Anasayfa | Dosya Haber | PKK Kast Örgütüne Dönüştürülmüştür...

PKK Kast Örgütüne Dönüştürülmüştür...

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Hafıza Kaybına İzin Vermeyeceğiz! (NASNAME)

Ben bu düzeni devrimcilik olarak görmeyip beğenmeyenlerdenim. Bu nedenle övgüye değil, ölüm nişanına layık görüldüğüme şaşırmıyorum. Kanımca PKK yönetimi ile aramızdaki tartışmanın konusu da budur. Yanlış olduğunu fark ettikten sonra PKK diye bir "din" uğruna bile bile çalışmak çılgınlıktı ve ben bu çılgınlığı yapmak istemedim. PKK doğru bildiğim bir yanlış, ya da üstüne hiç bir kanıt olmadığı halde inandığım bir örgüttü. Bunu kavradıktan sonra kimse beni PKK'de tutamazdı...

 

Diktatörler; kendi saltanatlarını kurmak ve sürdürmek için akıllı insanlara gereksinim duyarlar. Çünkü akıllı insanlar vasıtasıyla kitleleri etkileyebileceklerinin, inandırabileceklerinin farkındalar.

Her diktatörlük; “yanlışı doğru, haksızlığı haklı ve kötüyü iyi” göstererek varlık kazanır. Bu nedenle de akıllı insanlardan tedirgin olurlar. Çünkü yaşanan/yaşatılan yanılsamayı ilk fark edecek olan akıllı insanlardır.

Hem akıllı insanlara ihtiyaç duyan, hem de onlardan tedirgin olan diktatörler; akıllıları kişiliksizleştirerek/duyarsızlaştırarak ve sindirip boyun eğdirerek amaçlarına ulaşmaya çalışırlar…

Her akıllının cesur ve kişilikli olmadığını bilen diktatörler; hem akıllı, hem de kişilikli insanları baş düşman ilan edip öncelikle onlardan kurtulmaya çalışırlar…

PKK tarihine bakıldığında akıllı ve kişilikli insanların nasıl yok edildiğini görürüz. İlk vurulan kadrolar en akıllıları olmasalar da, akıl ve kişilik birlikte değerlendirildiğinde, ilk sıralarda yer aldıkları rahatlıkla görülebilir.

Semir (Çetin Güngör), daha 1984’te kaleme aldığı bildiride, hem akıllı hem de kişilikli olduğunu gösteren bir insandı. Öldürüleceğini bile bile Öcalan ve yarattığı tarikata başkaldıran Semir, 1985’te kadın ve çocuklarında içinde olduğu yüzlerce Kürd insanının ortasında İsveç’in başkenti Stockholm’da   bir PKK tetikçisi tarafından katledildi.

PKK içindeki ilk ciddi muhalefetin öncülüğünü yapan Semir; PKK’de bugün yaşanan çirkinliği, kişiliksizleşmeyi, farklılıklara tahammülsüzlüğü ve yarattığı tahribatı daha 1984 yılında öngörebilmişti.

Semir’in yazdıkları dikkatle okunduğunda, PKK ve Öcalan’ı ayakta tutanların kimler olduğuna dair ipuçlarını bulmak ta mümkün olacaktır. Bunlar ya akılsız olanlar, ya da akıllı ama kişiliksiz/korkak olanlardır…

Özgür bir gelecek; hem akıllı, hem de kişilikli insanlarla olanaklı olur ancak; PKK’yi ayakta tutanlarla değil…

Özgür Bireyler Topluluğu olarak; kürdistan'da hafıza kaybına izin vermemek adına, Semir'in öldürülmesine neden olan ve 18 Mart 1984 tarihinde kamuoyu ile paylaşmış olduğu PKK'ye ilişkin düşüncelerini siz Nasname okurlarına tekrar sunuyoruz...

NASNAME

-----------------------------------------------------------------------

II. Bölüm

PKK kast örgütüne dönüştürülmüştür.

PKK yönetimi, kendi çıkarına denk düşen her türlü şeye devrimcilik çıkarına ters düşen şeye de karşı-devrimcilik adını vermektedir.

Kendisine karşı içinden ve dışından oluşan duyarsızlık ve mezar sessizliğine övgüler düzerken, yapılabilecek herhangi bir eleştiriye ise sadece "ölüm nişanı"nı layık görmektedir. Bugün birçok örgüt PKK'nin mevcut tutumundan ve gelecekte alacağı biçimden endişe duymaktadır. Ayrıca, PKK'de kadrolar çoğunlukla gözle görülmeyen ama kimi zaman da görülebilen bir baskı altındadır. Bu kadrolar açısından örgüt içinde ellerinde kendi kişiliklerinden başka hiç bir şey kalmamıştır. Hatta yığınla insan ellerinde son olarak kalan kişiliklerini de kaybetmiştir. Çünkü PKK'de dogmatik otoriteye koşulsuz bağımlılık kadroları düşünmekten alıkoymuş ve kişilik bu noktada varlığını koruyamaz duruma dönüşmüştür. Orgüt üyelerinin gerektiğinde kendi akıllarına danışma koşulu ortadan kaldırıldığı için sorunlara karşı duyarsızlaşmış, öz benliklerini kaybetmiş ve yolunu şaşırmış insan tipleri meydana çıkmıştır. Bu duruma dönüştürülen kişiler ister istemez gözü kapalı olarak başka dayanaklar aramakta ve neticede PKK yönetiminin kuyruğuna takılmak zorunda kalmaktadır. PKK’ye egemen olan kadro tipi budur. PKK yönetimi en çok bu stilde yetişmiş kadroları beğenir.

Ben bu düzeni devrimcilik olarak görmeyip beğenmeyenlerdenim. Bu nedenle övgüye değil, ölüm nişanına layık görüldüğüme şaşırmıyorum. Kanımca PKK yönetimi ile aramızdaki tartışmanın konusu da budur. Yanlış olduğunu fark ettikten sonra PKK diye bir "din" uğruna bile bile çalışmak çılgınlıktı ve ben bu çılgınlığı yapmak istemedim. PKK doğru bildiğim bir yanlış, ya da üstüne hiç bir kanıt olmadığı halde inandığım bir örgüttü. Bunu kavradıktan sonra kimse beni PKK'de tutamazdı.


Bilindiği gibi devrimciler geniş anlamda toplumun gelişim yasalarını dar anlamda siyasal mücadelenin geişirim yasalarını bilmek ve bununla kaynaşmak zorundadır. Kendisine devrimciyim diyebilen tüm kişi ve kuruluşlar diğer birçok şeyin yanında bir de en çok bu bilimi tanımak zorundadırlar. Demokrasi ve sosyalizmi kitlelere mal etmenin biricik yolu, toplumun gelişim yasalarının kavranması temelinde doğru ve sağlıklı örgütlenmeyi yaşama savaşımından geçer.


Kürdistan’da aydın olmanın verdiği bilinç ve sorumlulukla ve kavrayabildiğim kadarı ile o günün koşullarında doğruluğuna inandığım PKK'nin saflarında çalışmaya başladım. Simdi yıl I984. Partiye ve mücadeleye yaklaşımdaki anlayış farklılıkları nedeniyle bir arada yürümenin koşulları ortadan kalktığı için özgür irademle PKK'den ayrılmak zorunda kaldım. İşte kamuoyunda duyulabildiği kadarıyla bilinen gelişmeler bu noktadan itibaren ortaya çıkmıştır. Geçmişinde örgüt içi tartışma ve gerekiyorsa ayrılabilme geleneği bulunmayan PKK, şanına yaraşır tutum ve davranışlara bu sorunda da girmekte gecikmedi.
Dedikoduyu, yalanı, demagojiyi ve sahtekârlığı ayyuka çıkardı. Bu saldırılarından istediği sunucu alamayınca da daha da uç noktalara giderek Serxwebun Gazetesinde son mesajını verdi; "Semir yaşamamalıdır".

PKK'nin geçmişteki geleneklerini anımsatan bir davranışa girmesi belki fazla yadırganmayabilir. "Ne var bunda, her zaman yaptığını yapıyor" denilebilir. Lakin son olarak ortaya çıkan sorunun geçmiştekilerden oldukça farkla yönleri vardır. PKK yönetimi dürüstlükle hiç bağdaşmayan gerekçelerini gösterip açık tavrını belirttikten sonra, mevcut sorunun bir diğer tarafı olarak kısa açıklamada bulunmak ve bu açıklamanın ışığında PKK gerçeğini ya da daha doğru ifade etmek gerekirse, PKK'nin karanlıkta kalmış yönlerini aydınlığa kavuşturmak istiyorum.

Mümkün olabildiğince daha ayrıntılı belirlemeleri değişik toplantılarda açıklamayı şimdilik yararlı buluyorum. Çünkü PKK'nin bilindiği sanılan ve hiç bilinmeyip karanlıkta kalan taraflarını gün yüzüne çıkarmak aslında geniş bir konudur. Bunu anlatabilmek uzun yazıları zorunlu kılmakta ve dolayısıyla bu bildirinin kapsamını aşmaktadır. Bu nedenle bu bildiri PKK'nin tam bir yorumu olarak görülmemelidir. PKK'nin tanınmasında sadece önbilgi sunmayı amaçlamaktadır. Özetle,ortaya çıkan pratik bir olay vesilesi ile acil olarak PKK'nın tutumunu teşhir etmek için gerekli gördüğüm bazı perspektifleri vermek gayesiyle bu bildiriyi yazmayı yararlı gördüm. Devrimcilerin mücadele yaşamları boyunca karşılaştığı olaylar daima ilgi çekici olmuştur. Görevleri toplumların gelişim yasalarını incelemek ve bu temelde öngörülen değişikliği sağlamak doğrultusunda çalışmak olduğundan; devrimciler sürekli gerçek hayatın ve olayların içinde yaşarlar. Ama bu devrimciler gurubu, toplumsal olaylara eğer PKK'li olarak bakmış iseler, sanıyorum onların gördükleri ve yaşadıkları daha da ilgi çekicidir. Çünkü her devrimci hayata ve olayları bakar, lakin PKK'li bir başka türlü bakar. Hastalıklı kafalarla normal kafaların toplumsal sorunlara yaklaşımları elbette ki birbirinden farklı olacaktır.

PKK denilince çok kişinin aklına belki çeşitli tanımlamalar gelebilir. Ama PKK'nin yapı taşlarını koyanlardan biri olarak benim aklıma gelen ilk şey ise, başlangıçta devrimci niyetlerle bir araya gelen ama yetersiz önderlik yüzünden dogmatikleşerek amacından uzaklaşan ve ilk biçimini kaybedip giderek kastlaşan "dogmatik örgüt” anlayışıdır. Birçok devrimciye yönetiminde hastalıklı kafaların bulunduğu dengesiz bir örgüt göstermek istediğimde aklıma gelen tek isim vardır: PKK.


PKK, 1970-80 siyasal kuşağında Kürdistan'da ortaya çıkan ama bu kuşağın olumluluklarından az yararlandığı için yozlaşan ve giderek tehlikeli olmaya başlayan bir örgüttür. Kürdistan tarihinde yığınla işlenmiş hataları kendisine örnek alan, sonradan çıkan "boynuzun kulağı geçtiği" misali gericiliğini kanıtlayan PKK'nin şimdiki durumu, eğer dikkat edilmez ve toplumsal mücadelenin yasaları iyi izlenmezse başlangıçtaki niyetleri nasıl olursa olsun bir örgütün zamanla nasıl yozlaşıp dogmatık ve anti demokratikleşeceğine dair örnek olan bir ibret vesikasıdır.


Uzun yıllar devam eden yol arkadaşlığımız sırasında yığınla gelişmeyi, değişmeyi ve sorunlar ile çözüm biçimlerini PKK ile birlikte
İzledim ve yasadım. Dayatan sorunları PKK'eyle birlikte çözmeye çalıştım. Bu ortak yaşam 1975-84 dönemi arasında sürdü. Bu dönem PKK'nin ortaya çıkışı ve örgütlenişi olduğundan en önemli yıllarıdır. Ulusal kurtuluşçu niyetlerle ortaya çıkan bu örgüt sosyalist olabilecek midir, yoksa olamayacak mıdır? İşte bunun savaşımını verenlerden biri de PKK'yi sosyalist örgüt statüsüne kavuşturmak isteyenlerden Olduğum için bendim. Yıllarca feodal gericilik içinde yaşandığından dolayı demokrasinin ve sosyalizmin faziletlerini en çok bilenler hep genç yurtsever devrimciler olmuştur. Bu anlamda doğal olarak PKK içindeki, sosyalist dönüşümü sağlamak isteyenlerden yana tavır aldım.

PKK'de var olan bir anlayışı özlü olarak anlatmak isterken belki yeterli olmayabilirim. Bu birçok şeyi bilemediğimden ya da unutmuş olabileceğimden de kaynaklanabilir. Bütün bu eksikliklerine rağmen yine de PKK nedir tartışmasına değişik yorum getirdiği ölçüde bu bildiri yararlı görülebilir. Devrimcilerin PKK'yi daha iyi tanımayı becerdikleri ölçüde bana katılacaklarından endişem olmayacaktır.

Artık şimdi PKK'deki sorunun özüne inebiliriz……

3.Bölüm: PKK Kaynıyor...

Devam Edecek...

 

 

 

Yorumlar (13 gönderildi):

Bawer .. 08 Sep, 2010 01:55:51
avatar
Ben cizrede yaşıyorum. aslında bizi bu hale getiren pkk dir? yani çok azda olsa haklarımızı aldık. ( yetmez , ve hakkımızı olanı tam almak istiyoruz ) yani ( yetmez ama evet diyenlerden değiliz) eyerki pkk bu güne kadar bunu başarmışsa demekki daha çok şeyleri başara bilir. ben buna gönülden inanıyorum. kürtlerin kazanmalarınada az kaldı zaten. umud ediyorum ki bütün kürtler özgürleşir ve kendü ülkelerinde en hepsi bir arada yaşar. tek isteğim budur. ve bu konuda pkk ye olan inancım sonsuzdur. allah pekk yi başımızdan eksik etmesin diyorum. tşk ederim size
Kurdewar .. 08 Sep, 2010 03:16:21
avatar
Bawer, evet Allah PKK ve Öcalmazı senin gibi kör ve cahil Kürdlerin başından eksik etmesin ki sonunda Türkleşmiş olarak uyanacaksın uykundan. Öcalmaz korucubaşı olur senin gibiler de korucu olarak maaşa bağlanır aldığınız maaşın bir kısmını da korucubaşınızla beraber paylaşırsınız. O paralarla Amara köyünde inşa edilecek dergaha gider yüz sürer hidayete erersiniz. Toprağını avuç avuç yersiniz. Hacı olmak için tavaf eder kaynatılan ayran çorbasını içince 'serokumuza hamd olsun' dersiniz
Amin de de bitsin :))
Kurdewar .. 08 Sep, 2010 03:24:30
avatar
Herkesin K.Post.org daki Hülya Yetişenin Huseyin Turhallı ile yaptığı röportajı okumasıı öneririm. PKK yi ve olup bitenleri daha iyi anlaması için kesinlikle okunmalı diyorum. Kopi edip yapıştıramadım ama adminler bu önerimi kaale alıp bu yazıyı kopi edip buraya taşımasını rica ediyorum
sinwar .. 08 Sep, 2010 07:00:50
avatar
merhaba bawer oncellikle sun demek istiyorum bugun kuzey kurdistan bazi haklar varsa bunu ilk basta guneydeki kazanima borcluyuz pkk hareketi hakli olan davamizi tum dunyada teror adiyla haksizliga ugradi bu da pkk nin yaptigi en buyuk yanlistir bugun kuzeyde bazi ufak tefek haklar verilmisse bu guneyden dolayidir pkk den degil
Rojhad Vexwan .. 09 Sep, 2010 04:37:28
avatar
Arkadaşlar ben İsveç vatandaşı ve İsveç'te yaşayan bir Kürd'üm.Lütfen yapmayın..

Öncelikle şunu söyleyeyim:Bugün fazlasıyla hakkkımız olanların çok az bir kısmını elde ettik.Bu pkk sayesinde olmadı mı?1920-1975 yılları arası Kürt halkının katliamlara tecavüzlere ses çıkarmasını sağlayan bir pkk yoktu.Yine bu 1920-1975 sürecinde:

-Enver Paşa gibileri Sarıkamış muharebesinden sonra "Bu savaşı kaybetmiş gibi gözüküyoruz ama aslında kazandık çünkü doğu anadoludan kafkasya'ya kadar 90 bin kürt genci öldü"demedi mi?


-Devlet bakanları çıkıp "Bu ülkede Türk olmayanın yapacağı tek bir şey vardır oda uşaklık!" demedi mi?


-Zap katliamında birkaç gün içinde onbinlerce Kürt katledilmedi mi?


-Şırnak'ın elektriği ve telefon hattı kesilip 3 gün boyunca şehir merkezindeki Atatürk heykeli dışındaki her yeri bombalanmadı mı?Şehir öyle bir hale geldi ki zavallı gözü yaşlı kürt anaları çocuklarını o Atatürk heykelinin gölgesine sakladılar!!!


-Olağanüstü hal vakti bazı kürt kızları türk komandolarının tecavüzüne uğramamak için kendini asmadı mı?


-Köy köy gezilip zavallı kürt köylülerine tabak tabak bok yedirilmedi mi?Hatta o zamanlar "Bok yemiş Kürt gibi olmak" diye bir deyimin yayıldığı söylenir...


-Diyarbakır,Mamak,Urfa cezaevleri Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en kötü 10 cezaevi ünvanını almadı mı?Vede burada yüzlerce kişi kaldı.Yapılan işkenceleri görmek için google'a diyarbakırzindanı yazmanız yeterli...Türklerin "Din kardeşlerimize kötü muamele ediliyor,kapatılsın!"dediği Guantanoma ve Ebu gıreyb bu kılasmanda ilk 50'ye giremedi...


-Kürtçe konuşmak yasaklanmadı mı?


-Dersim'de zavallı Alevi Kürtleri kadın çoluk çocuk mağaralarda fare gibi zehirletilmedi mi?Üstelik genelkurmay isyan çıkmasından korktuğu için arşivleri açmıyor.Tahmini olarak 80 bin kişinin öldürüldüğü söyleniyor.


-OHAL zamanlarında köyler güvenli değil gerekçesiyle binlerce köy göçe zorlanmadı mı?İnsanları katledilmedi mi?


-Bir milli eğitim bakanı bir muhabbet esnasında "Türkiye'de ingilizce eğitimin verilmesinin sebebi doğudaki kürtlerin dilini olan bağlılığını dşürmek ve zihnini kürtçe yerine ingilizce ile doldurmaktır"demedi mi?


-Kürtlere verilen sözlerin tutulmaması sonucu (Özerklik vaadi - kurtuluş savaşı öncesi bizzat Kürt aşiret liderleriyle anlaşılmıştır.Savaş bittikten sonra kullanılan Kürt milleti paçavra kağıdı gibi bir kenara atıldı) çıkan Ağrı İsyanı sonucu yüzlerce savaşla ilgisi olmayan Kürt kadınları -ki aralarında hamile olanlarda vardı- karınları süngülerle parçalanması sonucu katledilmedi mi?


-İsyana karıştığı gerekçesiyle tutuklanan kürt insanlarına karakollarda birbirlerinin penisleri yalattırılıp,birbirlerine tecavüz etmeleri sağlanmadı mı silah zoruyla?


-Ve en önemlisi Malazgirt'te onlara Anadolu'nun kapılarını açtık.Kurtuluş Savaşı'nda onlara deste olduk.Hıttin'de İslam'ın şerefini kurtardık...Ama bunları unuttular şu an tuvalet kağıdı gibi bir kenara atıldık...


-Ve daha bilmediğim veya şimdilik aklıma gelmeyen nice nice kürt katliamları,asimilasyon çalışmaları...

Bunlar pkk yokken oldu.Demek istediğim pkk kurulunca bu vahşet bitti değil,pkk kurulduktan sonrada bu insanlık dıramı son sürat devam etti...
Ama en azından bizimde sesimiz çıkar oldu.Hadi hiç inanmasanız bile en azından PKK'nın bunlara karşı bir alternetifimiz olduğunu kabul edin.Oda olmasaydı tüm bu zulme karşı nasıl sesinizi çıkarmayı düşünüyordunuz?Yoksa sivil toplum kuruluşlarıyla mı???

Pkk ALLAH'ın emri değil,elbette onunda yanlışları oldu...Ama pkk'ya dair karalamalara inananlara şunu söyleyeyim son olarak:

Kürtler Türklere isyan beğendiremiyor.Şeyh Said isyanı oldu şeriatçı ingiliz köpeği dediler.Dersim isyanı oldu Alevi işi dediler.Şimdide pkk var onada Büyük İsrail taşeronu diyorlar.

Lafı daha da uzatıp sıkıcı bir yazı oluşturmak istemiyorum.Ama son olarak şunu söyleyeyim kürdistan işçi partisi yanlısı yorumları yazanlara lütfen öyle aptal der gibi apocu cahil demeyiniz.Tartışmanında ahlakı var!

Hepinize selamlar...
AHMET ARİN .. 09 Sep, 2010 04:59:38
avatar
Sayın Rojhad Vexwan,
Yukarıdaki yazıyla ilgisi olmayan ve tamamen PKK'nin ortaya çıkan çirkin yüzünü örtme amacı taşıyan yorumunuzu ibretle okudum.

Madem İsveç'te yaşıyorsunuz, neden Semir ve Enver Ata gibi insanları katleden cellatlara laf dokundurmuyorsunuz...

İsyanlardan söz ederken de Şêx Said için devlet tarafından kullanılan "şeriatçı, İngiliz köpeği" suçlamasının, aklamaya çalıştığınız Apo/PKK tarafından da yapıldığını görmeyecek kadar körleşmişsiniz.

Kimse PKK sayesinde bu günlere gelmedi. Tam tersine PKK'ye rağmen bu günlere geldik. İsveç'te yaşamak size objektifliği, demokratlığı öğretmeliydi, Öcalan gibi bir haini, ajanı aklamak için çetrefilli yollara baş vurmayı değil. Unutmayın ki Kürdistan halkı bıraktığınız gibi kalmamıştır ve sizin aklınıza ihtiyaç duymadan kimin ne olduğunu görecek bilince ulaşmıştır. Kürdistan halkının özgürlüğü için söyleyecek doğru sözünüz kalmamış ve sadece Öcalan'ı aklamakla görevliyseniz, "gölge etme başka ihsan istemez" diyorum ben de...
Rojhad Vexwan .. 09 Sep, 2010 05:29:50
avatar
Sayın Ahmet Arin,

1-) Yazınızı baştan aşağıya okudum ve sizede şunu tavsiye ederim ki sizde benimkini baştan aşağıya okuyunuz.
Ben yazımda PKK'nın sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylemiyorum.
pkk elbetteki gerek o bölgede gerekse Avrupa'da kirli işlere bulaştı.Bu kesinlikle doğru.
Ama yazımı dikkatli okursanız size pkk nın alternatifimiz olduğunu söyledim,en kötüsü o kara döneme dönülmesi halinde faşistler için bir potansiyel tehlike demektir.Bu yüzden pkk sonuna kadar var olmalıdır.

2-)Yazımda APO kelimesi bile geçmiyor.Yazımı anlamadan çıkmış" Sen APO'yu aklamakla görevlisin" diyorsunuz.Eğer çok merak ediyorsanız söyleyeyim:Ben APO'dan nefret ediyorum.Tamamen güç sevdalısı bir insan olduğunu düşünüyorum.pkk'yı kuruşu dışında pek faydası olmamıştır.Şimdide İmralı'dan yaptığı konuşmalarla devlet tarafından kullanılmaktadır.

3-)Diyorsunuz ki "PKK sayesinde bu günlere gelmedik,aksine PKK'ya rağmen bu günlere geldik"...Lütfen şunu söyleyin ne yaptınızda pkk ya rağmen diyorsunuz,peki ne yaptınızda pkk ya rağmen oldu???

4-)Yahudiler ortadoğu ya yerleştiklerinde Araplar tarafından ufak katliamlara uğradılar ve dışlandılar.Taki Haganah cemiyetini kurup silahlı mücadeleye başlayana kadar.Bu örgütle tek bayrak altında toplanıp mücadele ettiler ve sonuç ortada...IRA ile irlanda'da ingilizlere karşı bu duruma gelmedi mi lütfen söyleyin!Bu örgütlerde elbetteki yanlışlara bulaşmışlardır.Ama bunlar halklarının gücüne ortaya koydu.Faşistlere dur dedirtti.Daha aklıma gelmeyen örnekleride vardır bu durumun ki bunu inkar etmeniz akılla bağdaşlaştırılamaz.

5-)Yine "PKK sayesinde değil aksine PKK'ya rağmen buralara geldik" sözünüze bakarak sanki Kürtlerin bu günkü durumunu çok iyiymiş gibi belirtmenizi aklım hayalim almıyor.

Yazımda APO kelimesinin geçmemesine rağmen bana APO'nun uşağı damgası koymanızı özellikle açıklayınız lütfen...

Son olarakta "Kürdistan'ın senin aklına ihtiyacı yok" sözünüze sadece gülüyorum.Ben sadece yorumcuyu ki burasıda zaten özgür düşüncelerin paylaşıldığı bir yer.Sizin bu farklı düşüncelere tahammül edememe durumunuz faşistlere has bir davranıştır...

Lütfen farklı görüşlere daha anlayışlı olalım.
.. 09 Sep, 2010 01:08:47
avatar
Sayın Rojhad Vexwan,
Yorumunuzu birkaç kere okuma gereği duydum. Çünkü eleştirirken bile "alternatifsiz" ve "tek seçenek" olarak gösterdiğiniz PKK'yi eleştirmek yerine, bazı pis işlere bulaşmış olsa da PKK'ye fazla yüklenmeyin diyorsunuz.

Öcalan ile ilgili direkt bir methiyeniz yok ancak öcalansız bir pkk den söz etmenin de gerçekçi bir yanı yok ve pkk yi övmek öcalanı övmektir siz de bunu çok iyi biliyorsunuz.

En kötüsü ise, Şêx Said, Seyit Rıza gibi Kürdistani değerler ile Öcalan'ı (ama siz öcalan yerine pkk demişsiniz, herkes bunu öcalan olarak okur)aynı kategoride değerlendirmenizdir.
Çünkü Dersim nasıl Seyit Rızasız olmazsa pkk de öcalansız olmaz. Bunu bilerek yapmasanızda çıkarılan anlam budur.

Sayın Vexwan, sizden aktarıyorum:"Pkk ALLAH'ın emri değil,elbette onunda yanlışları oldu...Ama pkk'ya dair karalamalara inananlara şunu söyleyeyim son olarak:

Kürtler Türklere isyan beğendiremiyor.Şeyh Said isyanı oldu şeriatçı ingiliz köpeği dediler.Dersim isyanı oldu Alevi işi dediler.Şimdide pkk var onada Büyük İsrail taşeronu diyorlar.....

PKK sayesinde bu günlere gelmedik demekle, sizin dolaylı olarak "pkk sayesinde bu günlere geldik" demenize karşılıktı. İsveç'ten bakınca farklı görünüyor olabilir.
İsveç'te sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi olarak bir sorun yaşamıyorsunuz ve bu yaşamınızda pkk de rol oynamış ise vefakar bir insan olarak minnettarlığınızı bildirmenizi anlıyorum. Ama kürdistan'da yaşanan tahribatları ve daha düne kadar(Batman olayı)katledilen demokratları gören birinin pkk ye minnettar olması için neden yoktur..

Sayın Vexwan, yorum yazdığınız yazıda, pkk nin korucularından ve pkk içindeki en kişilikli ve teorik olarak en yeterli insanının kalaeminden pkk'nin dejenerasyonundan söz ediliyor. Semir'in 26 yıl önce dikkat çektiği konuları siz hala görmek istemiyorsunuz.Böyle bir insan (Semir) yaşadığınız yerde katlediliyor ve onun yazısına yorum yapmanıza rağmen bu cinayete değinme gereği duymuyorsunuz.

Bu tutumunuza "pkk aklayıcısı, Öcalan aklayıcısı" demem haksızlık mı sizce?
Eleştirim farklı bir fikir yürütmenize değil. Bu özgür platformda herkesin düşünesini açıklaması en güzelidir. benim eleştirim, "Arkadaşlar ben İsveç vatandaşı ve İsveç'te yaşayan bir Kürd'üm.Lütfen yapmayın.." ile başlayan ve PKK ile öcalana dokunmayın anlamına gelen yorumunuzaydı.
Lütfen yapmayın derken, Semir'den söz edilmesi mi, semir'in yazısına mı yoksa semirin katledilmesine tepki gösteren yorumculara mı tepki gösteriyorsunuz. Ne yanlış yapılmış ki siz "lütfen yapmayın "diyorsunuz?

Aklınıza ihtiyacımız yok demek te, zaten pkk ve öcalanı aklamaya çalışan yığınla insan var ve yıllardır aynı şeyi yapıyorlar. siz de farklı bir şey söylemeyecekseniz ve bu anlayışı süslü laflarla tekrar benimsetmeye kalkışacaksanız buna ihtiyaç yok anlamında söyledim..

Sağlıklı, mutlu ve sorgulayıcı bir yaşam diliyorum..
AHMET ARİN
emir .. 10 Sep, 2010 02:23:05
avatar
sevgili rojhat.bu kadar uzun zamanda pkk nin kazanımlarının olduğundan ama az olduğundan yakınıyorsun..peki bu son süreçte ki kazanımlara ne diyorsun..lütfen biraz önyargılardan uzak bir değerlendirme ile geçmiş süreci sahiplenmeyen ve sorgulayan bu hükümetin yaptıklarını ve pkk nin ohalin geri gelmesi için elinden geleni yaptığını değerlendir..şu an iktidarda chp veya mhp nin olduğu bi senaryo düşün....neler olabileceğini çok iyi analiz edersin..
Kadir Mardini .. 10 Sep, 2010 03:44:55
avatar
Sayın Rajhat Vexwan ve onun gibi düşünenler.Ben Kürdistanda Mardinde yaşıyorum.Bütün bu çatışmalı süreci yaşadım.Ünüversite mezunu kardeşim pkk saflarındayken devlet güçleri tarafında şehit edildi.Ben şahsen o dönemde demokratik tepkilerin tamamına iştirak ettim, defalarca gözaltına alındım, hapis yattım.Bu sebeplerden dolayı pkk yi tanıdım ama tarih bilincine sahip olduğum için pkk (apo) nin her dediğine inanmadım.
Şu anda bir çok şehit yakını devrimci- demokrat ve bir çok eski tutuklu senin gibi düşünmüyoruz.
Ama bazı belirlemelerinede katılmamak elde değil.5 bin köyümüz apo sayesinde boşaltıldı, en olmaz işkencelerden apo sayesinde geçirildik, apo sayesinde bizlere bok yedirildi, milyonlarca insan apo sayesinde türkiye kentlerinde rezil perişan oldu, birçoğunun namusu apo sayesinde kırıldı, onbinlerce insan apo sayesinde onyıllarca hapis yattı, bütün yurtseverler ve devrinciler apo sayesinde katirilyonlarca mallarını kaybettiler zarara uğradılar ve onbinlerce insan şu veya bu sebeple apo sayesinde canından oldu.
Peki pkk bunların hangi yarasına merhem olmuştur? Hiçbirisi.
Şu konuyu dile getirmekte fayda vardır:pkk nin şehit yakınlarına sahip çıktığı söylemi kesinlikle bir yalandan ibarettir ve pkk için bunlar kullanılması gereken şov amaçlı bir metadan ibarettir.
Apo (PKK) nin kurtuluşa dair geliştirdiği hangi programı başarmıştır:Üç aşamalı kurtuluş projesimi (savunma,denge,saldırı)? botan-behdinan hükümetimi,demokratik cumhuriyetmi? demokratik konfederalizmmi? Hepside fiyaskoyla sonuçlanmış ve apoyla beraber yapılacak herşeyde fiyaskoyla sonuçlanmaya mahkumdur.
Ama aponun başardıklarıda vardır:Kürt halkını zamansız ayaklandırmak ve bu durumdan dolayı kendisine mahkum olmuş yüzbinlerce perişan ve hertürlü iflahı kesilmiş kimseleri yaratmak.Apo bu mağdurlar ordusu sayesinde bir güç olmayı başarmıştır.
Başarı olarak gösterilenlerden bazılarıda türkiyenin AB ye uyum yasalarından kaynaklı demokratik açılımlar ve bir takım evrensel teknolojik gelişmelerle gelen basın-yayın olanakları.Pkk nin Türkiyedeki bu gelişmelerle hiçbir alakası yoktur.
Başarı olarak gösterilen belediyeler ise TC nin kendi eski kurumlarıdır ve mevcut yasalarıyla yönetilmektedir.Bu yönetimlerde bulunanların tamamının geçmişlerine ve icraatlarına bakıldığında, devletten rant elde etmek için bulundukları görülecektir.Bu kurumları finanse eden devlettir.Pkk diktatöryal ve pragmatik yapısı gereği ne buralara ne de hiçkimseye beşkuruş para vermez, vermeside düşünülemez.Çünkü pkk sadece alır, gasp eder ama vermez.
Son dönemlerde kimden yana olduğu ayyuka çıkmıştır.Referandumdaki hiçbir koşulu oluşmamış boykot kararı kimden ve neden yana olduğunun en açık kanıtıdır.
Robin .. 11 Sep, 2010 02:39:20
avatar
Sayin Kadir Mardini

Yorumunuza diyecek laf bulamiyorum. Sizin bu butun kotuluklerin hepsini pkk yapti oyle mi? Pkk dusmanligi olur ama bu kadar da sacma sapan olmaz. Tc nin yaptigi butun pisliklerin sebebi pkk mis gibi gosteriyorsunuz. Siz burda pkk yi suclamiyorsunuz aslinda tc yi temize cikartiyorsunuz. Acaba cok merak ediyorum Dersim isyaninda yada seyh said isyaninda binlerce kurt olduruldu, binlercesine iskence yapildi, binlercesi yerinden yurdundan gocertildi. Bunlarin sorumlusu seyh said, seyit riza ve o zaman ki kurt liderler miydi? Tc seksen yil once yaptigi seylerin aynisini son kurt ayaklanmasinda da yapti. Yazik ki ne yazik. Gercekten ne diyecegimi sasirdim boyle bir yorum karsisinda...
Rojhad Vexwan .. 11 Sep, 2010 04:23:14
avatar
Robin'in sözüne kesinlikle katılıyorum...Kadir Mardini'nin şehit abisinede fatihalar gönderiyorum...

Robin çok haklı.Bu öldürülen kürtlere PKK mı yerinden etti?Devletin aklı yok muydu?Tamam o zaman ilk yorumumda tc nin yaptığı 15 koca madde yazdım.Lütfen okuyunuz.Bunlara ses çıkarmayalım mı?
Annelerimize kızkardeşlerimize tecavüz edilip abilerimiz dedelerimiz öldürülürken ses çıkarmayalım mı?

yorumunuzuda öyle bir yazmışsınız ki sanki PKK yokken bunların hiçbiri olmuyordu.PKK yokkende bu zulüm vardı hala var.Ama PKK kürtlerin organize olmasını sağladı.Artık kürtler eski uyuyan kürtler değil.Örgütleri var sivil toplum kuruluşları var silahlı güçleri var...
Her ne derseniz deyin artık bir gücüz.

Lütfen zalim TC ordusuna karşı dağdaki kardeşlerinizi sanki TC den farkı yokmuş gibi göstermeyiniz.
Yüzlerce köy PKK yüzünden boşaltıldı diyorsunuz.Sanki PKK dan önce tecrit yasası yoktu?

"Ama bazı belirlemelerinede katılmamak elde değil.5 bin köyümüz apo sayesinde boşaltıldı, en olmaz işkencelerden apo sayesinde geçirildik, apo sayesinde bizlere bok yedirildi, milyonlarca insan apo sayesinde türkiye kentlerinde rezil perişan oldu, birçoğunun namusu apo sayesinde kırıldı, onbinlerce insan apo sayesinde onyıllarca hapis yattı, bütün yurtseverler ve devrinciler apo sayesinde katirilyonlarca mallarını kaybettiler zarara uğradılar ve onbinlerce insan şu veya bu sebeple apo sayesinde canından oldu."

ALLAH aşkına kardeşim ilk yorumumu okursan devletin yaptığı eşi benzeri görülmemiş zorbalıkları tecavüzü katliamları yazdım.Bunlar PKK varken mi oldu?PKK sayesinde en azından karşılık verebilir olduk.Lütfen artık inkar etmeyin bunu...
Kadir Mardini .. 12 Sep, 2010 01:19:10
avatar
Sayın Robin ve Rojhat.
Pkk ye yapılan her eleştiri, kemalist tc devletinin kalbine saplanan bir oktur.Anlayan anlar.Diğer Kürt isyan ve liderlerini ise ulusal kurtuluş tarihimizin renkli direniş örnekleri olarak görüyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyorum.Bu ayaklanmalara gerici-şeriatçı diyenlere yazıklar olsun.Bu ısyanların önderleri; hep ordularının başında ve halklarının içinde yer almışlar.Benim kahramanlarım Mir Bedirxan,Seyit Abdulkadir, Şeyh Sait, İhsan Nuri ve Ali Şer Beg gibileridir.
Kendi karargahını Kürt düşmanı devletlerin istihbarat merkezlerinde kuranlar Kürtlerin kahramanı olamaz.Hem zaten adamın kendisi ben türküm diyor.Kürt olsaydı suriyeden çıktıktan sonra avrupaya değil, Kürdistan dağlarına giderdi (o herkesin dağlara çıkması gerektiğini söylerdi).Yoksa Kürdistan dağlarına gitmemesinin sebebi ''Kürtlerden korkuyor'' olmasın?
Pkk nin verdiği cevaplara gelince; karakol duvarlarına mermi sıkmaktan başka ne yapmıştır.Ortalıkta binlerce yurtsever ve gerilla katilleri her yerde elini kolunu sallayarak dolaşmıyormu.Pkk ve apo bunlara ne cevaplar vermiştir.Tarihten hangi dersi çıkarmıştır.Kürdistanda silahlı mücadele defalarca denenmiştir.Bunu bu çağda bir daha denemenin Kürt halkının haklı mücadelesini terörize etmekten başka ne işe yaramıştır.Dünyada bunlara destek veren bir tane devlet gösterebilirmisiniz?Güneydeki bir avuç Kürdü neredeyse bütün dünya devletleri desteklerken; kuzeydeki kocaman bir coğrafya ve koca bir halkı niye hiçbir devlet desteklemiyor?Bu hareketi sorgulamanın zamanı gelmedimi sizce?

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu: