Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Ermeni Komşumuz ve Kardeşimiz : Atmaca

Ermeni Komşumuz ve Kardeşimiz : Atmaca

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Ermeni ve Kürd Dostluk Nişanı: Hasan Atmaca

Gelin sizinle şöyle Urfa/Halfet/Cibinlere doğru yola çıkalım. Ermeni komşularımızın mahzenlerinin zulasında mutlak bir şarap testisi vardır. Hey ciran hazırlan geliyoruz. Bu sefer sakimiz Hasan Atmaca olsun. Doldur kadehleri geliyoruz Hasancan.

 

Fuad Çavgun’u Nasname’ye aldığımız ilk günden bu yana, çok güzel tepkiler aldık. Yazılı olanlar belli ve gözönünde. Bunlara telefonla olan ve yüzyüze söylemleri katmıyorum. Bunlar benim için bir gurur kaynağı.

Biz daha değerlerimiz analatamadık. Sunamadık. Öcalan ve onun sistemine karşı duranların tarihini dile getiremedik. Bence en büyük açmazımız ve acılı yanımız Öcalan Muhalifi Tarihimiz bilinmiyor. Çünkü daha ilk kurulduğu andan, günümüze değin, daha bir rüşeym halindeyken Ankara PKK’sı ile bir savaşım vardı. Bunu da anlatacağız.

En azından, bizim düşsel PKK’miz ve Diyarbakır Zindanı’nda şekillenmeye başlayan Kurdî PKK, nasıl, neden ve ne şekilde; daha -ana rahmindeyken- kurtaja tabi tutuldu? Bunu kim ve kimler imha etti, açıklayacağız.

Biz -eninde sonunda- reddi miras, ve bu otuz yıllık mirasını ne kadarını kabul ediyoruz; tartışmasını bir sonuca bağlayacağız. Bu anlamıyla;
‘Öcalan ne her şeyin yaratanı, ne de her şeyin şeytanıdır.’
Öcalan mevcut rolü ve görevi gereği; elinden gelen her şeyi yapmıştır.
Elinden geleni ardına koymamıştır.
Ancak gerek o, gerek onu bu sahaya sürenlere rağmen; bu sonuç başarıya ulaşmamıştır.
Her şeyi ‘başardım’ dese bile; bir Diyarbakır Zindan Direnişi, Mahkemelerdeki Politik Savunmalar, gerillanın bu kadar uzun süreli ve direyetli ayak diremesi, Kuzey Kürd ve Kürdistan Meselesini uluslararası arenaya taşımaya engel olmamıştır.

Kesinkes kazanımlarımız var.
Bunlar somut ve elle tutulur olmasa da; geleceğe kilometre taşları teşkil eden değerlerimiz ve kazanımlarımız var. Ben kendi şahsıma; toptancı bir mantıkla ne tümden gömelim ne de bu sonuç ‘bir başarı, bir zafer ’dir, diyorum.

Tezim şudur: Bu otuz yılı Tarihin Eleği ’ne vuralım.
İşin içini kendimiz de katalım ve geçmişimizi sağlıklı değerlendirelim, diyorum.

Toplumun ve  mücadelemizin vicdanı olacak insanlarımız vardır. Benim bu konudaki birinci adayım Fuad Çavgun’dur.
Toplumsal mücadelerin tarihsel muhasebesini iki şekilde yapılır.
Bir tümden unutmak, iki bir adil merci ile herkesin adelet terazisine vurulmasıyla; suç ve cezanın uygulanmsıyla mümkün. Birinci şık, yanı unutmak, esgeçmek, bu hal ve şartta yeni bir yaşama başlamak mümkün değil. İkinci şık ise, yani adelet divanının oluşması hayli zor ve uzak görülüyor. Bu nedenle geçici ve rahatlatıcı yol; özgür ve özgün kimliklerimizle ortaya çıkmak. Kamuoyunu direkt muhatap alıp; derdimizi ahavalizmi ona açıklamaktır.

İşte ben; bundan dokuz yıl önce buna başladım. Ne kadar becerdim bilemiyorum. Ama ‘Bağdat ne kadar uzak olsa da, bir adım atmakla yakınlaşır’ sözü benim için rehberdi.  Gelecek yeni arkadaşlarla bunu yapmak istiyorum.

Fuad arkadaşı anlatıyorum.
Yıllar önce yaptığım ropörtajımın ikinci bölümünü anca bulabildim. Onu verdim. Ardından Fuad’ın Diyarbakır Zindanı’ndan çıkıp, Öcalan ve Esad’ın Kapanı Bekaa’ya gidişine geleceğiz. Bunun içinde Fuad arkadaşın hazır olması gerek. Tam ropörtaja başladık. Elde olmayan sorunlar çıktı. Bu nedenle erteledim. Ya ben onun yanına giderim ya da bir yönetemini bulacağım. Ama mutlaka onun bu uzun soluklu serüvenini size aktaracağım.

Sağımda Fuad, solumda Atmaca vardı.
Dilerseniz size biraz da Atmaca’yı anlatayım.
Çünkü Atmaca da benim değer verdiğim bir Ermeni arkadaşım. Hele de bir Ermeni olarak biz Kürdlerle olması, bunca ağır bedele ve külfete katlanması taktire şayandır. Hasan’ı ben Diyarbakır Zindanı’na geldiği ilk günden beri tanırım. Direnişlerde, hücrelerde, mahkeme kürsülerinde hep beraberdik. Bu yakında bize göndereceği Diyarbakır Savunması’ını worda geçirip sunacağız. Bir tek bununla bile; benim hafif tertip Urfalılara ironik olarak takılmamın nedenleri anlaşılır.
Fuad Urfa/Hilvanlı, Hasan; Urfa/Halfetili.. Dahası ben Urfa işkencehanelerinde bir kardeş verdim. Bakmayın ‘şehit tuccarları’na kardeşim Alaattin Gülmüş; kendi döneminde suçu ve sevabıyla şanlı bir direniş geleneği bıraktı. Öcalan’a küfreden işkencilere karşı o, on kez Kenan Evren küfür ediyormuş. Evet biz küfürbazız. Ama soysuzlara ve alçaklara küfür etmeyi bir görev biliriz. Hatta anama ‘Senin küfürlerin sevenlerin için bir dua gibi’ derlerdi.

*
Benim hayatım yazmak, okumak ve araştırmaktır.
Günlük yazılar bile yazabiliyorum.
Biliyorum bu bir sürmenaj da yaratıyor. Okuyucularım çok daha farklı şeyler benden bekliyor.
Bekleyin. Bekleyin. Bu da hakkınız. Lakin kalemim yüreğimin emireri  yazmadıkça, durduk yerde yazamıyorum. Hele de çok fazla siyasi ajitasyonlu yazılar beni sıkıyor. Çok siyasallaştık, çok politikleştik. Bira daha insanlaşalım bve sosyalleşelim.

Gelin sizinle şöyle Urfa/Halfet/Cibinlere doğru yola çıkalım.
Ermeni komşularımızın mahzenlerinin zulasında mutlak bir şarap testisi vardır.
Hey ciran hazırlan geliyoruz.
Bu sefer sakimiz Hasan Atmaca olsun.
Doldur kadehleri geliyoruz Hasancan.
Selam ve devamla.
5 Ağustos 08


 

Yorumlar (3 gönderildi):

Şükrü Gülmüş .. 07 Aug, 2008 05:21:42
avatar
Metin ŞENDİL'e MESAJ!..

Sayın Şendil,
Bahsettiğiniz olayı sayın Atmaca'ya ilettik.
Daha geniş bilgi için; direk emalimimize yazın.
Size gerekli ve doyurucu yanıt verilecektir.
Selam ve dsotlukla
xember .. 07 Aug, 2008 08:29:02
avatar
Xoce yê Delal

Olsa olsa sen yapabilirsin diye bir talebim daha dogrusu onerim var.

Ikibine dogru dergisinin; Dogu Perincek'in Abdullah Ocalan'la yaptigi ropertajlarinin yayinlandigi sayilarini bulabilsen o ropertajlari tekrar burda yayinlayabilsen ve o ropertajlarda ne tur oltaya takilan yemler oldugunu tekrar goz onune serebilsen... Gercekten cok buyuk bir hizmet sunmus olurdun bize, Xoce yê Delal.

Tarihini tam olarak bilmiyorum bunlarin ama 88-90 arasi oldugunu zaten sen bilirsin. Iste bunlardan Aptullah Ocalan'in bir Baskomutan edasiyla, yaninda iki fedaisiyle cekilmis resminin kapagini susledigi dergiden baslayarak ropertajlarinin yayinlandigi dergileri birdaha sunabilsen, cok hos olurdu Xoce.

O koca oltadaki yemleri bir hatirla, Xoce...

Perincek soruyor, Kirvasi bir Kurd savascisinin gercekte yanitlamasi gereken bir uslup ve yeterlilikte yanitliyor... Yanitlarinda Turk devletine yonelik acik acik tehditler var ve bu tehditler hic bir sansure ugramadan dergide yayinlaniyor... Gercekten de hic bir Kurd o gunku atmosferde "Aman Allahim bunlar gercekten muthis cevaplardir!" demekten kendini alamiyor, Kurd'un gurunu oksamaktan ziyade cesaretini arttirici ve "bu iste ben de varim" dedirtecek kadar cazip bir sunuyla sunulmus, olta yemi kivamindaki o ropertajlara yeniden ihtiyac var, Aziz Xoce.

Hatirliyorsan o ropertajlari bana hak vereceginden suphe etmem.

Yok eger hatirlamiyorsan, tekrar gozden gecirmenizi ozellikle sen ve selime tavsiye ederim. (Cunku bu iste en dikkatli iki kisi sizsiniz.)

Selam ve saygilar...

Basarilar...

Lutfen Xoce o dergileri bul cunku cok onemli.
Ozellikle o Aptullahin baskomutan edasiyla kapagini susledigi dergi mutlaka kurtlerin arsivlerinden birkacinda bulunur.

Iste bunulari bulup da ortaya sermeyi de en iyi sen becerebilirsin.
ismail .. 07 Aug, 2008 11:10:26
avatar
Ermeni halkinin trajedisini dolayisisiyla Cibin koyunun onde gelen aydinlarindan sayin Hasan Atmaca,ya gecmis olsun der yeni yasaminda saglik ve mutluluk dileriz. Ismail.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin