Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Soğan’ı Kim Doğradı? ( Bir Aile Dramı)

Soğan’ı Kim Doğradı? ( Bir Aile Dramı)

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Kürdün Aspirini SOĞAN!..

bahse konu olan Soğan; Maraş’ta bir ailedir. Dizi dizi Soğanlar var. Ben ilk bir Soğan’ı Ceyhan Cezaevinde tanıdım. Adı: Mehmet Soğan’dı. PKK davasından ceza almıştı. Gayet efendi bir arkadaştı. Ne ben ne de hiç bir arkadaşımın

 

Size bir Soğan hikayesi yazayım.
Tabi bu soğan, bildiğimiz soğanlardan değil.
Soğan var soğan var.
Birinci soğan yenir.
Hem çiğ hem de pişmiş olarak.
Hatta ateşte, közde de güzel olur.

İkinci bahse konu olan Soğan;
Maraş’ta bir ailedir.
Dizi dizi Soğanlar var.
Ben ilk bir Soğan’ı Ceyhan Cezaevinde tanıdım.
Adı: Mehmet Soğan’dı.
PKK davasından ceza almıştı.
Gayet efendi bir arkadaştı.
Ne ben ne de hiç bir arkadaşımın
Ondan rahatsız olduğuna tanık olmadım.

Ben çıktım.
Ona ne oldu bilmiyordum.
Duydum ki o da Fransa’da mületeci.
Sonra bir Soğan daha tanıdım.
Bunun adı Süleyman Soğan’dı.
Son durak olarak bana geldi.
Karlsruhe’de ona randevü verdim.
Karısı Ayşe ile beraber geldi.
Bana başından geçenleri anlattı.
Ben de ropörtaj olarak verdim.

Aradan beş yıl gibi bir zaman geçti.
Tekrar telefon etti.
Dinledim.
Ve 9 Eylül’de New-York’da yapılacak olan
‘Terör Zirvesi’ne mağdur olarak üç dakika konuşacaktı.
Adımı vermişti Amerikan ve Fransız yetkililerine.
Gittim.
Gördüm,
ve durumu yerinde anladım.

Bundan sonra hikaye tam netleşiyor:

ELİF ANA VE TORUNU

Maraşlı Aleviler arasında Elif Ana bir ermiştir.
Onu duymayan, bilmeyen yoktur.
Onun bu ününü ve neslini devam ettiren tek varis:
Süleyman Soğan adındaki torunudur.

Öcalan ve adamlarının her zamanki işlerinden biri de;
halkımızın yoğunluklu bağlandığı/bulunduğu her yere el atmalarıdır.
Bu Elif Ana ve onun torunu Süleyman’a da el atarlar.
Amaçları Elif Ana sevenlerini, Süleymanla beraber elde temektir. Bu konuda başarılı da olurlar.
Süleyman’ı ikna ederler. O da buna yatar. Görev ve sorumluluklar alır. Geceler düzenlenir. Ama işin içinden bir türlü Süleyman’ı çekip alamazlar.

Nihayetinde dananın kuyruğu büyük bir gece düzenlemeden sonra kopar. Ortada büyük bir para işi var. Takriben 25/30 bin kadar. Bunu bir örgüt ister, bir de pay isteyen Süleyman. Esas hırgır bunun üzerinde çıkar.

Öcalan ve adamları Süleyman’ı ekarte etmek isterler.
O da gönüllü olrak buna izin vermez.
Bu sefer Süleyman bir Elif Ana Vakfı kurar.
Öcalancılardan sonra Türk Devlet yetkilileri de kancayı atar.
Böylece Elif Ana Rantına üç talip peydahlanır.

Bir Torun Süleyman
Öcalancıların adamları Fransa’da Rıza
Ve Üçüncü güç TC yetkilileri...

Öcalancılar bir kurnazlık düşünür.
Süleyman’ın en küçük oğlu
(Hünkar) Hakan’ı ikna ve zorla alıkoyarlar.
Alıp ta Kandil’e taşırlar.
Ona yeni bir ad verirler.
Artık sen Sefkan’sın ve bizimsin.
Elif Ana’nın gerçek varsisin.
Baban bu işte Devlet işbirlikçisi, derler.
Ailenin, özellikle Anası Ayşe’nin yüreği dağlanır.
İlk kaçırma ve ya Hakan’ın alı konulmasını
Fransız yetkililerine bildirmezler.
İşi aracılarlar, hacılar ve hocalarla hal etmek isterler.
Ayşe’yi Süleyman’a karşı fitlerler.
Başarılıda olurlar.
Ayşe, Öcalancılara kanar.
Süleyman’ı terk eder.
Hakan gidince bu sefer Süleyman Fransız yetkililerine muracaat eder. Ama onlar da inanmaz. Ve ‚Neden zamanında söylemedin’ derler. Çünkü Süleyman’ın Fransız Devletiyle pek bir bağı yok.
O ilticacı ve vatandaş bile değil.
TC vatandaşı ve cebinde Türk pasaportu var.
Bu sefer Süleyman TC’nin kapısını çalar.
Suya düşen yılana mı, yoksa yılan mı suya düşene sarılır?
Burası belli değil. Aslında korkan durana sarılır.
Ki bence Süleyman çarsizliğinden TC’ye sarıldı.
Elçiliklerine gitti. Oğlunu istedi.

Ona yardımcı oldular elbette.
Çünkü işin içinde bir taşla bir kaç kuş vurmak var.
Bir: Elif Ana Vakfına el atacaklar.
İki:Süleyman’ı yanlarına çekecekler .
Üç: Onu Nato Zirvesi’ne götürerek Kongra-Gel ve onun tüm yöneticilerini mahkum edip, geri isteyemelerine gerekçe var.

İşte Süleyman bana ‘Elçilik’ derken, ne Fransa ne de Amerika Elçiliğiydi bu. Kast edilen ve bana açıklanmayan Türk Elçiliğiymiş. Ne beni elçilikleri, ne ben elçiliklerini takarım.

Gitmemin sebebi şuydu:
Ben Süleyman’a bir konuşma metni hazırlayacak, onu ingilizceye çevirecek ve tembihleyerek orda okumasını sağlayacakatım. Ama kazanı ayağı hiç de öyle değildi. Süleyman’ı Fransa’dan Amerika Nato Zirvesi’ne götüren, geliş gidişini finanse eden TC ve elbette ondan istemleri vardı.

Elinde mazbut bir metin.
Metini okudum.
Her şeyiyle Kongra-Gel’i, Zübey Aydar’ı ve onun tüm mensuplarını bu 14 yaşındaki Hakan’ın kaçırılmasının sorumlusu tutup, Kongra-Geli mahkum ediyorlardı.

Ben ona; bu iş olmadı Süleyman!..
Bu işe TC karışmış. Ben karışmam ve sende tam batağa girmişsin. Benim hazırladığım metin ile bunlarınki arasında dağlar kadar fark var.
O zaman Süleyman:
-Ne yapayım Hocam. Buna mecbur kaldım. Ne yapmamı istersin. İstersen gitmeyeyim. Rapor alayım mı?’
Ona:
-Sen bu saatten sonra geri çekilemezsin.
Çünkü Halil ve Celil arasında kalmışsın.
Bir yandan TC, bir yandan KCK!..
Bir tek şansın var.
-Nedir? Söyleyin!..
-Bu metni orda okuma.Benim verdiğimi ezberle. Onların metnine bakara kafandan geçenleri söyle. Bırak Terörizmi merörizmi sen bir babasın. Senin görevin oğlunun durumunu dile getirmek. Hatta orda ağla!.. Rol yap.. Bayıl.. Ne yap yap, ama onların metinini ve sana söylenenleri söyleme. En fazla şunu deriz. Süleyman Soğan’a iradesi dışında bir metin verilmiş. O konuştuklarından sorumludur, derim. Ve ben sana verdiğimi yayınlarım. Ama bu içerikte konuş…
-Peki aynen öyle yapacağım...

O yola çıktı. Paris’s gitti.
Biz geri döndük geldik.

Süleyman Nato Zirvesinde ne dedi.
10 Eylül 08 çarşamba günü, elime gelen bir kaynaktan ordaki konuşmasını verdim. Ama gerçekten öyle mi demiş? Ben evine telefon ettim. Eşi Ayşe hanım ‘Daha gelmedi’ dedi. Ayrıca beni arayaıp telefonla durumları bildirecekti.

Bu nedenle bekleyeceğim.
Süleyman’dan son durumları alamam gerek.

Devam edeceğiz.

 

Yorumlar (6 gönderildi):

kocero .. 12 Sep, 2008 04:45:20
avatar
SAYIN GÜLMÜS;bu süleyman denen sahsin oglunun zorla kacirilmasi bir baba icin cok zor bir durum olsa gerek onu anliyorum da peki bu sahsin TC araciligiyla BM de yaptigi konusmadan sonra bu sahsin bu davadaki hakliligini tartismaya bir yana birak bunun ajanligini tartissak bence daha mantikli olur bu sahsin KCK hakindaki iftiralari yenilecek yada yutulacak cinsten degil, tabiki bu sahsin taaa BM ye kadar uzanmasinda sizinde katkilarinizi unutmamak gerek.Bu sahsin konusmasinin TC nin ulusal basininda yer almamasinida dikkate alirsak sizin yani nasnamenin TC nin politkalarina daha iyi hizmet ettigini söyleyebiliriz.
Şükrü Gülmüş .. 12 Sep, 2008 09:14:17
avatar
Sevgili Koçero,
Senin sorunun yanıtını ikinci yorum yazımda vereceğim. Makalemin adı şimdiden belli.
SOĞAN'I RIZA DOĞRADI..
Ama göz yaşını Anne Ayşe çekti.

Araplar 'Ele kulişeyun sebep' derler.
Her şeyin bir sebebi var.

Peki bu Süleyman daha önce onlarla çalışmıyor muydu?
Bu Sorunu kendi aralarında halledemezler miydi?
Bak Kalender Şahin kaç kez onlarla konuştu.
Dava AHİM'e gidince gel anlaşalım diyorlar.

Eee aynısını devlet de yapıyor.
Onlarda devlet. Bizde örgüt.
İkisi de birbirinden beter.

Yazacağım. Süleymen da suçlu ama baş suçluların yanında mahsum oluyor. Ben Ayşe hanıma yanıyorum. Kadını bir gör.
Yüreğin parçalanır.
Zaten çocuk gelse; kadın bir dakika Süleyman'ın yanında kalmaz.

Selam ve sevgiyle
Xoca
Kocero .. 17 Sep, 2008 10:56:19
avatar
Sayin GÜLMÜS Bir anne icin dünyanin en büyük cezasi evlat acisi olsa gerek, bunun anlamayan veya anlamak istemeyenin insanligindan süphe ederim.en büyük temenim bu annenin acisinn bir an önce sone ermesi ve eminim ki erecektir.O zaman SOGAN denen sahsin ne yapacagini merak ediyorum.eger 14 yasindaki bir cocuk ailesinden zorla kopariliyorsa bunu tartismaya bile gerek yok bu kesinlikle kabullenemez, ki bu olay tamamiyla arap saci, bu cocugun ailesinden koparilmadan önceki süreci bence iyice arastirmak lazim kesinlikle.SOGAN efendinin yedigi haltlari arastirmak lazim .SOGAN efendinin yaptigini kesinlikle kabullenmemek lazim berbat ettigi bir cuval incirin hesabinin en sert bir sekilde kendi sahsinca ödemelidir.AYSE hanima da ALLAH yardim etsin ve acilari bir an önce son bulmasi dilegiyle .saygilar
sogan suleyman .. 22 Sep, 2008 06:01:52
avatar
sayin apocular ben hic bir zaman apo yanlisi olamadim o kadar cirkef ve nefret edici sogan deyilim binlerce insan taniyorum duva ediyorlar allah bu sogani ne guzel yaratmiski ne sogan aklimiza geldikce rahat uyuyoruz sayin tahriyin ceteleri dagda fakir fukaranin ekmegine namusuna saldirmak deyil hani o ornekleri verme de yarar var insanlarimiz icin halkimiz icin yalaansa nerde bu bacilarimiz acikliyorum dunya basina not a.f.a.z.z.b.f.z.c.a.h.h.g.dahalari saymaktan ismini vermekten aylem teribem bu tur af buyuruna musade etmiyor sayin imranli vahpir bedenli dagda bekliyen kargalar kis geliyor yaz gidiyor kacirdiginiz civci yavrulari tamin tamin ediyorum bitirdiniz son gelen r .a. na .les birakmadiniz o kendisi icin avurpada cok biricik ana kucaginda civciali koydu analar o diramda acisini cekiyorlar tum analarin umudu onlarin karsisina sahin kus kurubu cikar.o yavrulari analarina iyade ederler' hayde sahinler civciler buyumus kargalarin yemi bitmis duydugum kadar tuyleri dokuluyormus .imranlikida boynuzlari curuyor aslanlar bas ucunda lesini bekliyorlar deniz mahluklarina bir yemlik tehmin ediyorlar o guzel deniz urunleri bu mahlukun etini kimler paylasacak diye kayalarin ustunde birer seyirci kaliyorlar bu sogan kabigini atti yem yesil sogan yaratti .amane ne kadar tatliymis bu sogani bizde gorelim acimizi giderelim tum aci cekenlerin acissina isten dileklerimle" paylasiyorum saygilarimla.
sefkan .. 22 Sep, 2008 11:35:33
avatar
sayin sogan yazdiklarinizin ne kadar bir kurt insaninina yakistigini dusunmeniz lazim veya ne kadar ozgur bir kurdistan ruyasina.burda aslanlar turk askerimi oluyor.nasnemeye hic yakismadi boyle tuccar insanlara destek vermesi ben bir kurt olarak cok uzuldum.o aslanlar denilen canilerin kurt halkina yapmadigi insanlik disi hareket kaldimi.nasnemiyi bu yazilanlari yayinladigi icin kiniyorum.
bekess .. 22 Sep, 2008 11:49:17
avatar
sevgili editor arkadas.sogan efendinin yazisinda gecen aslanlar kime hizmet ediyor.nasneme olarak ulusal kurtulus icin hakli elistireliniz olabilir fakat bu kimseye burda fasist turk askerini ovme hakki vermez.burasi fasistleri ovme yeri olmaz.bunun kurt cikarlarina ne kadar faydasi var.burasi sogan satma yeri degil.
selamlar saygilar

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin