Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Şükrü Gülmüş :Sen politikacı olamazsın!..

Şükrü Gülmüş :Sen politikacı olamazsın!..

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Çocukların arkadşı Xoce (Küçük Nisan)

İlk grup aşamsında, sevdiğim ve saydığım PKK’nin kurucularından biri -şu anda hayatta olmadığından adını vermeyeceğim- gözgöre göre, tanıdığım karşı saflardan biri hakkında yalan attı. Konuştu. Dinledim. O zaman ses etmedim. Başbaşa kalınca: -Gerçekten o arkadaş öyle mi? Sen öyle mi inanıyorsun?

 

Politik’nin sözcük, ansiklopedik ve siyasal, sosyal anlamını dileyen derinlemesine öğrenebilir. Bu çok basit bir iş ve bir küçük araştırma işidir.

Ama bana göre politika yalan atma sanatıdır.
Dengeleri kollama ve Makyavell’in çok önceleri dile getirdiği gibi ‘amaca ulaşmak için her şey mübahtır’ söylemidir. Ama aynı Makyavell; AMA’sını da eklemiş. ‘Evet amaca ulaşmak için her şey mubahtır ama iktidar olursun. Onuru da bir kenara korsun.’ Yani iktidar ve onur bir arada olmaz.

Ve bunca yıllık tecrubemde bana kalan; riyakarlık olmadan iktidar olunmaz. İktidar olanın da onuru asla ve asla olmaz.

Ben politikaya atıldığım zaman, yüreğimle karar verdim. Düşçü, idealist ve duygularımla katıldım.Enine boyuna düşünmeden, yaşamımı bir zara yükledim ve atım ortaya. ‘Ya herro, ya merro’. Ya kutsal amaçlar için kutsal araçlar ya da yitip giderim.

İlk grup aşamsında, sevdiğim ve saydığım PKK’nin kurucularından biri -şu anda hayatta olmadığından adını vermeyeceğim- gözgöre göre, tanıdığım karşı saflardan biri hakkında yalan attı. Konuştu. Dinledim. O zaman ses etmedim. Başbaşa kalınca:
-Gerçekten o arkadaş öyle mi? Sen öyle mi inanıyorsun?
Güldü. Ve bana yanıt verdi:
-Hayır.
-Peki neden onun hakkında öyle konuştun.
-Nasıl?
-Onun hakkında ‘ajan olduğu söyleniyor’ dedin ya..
-Bak ama dikkat et. Ben söylemiyorum. ‘Öyle söyleniyor’ dedim.
-Peki senin kaynağın kim? Ona inanıyor musun?
-Evet. Kendime inandığım kadar.
-Peki kim bu kaynağın?
-Bennnn...
-Sen mi?..Ama ben öyle düşünüyorum, diyebilirdin.
-Öyle olmaz.
-Neden?
-Çünkü o zaman politik bir söylem olmaz.
-Vala kellem gitse ben öyle bişey söylemem ve söyleyemem.
-Sen başkasın.
-Ne demek şimdi bu?
-Sen duygularınla hareket ediyorsun. Politikada duygulara yer yok. Bu nedenle sen politikacı olamazsın.
-Okey...Tamam anladım. Amacın ne peki bu söylemle?
-Burda onu alt etmeden ben gelişemem. Ben gelişmezsem, hareket gelişemez.

İşte ben böyle başladım ve böyle bitirdim. Arkadaşım doğru söylüyordu. O çok iyi bir politikacı oldu. Ama ben de kötü bir politikacı. Ve PKK içinde ben asla politika yapmadım. Politik olmadım. Çünkü politika gerçek gibi yalan atma sanatıdır. Yalancı olmaktansa kötü bir politikacı olmayı tercih ettim. Onun içinde ben ve benim gibiler kötü politikacı olduğumuz için kaybettik.

İkinci örnek.
Diyarbakır Zindanı’ındayız. Bir arkadaşımız -yaşıyor. Onunda adını vermiyorum- gündüz atıp tutuyor. Bol keseden atıyor. Suni konuları gündeme getiriyor. Her haliyle yapmacık olduğu belli. Ve her akşam hücresine çekilip bişeyler yazıyor.Meğer günlük tutuyor. Bir ara merak ettim.
-Ne yazıyorsun?
-Günlük tutuyorum.
-Bu gün neler yazdın?
-Gel sana okuyayım.
-Oku.
Okudu. Baktım o suni soru ve gündemlerini aynen yazmış.
-Böyle mi günlük tutuyorsun?
-Evet. Güzel değil mi?
-Güzel güzelde.. Ama sen birde edebiyatçı olacağım diyorsun. Yarın bu günlüğüde takip edecek ve belki de bastıracaksın.
-Olabilir tabi.
-Sen iyi bir politikacı olursun ama çok kötü bir günlükçü ve edebiyatçı olursun.
-Yok yaaa...
-Öyle. Sana tavsiye edeyim. Edebiyatçı olma da bu tarzınla iyi politikacı olursun.

Biri şanlı bir şekilde direnerek öldü.
Diğeri ise hala yaşıyor ve hala ‘iyi’ bir politikacı.
Bana gelince; hala doğrularım için hayatımı heder ediyorum.
Bu kadar da gerçeklik hayranı olur mu? Bu bir saplantı derecesinde gerçekliğe vurgunluk değil mi?

Ne bileyim?
Kestirmeden hulkiyat meselesi, diyelim.
Belki kendimi rahat bir limana atsam, belki içsel, lirik ve öykücü, edebiyatçı olabilirim.
Rahat olmak, rahat durmak bana batıyor sanki.
Param olunca kaşıntı tutması gibi.

Herkes türküsünü söyler.
Bakalım benimkisi ne kadar sürer?
Edebiyat, sanat, tarih, mizah, şiir, resim, erotizm, görsel sanatlar herşey olmalı.
Politikadan uzak durmalıyım.
Bunların tümü olunca da asıl politika bu oluyor bana göre.
Yaşasın politik olmayan yaşam!...

Yazılış tarihi: 14 Aralık 05

Gülmüş’ün Notu:
Yazılış tarihi yukarda. Bugünün tarihi: 9 Temmuz 08 Yani ortalam haliyle 3 yıl önceki bir yazım. Ve ilk yazdığım yazılarda da bu tema var. Demek son on yıldır bir milim yolumdan sapmamışım.

Kötü politikacı olmaya evet. Demokrat bir Kürd İnsanı olmaya devam. Ve asıl mecrama çekilmenin tam zamanı. Lakin bu eski yaralarım hep kanıyor.

Yavaş yavaş iyileşeceğiz galiba.
Selam ve selametle.

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin