Anasayfa | Nasname Edebîyat | Şükrü Gülmüş | Hz. Muhammed Allahın Ajanıydı

Hz. Muhammed Allahın Ajanıydı

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Serçe de ajan olmuş

Aziz Gülmüş İmralı Ajanıdır, dedim. Dedim mi? Asttım mı? Dedim ve astım. Peki ondan sonra ne oldu?

Bir test cümlesi yazalım.
Hz. Muhammed Allah’ın Ajanıydı, diyelim.

Bu üç kelimelik cümlede; Kuzey Kürdünün -kımızı boğa görmüş gibi- bakacağı tek şey; ‘Ajan’ kelimesidir. Çünkü o, Pavlov’un köpeği gibi şartlanmıştır bu kelimeye karşı.

Bu neden kaynaklanır?
Nerde ve ne zaman bu hastalık başlamıştır?
Onu ben bilecek değilim.

Bildiğim bir şey varsa, biz Kuzey Kürdleri bu ‘ajan’ kelimesine fena takmış.
Bakın size küçük bir örnek yazayım.
Bizim sevgili Aziz Gülmüş son bir mizah yazısı yazdı. Biz tüm Nasname yazaralarını o mizah yazısında bir araya getirdi. Konuşturdu. Herkes çok sevdi. Kimimiz ona espirilerle ve aynı onun tarzında yanıtlar verdik. En son yanıt veren de değerli arakadaşımızı Cevdet Akbay oldu. Ben de onun yazısına tuttum başlık attım. Manşete taşıdım.


Aziz Gülmüş İmralı Ajanıdır, dedim.
Dedim mi? Asttım mı?
Dedim ve astım.
Peki ondan sonra ne oldu?

Onu da anlatayım.
İlk tepki veren benim deli fişek Feyzo oldu.
-Xoce ben sana dedim. Dikkat et diye. Aha bak Aziz ajan çıktı!..
-Yazıyı okudun mu?
-Yokk... Başlığı okudum o da yeter bana.
-Ya adamı deli etme!.. Hele git bir oku. O zaman gel konuşalım.
Gitti. Okudu ve geldi.
-Xocem kusure bakme!...
-Eh Feyzo sana ne diyeyim. Kürd û pıskılet, Zaz û Cilet... Yavrum sen nere mizah nere? Yanlız sen değil Kuzey Kürdünün çoğu alamaz bunu? Ve gerçekten de öyle oldu.

Bugün Aziz’imle konuştum.
-Ya abe, bu ne iş... Ben bile manşeti görünce şok oldum. Bana onlarca telefon geldi. Kimi ‘zaten biz senden şüpheleniyorduk.’ Kimi ‘Böyle harbilik ve doğruluk adına demek bizi uyutidin haaaa’ Kimi ‘Yazıklar olsın Aziz abe...’ diyor. Ne diyeceğimi şaşırdım. Ben de bazılarını tam kafaya alıp makaraya sarıyorum: ‘Hadi lan... Bu zamanda devlet memurluk maaşıyla geçinilir mi? Ma ne yapsın Şükrü abem, hoş keyfinden mi Alman Acani oldi...’

Telefonlaştık. Dertleştik. Güldük eğlendik.
Ve Aziz’ime;
-Sen yoluna devam et. Yaz anasını satim. Kim ne derse desin. Biz kendimizi biliyoruz. Kazı koz anlayanlar varsa ne yapalım. Kürde mizahı sevdirecek ve alıştıracağız. Bu siyasetin kasvetli havasını böyle dağıtacağız. Biz de Mizah Ajanı olalım. Bak bunun bile teorisi var.
Nasıl mı?
Aynatayım:

Bir zamanlar işi gırgıra vurdum.
İçiki yok. Sigara yok. Karı/kız yok....Hayat tam robotlaşıyordu ki imdaıdıma fıkralar yetişti. Bol bol güldüren fıkaralar uydurdum. Bazen yaratıyorum, bazen atıyorum bazen de ordan burdan derliyorum. Tam bir mavra tam bir şamatacı oldum çıktım. Yanıma gelen en siyasi haytayı da güldürüyorum. O asık suratlardan eser kalmıyordu.

Sonra fermanım yazıldı.
‘Xoca’nın yanına kimse gtemeyecek.. Kimse onunla konuşmayacak. Ortamı sulandırıyor. Yurtseverleri apolitikleştiriyor. İşi gücü gülmek ve eğlenmek. Bizim halkımız cayır cayır yanıyor, Önderliğimiz İmralı’da işkence altında.. O dalgasını geçiyor...’

Yani ben; artık onların içinde bir veba oldum.
Beni görenler zorla somurtuyor.
Somurtmak siyasallaşmak, önderliği ve rehberi takip etmektir!...
Gülmek ve neşeli olmak; apolitik olmaktır. Davadan soğumaktır.

Sakın gülmeyin.
Sakın Aziz ve Şükrü Gülmüşlere uymayın!..
Hiç olmasanız Mizahi Ajan olursunuz.
Bizden söylemesi. Ajan oğlu ajanlar....

17 Haziran 08
 

Yorumlar (5 gönderildi):

Sagbetullah .. 18 Jun, 2008 10:25:20
avatar
Vardir birsey sizde hadê hadê. Ates olmayan yerden duman cikariysiniz. Ben hepinizden süpheleniyorum. Ajan oldugunuzu biliyorum ama bazen kimin ajanisiniz, onu tutturamim.

Ezîzî ilk okudugumda caktim. Adam bir kere bölgecilik yapiy. Diyarbakir Türkisiyle konusiy. Sonra bu dil assimilasyonun dilidir, yani Türk-Kürt kardeslik esaretinin dilidir. Yazdin mi ya Türkce, yada Kürtce.. Ne o öyle yapmiskir, lê dîsa îstemîsdike filanlar, ha?! Yanê Ezîzîn isi tamamdir. Yazdiklari Apoculugun felsefesiyle uyusiy. Imralidir, tamam.

Sükrü Xoce öyle "deli", "Alman ajani" ile kurtaramaz kendisini. Mübarek bir dereye isemistir o, kolay kolay kurtulamaz. Bêyomdur, ugursuzdur. Soruyorum size? Hergün New York´a gidip geliyor bu adam. Gökdelenlerde cekinmis resimleri hepimiz gördük. Ne isi var o Manhattan gökdelenlerinde? CIA mi MOSSAD mi? Tercih sizin.

Gecen dünya capindaki chat kanali, Paltalk´taki Kemalist-Apocular odasinda, onun icin aynen söyle deniyordu "Parti ona ciger taktirsin diye 1 Milyon Dolar verdi, o gitti bu parayla ciger yedi". Halkimiz ekmek bulamazken o ekmek arasi ciger yiyordu, unutulur mu?

Hepiniz ajansiniz. Hepiniz tirsikcisiniz. Öcalan bir dilim karpuz bile bulamazken size haram olsun yediginiz tirsiklar.
Şükrü Gülmüş .. 20 Jun, 2008 03:03:26
avatar
Sayın Sagbettullah,

Bizde nerenin ajanı olduğımuzu çıkaramadık.
Anamız bize; 'Seni canımdan yarattım. Süd verdim. Yemedim yedirdim, içmedim içirdim. Yazıklar olsun sana ' diyordu.

Babamız: 'seni dünyaya getirdim. Korudum koladım. Yazıklar olsun' diyordu.

Liderimiz: 'Ben olmasam bir çorbayı bile kurtaramazsınız' dedi durdu.

Her gelen bişey verdi ve çok şey istedi. Müritler hala bana ; ciğer taktık. Nankör diyor. Rêberimizi eleştiriyor diyor.

Almanlar BİR MİLYON DM'lik ciğer taktı. Ama bir gün bana minnet etmediler. Hala sosyal geçimim için gerekli masrafı veriyorlar.

Ya insan sırf para için ajan olsa, kimin ajanı olur? Anasının mı? Halkın malını çalıp başımıaza kalkanların mı?

Buyrun siz karar verin.

Selam ve saygıyla
Cevdet Akbay .. 02 Jul, 2008 06:00:08
avatar
Aziz Gulmus Imrali Ajani Degildir!

Sevgili agabeyimiz Aziz Gulmus'un Imrali Ajani oldugunu bilimsel yontemlerle acikladigim(!) yorumdan sonra Abdullah Ocalan aradi. Once, "Er sesi, duyulmustur" sesinden sonra konusmaya basladi. Tabi aklim, "Er sesi, duyulmustur" anonsuna takildi.

"Sayin Ocalan" dedim (aha, ben de Imrali ajaniyim, Ocalan'a "sayin" dedim, savcilar, goreve!), nedir bu anons? "Er mektubu, gorulmustur" damgasina benzer birsey mi?

"Evet, oyle birsey... karistirma simdi orasini, burasini, er meselesini de Aziz'in ajanlik meselesi hakkinda acil bir cozumleme yapmam gerekiyor!" dedi.

"Sayin Ocalan, sizin cozumlemeleriniz biraz uzun suruyor, once beni nasil aradiginizi sorabilir miyim? Sizin Imrali'dan disariyi aramaniz yasak biliyorduk!"

"Cozumlememi kisa ve net yapacagim. Aziz Gulmus benim ajanim degildir... Nokta. Ne ben onu taniyorum ne de o beni tanisin. Benim Gulmus soyadinda hicbir ajanim yoktur!"

"Benim Gulmus soyadinda hicbir ajanim yoktur" deyince, uzun bir sureden beri kafami kurcalayan, "Sukru Gulmus'un Alman ajani oldugunu kimyasal formullerle ispat etmistim ama Imrali'nin da ajanligini yapiyor mu acaba?" soruma cevap oldu. Demek Sukru Gulmus sadece Alman ajanligiyla gecimini sagliyor; zaten Imrali ajani olsaydi villasi, altinda son model arabasi olurdu.

Her neyse...

“Sayin Ocalan, benim soruma cevap vermediniz… Beni nasil ariyorsunuz?”

“TRT FM radyosundan ariyorum…”

“Umit Firat, sizin radyo icin ‘Sihirli radyo… Onunla gazetelerin kose yazilarini okuyor, dunyada olup biten herseyden detayli bilgi aliyor’ diyordu da inanamiyordum. Simdi, ‘Sihirli radyosuyla beni aradi’ desem bana da inanmayacaklar.”

“Sagolsun, sayin Genelkurmay Baskanimiz bana bu teknolojiyi lutfettiler… Nasname araciligiyla kendilerine sukranlarimi sunuyorum… Bir de bir iki duyuru ve istegim olacak. Sayin Pasam, hanimefendiye hurmetler efendim, gonderdigi kekler ve patlamis dari icin cok tesekkurlerimi sunuyorum…”

“Sayin Ocalan… Sizinle konustuguma zaten kimse inanmayacak; hele TRT FM radyosundan aradiginizi soylesem beni Bakirkoy’e gonderecekler… Sizden istirhamim Aziz Gulmus’un Imrali ajani olmadigina dair bir belge imzalayip gondermeniz. Buyuk bir psikolojik baski altindadir kendisi.”

“Tamam Cevdet Bey; bana faks numaranizi verin, hemen gonderiyorum!”

“Faks makineniz de mi var?

“Yok… TRT FM radyo ile gonderecegim… Ayni zamanda faks gorevi de yapiyor… Neyse, imzalayip gonderdim… Geldi mi?

“Geldi, Aziz agabey buna cok sevinecek…”

“Almanlari yenemedik”

‘Almanlarla da mi savasiyorsunuz, sayin Ocalan?”

“Ne savasmasi, biz savaslari asali cok oldu… Futboldan bahsediyorum, futboldan!”

“Abdullah Bey, sizin televizyonunuz da mi var?

“Hayir… TRT FM radyodan izledim!”

“Vala gercekten de sihirli bir radyonuz varmis!?

“Aha, cayim da kaynadi… Ispanya-Almanya maci tavsan kani caysiz izlenmez zaten…”

“Sayin Ocalan, dayali doseli, mutfakli yerde kaliyorsunuz demek… Vala musait bir oda varsa ben de geleyip… Kira odeye odeye gobegim catladi…”

“Mutfak yok Cevdet Bey, mutfak yok. Cayimi TRT FM radyosuyla kaynatiyorum!”

“Pes valahi sayin Ocalan… Bu gidisle kafayi yiyecegim… Bana musaade!”

“Basiniz agriyorsa ilac gondereyim Cevdet Bey!”

“Ilaci da mi TRT FM radyonuz yapiyor?”

“O kadar da degil… Yasar Pasa gonderiyor, sagolsun! Peki, bana musade. Mac basliyor. Sukru Hoca’ya, Nasname yazar ve okuyucularina cok selamlarimi iletiniz. Haydi cuuss!”

“Sayin Ocalan… Teessuf ederim, bana ‘cuss’ dediniz!”

“Yok yok… TRT FM’den yabanci dil ogreniyorum da, hangi dildeydi tam hatirlamiyorum ama ‘Gule gule’ anlamina geliyor. Sen anlamazsin zaten. Haydi bye bye!”

Sihirli TRT FM radyosu araciligiyla Abdullah Ocalan’la yaptigimiz muhabere bitti. Elimde, hem Abdullah Ocalan hem de ust duzey askeri yetkililerin imzasini tasiyan kapi gibi “Aziz Gulmus Imrali Ajani Degildir!” belgesi var artik. Sen gonlunu serin tut Aziz agabey!
Derdo .. 02 Jul, 2008 08:26:25
avatar
Bence, Cevdet Akbay da Imrali ajanidir... Yorumunu okuduktan sonra hemen Imrali'yi aradim...

Ben: Sayin Ocalan ile TRT FM telefonunda gorusebilrmiyim?
Ses: Kim ariyor?
Ben: Ben Metin, Kanada'dan ariyorum...
Ses: Neden ariyorsunuz, konu nedir?
Ben: Bunu kendisi ile "bilakis" konussam! Cok ozel bir soru soracagim da!
Ses: Olmaz, Baskan -pardon Mahkum, Pardon sayin Mahkum- su anda cok meskul... Bir suru teori gelistirmesi gerekir, zamani yok... Hem su anda da Yasar ile gorusuyor...
Ben: Hangi Yasar, buyuk olani ile mi?
Ses: Ne zirvaliyorsunuz? Yasar da nerden cikti?
Ben: Yaw siz dediniz ya, TRT FM radyosu ile Yasar ile gorusuyor...
Ses: Hayir ben oyle demedim... Belki Yavas gorusuyor demisimdir...
Ben: Her neyse! Paki Sayin Ocalan ile gorusebilirmiyim?

Bu arada bir ses:
Arkadaki Ses: BasimYuz, ne oluyor? Bir sorun mu var?
Ses: Hayir Sayin Ocalan, bir sorun yok... Sadece Kanada'da biri sizin ile gorusmek istiyor?
Ocalan: Turk mu (yani Turkiyeli mi), yoksa ecnebi mi?
Telefonda ki ses bana Donup:
Ses: Turk musunuz( sey Turkiyeli)?
Ben: Yaw ne ilgisi var... Birakin da bir sorup gideyim... Hem Sayin Ocalan'in bir suru TRT FM gorusmeleri vardir...

Arkada Ocalan'in sesi:
Ocalan: "Sor bakalim, nereliymis Turkiye'de"
Ses bana donup:
Ses: Nerelisiniz?
Ben: Valla ne diyeyim, Sayin Ocalan'in murutlerinden bize sira gelmediginden, Dersimliyim diyemiyorum, bize de Tuncelilik kaliyor?
Ocalan (pardon Sayin)hemen mudahale ediyor:
Ocalan: Ver bakalim su telefonu (pardon su TRT FM radyoyu).
Bana:
Ocalan: Demek Tuncelilisin... Ben Tuncelileri severim... Ilk Karim da Tunceliliydi... Karakocanliydi ama ne fark ederki... ha karakocan ha Tunceli... Ben Tuncelileri alip Dersimli yapiyorum... Bazilarinin onunu aciyorum...
-Ben: Kolay gelsin de, benim sizi arama nedenim bu degildi... Bildiginiz gibi artik Nasname'de yazmiyorum. Cevdet Akbayin yazdigina gore Nasname'yi de takip ediyormussunuz radyonuzda... Bu nedenle biliyorsunuz diyorum... Sorum Su: Ben surekli sizi ariyorum, bir suru kildan tuyden nedenler ile gorusturmuyorlar... Yok bilmem su anda Yasar, yada Yavas ile gorusuyor, yok bilmem Marx'in hatalarini duzeltiyor diye... Yaw nasil oluyorda ben aradigim zaman gorusemiyorum, Cevdet arayinca hemen gorusuyor?
Ocalan: Cevdet'i karistirma... O baska... Adam kimyadan anliyor... Ben okuldayken hep Kimyaci olmak istedim... Ama ola ola Topograf oldum... O yuzden Cevdet'e karsi boynum bukuk... Ama o konuyuda asiyorum... Kedisine TRT FM radyom ile hic kimsenin aklina gelmeyecek bir Kimyasal teori gelistirdim... Insanlah bu teorim ile Nobel odulu alir...
Ben: Cevdet, Aziz Gulmus'un ajan olmadigina dair fax cektiginizi yaziyor... Kimya teorileri konusunda hic bahs etmiyor...
Ocalan: Bak sen yabanci sayilmazsin... Seni su anda bile Dersimli yapiyorum... Aslinda Cevdet'in Kimya tezlerini de, Aziz'in Mizah oykulerini de ben yaziyorum... Ben olmazsam ne mizah olur, ne kimya... Dunya ise hic donmez...
Ben: Hallah hallah... Ben bu isten bir sey anlamadim...
Ocalan: Zaten ben hep soyluyorum, anlamiyorsunuz diye... Bak sende anlamadin...
Ben: Sayin Ocalan, sizin zamaniniz degerli... Anlamamanin anlasilmaz teorisini sonra yaparsiniz... Gercekten... Su Cevdet Akbay'a nasil kancayi attiniz...
Ocalan: Sen halen anlamiyorsun... Bak Aziz Diarbakir Xirozundan (Huroz) bahs etmis, hatta Neredyse Solhan Xiroz'unda bahs etmis... Tunceli Xiraz'unda bahs emis mi? Yok... Bak Nasname yazarlar toplantisina davet edildigin halde seni konusturdu mu Aziz? Yok... Benim gitmem gerekir... galiba Gene Kondu (Ergenekon) hakinda goruntulu toplantiya kavusmam lazim...
Ben: Ama sayin...
Ocalan: Yeter artik... Dersimli kadinlara selamimi soyle... Sende hazir ol... Meslegini soyle senin icinde bir iki teori gelistireyim...
Ben: Ama sorumun...
Hemen telefon kapaniyor...\

Ve benim aklim allak bullak... Ama yine de Aziz Agabeyin Xirozlarinin neden dertli ottugunu anlamis degilim...

Su Google'den de Sevgili Cevdet'in (Sayin Ocalan'in) kimya tezlerini bir daha okumam lazim... Belki anlarim...

Hos, hic kimse anlamamis ya...
Komtan Hemo .. 03 Jul, 2008 07:26:11
avatar
Sevgili Metin;

Madem meseleyi actin Nasname’nin tek kadrolu yazari olarak ben de bildiklerimi anlatayim.

Cevdet’in ajan oldugundan suphelendigim icin telefon ve elektronik mesajlarini takibe aldim. Zaten Sukru Hoca beni bu gorev icin ise aldi. Uzun bir takipten sonra vardigim sonuc, Cevdet’in Imrali ajani olduguydu. Durumu ona anlattim, “Bak, senin Imrali ajani oldugunu biliyorum, ya sen itiraf edersin ya da ben Nasname’de yazarim” deyince 28 Subat 2007 tarihinde noter huzurunda asagidaki itirafi yapti:

***
Evet, ajanlik maasim Imrali uzerinden bana ulastirildigi icin “Imrali ajani” deniyordu ama sanildigi gibi Ocalan'in degil, Genelkurmay’in ajanligini yapiyordum. Gorevim, Sukru Hoca’nin Nasname’sini sabote etmek, TSK’nin cizgisine cekmek.

Ajanligim devlet icinde “top secret” yani “top gizli” bir proje oldugu icin maasim (devlet sirri oldugu icin miktarini soyleyemiyorum) da buyuk bir gizlilikle odeniyordu. Ajanlar Allah rizasi icin calismaz biliyorsun.

Maasim, Ocalan’in maasiyla birlestirilip Imrali’ya gonderiliyor, Ocalan da TRT FM radyosuyla bana havale ediyordu.

Birkac ay sonra baktim benim maasta cok ciddi derecede azalmalar falan oluyor. Once, “Ekonomik krizdendir” diye dusundum. Baktim her gecen ay daha cok azaliyor. Sonra direk Ocalan’i aradim, “Ne is?” dedim, “Maasim neden azaliyor?” dedim. Once haberi yokmus havasina girdi, “Vala benimki de azalmis, kesin uluslararasi bir komplo vardir” dedi.

“Yeme beni simdi, aile gecindiriyoruz burada, senin gibi ekmek devleten su marmara denizinden gecinmiyorum” dedim, “Sen mutlaka birsey biliyorsun” diye sIkIstIrInca agzindaki baklayi cikardi: “Tamam, bir ara kasinti tutmustu ya, senin paralarla kendime kasinti merhemi aldim!”

“Yaw” dedim, “Icinde yuzecek kadar ilac alsan; icine disina surecek kadar merhem alsan bu kadar para gitmez! Cocuk mu kandiriyorsun” diye cikisinca, “Alo, alo, seni duyamiyorum. Allah Allah, hatlar koptu herhalde” numarasiyla TRT FM radyosunu yuzume kapatti. Aramaya calistiysam da ulasmam mumkun olmadi.

Tabi isin pesini birakmadim. Direk Yasar Pasa’ya ulastim, durumu izah ettim; “Bakiniz Pasam, biz burada vatan, millet, Sakarya, Ankara, Istanbul icin falan cok ciddi hizmetler yapiyoruz. Hayat pahaliligi var; benzin fiyatlari almis basini gidiyor, ustelik bu telefon gorusmeleri dunyanin parasini tutuyor ama ne hikmetse benim maaslar her ay asagi iniyor. Ne is?”

Yasar Pasa, “Ben maas odeme cizelgelerine bakip seni ararim” dedi. Bir muddet sonra aradi, “Bak Cevdo!” dedi, “Aha bak burada yaziyor… Senin ki de Avdo’nunki de her ay tikir tikir odeniyor. Hatta yaptiginiz hizmetten dolayi her ikinize iki tane de ikramiye vermisiz. Maasta eksilme olmadigi gibi yuzde 12 artis var! Sen niye az para aliyorsun bilemiyoru; bir de Ergin Saygun’a konus, Ikinci Baskanim oldugu icin evraklari imzalayip parayla birlikte ona gonderiyorum” dedi.

(Not: Taninmamak icin “Cewdo” kodadini kullaniyorum ama “W” harfi sakincali oldugu icin Yasar Pasa “Cevdo” olarak soyluyor).

Saygun’u aradim, “Hov ar yu, Ergin?” (Nasilsin, Ergin?) dedim (gene “W” sakincali oldugu icin “How” yerine “Hov” diyorum). Saygun’la cok samimi oldugum icin ilk ismiyle hitap ediyorum daima. Hudson Enstitusu ile irtibatini, Zeyno Baran’dan once ben sagladim. Washington’a gelince bana ugramadan Turkiye’ye donmez.

“Benim maas hususunda bir sorum olacak” deyince yuzu kizardi (ahizenin sicakligindan anladim). “Ne olmus maasina?” diye sordu. “Her ay suyunu cekiyor!” dedim. “Kurakliktandir mutlaka, burada havalar cok sicak!” diyerek kafasinca bir iki $akayla gecisirmeye calisacak. “Birak bu susuzluk mevsimde sululugu da, maasim hakkindaki soruma cevap ver!” diye cikistim. Bakti kacmak mumkun degil, anlatmaya basladi:

Bak Cevdo, sen de bizden oldugun icin acik acik anlatacagim. Aralarinda Sener Eruygur, Hursit Tolon ve askeri istihbaratcilardan falan olusan biz bir grup vatansever gorevli ve emekli ust rutbeli asker bu hukumetten kurtulmak icin bir calisma icine girdik. Bu tur calismalar para ister, malum; Ortulu Odenekten para gelmedigi icin mecburen sizin maaslardan kesintiler yaptik.

Tepem atti, arastirdim ama acik vermiyorum… Sonunda “Toplumu bilinclendirme eylem plani” falan hazirladiklarini anladim. Plani, guvendigim bir gazeteye sizdirmak uzere ele gecirdim. I.nelerden intikamim cok aci oldu, benden habersiz maasima dokunmak neysmis gorsunler. Sener Eruygur, Hursit Tolon falanla ilgili butun gizli dokumanlari ele gecirip hukumet kanadina aktardim. Cok yakinda enselenecek hepsi…

Tabi butun bunlardan sonra desifre edildigim icin ajanliktan ayrildim. Bundan sonra ajanlik yapmayacagima dair noter huzurunda soz veriyorum…

****

Bu ajanlik konusunu boylelikle tatliya bagladik. Birgun mutlaka ortaya cikacagini bildigim icin simdiden soyleyeyim dedim. Cevdet’in simdi ajanlikla hicbir ilgisi yoktur.

Gozlerinden operim…

Komtan Hemo

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin