Anasayfa | Nasname Edebîyat | Dicle Can | Su Duruluğuna Karışan Düşler

Su Duruluğuna Karışan Düşler

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Kan gülleri olmasın!..

Patikalardan ilerliyorum, dağların doruğuna uzanırken! Esen rüzgar dağıtıyor saçlarımı!.. Yüzüme savruluyorlar. Benle taşıdığım “torbamdakiler” fırsat bilip çalıyorlar, an’ın kapılarını.. “Haydi” deyip tetikliyorlar, “hatırla bizi”!. Evet, yaşama daha bir tutkuyla bağlandığım unutulmayacak anlarım, unutmadım sizi!.. Zaten hep benimle değil miydiniz?

 

Özlemim sıradağlar gibi, birbiri ardınca.. Her yeni gün, yaşamın bilinmezliğindeki devinimleri doğururken, bense özlemimi büyütüyorum koynumda.. Bir bebek hassasiyetinde.. Biliyorsun ki sevgili, çocuğumu sevdiğim yalınlıkla, umarsızca seviyorum seni!.. Dokunuyorum.. İçim titriyor!.. İncitmeye kıyamıyorum.. Soluklanıyorum!.. Yüreğim, “dağlara” diyor, koşuyorum.. Bir mermiyi namluya sürer gibi.. Biliyorum, sen ordasın.. Serüvencinin ulaşmak istediği noktada, zirvede!.. Orada herşey!.. Sen ve umutlar, sen ve yaşam, ve ülkem, ve kavgam!.. Adına başkoyduğum ne varsa!..

Patikalardan ilerliyorum, dağların doruğuna uzanırken! Esen rüzgar dağıtıyor saçlarımı!.. Yüzüme savruluyorlar. Benle taşıdığım “torbamdakiler” fırsat bilip çalıyorlar, an’ın kapılarını.. “Haydi” deyip tetikliyorlar, “hatırla bizi”!. Evet, yaşama daha bir tutkuyla bağlandığım unutulmayacak anlarım, unutmadım sizi!.. Zaten hep benimle değil miydiniz?

Hatırlıyorum sevgili, nehir boyu yürüyüşlerimizi, ürkek dokunuşlarını.. Hüzün çiçeğindim ben senin, saçlarımı öperdin ilkin.. “Saçlarını sensiz düşünemiyorum” derdin her seferinde.. Okşardın saçlarımı ve ben tüm masumiyetimle daha çok sokulurdum sana! “Kollarını sar bana sevgili” dediğimde, “önce saçlarını, sonra seni kucaklayacağım” derdin, içimde fırtınalar yaratan gülüşlerinle..

Oysa sen şimdi uzaklardasın!. Ellerimi sana uzatmak, dokunmak, seni yaşamak istiyorum.. Belki şu anda mümkün değil ama şafakta olacak sevgili, biliyorum!. Biliyorum, çünkü yönümü ararken elimdeki tüm pusulalar dört yönden gösteriyor seni.. İlle de, Güney yanın ışıldıyor. Gökkuşağı renginde.. Yüzüme umutlu bir gülümseme yayılıyor, rüzgar eşlik ediyor adımlarıma!. Gözlerim zirveye odaklanıyor.. İlerliyorum..

Özlem ateşi kavururken yüreğimi, yorgan bedenim isyana duruyor!.. Susuzluğumu gidermek istiyorum, duraklıyorum bir taşın başında.. İnceden bir su sızıyor, yukarılardan!.. Berrak, özlemim gibi.. Kana kana içerken, nehirler bütünlüyor senli düşlerimi!. Düşünüyorum.. Binyıllardır akıp duran, adına kelamlar söylenen nehirlerimizi.. Kimi yerde sınırları çizen, kimi yerde sınırları aşan; Dicle ile Fırat’ı. Yerkürenin kilometre hesaplarına meydan okurcasına kavuşuyorlar, doğdukları kaynaktan binlerce kilometre uzakta!.. Akıyorlar birbirlerine, suları karışıyor, bütünleşiyorlar!. Bir beden gibi!. Onların özlemi bitiyor!. Denize ulaşıyorlar birlikte, sonsuz maviliğe..

Bense kendi payıma düşeni alarak, su duruluğunda düşlerle devam ediyorum tekrar yoluma. Evet, bir gün bizde bir beden olup, böyle denizlere akacağız seninle!.. Belki çok uzaklarda, sürgünlüğün acı sınır boylarında! Belki de en tutkulu aşkların yaşandığı; sarı, kırmızı, yeşile çalan ülkem topraklarında!.. Yeryüzünün “matematiksel” ve “kültürel” hesaplarının artık olmayacağı tan yerinde!.. Bu özlem bitecek sevgili!.. Dokun yine saçlarıma!..

08.11.2007

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin