettin Zuhurlu (General Sami) Cuma Çad ve daha onlarcası…
*
Şimdiki eşi; Aysel Öztürk (Çürükkaya)’yı devrimci mücadeleye kazandırdı. Gönül bağı kurdu. Nişanlandılar. Daha o zaman Abdullah ve Ankara partisi karşı çıktı. Ama ne Selim ne Aysel onu ve partisini dinledi. Yani ‘sana helal, bana haram var mı?’ sorunsalını gözüne batırdı. Öcalan ‘gık’ bile edemedi. Ama bunun hesabını başka şekilde sordu. Selim’i bir yana, Aysel’i bir yana gönderdiler.
Yılmadılar.
Aysel en son olarak Yıldırım Merkit ve Mazlum Doğan’la beraber yakalandı. En zor ve en insanlık dışı işkencelere marzu kaldı. İçerde bizimle beraber direndi. Dışarı çıktı. Parti saflarına katıldı. Gerilla oldu. Mücadeleye devam etti. Sadece Selim ve Aysel’in, Öcalan ve tarikatı tarafından başına gelenler destansı bir roman…
Kardeşlerinin tümünü örgütledi.
Hasan, Ömer ve Said daha o zaman çok gençtiler.
Said, okul yıllarında bizim yanımıza Ceyhan Cezaevine ziyaretlere gelirdi. Ordan tanırım. Ve yaman bir komutan oldu.
Ama bazı aymazlar; Said’in bazı özelliklerini ve zaaflarını dağ gibi gösterip, onun tümden mücadelesini sıfırlıyorlar.
Ben kendisiyle defalarca konuştum.
Bana; ‚Benim parti saflarında yaptığım her şey açıktır. Ben serbest aşkı da savunacak kadar yürekli bir insanım. Günü gelince sana hem bunları hem de Kırıkkale’yi, Büyükanıt suikastini de anlatacağım’ diyor.
Ve peki siz hiç Ömer ve Hasan’ı duydunuz mu?
Nasıl fedakarca direnip, gittiklerini biliyor musunuz?
Niye o öcalamayan Öcalan, bu yiğit Çürükkayalara değinmiyor? Dahası onun obez Osman’ının suçları Said’e göre bini katlar.
Bence bu konuda; susanlar ve bu konuda taraflarını belirtmeyenler büyük vebal altına giriyor.Eğer Öcalan, Said’i almayı becerirse; SIRADAKİLER GELSİN, der. Bu konuda herkes kendi bilir.
Ben tavrımı belirlemiştim.
Açıklama zorunluluğu hasıl oldu.
Ama davanın asli unusurları susarken, makulü oynarken, bana da sakin olmak yaraşır.
Bizde bekleyelim ve görelim.
Hele bakali ne olecek!...
Not: Kitaplarımı isteyenler boşuna istemesin.
Okuyan da anlamaz, arasanız da bulunmaz.
21 Eylül 08
Not: Foto, Hasan Çürükkaya'dır.



Yorumlar (14 gönderildi):
Hasan Çürükkaya 1964 Yılında Musyan nahiyesine bağlı Tuunst köyünde dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Bingöl' e bağlı yeniköyde okudu. Daha sonra Diyarbakır Zıya Gökalp lisesınden mezun oldu. Aynı yıl Adana Ticari İlimler Akdemisine kaydını yaptırdı. Dört yıl sonra bu akademiden mezun olunca askerliğini yedeksubay olarak yaptı.
http://www.youtube.com/watch?v=ZjEhynPgpLM
PKK davasından Diyarbakır cezaevinde tutuklu olan ağbeysinin durumundan dolayı askerlikte sürekli göz hapsinde tutuldu. Terhis olunca Adana' ya yerleşti.-1988-90yılları arasında_ Buradaki Kürt kitlesi içinde sömürgeciliğe karşı örgütsel çalışmalar yaptı. Deşifre olunca illegal yollardan Yunanistan' oradan Şam ‘ a geçti. 1990 yılında Bingöl dağlarına ulaştı. Gerilla komutanı olarak altı ay kadar buralarda mevziden mevziye koştu. Ve 09.Kasım 1991 gecesi yaşamını yitirdi Ondan sonrasını belgeler şöyle anlattı:
T.C
GENÇ C. SAVCILIĞI
SAYI
-----------------------------------
HAZIRLIK: NO: 1391/302
GÖREVSIZLIK KARARI: NO: 1991/14
GÖREVSİZLİK KARARI
DEVLEt GÜVENLİK MAHKEMESİ
CUMHURIYET BASSAVCILIĞINA
DİYARBAKIR
09. 11.199l Günü gecesi saat 21.30 sıralarında Yeniçevreköyü içerisinde bir grup PKK. terör örgütü mensubu ile güvenlik kuvvetleri arasında meydana gelen silahlı çatışmada PKK Terör örgütü mensubu Selim oğlu Tayyibe den olma I964 doğumlu Bingöl ili merkez Yeniköy köyü nüfusuna kayıtlı olan Hasan ÇÜRÜKKAYA ölü olarak ele geçirildi. İlişik hazırlık evrakının tetkikinden anlaşılmış isede; Devlet Güvenlik Mahkemesinin kuruluş ve yargılama usulleri hakkındaki 2845 S.L. nun 9/A-1 maddesi uyarınca işlenen suç, Devletin şahsiyetine karşı işlenmiş suçlar kapsamına girdiği, bu kabil suçlarda soruşturma yetkisi Devlet güvenlik mahkemesi Cumhuriyet savcılığına ait olması nedeniyle, Başsavcılığımızın madde itibariyle GÖREVSIZLİĞİNE, gereğinin tekdir ve ifası için evrakın Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 2845 sayılı kanunun 11. maddesi uyarınca karar verildi. 20.11.1991 Gereği ricasıyla
DGM. C.Sav. Fevzi beye Ali ŞANVER
DGM.C.Başsavcısı
TUTANAKTIR :
07 KASIM 1991 günü Saat 16.45 sıralarında GENÇ İlçe J.K.lığına Bağlı GÖZERTEPE «J.Karakoluna yönelik olarak meydana gelen ve bir erin ağır yaralanmasıyla neticelenen Silahlı saldırı olayından sonra olayı yapan PKK Mensuplarının Yakalanması için planlanan Operasyon esnasında BİNGÖL -GENÇ-SERVİ Bucağı YEKİÇEVRE Köyünde Pusu görevi ile görevlendirilen (1) iç güvenlik timinin elemanları 09 KASIM 1991 günü Saat 21.30 sıralarına YENIÇEVRE Köyü içersinde (14-74) Koordinatlarında sayılan ve kimlikleri belirlenemeyen bir grup PKK örgüt elamanıyla temas kurmuştur.
Yapılan silahlı müsademe neticesinde açık kimliği belirlenemeyen 25-30 yaşlarında yaklaşık 65 Kg ağırlığında 1.70 Cm. Boylarında kahverengi gözlü buğday tenli siyah saçlı, üzerinde Rengi atmış kot mont, altında haki yeşil peşmerge gömleği onun altında açık renk eşofman ve koyu renk gömlek bulunan altında saman rengi şalvar bulunan bir PKK örgüt üyesi ölü olarak ele geçirilmiştir.
PKK örgüt üyesinin Kaleşnikof marka (DK 2638 gaz borusu üzerinde) silahı, 2 adet .Şarjörü ile birlikte ele geçirilmiştir. Silah ve teçhizat üzerinde yapılan incelemede silahın namlusundan (mermi yatağı yakınlarından)mermi yarası aldığı namlunun delindiği, dipçiğin yine mermi yarasıyla delindiği, bir adet Şarjörün mermi isabet etmesi neticesinde deforme olduğu görülmüştür. PKK örgüt üyesi üzerinde ele geçirilen (l) adet palaska, (3) adet deri Şarjör kütüklüğünün sağlam olduğu tesbit edilmiştir.
Olay operasyona iştirak eden Timlerin Birlik merkezi ile olay anında irtibat kuramaması nedeniyle 10 KASIM 1991 günü Saat 05.30 sıralarında GENÇ ilçe J.K.lığına bildirilmiş ve derhal olay yerine intikal edilmiştir.
Olay yerinde yapılan incelemede yukarıda belirtilen hususların haricinde bir emareye rastlanılamamış yalnızca PKK örgüt üyelerinin kaçış istikametleri olabilecek yerlere yakın Karakollarca tıkama görevi verilmiştir, ayrıca (1)Komando timi iz takibine çıkarılmışsada müsbet bir sonuç elde edilememiştir.
Operasyona iştirak eden Jandarma timince olay esnasında 345 adet 7.62 MM. G-3 P Tüfeğine ait fişek, 250 adet 7.62 mm.4.l izli mayonyu fişek, 2 adet savunma el bombası, 2 adet 3M-22 Tüfek bombası, (dört) adet 150.000 Mumluk aydınlatma mühimatı sarf edilmiştir. Yapılan tüm aramalara rağmen 302 adet 7.62 mm.G-3 P.Tüfeğine ait boş kovan bulunamamıştır.
İş bu tutanak olay sonrasında GENÇ ilçe J.K.lığında tarafımızdan tanzimen hazır bulunanlarca imza altına alınmaştır.10 KASIM 1991
Adil BOĞAKAPTAN
fJ.Binbaşı îlçe J: Komutani.
Haydar KÜREKCI J.Asb. Kd..ÜCVS
İd.İşl.İkm.Ast. Hakan Dinç J.Kom.Cvs.
Selçuk KILIÇ J". As t s b. Ç vs Tim komutanı
KARAKOÇ
Astsb.Çvş Tim komutanı
Ersel Demir J.Kom.Kom«Çvş
ADLİ MUAYENE OTOPSİ TUTANAĞI
9.11.1991 günü gecesi saat 21.30 sularında Bingöl ili Genç ilçesi
(YENİÇEVRE) içerisinde bir gurup PKK terör örgütü mensubu ile Güvenlik Güçleri arasında meydana gelen silahlı çatışma sırasında kimliği belirlenemeyen PKK terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirildiğinin ve teröriste ait cesedin Genç Sağlık ocağında bulunduğunun telefonla bildirilmesi üzerine Cumhuriyet savcısı Ersan Yılmaz ; refakatinde Zabit Katibi Bahri Demir, otopsi Yrd. Ahmet İnceboy ile birlikte Genç Sağlık ocağına gelindi. Bilirkişi Dr. Ahmet Hilal ile Ömer Faruk Güzelimdağ'ın Genç Sağlık ocağında hazır bulunduğu görüldü. Teröriste ait cesedin Genç sağlık ocağında alt katta sedye üzerinde bulunduğu görüldü. Teröriste ait cesedin kimliğinin belirlenmesi için ilçe J. Komutanlığından yapılan araştırmada henüz tesbit edilemediği belirlendi.TANIK Havlar KEREKÇİ, Süleyman oğlu Nermin den olma 1962 doğumlu Genç ilçe J.Komutanlığın da görevli J.Asb.Çvş olarak görev yapıyor. Usulen: yemini yaptırıldı soruldu:
9.11.1991 Gecesi saat 21.30 sularında Bingöl ili Genç ilçesi YENİÇEVRE KÖYÜ' ne gitmek isteyen bir purup PKK terör örgütü mensubu ile Güvenlik güçleri arasında meydana gelen silahlı çatışmada bana göstermiş olduğunuz bir terörist ölü olarak ele geçirildi, gerek ilçe J.Komutanlığı, muhtarlardan ve köy halkından yaptığımız istihbarat çalışmalarında henüz ölü olarak ele geçirilen teröristin açık kimliğini tespit edemedik .
Bu konuda çalışmalar devam etmektedir dedi.
Cesedin resimleri çektirildi. Genç ilçesinde epatelog bulunmadığından ölü muayene ve otopsi işleminin iki doktor ile yapılmasına karar verildi.
Cesedin üzerinden mavi renkli kot montkemer, haki renkli peşmermerge elbisesi, beyaz renkli alt ve üst eşortman, siyah renkli gömlek, siyah renkli: kilot, lacivert, renkli çorap, bir çift mekap marka spor ayakkabı tesbit edildi.
Montkemerde, Peşmerge elbisesinde ve üst eşortmanda yer yer kan izleri görüldü. Cesedin tahminen 25-30 yaşlarında,70 kilo ağırlığında,1.75 metre boyunda, siyah saçlı, siyah bıyıklı, bir günlük sakal traşlı, kahverengi gözlü, sünnetli, buğday tenli bir erkek cesedi olduğu görüldü.
Cesedin yapılan harici muayenesinde: BAŞIN MUAYENESİNDE : Kafatası kemiklerinin elle muayenesinde sağlıklı olduğu görüldü. Alında 3 cm.lik-cilt cilt altı kesişi muhtemelen düşmeye bağlı olduğu tesbit edildi.
Boyunda supmandu bulan bölgeden giren kurşunun m 2x1 cm çapında giriş deliği oluşturarak çene kemiğini ve ön kesici dişler ve yumuşak damarı parçalıyararak ağız boşluğundan çıktığı tespit edildi.
Hiyoit kemiğinin sağlam olduğu belirlendi, ağızda yer yer kanla dolu olduğu tespit edildi. Başta bunun haricinde herhangi bir patolojik bulguya rastlanmadı.
GÖVDENİN MUAYENESİNDE : Sağ lumbo sakral bölgeden giren 2 cm. Çapında kurşun giriş deliği tespit edildi. Göğüste sternum 1/3 üst kısmında 4x4 cm. Boyutlarında çıkış deliği tespit edildi. Lumbo sakralden giren kurşunun abdomen ve toraks içindeki hayati organları parçalayarak sternumun 1/3 üst kısmından sternurnumu parçalayarak çıktığı tespit edildi. Gövdede sternum üzerindeki kurşun çıkış deliği bölgesinde büyük oranda yer yer kan izleri tespit edildi. Gövdede başkaca herhangi bir patolojik buluntuya rastlanmadı .
EKSTREVİTELERİM MUAYENESINDE: Ektremitelerin bütün oldugu görüldü, herhangi bir patolojik bulguya raslanmadı.Ölü sertliğinin oluştuğu, ölü morluğunun ise cesedin yatış pozisyonuna göre sırtta ve bel kısmında olduğu gözlendi.
Ceset üzerinde başkaca herhangi bir darp cebir şiddet kesici delici, ateşli silah yarasına, boğma ve boğulma izine, fiili livata bulgusuna rastlanmadı. Ceset üzerinde tespit edilen kurşun giriş deliklerinin yakın atış sonucu oluştuğu belirlendi.Kesin ölüm nedeninin belli edilmesi için bilirkişi Dr.lar huzura alındı. Açık kimliklerinin tespitine geçildi.
BILIRKIŞI DR. Ahmet HİLAL, Osman oğlu Melahat'tan olma 1966 doğumlu Genç Sağlık ocağında doktor olarak görev yapar. Bilirkişiliğe engel hali yok, usulen yemini yaptırıldı soruldu
Bilirkişi Dr. Birlikte mütealaa vereceklerini beyan ettiler. Bilirkişi Dr. Yeminleri tahtında: Ceset üzerinde harici muayene sonucunda saptanan bulgulara bizlerde aynen katılıyoruz. Kesin ölüm nedeni ateşli silah yarasına bağlı hayat organ ve damarların parçalanmasına bağlı hemolojik şok sonucu meydana gelmiştir. Ölüm nedeni kesin ve belli olduğundan ayrıca ceset üzerinde klasik otopsi yapılmasına gerek yoktur dediler.
Ölüm nedeni kesin ve belli olduğundan ceset üzerinde klasik otopsi yapılmasına gerek görülmedi. Cesedin kimliği tespit edilmediğinden, ceset Tanık Haydar KÜREKÇİ`ye teslim edildi. Daireye dönülmek üzere iş bu tutanak birlikte imza altına alındı. 10.11.1991
saat 11.30 Bilirkişi Dr. Ahmet HİLAL, Dr. Ö.Faruk GÜZELİMDAĞ
Otopsi Yrd.
Ahmet Unceboy
CESET TEŞHİS VE TESLiM TUTANAĞI
9.11.1991 Günü gecesi saat 21.30 sularında Genç ilçesi Yeniçevre köyü içerisinde Güvenlik kuvvetleriyle teröristler arasında meydana gelen silahlı çatışmada ölen teröriste ait cesedi tanıdığını söyleyen (Maktulun babası) Selim Çürükkaya Başsavcılığımıza Başvurması üzerine cesedin teşhis ve teslimini yapmak üzere C. Savcısı Ersan Yılmaz refakatinde Z. Katibi Bahri Demir hizmetli Ahmeet İnceboy ile birlikte cesedin gömülü olduğu Kupar belediye mezarlığına emniyet amirliğine ait araç ile gelindi.
Hazır olan tanık Haydar KÜREKÇİ huzura alındı.
TANIK HAYDAR KÜREKÇİ, Süleyman oğlu Nermin'den olma 1962 doğumlu Genç ilçesi ilçe J.Komutanlığında J.Asb.Olarak görev yapar. Usulen yemini yaptırıldı, soruldu:
9.11.1991 Günü gecesi saat 21.30 sularında genç ilçesi Yeniçevre küyünde güvenlik kuvvetleriyle teröristler arasında meydana gelen silahlı çatışmada ölü olarak ele geçen terörist gösterdiğim mezara benim nezaretim altında gömüldü dedi, cesedin gömülü olduğu mezarı gösterdi.
KİMLİK TANIĞI: Selim ÇÜRÜKKAYA , Şerif oğlu Zeynep'ten olma 1930 doğumlu Palu Bingöl Yeniköy nufusuna kayıtlı olup, halen aynı köyde oturur. Usulen yemini yaptırıldı, soruldu:Bana göstermiş olduğunuz cesede ait fotoğraflar Oğlum Hasan ÇÜRÜKKAYA´ya aittir. Baba adı Selim, anne adı Tayyibe 1964 doğumlu olup Bingöl merkez yeniköy köyü nüfusuna kayıtlı idi, bir sene kadar önce çalışmak için Adana iline gitmişti. Bir daha kendisinden haber alamamıştım dedi.
Fotogğaflardan teşhis ettim ve tanıdım dedi. Usulüne uygun olarak yakınlarına mezar açtırıldı, Ceset mezardan çıkarılarak düz bir yere yatırıldı, kimlik tanığı Selim Çürükkaya`ya eski kimliği tahtında yemini hatırlatılarak soruldu. Mezardan çıkarılan ve bana göstermiş olduğunuz ceset oğlum Hasan ÇÜRÜKKAYA 'ya aittir, cesedi teşhis ettim ve tanıdım dedi. Ceset kimlik tanığı Selim ÇÜRÜKAYA`ya defin ruhsatı ile birlikte teslim edildi. Daireye dönülmek üzere işbu tutanak birlikte imza altına alındı.15.11.1991
C.Savcısı 28233
Cesedi teşhis eden ve teslim alan Selim ÇÜRÜKKAYA
Hizmetli Ahmet İNCEBOY
TANIK Haydar KÜREKÇİ
Bazi aymazlar simdîye kadar sevgili Xoce sine hep dik duran direk olarak bakizorlardi.
Ama sevgili Xocesinin nabza gşre serbet verebilecegini hic dusunmemislerdi.
Megerse nabza gşre serbet verilirmis
Hadi oyle olsun sevgili xoce
Ara sor belki bizim de oyle zayifliklarimizi bulursun.
Ruzgara karsi diregine yapisik durmak
bir bayrak olmanin nisanesidir.
Bagli duramamak bayraga yakismaz
selam ve sevgi ile
Çürükkayalarla otuz yıllık bir hukukunuz olabilir . kuşku yokki Çürükkayaların bu mücadeleye kattıkları çok seyde vardır bunu kimse red edemez.
Ancak Sevgili Xoce olumlu olanı savunmanın yanında kim olursa olsun olumsuzluk da varsa ona karşıda tavır almak gerekli değilmidir.Sizin Çürükkayaların yanındayım vurgunuzu sizinle paylaşmakla birlikte belırteyimki biz asıl kürdistani olandan yanayız xocem
Sevgili Xoce kirli olana karşı çıkmayi onu teşhir etmeyi bizler senden öğrendik senin o ünlü Deyimin bize şiar oldu "SINIRSIZ olacağız SINIRA vurucağız".
Xocam bu mücadele ne Şükrü Xocenin Apo ile olan çelişkilerinin giderilmesi mücadelesidir nede Neredeyse Apo ile özdeş olan gerçekte ikinci Apo olanların kişisel çelişkileri haline getirilmiş bir mücadeledir.
Birilerinin Apo ile kişisel sorunlari olabilir ki var.Bizim Apo ve ekibi ile kişisel sorunumuz yoktur Xoce.
Dolayisiyla Kürdi bakıp Kürdistani düşünürüz bu mücadeleye emek vermiş kim varsa onun artılarini ortaya koyduğumuz gibi eksilerinide koyacağız bunu siz "Aymazlik" olarakmı değerlendiriyorsunuz öyle olsun.
Sevgili Xoce Halis Acar aymazlığa devam edecek her kimki bu halka gram kötülük yapmış bu halkın evlatlarına kötülük yapmış biz onu yazacağıyz varsin sevgili Şükrü Xoce bizi "Aymazlıkla" onurlandırsın(!) velevki biz bu "aymazlığı" Şükrü Gülmüş`ten öğrendik.!!!
selam ve saygılar.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Şükrü Gülmüş gibı bir ustayla , onurlu ve dik bir kalemle Nasname'de yazmak benim için onurdur.Tanıdığım bildiğim kadarıyla xoce`nin kimseyle kişisel çelişkisi yoktur. O; doğrularını sınırsız ve kendi üslubuyla savunur ve bu özelliğinden dolayı da benim için çok saygındır.
Kekê Sefkan kullandığımız herhangi bir cümleden hazine bulmuş hazine avcısı gibi sonuçlar çıkarmaya çalışmak, ucu çatallı bir değnekle o hazine arayışına beyhude devam etmektir. Biz, bu enerjiyi boşa harcayanlara şunu salık veririz, kendinizi yormayın ucu çatallı bir değnek öyküsü sevgili Yılmaz Güney'ın o ünlü Umut filminde geçmişti ve filmin kahramanı bula bula o sahte Hoca'nın sahte dualarıyla çukurda bir yılan bulmuş ve sonuçta da akli dengesini yitirmişti..
Dolayısıyla, enerjinizi boşa harcamayın. Halis Açar`da, Şükrü Gülmüş`te doğrunun yanında olacak, kötü, yalan ve çirkine muhalefet edecek.. Yani kekê hêja, size bu arayışınızda ekmek yok .Biz yukarıdaki eleştirimizi oldukça net koymuşuz, bizi okuyan ne dediğimizi iyi anlar..
Duruşumuz nettir..
selamlar
Her ne kadar bu işler çek eskiden olmuşsada Çürükkayalar kindar davranmış bu kavgayı bu güne kadar taşırmışlar.
vay sizin halinize
vay kürt halkının haline
Böyle basit düşündüğünüz için adam olamadınız
çürükkayalar apo ihanetine karşı çıktığı zaman siz ya kürt halkının düşmanlarının yada apo nun .......
şimdide hiç utanmadan kalkıp diyorsunuz ki ya bu kişisel bir kavgadır
Kürtlük değildir
Biz kürtlük maskesi altında.............yapanları da biliriz de!
bir önceki mesajinizida okuyarak yanit vermistim olaki kastettiginiz yanlis anlasilma oradan kaynaklansin.
onun disinda Selim Cürükkaya nin tavri malum dolayisiyla ben siz sorunuzu ona sorun .
selamlar.
Genellemelerle konuşmak bazen rahat, bazen de esas muhatabı gizleyen bir yöntemdir.
Aslında genellemelerle konuşmak ve yazmak pek huyum değil. Bu sefer de 'Bazı aymazlar' derken, bazı değerli ve hassas arkadaşlarımnı da bu genelleme içine almış olabilirim.
Ama bu aymazlara Halis ve Bengin dahil değildir. Ve benim kastteiğim AYMAZLAR kendilerini çok iyi bilir. Ve eminin o meşhur 'SUSMA' kalkanına sığınacaklar.
Ama bu 'aymazlar'a yarın
Berivan AYMAZ de ya hocam ben sana ne yaptım ki beni de bunlara katıyorsun derse, haklı olarak ona da en kralından bir ÖZÜR çekerim.
Eh, insan İNCELİKTEN DEĞİL, KALINLIKTAN KIRILIR!..
İnce olalım. Zarif olalım.
Kalın ve kıt olmak daha beter bir şey.
Selam ve sevgiyle.
Özrümüzün kabulüyle.
Xoca
Bu "obez" tanimini cok tuttum :-)
"Kendi obez kardesi" cok guzel vallahi, kalemine saglik, allah uzun omurler versin...
yukardaki xocenin yazisini okudum gerci curukkayalari bizde taniyoruz bana gore
apoyu rahatsiz eden ayrilmalari deyil
rahat durmamalari eee selim abi sende sirlar cozulurkenni yazip beskanimizi neden desifre ediyorsun beskanimizda her hafta sana tas atacak tabi
ama muritler baeskani anlayinki adam olun bak baskan diyor ben bekada harem kurdum kardesim uso zelide bu curukkayalar generallere time jiteme saldirdi ben gunahsizim savasmadim zaten becermem sadece kurdun namusunu ayaklar altina almayi beceririm daha ne itiraf etsin nasil anlayacaksiniz baskani yani beyinsizmisin bu adam her gun emektarlari ihbar ediyor efendilerine
curukkayalar bu davada kayip verdi biz verdik acimiz buyuk evdo ve ailesi saltanat kurmus deli memo bile legalda soz sahibi yakinda usoda gelip siyasete ordan devam edecek baya dinlendi
biz kurtler tarihi unutacak kadar zavalliyiz bu adamlarin yaptixi unutulacak merak etmeyin murid kardesler uso siyaset sahnesine girince ne diyeceniz merak ettim kurdistan davasina emek vermis tum kurd aileleri sehitlerinize sahièp cikin yeter deyerlerimizle bu denli apo ve cetesinin oynamasina edi bese diyelim selam ve saygilar
emegine saglik
dustugunuz not'a deginmek istiyorum..''kitaplarimi isteyenler bosuna istemesin,okuyanda anlamaz,arasanizda bulunmaz'' ben bu notu cok anlamsiz buldum...cunku kitaplar yazarin degil ihtiyaci olanindir.
kimse anliyamicaksa neden yazdiniz?
siz kitaplarinizi kendinize koleksiyon yapmak icin mi yazdiniz bunuda garipsedim dogrusu...
NOT=bunu hakaret degilde ufak bir elestri olarak algilarsaniz sevinirim...sizi okumaya devam edecem.
saygilarimla
Yorum yaz