Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Bu Türkü Hepimizin

Bu Türkü Hepimizin

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image 'Bizde Zindan yoldaşlığı kavidir. Hele de Diyarbekir olursa...'

Şu Dünya denilen gezgene ve bu gezegenin insanlarına seslenmek istiyorum. Ya bırakın da biz nasıl rahat ediyorsak öyle davranalım. Yani benim bir Kürd gibi yaşamak istemem, Hasan’ın köklerini özlemesinin size ne zararı var? Gel Ermeni komşum gel. Seninle şöyle ortak bir Türkü bulalım. Ve avazımın çıktığı kadar yüksek sesle söyleyelim.

 

1910’larda, Diyarbekir’in şehir nufüs sayımı yapıldığında, Kürdler de Türkler de azınlıktaydı. O zaman kimler yaşıyordu acaba Diyarbekir merkezinde, dersiniz.
Elbette Ermeniler, Süryaniler ve Yahudiler. Hatta bir tarihçi; Diyarbakır merkezi, Çermik ve Çüngüş merkez ve civarında 600’e yakın Yahudi  aile yaşarmış, diyor.

Ne oldu bu Hıristiyan halklara ve Yahudilere?
Ne olacak 1915’lerdeki Enver/Talat/Cemal üçlüsü ve katliamın devreye girmesiyle bu Ermeni komşularımızın enselerinde kılıçlar sallandı. Kim ne derse desin bizim bir kimi Kürd İşbirlikçileri de bu işbirliğinde kılıç oldu. Kah Ermeni’yi, kah Süryani’nin buynunu vurdu. Malına el koydu. Yükte hafif, pahada ağır olanları Türk İşgalciler alıp götürürken; gayr-ı menkullerde Kürdlere kaldı. Ha bu arada -bazı Ermeni kız ve kadınlarına de el konuldu- eh canım onlar da Müsülmanlaştırılarak Kürdlük ve Müsülmanlık nufusuna külliyen kayıd edildi.

Onun için bazı -sergerde Kürdler- ‘Biz Ermenileri ve Süryanileri vurmadık. Onları himaye ettik. Himaya ve koruma alıp müsülmanlaştırılmalarıdır. Bence bu övünülecek bir şey değil, utanılacak bir şeydir.

*
Geçen gün, memleketimden yeğenimle konuşuyorum.
-Amca, sizin köye Ermeni köyü diyorlar doğru mu?
-Kim diyor bunu?
-Devletin yüzbaşısı...
-Nasıl tesbit etmiş ki?
-Sizin köyde kurucu hiç çıkmadı ve %99 DTP’li de ondan.
-Ha tesbit buysa doğru. Bizim köy Ermeni köyüdür. Çünkü hala en büyük küfür, hakeret ve haktan mahrumiyet Ermeni olmaktır. Ben köyü bilmem ama ben Kürd olduğum kadar Ermeniliğimi de sahiplenirim.

Hasankeyf bizim değil, Suryanilerindir.
Ama artık ne bizim ne onlarındır.
Türkiye Cumhuriyeti’nindir.
O da ‘Madem benimdir. O zaman bende bu tarihinizi yerin dibine batıracağım. Ve sizi balık niyetiyle bu Dicle’de yüzdüreceğim. Canım isterse balık ziyafeti çekip cız bız yapacağım.’

Demirelvari bir narayla; ‘Vaa mı bana karşı koyan!..’
-Yok ağam!.. Yok paşam.. Çoban Sülo babam, diyen çok çıkar.

*
Kürdistan denilen ülkenin en mahsum, en hüzünlü çiçekleri Hiristiyan halklarımızdı. Caminin karşısında kilise vardı. Minarede ‘Allahuekber’ seslerine, Kilise çanları ‘Dang dong dang-dong’ derdi.
Kiriv kiriv, komşu komşu yaşardık.

Biz bu kuşağın yeni nesilleri, artık o eski karanlık ve korkunç iklimini geride bıraktık.
Ermeni, Kürd, Süryani... ve hatta kalmışsa; Yahudi komşularımızla yan yana, kol kola ve aynı türküyü söylüyoruz. Buna iştirak etmek isteyen Türk, Arap, Mehelmi, Tat ve daha ne varsa; elbette katılabilir.

Köyümü, arkadaşımı Hasan Atmaca’yı anarken, onunla bir telefon görüşmesinden sonra, yazma gereği duydum. Bir şey dikkatimi çekti. O da şudur. Suryanisi, Ermenisi ve Kürdüyle biz, Türkçe konuşuyoruz artık. Sadece ruhumuzun derinliklerinde bir milliyet kavramı var. Bu bence biraz da psikolojik bir durum. Bu biraz da zorlamadır. Katı inkar ve kaba davranmadan dolayı onu sahiplenmedir.

Yoksa benim Kürdllüğüm yarım yamalak... Hasan’ın Ermeniliği ise kalıtımsalın eksi bilemem kaç yüzdesi.

Şu Dünya denilen gezgene ve bu gezegenin insanlarına seslenmek istiyorum.
Ya bırakın da biz nasıl rahat ediyorsak öyle davranalım.
Yani benim bir Kürd gibi yaşamak istemem, Hasan’ın köklerini özlemesinin size ne zararı var?

Gel Ermeni komşum gel.
Seninle şöyle ortak bir Türkü bulalım.
Ve avazımın çıktığı kadar yüksek sesle söyleyelim.
Bu türküyü söyledik diye ne ceza verirlerse versinler...
Kimini rejimi ve devleti yıkılırsa yıkılsın.
Zaten 125. Maddeden yargılanmaya alıştık.
Sonra tüm suçlar için tek bir İDAM var.
Yeni suçumuzun adını koyduk: Bir Kürd ve bir Ermeni birlikte kolkola türkü söyleyerek, TC Devletin birlik ve bütünlüğüne aykırı hareket ettiler.’

‘Ey cihanê em ciranın Ermeni û Kurdin...’
Yeni türkülerde buluşmak dileğiyle

5 Ağustos 08

Yorumlar (2 gönderildi):

cemal weli .. 06 Aug, 2008 03:01:53
avatar
Muhterem Şükrü Gülmüş
Bir kürd aydınıolarak tarihsel gerçeklere objektif yaklaşımınız ve cesaretinizin anadolu'nun yerli halklarıarasında ebedi dostluğa giden yolun taşlarını döşediğine inanıyoruz. Saygılarımızla...
Ermenisoykirimi.net editörü Cemal Weli
Şükrü Gülmüş .. 06 Aug, 2008 12:37:18
avatar
Sayın Weli,
Ben de duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum.
Kürdüm. Kürdistanlıyım.
Ama bir o kadar da ülkemin ve komşu halklarımızın dostuyum.
Benim bu yakınlığımın maddi sebepleri var. Sanırım ninem Eminkê, Hasankeyfli bir Süryani olsa gerek. Sona ben Süryanilerin ekmeğini yiyerek büyüdüm. Ustamı babam kadar severdim.
Bu coğrafyada Minarade 'Allahuekber' kilise'de çan hep karşılıklı bir ahenk içinde hep ses verecek.

Yaşarsam, ömrüm vefa ederse; bunu göreceğim. Şimdiden Ermeni, Kürd ve Sürayniler arasında bir CİRAN KÖPRÜSÜ kurmalıyız. Bunu Kürdi ayağı için gerekirse bedenimi bir temel taşı yapmaya hazırım.

Selam ve dostlukla.
Ciranınız Şükrü Xoca

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin