Ben giderken en çok seni götürdüm…
Gittiğim her yer senle dolup taştı. Dağlarımdın, ülkemdin. Ait olduğum her
şeydin. Yanıma alabildiğim çok şeyimde yoktu aslında. Bir yüreğim, birde
beynim eşlik etti bana. Kavgam dedim; seni özlediğim kadar özledim
özgürlüğünü halkımın. Sen gibi sarıldım gökyüzündeki yıldızlarıma. Dokunmak
ister gibi uzandım her adımımda onlara. Dağlarımdaydım; gökyüzünün en
yakınında. Her çakıl taşına senin adını yazarak ilerliyordum. Gücümün
tükendiği anlarım çok oldu, çokça yenildim sandım, çok kırıldım… Hiç
umutsuz kalmadım; sen vardın geleceğimde. Beni bekleyen yıldızlarım sendin.
Sana ulaşınca bitecekti tüm bu acılarım. Ulaştığımı sandığım anlarımda
çoktu. Larsek’te; Munzurların en görkemli zirvesinde sana uzattım ellerimi,
tutasın istedim. Dokundum sandım sen bildiğim her şeylerime, yanılmıştım.
Her şey somutta yaşanıyormuş; hayat denen dönence içinde. Çok eskiden
yazdığım şiir düştü aklıma
Ulaşmak; yarınlara ulaşmak
Yoksa ulaşmak mı SENSİZLİĞE…
Demiştim. Sensizliğe yürüdüğümü işte o zaman anladım. Artık
sensizliğe yürüyen bir yolcuydum, her adımda senden uzaklaşan çaresizliğimle
- ayaklarımı yerden sürüyerekte olsa- yoluma devam ettim. Dönülmez virajlar
dönmüş, geçilmez engelleri geçmiştim geriye dönmek imkânsızdan ötelere
fırlatıp atılmıştı çoktan. Dönmektense; bitip tüketmek için uğraşıp durmak
yaşamı! en kolay olanıydı. Öylede yaptım/ yapmaya çalıştım. Yanıma geleceği
almak yerine tüketilesi yaşamı almıştım bu kez. Her adım sensizliği
çoğaltıyorken ben kendimi de, benle olanı da tüketmeye koşar adım ilerledim.
Tam bitti dediğim anlarım öyle çoğaldı ki, artık bitmeyeceğini de işte o
zaman öğrendim. Olmayacak olur olduğunda ne benden geriye bir sen, ne senden geriye bir ben! kalmamıştı. Umutsuzca kovalamaktan, arayıp durmaktan
vazgeçemedim. Bulmak istediğim neydi? Bende bilmiyordum artık. Dönülmüş,
yitip gitmiş, harcanmış zamanların bende bıraktığı izin peşine düşmüştüm.
Acımı hafifletme uğraşısı dedim sonraları…
Şimdi; tüketemediğim zamanları tüketmek için yeniden yola
koyuldum. Yanıma kendime acımayı, yanıma sevginin yeni tanımını, yanıma
hayatın benim dışımda akıp gittiği gerçeğini, yanıma en güzel yarınlarla
arama koyduklarımı aldım. Bir tek şey diliyorum; Bu zamanların çokta uzun
sürmemesini…
Şair Ahmet Tetlli’ye, şiirce bir yakuti imgeyle noktalayaım.
“Yoruldum Yoruldum Yoruldum… Gereklilik
kipiyle yaşamaktan”
4 Mart 08



Yorumlar (2 gönderildi):
yazilarini hic sektirmeden okuyorum..icinde yüzdügün duygu denizi (yok yok deniz yetmez bunu tanimlamaya..okyanus desek oda yetmez ya..)o kadar tanidik o kadar ayni gidislerle dolu ki.kalemine , yüregine saglik..emin ol bu yürüyüs bitmeyecek..sizler oldukca bitmesi olanaksiz..selam ve saygilar..
Yorum yaz