"JİTEM Selahattin Demirtaş'a Yüklü Para Gönderdi"
Nasname/Röportaj: Aygan: Bakın, ben PKK ile başlayan ve JİTEM ile devam eden trajik serüvenimi her fırsatta kamuoyu ile paylaştım. ..Ancak, PKK’nin ilk yıllarında farklı güç odakları ile kurduğu maddi işbirliği/bağlılık ilişkileri geliştikçe siyasi ve eylemsel işbirliğini de zorunlu kıldı. Düne kadar birbirlerine düşmanmış gibi topluma yutturulan MHP-CHP-DİSK-PKK-BDP ve Ergenekon benzeri yüzlerce paravan yapılanmalar mevcut hükümetin kısmi değişim ve demokratikleşme hamlelerine karşı ortak tavır alabilecekleri kimin aklına gelirdi? Bu alt-üst oluşun bir maddi dayanağı olmalıdır. Öyle değil mi?
Anayasa değişikliklerinin görüşülmesi ile birlikte başlayan ve Referandum kararıyla tırmanışa geçen PKK eylemlerinin yanı sıra, PKK-JİTEM VE MHP’nin Dörtyol’da aynı olayda buluşmaları ve aynı eylemin farklı aşamalarında yer alarak, birbirlerinin eksikliklerini tamamlamaları bizler için şaşırtıcı olmasa da, çoğu insanda şaşkınlık yarattı. Hem PKK, hem de JİTEM içinde yer alarak; karanlık, şaşırtıcı ilişkilere bizzat tanıklık eden A.Kadir Aygan, Nasname’nin güncele ilişkin sorularını yanıtlarken, aynı zamanda PKK’nin bugünlere evirilmesi sürecinin geçmişe dayandığına dair birçok veri sunuyor. Dörtyol buluşmasına(!) şaşıranlar bu röportajı okuduktan sonra bugünkü şaşkınlığın anlamsızlığını göreceklerdir. Çünkü bu çirkin ilişkiler hep vardı ama bu kadar ele ayağa düşmemişti…
Nasname
--------------------------------------------------------------------------------------
Nasname: Abdulkadir, Türkiye’de askeri vesayet rejimine biraz dokunuldu mu, farklı farklı yerlerde duran güçlerin statükoyu koruma refleksiyle aynı cephede birleştiklerini görüyoruz. Örneğin; eskiden çalıştığın ve birbirlerine düşmanmış gibi kabul gören PKK ve JİTEM türü yapılanmaların kısmi anayasa değişiklikleri için yapılacak olan Referandumda aynı cephede yer almış olmaları sence bir çelişki değil mi?
Aygan: Bu durum, insanlarımıza acayip veya inanılmaz gelebilir. Ancak, PKK/Devlet ilişki ve etkileşiminin tarihi arka planını biraz bilenler açısından bu durum hiç de şaşırtıcı değildir.
Nasname: Nasıl yani?
Aygan: Bakın, ben PKK ile başlayan ve JİTEM ile devam eden trajik serüvenimi her fırsatta kamuoyu ile paylaştım. Bunun tekrarına girmeyeceğim. Ancak, PKK’nin ilk yıllarında farklı güç odakları ile kurduğu maddi işbirliği/bağlılık ilişkileri geliştikçe siyasi ve eylemsel işbirliğini de zorunlu kıldı. Düne kadar birbirlerine düşmanmış gibi topluma yutturulan MHP-CHP-DİSK-PKK-BDP ve Ergenekon benzeri yüzlerce paravan yapılanmalar mevcut hükümetin kısmi değişim ve demokratikleşme hamlelerine karşı ortak tavır alabilecekleri kimin aklına gelirdi? Bu alt-üst oluşun bir maddi dayanağı olmalıdır. Öyle değil mi?
Nasname: Öyle de, sence bu süreç nasıl işletildi veya işliyor?
Aygan: Sağcı veya Solcu, Kürd veya Türk, adına ne deseniz deyin bugün hepsini bir araya toplayan veya toplanmalarını zorunlu kılan temel olgu; Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşüm sürecine karşı direnmek, mevcut Kemalist/Militarist sistemi ilelebet yaşatmak amaçlanmaktadır, gerisi teferruattır.
Nasname: Kemalizm’in birer türevleri olan Türk Sol Örgütleri/Partileri ile ırkçılık/faşist MHP gibi güdümlü güçlerin bir araya gelmiş olmaları anlaşılır. Ancak, Kürdler adına siyaset yaptığını iddia eden PKK’nin de bunlarla ayna saflarda ve demokrasiye karşı ortak bir direnç odağı oluşturmuş olması bir çelişki değil mi?
Aygan: Hayır. Bakın, halk arasında çokça kullanılan bir deyim vardır; Kimin Eli, Kimin Cebinde diye... Bu çok anlamlı bir deyimdir. Örneğin; bugünlere gelene kadar kimin eli kimin cebindeydi? Bu konuda uzun uzadıya sosyolojik ve siyasi tahlillere girmek benim kârım değildir. Ancak, geçmişte tanık olduğum bazı kirli maddi ilişkileri burada bilgilerinize sunacağım:
Henüz adı PKK değil iken, halk arasında ve Perinçek'in Aydınlık Dergisinde adımız ''APOCULAR'' iken, Antep bölgesinde CHP fedaileri gibi hareket ettik. Bu fedailik karşılığında ise karakola düşen Apocuları kurtarmak görevi, CHP'li vekil ve başkanlara düşüyordu. Güneydoğu Birlik ve benzeri devletin ekonomik kurum ve kuruluşlarında ''Alım Experti'' olan CHP’liler, Apocuların halktan topladığı kuru üzümleri ve fıstıkları değerinin üzerinden alıyor ve ödeme yaptırıyordu. (Apocuların getirdiği mallar isterse çürük ve küflü olsun, fark etmezdi) Ayrıca; o bölgede Apoculuk dışında gelişebilecek tüm devrimci, ilerici ve demokrat kesimlere karşı şiddet uygulanıyordu. Böylece her şey Apoculuğun tekeline geçti. Bu konuda da CHP'liler gereken işbirliğini yani Apoculara desteklerini esirgemiyorlardı. Urfa ve Siverek yörelerinde planlı ve bilinçli olarak geliştirilen aşiret çatışmalarına bir göz atalım. APOCULAR(PKK)'ın desteklediği aşiretler CHP’li olarak bilinir. Geçmişinde Kürd milliyetçiliği ve yurtseverliği olan aşiretler ise bilinçli olarak hedeflendi ve Derin Devlet'in safına itildi.
Nasname: PKK daha grup aşamasında iken de CHP’den destek mi alıyordu? Bu duruma bir örnek verebilir misin?
Aygan: Yukarıdaki cevabımda bahsettiğim gibi… Bölgede CHP'nin rahatça örgütlenebilmesi için sağcı kesim hedeflendi. Bu Eylemler aynı zamanda, 12 Eylül Askeri darbesinin şartlarını da olgunlaştırıyordu. Güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan PKK'liler, CHP milletvekilleri ve İl-İlçe başkanlarının devreye girmesiyle serbest bırakılıyorlardı. CHP yandaşı aşiretler desteklendi ve diğer partilere mensup aşiretlere saldırıldı. Bu durum; Kürdlerin sosyal, siyasal ve kültürel yapısında onarılmaz yaralar açtı. Taktik; tam da ''Böl Yönet'' veya ''İti, ite Kırdır'' taktiğiydi. PKK'nin yanlış politikaları sonucu birçok aşiret, Kürd kimliğini inkâr eden Kemalist sistemle işbirliğine girmek zorunda kaldı. (Bucak, Süleymanlar, Jirki, Goyan, Tatar, Tayan v.b.)
Nasname: Basına yansıdığı kadarıyla da olsa, PKK/Devlet ilişkisi artık konuşulmaya başlandı. PKK/Devlet ilişkilerine sen hiç tanık oldun mu?
Aygan: Henüz PKK saflarında iken tanık olduğum bir olayı anlatayım: Sınır boyundaki bazı karakol komutanları, köylülerin/kaçakçıların Haftanin bölgesindeki PKK kamplarına erzak göndermelerine göz yumuyorlardı. PKK militanlarının bölgelerinden geçiş yapmalarına müdahale etmiyor, ancak söz konusu bölgede eylem koymamalarını istiyorlardı. Sizce, bu durumda bir tuhaflık yok mu? Bahsettiğim olaylar, 1980-1990 yılları arasıdır. Ve Kuzey Kürdistan’da birçok yerde PKK tarafından köy katliamlarının yapıldığı yıllardır. Durum açıktır; TSK mensubu subaylar PKK'ye erzak gönderiyor ve ''Güney’den Kuzey'e geçebilirsiniz, fakat geçişinize göz yumduğumuzu çaktırmayın'' diyor. PKK sorumlularından Selahattin Çelik'in, bizlere; ''İsveç TIR’larını yakın, şoförlerini öldürün'' dediği yıllara denk düşüyor. Şu meşhur, ''Eruh ve Şemdinli Baskınları''na denk düşüyor...
Nasname: Abdulkadir, bu konuda daha net bilgi verebilir misin? Örneğin; PKK/Devlet tarafında kimler o zaman o alanlarda görevliydiler? Ayrıca, Selahattin Çelik’i sık sık gündeme taşıyorsun, onun dışında PKK adına ilişkileri yürüten başka kişiler yok muydu? Neden hep Selahattin Çelik?
Aygan: Selahattin Çelik veya bir başkasıyla kişisel sorunum olamaz. Şahsi sorununu, kinini toplumsal meselelerin önüne koyan insanlar dürüst olamazlar.
Bahsettiğim yer ve zamanda; Öcalan Şam'da idi. Pratik Yürütmeyi Abbas’a (Duran Kalkan) devretmişti. Zaten hiçbir zaman Öcalan'ın kendisi pratik yürütmenin başında bulunmadı. Hep; örgütü uzaktan kumandayla yönetti. Duran Kalkan'la birlikte, Cemil Bayık, Ali haydar Kaytan, Halil Ataç ve Selahattin Çelik sınırdaki örgütü idare ediyorlardı. Örgüt içi tasfiyeler, infazlar, sınır boyunca uzanan 30 kilometrelik (İran-Irak-Türkiye) bir sahanın sadece PKK denetimine geçirilmesi (aslında, tampon bölge) için IKP ile girilen silahlı çatışmalar bu döneme tekabül eder.
Nasname: Abdulkadir, yukarıda; “PKK’nin ilk yıllarında farklı güç odakları ile kurduğu maddi işbirliği/bağlılık ilişkileri geliştikçe, siyasi ve eylemsel işbirliğini de zorunlu kıldı.” Dedin. Bundan ne anlamak lazım?
Aygan: Bahsetmek istediğim ''maddi'' konu şudur: Kavgasız/çatışmasız bir ortamda haksız kazanç sağlamak pek mümkün değildir. Mesela; silah kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, bir takım insanlardan şantaj yoluyla veya ''şu kadar miktar verirsen, şu işini halederiz'' gibi yöntemler ancak kargaşa ortamında uygulanabilir. Mevcut ortam; kirli işlerden rant elde edenlerin işine yarıyor. Hatırlarsınız; YEŞİL lakaplı kontracı Van'da PKK yandaşı olarak bilinen ve uyuşturucu ticareti yaptığı iddia edilen “Tilki Selim” lakaplı Selim Işık denen şahsa telefon açıyor ve ''beni iyi dinle, yalnız yedirmezler, yalnız yemeye kalkarsan kustururlar'' diye uyarıda bulunuyor. YEŞİL'in bu konuşması aslında var olan bir gerçeği dile getiriyor. Yani; ''PKK'li de olsan, yasadışı işini yürüt, fakat devlet içerisine çöreklenmiş çetelere de payı ver''... Özel Harp Dairesi’nin birer taşeron örgütleri olan Ergenekon/JİTEM/PKK gibi odakların insanları pervasızca ''Faili Meçhul'' ettiği yıllarda da kirli maddi ilişki devam etti.
Örneğin: 1990’lı yıllarda, PKK tarafından ''Amed Eyaleti'' olarak adlandırılan; Diyarbakır-Muş-Bitlis-Elazığ çevresinde bir ara PKK kontrolü ele almış gibi görünüyordu. Hiçbir iş adamı veya Devlet, o bölgeye yatırım yapmak, hizmet götürmek, (yol v.s.) gibi girişimlere cesaret edemiyordu. Fakat bu işin tezgâhı Diyarbakır merkezde kurulmuştu:
Üç-dört inşaat şirketi ihaleleri alıyor, fakat JİTEM ve Cemal Temizöz'ün has adamı olan Abdulhekim Güven'e devrediyorlardı. A.Hekim Güven ise, işi hem Ankara'daki bazı MHP'lilere (bir keresinde birlikte gittik ve MHP’den Cumhur… diye biriyle görüştük) hem de ANAP içindeki bazı milletvekillerine yüzdelikler vererek halediyordu. (partililere verilen pay%11 idi) Ankara'da iş bağlandıktan sonra sıra ''bölgeye hâkim olan'' PKK'ye geliyordu. PKK'nin JİTEM'e olan minnettarlığından mıdır veya paraya olan düşkünlüğünden midir bilinmez ama yüzdeliklerini alınca her türlü yol ve inşaat makinesi o bölgede (Lice-Kulp) korkusuzca çalışmaya başlardı. Bu ortamda yapılan işin kalite kontrolü yapılamadığından en ucuz malzeme ile iş bitiriliyor ve büyük kazançlar elde ediliyordu. JİTEM'ci Abdulhekim Güven'in aracılığı ile yol yapılan bölgede PKK'li grupların gündüz gözüyle futbol ve voleybol oynadıklarını duymayan yoktu. Halkın deyimiyle; Kuş uçurtmuyorlardı, fakat bir JİTEM'ci-İtirafçı kişi maddi menfaat karşılığı orada iş yapma izni alabiliyordu...
Nasname: Abdulkadir, Abdulhekim Güven bu işi yaparken PKK ile ilişkide olduğu kimseyi biliyor veya hatırlıyor musun?
Aygan: Aradan çok zaman geçti, hatırladıklarımı sayayım: A.Güven; Kaya inşaat'ın sahibi Ali İhsan Kaya, Emniyet Müdürlüğü bitişiğindeki bir mühendislik bürosunun sahibi Yılmaz...... Zaza Ramazan, ......inşat firması sahipleri Dicleli Abdurrahman ve Fethi kardeşler (Bunlar Ensarioğlu'nun aşiretindendirler), Cizreli Özalp İnşaat sahiplerinden Hasan Özalp, Diyarbakır'daki bazı Kürdçe Kurs Dershanelerinin öğretmenleri, Akdeniz İnşaat firmasının sahibi Şırnaklı İsmail Tuluk, Avukatlardan; Ersin Toy, Selahattin Demirtaş'ın kardeşi, Nizip’te; MHP’li Enver....., Antep'te; Cizreli zenginlerinden Çatuk Otelinin sahibi...... Kulp'tan hem JİTEM elemanı hem de PKK milisi ve aynı zamanda İstanbul’daki uyuşturucu trafiğini iyi bilen Kulplu Memet ve şu an ismini hatırlayamadığım birçok kişiyle irtibatta idi. Aklıma gelmişken söyleyeyim; Hürriyet Gazetesinden Naci Sapan'la da iyi anlaşırdı. Bakın, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi-Anıt Park yapım ve onarım işinde de yine aynı kişi aracı olmuştur. İhale Şırnaklı İ.Tuluk'a devredilmiştir. Bu şahıs da JİTEM komutanlarından Cemal Temizöz'ün ahbaplarındandır. Diyarbakır gibi bir yerde DTP’nin yönettiği Belediye, JİTEM'ci ve İtirafçı Abdulhekim Güven'e ihale veriyor. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum... Vermiş olduğum bu kısa örneklerin dışında; Kürd coğrafyasında süregelen çatışmalı durumdan faydalanarak, servet sahibi olan TSK mensupları, Emniyet mensupları ve Korucu başları da vardır.
Nasname: Bunlara örnek verebilir misin?
Aygan: Hem JİTEM komutanları hem de Güney’deki PKK sorumluları arasında mekik dokuyan, bu arada işini (silah ve uyuşturucu ticareti) yürüten bazı kişiler de bilgim ve duyumlarım arasındadır.(Silopi deki Çimen lokantasının sahibi Hasan Barkın'ın babası Keko lakaplı Abdullah Barkın) Yine; kirli savaşın leş kargalarından olan YEŞİL lakaplı Mahmut Yıldırım'ın defalarca Muş'taki Zangok Oteli'ne konuk olduğu, otel sahipleri Sakık kardeşler tarafından kıymetli misafir gibi karşılandığı, ''hoş geldin Tim Ahmet abi'' diye kendisine hitap edildiği kamuoyunun malumudur…
Şu an BDP başkanı olan şahsın, evlilik safhasında kardeşi vasıtasıyla JİTEM'ci Abdulhekim Güven'den yüklü miktarda para yardımı aldığı bilgim dâhilindedir.
Nasname: Abdulkadir, yani sen JİTEM elemanı Abdulhekim Güven’in BDP’nin şimdiki eş başkanı Selahattin Demirtaş’a yüklü miktarda para verdiğini mi iddia ediyorsun?
Aygan: Bu olayı bizzat kendisinin ağzından duydum. D.Bakır Ordu evi bitişiğindeki Sinemanın teras katındaki içkili restaurantta bana anlattı. Yanımızda Selahattin Demirtaş'ın kardeşi olarak tanıttığı bir şahıs da vardı. Şahıs lavaboya gidince Abdulhekim bunları bana anlattı. Hepsi yaşıyor, yalan ise çıkıp söylesinler…
Nasname: Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Aygan: Yukarıda saydığım kirli ilişkiler gözümün önüne gelince referandumda dışa vuran şer cephesinde yer alanların işbirliğini normal karşılıyorum. Çünkü Onlar; geçmişten beri birbirlerini besleyen, birbirlerine göbekten bağlı olan, karşıtmış gibi görünmeye çalışsalar da aslında aynı amaca hizmet eden ''üçüzler''dir''. Temel gıdaları da halkların kanıdır. Yaşam alanları ise kavga, kargaşa ve kaos ortamıdır... Sivrisinekler nasıl ki bataklık ortamlarda ürüyorlarsa, bunlarda varlıklarını kargaşa ortamına borçludurlar. Bu yüzden, demokratikleşme, şeffaflaşma yönünde atılacak her adıma köstek olurlar.
Bence; Öcalan ve PKK’si başından beri bir derin devlet projesi idi. Biz bunu göremedik. Kürdlerin ulusal taleplerini dile getirebilecek oluşumlara karşı kurulmuş bir TRUVA ATI olduğunu deneyimlere dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim. Ve ne yazık ki, Kürd halkının meşru davasını uluslararası alanda terörize etmeyi, Kürd coğrafyasını insansızlaştırmayı ve Kürdistani tüm dinamikleri tarumar etmeyi başarmıştır…
Nasname: Bu söyleşinizden dolayı teşekkürler, umarız hafızaların tazelenmesine bir katkısı olmuştur.
Aygan: Ben teşekkür ederim ve bu kirli tezgahın bozulması için üzerime düşeni esirgemeyeceğim…
Nasname/Röportaj



Yorumlar (45 gönderildi):
Öcalan ve PKK’si başından beri bir derin devlet projesi idi. Biz bunu göremedik. Kürdlerin ulusal taleplerini dile getirebilecek oluşumlara karşı kurulmuş bir TRUVA ATI olduğunu deneyimlere dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim. Ve ne yazık ki, Kürd halkının meşru davasını uluslararası alanda terörize etmeyi, Kürd coğrafyasını insansızlaştırmayı ve Kürdistani tüm dinamikleri tarumar etmeyi başarmıştır.
Saygilarimla
Bu röportajda tanık olduğu insanlık suçlarını yüreklice söyleyen Sayın Aygan'a teşekkür ederim.
İyiki Nasname var. Bu önemli röportajdır.
Sayın Aygan'ın aşağıda alıntı yaptığım söyledikleri gerçekten artık sözün bittiği yerdir.
''Öcalan ve PKK’si başından beri bir derin devlet projesi idi. Biz bunu göremedik. Kürdlerin ulusal taleplerini dile getirebilecek oluşumlara karşı kurulmuş bir TRUVA ATI olduğunu deneyimlere dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim. Ve ne yazık ki, Kürd halkının meşru davasını uluslararası alanda terörize etmeyi, Kürd coğrafyasını insansızlaştırmayı ve Kürdistani tüm dinamikleri tarumar etmeyi başarmıştır…''
Ey aydınlar! Ey bende insanım diyen herkes!
Neredesiniz? Bu yaşananlarda siz nerede duruyordunuz? Neler yaptınız? Neden oyunu farkedemediniz? Şimdi farkediyor musunuz? Söyleyecek çok sözünüz olmalı. Sizinde özeleştiriniz,itiraflarınız olmalı.
İnsanlığa karşı lanetli suçlar işleyenler hala bu suçlarına devam ediyorlar.
Halkı kandırıp referandumda hayır denmesini veya boykot edilmesini istiyorlar.
Bu kandırmalarına karşı sessiz durmak bile onların lanetli suçlarına devam etmelerine ortak olmak değil mi?
Artık Türk-Kürt Ergenekon'a yeter demek için haykıralım.
Referandumda EVET oylarımızla onları tarihin lanetliler mezarlığına gömelim.
Sağlık ve başarı dileklerimle.
Şırnaklı İsmail Tuluk diye bir iş adamı yok,ancak cizreli ismail Tulukçu diye bilinen bir iş adamı ve müteahit var.İsmail Tuluk dediğiniz kişi bu kişimidir.
Antepteki zengin iş adamı ise Kadıoğlulardır ve cizredeki en lüks otel sahibidirler.
Halkımıza mesaj veriliyor ise tam verilsin,birilerini gizlemeye gerek yok,çünkü halk bu olan bitenleri biliyor.
Kürt halkına faydalı olmak isteniyorsa gerçeklerin bir kısmını kamufle etmeye gerek yok.
S.Aygan'a,verdiği bilgiler için sağolsun,keşke bir şeyler bilip susanlarda bu kadar cesatret gösterebilseler..
"Diyarbakır gibi bir yerde DTP’nin yönettiği Belediye, JİTEM'ci ve İtirafçı Abdulhekim Güven'e ihale veriyor."
"Şu an BDP başkanı olan şahsın, evlilik safhasında kardeşi vasıtasıyla JİTEM'ci Abdulhekim Güven'den yüklü miktarda para yardımı aldığı bilgim dâhilindedir"
Bu iki cumlenizi biraz daha derinle$tirebilir misiniz?
Bu röportajın başlığı bana ait değildir.
(Çünkü; bir şahsı hedef alıyormuşum gibi bir imaj yaratıyor)Ancak;ağzımdan çıkan her kelime ve cümlenin arkasındayım.
Aradan uzun yıllar geçmiş olmasından dolayı, bazı isim ve soyadları tam olarak hatırlayamıyorum.Mesela;İsmail Tulukçu yerine ''Tuluk''demişim.Doğrusu Tulukçu'dur.Ve O şahıs Cizreli'dir.Beni uyaran arkadaşlara teşekkürlerimi iletirim.
Cizreli zengin kişinin soyadı da Kadıoğlu veya kadoğlu'dur.Antep'te Çatuk Oteli'nin sahibidir.
Nizip'teki MHP'li şahsın soyadı da Şahin'dir.Beni uyaran arkadaşlara teşekkür ederim.
Gelelim önemli bir mevzuya;''Aygan'ın tetikçiliği ve JİTEM'ciliği''ne....
Bazıları sıkışınca hep bu taktiğe başvuruyor.Haklıdırlar.Ellerinde , söylediklerimi çürütebilecekleri başka bir kozları veya delilleri yok ne yapsınlar...Ben de soruyorum; PKK'da tetikçi olmak ''kahraman'', JİTEM'de''tetikçi'' olmak''tukaka mıdır?...PKK ve JİTEM'in ikiz kardeşler olduğu aşikar oldu nasılsa.O zaman niye gocunuyorsunuz ki?..Ha PKK tetikçisi olmuşum, ha JİTEM ne farkeder ki?.
İkisi de Kürt ve Türk halkına zarardan başka ne verdi ki?..Bu derin yapılanmaların sürdürdükleri kirli savaşta kârlı çıkan bir halk varsa göstersinler lütfen.
İkide bir ''tetikçi'' lik nakaratını diline dolayanlar, ''itirafçı''lığımı gündeme getirenler; ilk başta İmralı daki Öcalan'ın tetikçiliğini ve itirafçılığını sorgulasınlar. Tabii ki Onlarda o vicdan ve yürek ne arar ki?..
Bir arkadaş diyor ki;'' Aygan devletin kirlerini ortaya çıkarsın, PKK'ya karışmasın''.İkisi biribirinden bağımsız olsaydı tabii ki bunu yapardım.
Babam da kirli ise; deşifre ederim .Kimse kusura bakmasın.Bu zorlu yola çıkarken ilk başta kendi özümü hallaç pamuğu gibi tel tel lime lime savurdum.Şahsi kusurlarımdan, hatalarımdan dolayı yüzlerce kez halkımdan özür diledim.Özel hayatımı bile herkesin gözü önünde sorguladım.
Bir derviş bile bu kadar töbekâr ve özeleştirici olsaydı, sonunda şeyh olurdu.Hiçbir mevki, şan şöhret, maddiyat umurumda değil.Sıradan bir insan olmak, sıradan bir insan gibi yaşamak yetiyor bana.
Selam ve saygılarımla.Mübarek Ramazan ayının herkese huzur,sağlık ve mutluluklar getirmesini dilerim.
A,H,Guven Amed zindanindan kacip itirafci oldugu gunden beri benim bildigim hep pkknin infaz listesinde yer aldi.Nice eyalet komutani geldi gitti.Nice kadro amed zindanina geldi gitti ama hepsi bu sahsin pesinde oldu surekli.
A.H.Guven denen sahis evet Amedte ihale aliyor.Belediyeden baska kisiler adina,iliski aglari vasitasiyla ihale aliyor olabilir.Bunun acik belgeli yada iliski olan kisiler uzerinden dile getirelebilir.Ama Bolgede bir cok yol,hastahane v.b yerlerin ihalesini aldigi dogrudur.
Gel gelelim Ayganin soyledigi bu yol yapimi ve gerillarin o yollarda veleybol oynadigi,onlara karismadigi hususuna..Benim gerillacilik hayatimin buyuk kismi Amed-Cewlik-Mus guneyi-Batman-garzan ve amanosun kimi bolgelerinde gecti.A.H.Guven denen sahsin kacis ve itirafci oldugu tarih yanilmiyorsam 1992-93 tur.Bu tarihten sonra bir sure cizre -amed arasinda gel git yasamistir.pervarsizligi ve kurnazliginin yaninda ,amed zindaninda temsilci oldugu icin edindigi iliski agindan dolayi ona bu rol verilmistir.Zaten onun itiraflari sonucu onlarca avukat,yurtsever,legal alandaki kisiler tutuklanmistir.
Evet A.H.Guvenin sahneye tam olarak ciktigi tarih 94 sonrasidir.Bu tarihten sonra yapilan yol calismalarina karsi politikamiz su sekildeydi; Eger yapilan yol sadece bir karakolun yada korucu koyunun yoluysa elden geldikce sabota edilmeye calisilirdi.Yani dusman sadece kendisinin kullanabilecegi bir yol bir kopru yapiyorsa sabote edilirdi,onun disindakilere bir eylem yada operasyon dolasiyla zorunlu kalmadikca mudahale edilmezdi. Kimi arkaadslarin tanidiklari vardi bu calismalarda yer alan.Erzak o tanidik arkadas vasitasiyla cikariliyorsa da karisilmiyordu.Bu gayet normal.Birakalim bir yolda veleybol oynamayi 2000 yilina kadar ozellikle amed gibi iki-uc ay disinda arazi yapisi gizlenmeyi guclestiren bir alanda hic top oynamadim )). Bir yoldan karsi ya gecmek disinda istifade etmedim-k.Bu adi gecen kisinin pesinde hep bir kac arkadas olmustur.Giden hep bos geri donmustur.Bu donemlerde eyalet komutanindan tutalim eyalet koordinesinde yer alan neredeyse tum arkadaslar cok degerli arkadaslardi.Cemal-Celal-Amed-Mazlum-Nasir basta olmak uzere {bu arkadaslarin hepsi sehid oldu,Nasir arkadas pkk tarafindan katledildi} daha adini saymadigim bir cok degerli arkadasin dusmanla en ufak bir iliskisi olmadigina tum inancimla eminim.
Legal alanda bir cok kisiyle kirli iliskiler gelistirilmistir.Bunun hakkinda bir cok bilgi belge gelmistir ve bunlar merkeze gonderilmistir ve merkezin bir sey yapmadigi goz onune alindiginda bu ayakta bir sakatlik,supheli birseylerin oldugu soylenebilir.Ama eyaletle boyle iliskiler icinde olundugu,goz yumuldugu gibi yaklasimlar durustce degil.
Ki bu donemlerde eyaletten sorumlu olan tum arkadaslara karsi surekli dusman suikastci gondermistir.Hevale cemalin oldurulmesi icin kolordunun neredeyse tamami seferber edildi.Ve hevale cemal bizzat catismanin icine girerek arkadaslari icin kendini feda ederek kahramanca savasti ve sahadete ulasti.Yine Nasir arkadasin oldurulmesi icin kac kez egitilmis ozel subay gonderildi.Iki defa bunlar desifre edildi.Bunlardan Malatyali olan bir subay yakalandi biri desifre oldugunu anladigi icin kacti ve kurtuldu.Malatyali olan subay ise yanina kulplu olan saf bir cocuk alip gelmisti.Nasir arkadasa suikast yapip kacacak ve bu cocuk o kacarken bolgeyi tanidigi icin onu en yakin karakola goturecekti ve bunun karsiliginda para ve is alacakti.Subay desifre edilince sucunu kabul etmis,planini oldugu gibi anlatmis,cocugu nasil kandirdigini ve amacinin ne oldugunu anlatmisti.Zaten Nasir arkadasa cok bagli olan kimi arkadaslar bu subaya iskence edip daha fazla bilgi almak istediklerinde bu subay iskence edin oldurun ama hakaret etmeyin,bende sizin gibi davama inanarak buraya geldim dediginde arkadaslar alip infaz ediyor ve o cocugu yanlarina aliyorlar,kazanmaya calisiyorlar.Ama bir sure sonra operasyon cikiyor ve arkadaslar bu cocugun kacacagini ve bir cok yeri bildigi icin gosterecegini,yanlarinda gezdiremeyeceklerini dusunerek,hic istemeyerek,buyuk celiskiler,zorluklar icerisinde infaz ediyorlar.sanirim bu 20 yaslarinda genc biridir.
Bu donemlerde amed eyaletinde dusmanla baglantisi olabilecek bir koordinator hic tanimadim.Bir cok kisinin olasiligini tasidim hep yada aciga cikan olmustur ama bu donemlerde Ayganin dile getirdigi bir iliski tarzi yada yaklasim olduguna ne tanik oldum,ne sezdim ne duydum nede bana inandirici geliyor.
Kurtce kurs dershanelerinin ogretmenleri diyorsunuz.Peki bu kurslar ne zaman kuruldu? Bu ogretmenler jitemle iliskiye gectiklerinde siz nerede gorev yapiyordunuz?
Benim babam bizi ziyarete gelmisti bir keresinde.Babam bize soyle demisti:Herkesin dilinde sizin karakoldan erzak,cephane aldiginiz dolasiyor,boyle birsey var mi? Buna gulsek mi aglasak mi bilemedik.SImdi dusunuyorumda bugun kafamda kopan firtinalarin etkisindeyken o donem orada olmasaydim ve bunu simdi dile getirseydiler sanirim inanirdim!
20 yil Jitem icinde olacaksin ama ne zaman bir isim dile getirseniz ,bir olay dile getirseniz hep eksik kaliyor.Ya isim eksik,ya soyisim eksik ya yer eksik ya ben sadece duydum ya ben orda degildim o zaman..Yani hep ben kenardaydim tarzinda yaklasiyorsun.Ben basit bir memurdum jitemde hesabi..Jitemde memur olmaz..Anlattiginiz bazi seyleri anlayabiliyorum.Yani akil kabul ediyor.Ama bir cogu hep yari-yamalak kaliyor bende.Bunda hala kendinizi koruma gudusunun etkisimi var yoksa baska birsey mi bilmiyorum.
Bne bir olayi anlattigim zaman hep kenarda duruyor anlatiyorum.Isimlere,tarih ve yerlere girmemeye calisiyorum.Cunku desifre olmak istemiyorum.Avrupaya geldigim gunden beri basim belada oldu pkkeyle.Hala kendimi aciga vuracak bir zemin bulamadim.Bunu hep soyledim zaten.Bilmiyorum iddia sahibi oluyorum ama icimden gecenler bunlar.
Benim yazdıklarımı bir daha oku. PKKnin yönetim kadrosu ile ilgili düşüncelerim net ancak tabandaki yurtsever ve Kürdistan sevdasına bağlı kişileri dışlayan veya bunların mücadelesini yok sayan anlayışlara karşı olduğumu görürsün. "Onur" derken bunu ne ile ölçtüğünüzü bilmiyorum. Bizim onurumuz seninkisi gibi anti-Kürd, anti-PKK'lilik ile değil Kürdistan ve Kürd davasına olan bağlılığımızla ölçülebilir. Sana tavsiyem: Var ise fikrin yaz aydınlansın bilmiyenler, bilinen klasik söylemlerle seviyesizleşmenin kimseye yararı olmadığı gibi seni küçük düşürdüğnü hatırlatmış olayım.
Uzun süredir burda okuyucu yerine göre katılımcıyım. Nasnamenin özgür bir platform olması demek kişinin bir başkasını adice onursuzlukla itham etmesine ilk kez şahit oldum. Bu tür seviyesizliklere karşı bir yaptırımı olmalı diye düşünüyorum.Saygılarımla
İlk günden beri sizi titizlikle izliyorum.Yaptığınız özeleştiri ve arınmayı da ciddi anlamda önemsiyor ve sizi kutluyorum.Bu anlamd söylediklerinize samimi olarak inanıyorum ancak; yukarıda da belirttiğiniz gibi tek bir cümlenizi veya sözünüzü cımbızla alıp bunu başkalarını incitmek,karalamak veya yurtseverliğini hedef tahtsına oturtan zihniyete karşıyım.
Şunu görmeliyiz: Bu ayrışma ve safları yeniden dizayn etme sürecinde de komplocu-tutarsız ve tüm enerjisini Kürd halkının ulusal demokratik mücadelesini manüple etmek için harcayan iyi niyetli olmayan kişilere dikkat etmezsek PKK dan daha beter belalarla boğuşmak zorunda kalırız. Umarım herkes daha sorumlu ve daha Kürdistanî düşünür bu tür olumsuz kişilere tolerans tanımaz.Saygılarımla
Sayin A.Aygan Sormak istegim Bu iki olay hakinda belki reportajinla ilgili konu tasimaz ama benzerlik yanlarini tasiyabilir diye zaman gelmisken sormak istiyorum Hem akrabalarimdir hemde PKK nin milisleri iddiler, hemde,bu olaylarin kurbanlarin aileleri olarak benden rica edip senden sorulmami istemistir ondan dolayi senden soruyorum.???(Akrabalarima yonelik cok olay var ama iki taneyi soracagim)
Hafizan gitigiyere kadar ve bilgin dahilinde olani anlatirsa cok memnun kalirim...../
1-) Birinci olay 8.13,1993 tarihinde
Derik`e bagli Rosat koyunde olmustur Aksam saat 12 civarinda 3-4 PKK kilifinda silahli kisi koye geliyor Fevzi Dip/Roamazan Dip evleri nerde oldugunu soruyorlar koylulerde onlarin bulundugu yere goturuyorlar ikisini konusmaya cagiriyorlar onlar onlari tanimadigi halde biraz teredut birazda cekimser olamalara karsi bizimle gel diyor ve alip goturuyorlar Kendileri PKK liolabilir diye gidiyorlar Koye yakin bir mezrada xirbe gure ye yakin yerde Kursuna dizip gidiyorlar ertesi Sabah cenazeleri bulunuyor Jitemciler Veya PKK nin icinden Jiteme katilan lar tarafinda veya baska ihbar olayi olabilirde beli degildir/Avukat Mahkemeler simdiye kadar hic bir sonuc verilmemistir.///
2-)Derk in icinde olmustur 6-2-194 te bizat aileme yoneliktir kardesim PKK nin milisi olarak calismakta iddi bunun icin bolgede her olay karsisinda yakalanmis ve iskencelerden gecirmis birakilmis/ Derik koylerinde bir kac gerila grubu siginaklarda imha oluyor kuyler yakiliyor ve koyluler kursunlaniyor HAciteyip asireti kuruyuculari 4 dotrluk failiyete olup ama devlet her zulumu sorduruyor.///
birgerila grubu gerila Kumutanindan subheleniyor ve hakinda bir rapor yaziyor Halm oglu Milis olan Mehmet Erke verip baska bir yere iletmesin istiyorlar Pusula kapali ne oldugunu kimin hakinda oldugunu bilmiyor.???
Yolda gerila kumutaniyla tesadufen karsilasiyormu yoksa onlarin evlerinemi gelisler /bizim bir isimiz var seninle der oda baska yer gidecegim bu arkadaslarin isini yapacagim nerye der oda saf filan yere der Kumutan gerila Bizde Oraya gidiyoruz biz senin isini sende bizim isini yap diyor oda saf saf pusulayi veriyor ve ayriliyorlar.???
gerila kumutani yolda Pusulayi acip okuyor Kendisin hakinda yazilan bir Pusula oldugunu ve direk TC nin JItem babalarina siginiyor Once Kardesimin Evine Baskin Yapiyor Bulmayinca Mehmet EREK goturup Tasite Kuyunda iskence ile olduruyor ertesi gon gorenler olmus cenazeyi M.Ereke olabilir cenazeyi tesist etmek icin 5 kisi arabayla gidiyorlarsehir cikisindan panzer kontrolunde arabada olan Ramazan E amuca oglu Ahmet E. Amcasini adabada indirip kursuna dizip uc cenazeyi ost oste atiyolar.///
Bu olay 11-2 1994 Ozgur Gundem haberinde yer aliyo Arsivler bende duruyor hala
a-) Bu gerila kumutani olan zat hala yasiyor ve Bismilde super market isliyor Takma ismi SSERVETO--/ Gervek isimi Harun ACARDIR ( Bir gerila kizle evli)
b-Bu kisi Derik te JITEMLE ve Kuruyucular la calisip Derik te herkesi iskenceden gecirildi ve bildigi herkesi ihbar etti
c- Mazidaga gidip MHP nin brosunu acip MHP nin baskanligini yorutu bir donem ve Mazidagdaki kurucuyu asiretler le ve JITEMDE ki gorevini yorutu diyorlar ve dogrudur son olarak bir kadin yuzunde 40 kisinin olumuyle sonuclanan kuruycu asiretlerin olayin bilinmektedir onun seruveni payin olmasi ne malum
d- TC ve TSK nin iyi COCUKTU kelimesi
PKK nin iyi COCUKTU IYI cocuklari Yokmu diyorum.(Bak su ise Benim Kardesim dahi hic inanmiyor gibi BU NASIL olurda JITEMCI olur diye LAWIKEKI BASBU Kelimesi bana karsi kulandi Tam 16 sene kardesimle konusmayi ret etim ayni sehirde olmamiz halde.///
Olayin ilginc ve tuhaf yanina geliyorum ve senin reportajina benzerli yanlarin olayina
Bu ikinci olayin ayrintilarina Kadar AVRUPA KURD INSAN HAKLARINA BEN bizat anlatim INGILTEREDEKI KERIM YILDIZA,,,
Ayriyeten Diyarbakirdaki Avukatalarda iletildi Diyarbakir daki avukatlar hic bir sey yapmadi Hala devam ediyor baska Avukatlar araciyla Hep sonuc suzkaldi bu kadar sene gecmesine ragmen son isitigime gore Simdi M EREKIN bir Kardesi bir komplo Torba olayi gibi tutuklu deniliyor bundaki bilgiye henuz detalarina ulasmadim ama neler oldugu ortaya cikar galiba bir gun...//
Bence A.Aygan’a sahip çıkmalıyız. Aygan’ın pozisyonunda olanları da Aygan kadar cesaret göstererek halkına karşı işledikleri suçları itiraf ederek, işledikleri suçların karşılığını vererek, vicdanlarını nispeten de olsa rahatlatsınlar. Halkına karşı işlediği suçları itiraf eden A.Aygan, aynı suçu işleyen ve halen susanlardan çok daha onurludur.
Ben Öcalan’ın yargılanırken devlete karşı işlediği suçlardan devletten özür dilediğini ve bu suçlarını telafi etmek için devletin kendisine vereceği her görevi kabul edeceğini her kesin önünde söylemiştir. Devlete verdiği özeleştiriyi KÜRD Halkına da vermesini bekliyorum. Kürd halkı bunu devletten daha çok hak ediyor.
Bence O’nun A.Aygan kadar cesareti yok.
Idris Ahmet hakkinda neler biliyorsunuz?
Te$ekkurler,
Bugün akşam saatlerinde, 18 yaşındaki oğlum Mehmet Salih, bir Güney Kürdistanlı genç tarafından bıçakla yaralandı.Oğlumuz şu an hastanenin acil bölümündedir.Olayın iç yüzünü çözmeye çalışıyoruz.İki genç arasındaki kavga da olabilir veya bazı güçlerin komplosu da olabilir.
Bu yüzden bir süreliğine sizlere cevap yazamıyacağım. Beni mazur görmenizi rica ediyorum.Selam ve saygılarımla.
gecmis olsun. Umarim, komplo degildir. Acil sifa dilerim.
Selamlar
Kürd Kürdü bıçaklar,Katleder, dolandırır .Hakikaten Kürdün kürdüne yaptığığını kimse yapmamıştır.Yakinen tanıdığım sevdiğim bir esnaf kardeşimiz var 150.Bin tl lik dolandırıldı 5 snedir hala parasını tahsil edemiyor.Dolandıranlarda malum.İstediği zamanda ölümle tehdit ediliyor.Buyrun buna ne denir.Bir de kalkmış özerklikten dem vuruluyor.Aman aman uzak olsunlar yeter.
Geçmi$ olsun;oglunuza acil $ifalar
dilerim.
S.aygan,
Mesajınızı aldık ve uzaklarda bir ışık olsa bile,verdiğinizin çoğu hakikattır.Sizi geçmişinizden dolayı yargılamaya hakkımız olabilir ancak bu günkü duyarlılığınıdan dolayı sizi sorgulamaya ve yargılamaya hakkımız yok.Onların O büyük ihaneti karşısında suçınuz okyanustaki bir avuç su gibidir.
Sizlerde kullanıldınız,kürd aydınlarıda kullanıldı,siz kürde karşı yaptığınız yanlışlıktan dolayı özür dilerken bir insan gibi insan olarak !Ne yazık ki,Kürd halkının halen gözü kör,kulağı sağır ve dili LAL olmuş.
Dürüstlüğe gelince:Keşke,kürtler adına bir yerlere gelenler sizin kadar dürüst olabilselerdi..
Özel bir not:İsmail Tulukçu Kürdistanda kazandığı serveti Mersinde Kürdü inkar edenlerle paylaşmakta,gerçek kürd yurtseverlerini ise dışlamaktadır.Kürdlerin olduğu ortamda kürd,kürdün olmadığı yerde ise en büyük kürd düşmanı politikasıyla köşe olan kişiliksiz bir cizreli.Ergenekon=PKK ilişkisini çok iyi kullanan bir kişi.
Mardinli Müteahit Kadir Çankırı'lının Güney kürdistandaki ortağı.
Kadir ÇANKIRI kendi çıkarı için PKKli,kendini aklamak için en büyük ERGENEKONCU.
Mardin-Şırnak ve Güney Kürdistandaki en büyük işleri alan bir cambaz..
Sayın AYGAN ne demek istediğimi anladı zannederim.''Kimin eli Kimin cebinde''saf kürtler hariç her kesin eli,çıkarı adına başkasının cebinde..
Gecmis olsun,oglunuza acil sifalar diliyorum. Umarim (!) bu saldirida komplo olmasin..Insanin aklina ilk gelen sey komplo. Bunun icin yetrince gerekce vardir.komplocular gerekce olmasada yaratirlar..............
Geçmiş olsun dileğinde bulunan ve bulunamayan tüm insanlara canı gönülden teşekkür eder selam ve saygılarımı iletirim.
Olayı büyütmek niyetinde değilim.Ancak; unutup boş verecek de değilim.
Çünkü; bu basit bir gençler arası kavga olsa da,denk geldiği dönem,ve daha önce bazı kesimlerden aldığım uyarı ve tehditleri gözardı etmemek gerekir.
Ayrıca; oğlumu bıçaklayan gençSoran bir Kürttür.Zaman zaman'' biji serok Apo'' sloganı atan,hasta ve dengesizin biridir.Kullanılmaya musait bir tiptir.
Birkaç ay önce Stockholm'e gittiğini söylediler fakat geri geldi.Yanlız başına yaşayan bir genç, niçin Stockholm gibi bir yerden tekrar köye dönsün?.
Stockholm'de iş ve aradığı herşeyi bulabilirdi.
Başka bir nokta; kendisinin evi kaldığımız köyün öteki mahallesinde olmasına rağmen, gelip bizim bir komşumuzun evinde kalıyor.Komşumuz da Afganistanlı bir gençtir.
Unutmayalım ki; geçmişte, Abdi İpekçi,
Hrant Dink cinayetleri ve bir çok olayda bu gibi serseri mayınlar,ipini koparmış gençler kullanılmıştı.
Oğlumun zaafından yararlanarak onu kendisine arkadaş etti sonra da içip,oğlumu bıçakladı.
Neyse; buna da şükür.Oğlumun veya benim kanım,toprağa düşen binlerce insanımızın kanından şirin değildir.
Kanımız aksa da, canımız alınsa da yine de doğru bildiğim yoldan ayrılmayacağım.
Halka zarar verenleri,sahtekârları deşifre etmeye devam edeceğim.
----
Tulukçu meselesi aynen dediğiniz gibidir. Mersin de Pozcu'da Mazda bayii vardı.A.h Güven oraya sık sık misafirliğe giderdi.
-----
''Amed Eyaleti'' hakkında;Top sahasından bahsederken, yo üzerinde futbol veya voleybol oynuyorlardı demedim.Yolun denetimini ele geçirmişlerdi.Yola yakın yerlerde gündüz bile top oynadıklarını halk söylüyordu.Şemo,telsizden özel timlere çağrı yapıp'' gelin biz filanca tepedeyiz'' diye meydan okuyordu.
Diyarbakır merkez de bana ve A.H. Güven'e karşı suikast planlarınız da vardı.Mesela beni kandırıp uygun bir yere çekmesi için bir Liceli bayana(L.U.)görev vermiştiniz.Uygun yere gidince de HARUN ve timi beni kaçıracak, sorgulayacak ve infaz edeceklerdi.O esnada Allah razı olsun, sizin şehir milislerinizden birisi beni uyardı. İşe ve eve gidiş geliş yollarımı, saatlerimi değiştirdim.
Sonra da HARUN yakalandı.Bu da mı yalan?
Peşime taktığınız bayan da benimle ailece dost oldu.
Fakat ''Amed Eyaleti'' hiçbir JİTEM mensubuna ve aracına, binasına karşı eylem yapmadı(?!)
Dolaylı vasıtalarla tarafımdan teklif götürüldüğü halde buna yanaşılmadı.
JİTEM bölgede cayır cayır indsanlarımızı yakarken örgüt hiçbir karşılık vermedi. JİTEM'in pervasızlaşması da bundandı.
selam ve saygılarımla.
sorularla yüklü bir yazı yazıp gönderdim, herhalde eleştirel dozu yüksek çıkmıştı ki editörler yayınlamadılar. Bu sefer daha kısa olsun. Anlatımlarında okuduklarım kadarıyle olaylarda hep kenarda durduğunu,hep başkalarının yaptıklarını bir anı gibi anlatıyorsun. ( Kim kimi öldürmüş, kim kime işkence etmiş, gerek jitemin we gerekse gerilla da iken abas, cemil bayık, Eli heydar Kaytanın kimleri infaz ettiğini yazıyorsun?) Bu konuda Arteş...sewen gereken eleştiriyi yapmış, ben daha fazla bişeyler yazmıyacam.Kimseyi de sawunmuyorum. yalnız senden şu soruyu Yüreklice cewaplandırmanı istiyorum. (AMA NE GEZER!)
1-Sen gerilla da iken kendin bizzat hiç KÜRT çocuğunu, yani gerillayı (Hani diyorlardı ya "hain, işbirlikçi, ajan" suçlamasıyle) infaz edip canını aldın mı? kaç tane? öyle ya sen dağda iken hatırı sayılır bir mewkide olduğunu anlıyoruz. Mutlaka sanada infazcılık görewini vermiş olmalılar. Bundan hiç bahsetmiyorsun.
2) DERİN SORU; JİTEM e teslim oldun, itirafçı oldun.sokak operasyonlarına ekibinle çıkıyorsunuz.ADAM Kaçırıyorsunuz.Anlatımlarında hep ekipteki arkadaşlarının tetikçilik yaptığını söylüyorsun. Samimi ol we cewap ver.sen kaç Yurtsewer KÜRT öldürdün? Bundan da hiç bahsetmiyorsun.JİTEM'in elindesin ,kendini kanıtlaman gerekir ya...Bakıyoruz hep anılarını anlatıyorsun, Yaptıklarını değil! hep izleyici miydin? Hangi KÜRT inanır? Korkma artık generaller bile itiraf ettiklerine göre (Attilla KIYATtan bahsediyorum) Niye sorduğuma gelince... Sadece Milliyetçi bir KÜRD'üm. her halk gibi benim de soydaşlarıma yapılanlara yüreğim yanıyordu. hele hele bunu yapanlar sizin gibi ..
"(üstlerinden emir alarak
merakınızı gidermek açısından size kısa cevaplar vereceğim. Ancak; Türkiye'deki yargının durumunu bilmenize rağmen, Türkiye'nin beni İsveç devletinden iki kez resmen iademi istediği bir ortamda, özellikle benim cinayet işleyip işlemediğimi sormanız ve beni itham etmeniz manidardır.
Benzer soru ve ithamlarla daha önce de defalarca karşılaştım ve makul cevaplar verdim sanırım.
1. PKK da öyle hatırı sayılır bir mevki sahibi değildim.İzlemiş iseniz,bazı eski PKK yöneticileri bana '' katırcı Abuzer'' diyerek kendi egolarını tatmin ederler.Bir'' katırcı'' nın ne forsu olabilir ki?.PKK da iken iç infazlara karışmadım. daha doğrusu bana böyle bir görev verilmedi. Ama verilseydi O zaman ki mantığımla seve seve yerine getirirdim. Örgütün ürdesine ters düşsem onlar beni infaz ederdi.
2.JİTEM de iken de kendi soyumdan olanlara zararımdan çok, faydam olmuştur.Buna tanık da gösterdim ve gösterebilirim.Eğer sen,MHP-li veya PKK'lı millitanlara '' yurtsever'' demiyorsan ben hiçbir zaman yurtseverlerin kanına girmedim.
Fakat Görevde olduğum süre zarfında, benim soyumu sopumu yok etmeye çalışan bir PKK lı yakalasaydım affetmezdim.
JİTEM de iken bu görev bana verilseydi, karşımdakinin de kemikleşmiş bir APOCU olduğuna inansaydım tabii ki icabına bakardım.Çünkü bana göre; ha faşist bir millitan ha APOCU bir millitan farketmiyor.İkisi de halkımın düşmanıdır.
Arteş meselesine gelince, tahminimde yanılmıyorsam, bu Arteş uzun süre Mutkili Ali'nin hizmetinde çalıştı.kendisinin sorgu safhasında Mutkili Ali Kaya ve ekibinin elemanıydı. Bana sorduğunuz soruları ona da sormanızı rica ediyorum.
Merakınızı giderebildimse sevinirim.
Sanal alemde Bilgisayar başında herkes kendisini''yurtsever'' olarak tanıtıyor. Fakat, acaba aslı var mıdır?.
Editör arkadaştan da rica ediyorum; hakkımda ne yazılırsa yazılsın, okumaktan zevk duyarım. Yeter ki sizin yayın ilkelerinizle ters düşmesin.selam ve saygılarımla.
Sayin Aygan,
"Fakat ''Amed Eyaleti'' hiçbir JİTEM mensubuna ve aracına, binasına karşı eylem yapmadı(?!)
Dolaylı vasıtalarla tarafımdan teklif götürüldüğü halde buna yanaşılmadı.
JİTEM bölgede cayır cayır insanlarımızı yakarken örgüt hiçbir karşılık vermedi. JİTEM'in pervasızlaşması da bundandı."
diyor.
JITEM`in pervasizla$masi Awdocularin i$ine geliyordu.
Peki niye Awdocular Kurd yurtseverlerini
yem olarak JITEM`in agzina atiyordu.Gayet basit:"$ehid" edebiyati yapip tabanini geni$letmek icin.En ba$ta da ya$amlarini yitirenlerin yakinlarini kendilerine "uygun hale"getirmek icin.
Teori $u:Derin TC , JITEM eliyle faili mechuller ile gercek muhaliflerinden kurtulurken,Awdocular yakinlarini taban haline getirererk parsa topluyordu.Iki tarafin da i$in geliyor.
Bu durumda Sayin Aygan`in yukardaki $ikayeti cok safça kaliyor.
Awdocularda vicdan,gercek yurtseverlik, insanlik ne gezer?Oyle olsa kendini yakanlarin uzerine bir kova su dokerlerdi.
Amaçlarina ula$mak icin gerek Awdocular gerek JITEM her yolu kullandilar.Asil sorun (HAK)Hezen Adaleta Kurdistan orgutunun kurulamamasidir.Yani kelle koltukta gercek Kurd kani ta$iyan fedailerin yapilanlarin hesabini sormamasidir...Her faili mechulden sonra eminim Awdocular potansiyel olarak ne kadar taban kazandiklarinin hesabini yapmi$lardir.Dunyanin nhicbir yerinde boylesi $erefsiz bir politika yoktur.
Rantci ve $arlatan çakma Kurdler de bu durumu gayet iyi bilmektedirler.
Konu bu kadar basit!
Burada isin onemli tarafi'da, ozellikle'de BDP adina sozumona gerek parlamenter olanlara ve gerekse'de ona bagimli olark gorev yapan tum belediye baskan ve diger gorevli ve sorumlulari Imrali'nin istemlerine gore talep edilmektedirler ve o gorevlere getirilmektedirler. Iste bura'da derin-devlet, ergenekon bunlarin isimlerini Imraliya veriyor, dolaysiylan o da derin-devlet ve ergenekon'un kendisine vermis oldugu gorev ve sorumlulugu yerine getirerek derin-devlet ve ergenekon tarafin'dan ozel olarak secilmis olan ozel avukatlar araciligiylan bu durumu ilgili birim ve mercilere bildirmektedir. Olay bu kadar gercektir, aciktir ve de ispatdir ayni zaman'da da hic bir zaman'da inkar edilemez. Cunki eger bu BDP'lilerin siyasetine birazcik'da olsa bakacak olursaniz, hic bir zaman halkimizin onemli, guncel sorunlari'nin cozumu konusun'da ne durustce siyasi bir calisma yaparlar ve ne de bu nunla ilgili kimi faaliyetler'de de hic bulunmazlar. Adamlarin isleri-gucleri yoktur; ''yok efendim, Ocalan'in saglik durumu iyi degildir, yok efendim onun degistirilmis olan hucresi eskiye gore daha iyi degilmis'' vs. gibi siyaset yapmaktadirlar. Onemli olan diger bir husus'da bildigin gibi halkimizin butun iyi niyetli, yurtsever kesimleri oncelikle kendi siyasi gucler arasin'da bir guc birliginin olusturulmasini istemektedirler. Ama ne yazik'ki BDP hic bir zaman bu onemli duruma ne yaklasiyor ve ne de boylesine bir faaliyet'de de hic de bulunmuyor. Bunlarin bununla ilgili yapmis oldugu durum, oncelikle onlar sozumona kimi degisik Turk kesimlerle bu konu hakkin'da gorusmeler'de ve degisik iliskilerde bulunuyorlar. Sozumona onlarin bu konu hakkin'da gorusmus oldugu kimi partiler ve cevreler'de ne yazik'ki Turkiyede'ki ne emekci halki tarafin'dan ve ne de ilerici kesimleri tarafin'dan da hic bir zaman'da ciddiye alinmamaktadir, cunki derin-devlet ve ergenekon'un bilindigi gibi Turk siyaseti uzerin'de de buyuk bir etkinligi vardir. Yani demek Istedigim; onlarin kimi kesimlerle surdurmus oldugu bu kesimler'de derin-devlet ve ergenekon'un denetimin'de olan siyasi kesimlerdir. Bagislayiniz darisi halkimizin basina. Umariz halkimizin iyi niyetli politikacilarin, aydin, ilerici kesimleri bu sorunun cozumu konusun'da buyuk bir ugras icerisine girerler, halkina bunun icin gereken hitmi verirler.
Bunu yapan sadece semo muydu? Bunu neredeyse tum eyaletlerde koordinedeki arkadaslarin hepsi yapiyordu...Semonun olmesi icin karadeniz yolculuguna cikardigi sehid Ayhan Dersim eyaletinde cihazdan subaylarla konusur ve oldugu yeri dogru soylerdi.Oyleki dusman artik Ayhan arkadasin gercekten soyeldigini yapan cok zeki bir insan oldugunu anladigi icin,Ayhan arkadasin soyledigi yere hemen havan atiyordu.Bunun disinda bir cok sey yasanmistir.
Bu isbirlikcilik degil,her savasta yasanan traji-komik seylerdir.Hukuki durumun surdugu icin bir takim seyleri aciklayamamani gayet normal karsilarim ki bunun nedenlerini kendim de yasadigim icin yukarda belirttim ve sana hakta verdim ama ben sadece dedim ki ya tam icine girmeyeceksin yada girince kenarda durmayacaksin...herseyde kenarda durdugunu soyluyorsun,hic bir seye bulasmadim diyorsun,sadece t.c devleti tarafindan aklanan olaylarini,vurma-kirmalarini anlatiyorsun..
Ama jitem icindeyken yaptiklarini anlatmiyorsun.. JItem elemaniysan tabiiki pesine duserler,tabiki vurmaya calisirlar..Bunu yapmadilarmi suc,yaptilar mi suc!!!!
Isin ozu sudur ki kimi kisiler akla-karayi karistiriyor; Bu hareketin onderleri katledildi,yok edildi ve tek kisi onder olarak one cikti.Kendini onder yapmak icin yuzlerce kisinin kanina giren ve bu hareketi pasivize eden,yine onunla iliski icinde bunlari yuruten kisilerin gercek yuzunu aciga cikarmaya,duyurmaya calistigimiz bu safhada hizini,cahilliyini,korkakligini,acizligini,tatminsizligini sergiler gibi kimileri tum pkk kadro ve taraftarlarini yerden yere vuruyor,sehidinden tutalim halkina kadar herkese dil uzatacak cureti kendinde buluyor....
Pkk tarihi bize sunu ogretmistir ki pkk icinde en vahsi durusu sergileyenler ya dusmana siginip itirafci olup dusman saflarinda halkina karsi savasmistir yada pkkden koptuktan sonra cetelesip halkin basina bela olmustur.Yine sunu cok iyi biliyoruz ki pkk icindeki kimi yoneticiler bir alcaklik yaptiklari zaman ucube bir kisilik secer...
Pkk tarihinde tanidigim en buyuk komutan ve en buyuk savasci olan semoya yakalandigi zaman bile saygi besliyordum.Taki itirafci olup dusmanindan ocalan gibi af diledigi gune kadar.Binlerce kisi benim gibi pkkden kopmustur.Bu gayet normaldir.Fikirler,dusunceler,anlayis,tarz uyusmadimi ve bunu degistirme sansin olmadimi icinde oldugun orgutu terk edersin.Ama bunu yaparken kacip dusmanina siginmak yada sigindiktan sonra itirafci olup sana ekmek vermis,seninle yoldaslik yapmis insanlari ele veremezsin.Onlarin kanina,canina,malina kast edemezsin..Bunun hic bir hakli gerekcesi olamaz..
Semo sari zekinin abisi Ayhan'i olume gonderdi.Sari zeki Dersimde semoya basarisiz bir suikast duzenledi ve semo tarafindan yakalanacagini,infaz edilecegini yada silahini degistigi arkaadsinin yakalanip infaz edilecegini anladi ve kacip dusmana sigindi ama sari zeki operasyonlara cikinca cihazda acikca sunu soyluyordu: Benim hic birinizle sorunum yok,benim sorunum semoyladir.Semonun oldugu alanlara girerim ama baska yerlere girmem.Buda ihanetin bir sekliydi ama sari zeki bir cok yeri bilmesine ragmen hic bir seyi ele vermedi.
Kisacasi en ust yoneticisinden tutalim savasicisina kadar bir cok kisi pkkden ayrildi.Ama hepsi dusmana siginmadi.Bugun avrupada binlerce eski kadro ve gerilla var.Bunlar neden dusmaan siginmadi? Yada sigindida neden itirafci olmadi,itirafci oldu neden tetikci olmadi?...
Birde sunu unutmadan ekleyecegim''''Arteş meselesine gelince, tahminimde yanılmıyorsam, bu Arteş uzun süre Mutkili Ali'nin hizmetinde çalıştı.kendisinin sorgu safhasında Mutkili Ali Kaya ve ekibinin elemanıydı. Bana sorduğunuz soruları ona da sormanızı rica ediyorum.
""" Aygan burada kendisine yonelen birine cevap olurken kendisiyle girdigim diyalogtan duydugu rahatsizli{kini} direk bana yoneltmekten ziyade pkk kurnazligiyla ona karsi soyleyerek kinini bana kusmustur.
Birincisi: Aygan yukarda tam olarak soylemedigin seyi acik ve net soyleyebilirmisin..Kimin sorgusu? Bu sorguyu yapan kimdi?
ikincisi; Bahsettigin kisi ben isem ,neden o kisinin sana yonelmesini bekledin? Neden ben seninle o diyaliga girip sorular yonelttigimde,seni bosa cikardigimda,yada daha once burada yazdigimda soylemedin? nedne o iddia yi simdiye sakladin?
Ucunsu: Benim kod ismim Artes degil,Artes benimle ayni dusunceleri paylasan degerli bir arkadasimin adidir.Ve kullandigim gercek kod ismi Bu site yetkililerinden sadece bir kisi biliyor...Yani iskaladin Aygan ...Pkk kurnazligini iyi kapmissin.Iste biz yillardir bu kurnazliklarla,ayak oyunlariyla savasiyoruz..enerjimizin buyuk cogunlugu t.cye karsi degil,icimize sokulan ocalan hastaliklariyla harcanmistir.
Yine 14 yilim pkknin icinde gecmistir.Bir cok alanda faaliyet yuruttum.Bugune kadar asla bir yurtsevere,bir gerillaya,yada baska bir kurde karsi en ufak bir tutumum olmamistir.Ajan,isbirlikci,cellat,operasyona cikan korucuya karsi insaf duygusu icinde olmadim hic bir zaman.Ama bir korucu koyune,yerlesim merkezine saldirida bulnmadim hic bir zaman.
Burada sadece pkknin insafsiz,ilkesiz yonu konusuluyor.Ve yazanlarin neredeyse tamami da pkk icinde kalmamis ,tanimamis,ne oldugunu bilmeyenlerden olusuyor.Oyle konusuldugu gibi degil hersey.Sonucta pkknin bugun 5000 gerillasi varsa bunlarin icinde dusmanin ajani olan,isbirlikcisi olan en fazla 150-200 dur.Geri kalani kurdistan davasina inanan kurd halkinin evlatlaridir ve bunlar cok rahat bir cok seyi tartisir konusur.yeter ki ocalani ve konsey uyelerini aleni tartisma...Yoksa kararlari,fikirleri,eylemleri,olanlari,olacaklari bir sekilde her gerilla oldugu alanda tartisiyor.
Evet Iskaladin Aygan..Ama kotu iskaladin..Durumunu mesrulastirmani anlarim,kendini koruma gudusunu anlarim,guvence olayini anlarim...Bizde bunu yasiyoruz..Ama hala iftira etmeyi surdurmeni anlamami bekleme..Iste iyisiyle kotusuyle,safiyla,kurnaziyla,yurtseveriyle,isbirlikcisiyle,aydiniyla! cahiliyle bu durumlarda savasamadigimiz icin kimligimizi aciga vuramiyoruz...Yoksa Fransada iltica ettik..Yaptigimiz herseyin arkasinda durduk,bir adim geri atmadik oturum almak icin..Pkknin ve o devletin hismina ugradik.Ordan ayrilmak zorunda kaldik..Gittigimiz her yerde fikirlerimizi cok acik soyleyemesekte gordugumuz yanlis ve ihanetleri bir sekilde dile getirdik.Onun icin bugun tutunacak bir dal bulamadan kimliksiz,hukuki guvenceden yoksun,pkknin ve digerlerinin iz surmelerinden sakinarak ortalikta dolanip duruyoruz..Senin hic olmazsa bir devlet tarafindan simdilik guvencen var..Sana kolay gelsin..
Kaçmadım; günahımla, sevabımla buradayım. Siz nerdesiniz? 14 yıllık PKK’li olarak birçok olaya şahit olduğunuz aşikârdır. Fakat pislikleri halka dürüstçe anlatmak yerine, tüm günahlarına rağmen her şeyi göze alıp konuşan ve bundan dolayı da hem devleti, hem de onun bir taşeronu olan PKK’nin Kürdistan’da uyguladıkları kirli işlerini deşifre eden bana saldırıyorsunuz!
Sizler neden PKK’de yaşadığınız, tanık olduğunuz veya bizzat uygulayıcısı olduğunuz çirkinlikleri can korkunuzdan anlatmıyor, susuyorsunuz?
Bence; susanlar, en az hâlâ PKK adına ahkâm kesenler kadar suçludurlar! Ben bildiklerimi anlatarak, halkıma karşı işlediğim günahlarımdan arınıyorum, ya siz susanlar partisi?
''kaçtı'', “başka yere çekti'', ''ıskaladı'' gibi kelimeler benim literatürümde geçmez. Ancak senin gibi 14 yıl Ergenekon işbirlikçisi bir örgütte kalanlar, isimleri ile bile ortaya çıkmaktan korkanlar ve hâlâ susanlar bu kelimelerin muhatabıdırlar. Konuyu başka yere çeken asıl sizsiniz.
Bana yönelttiğiniz soru ve suçlamaların, yukarıdaki açıklamalarımla ilgisi var mıdır? Açıkladıklarıma bir itirazınız varsa buyurun, fakat ikide bir; ''sen kaç kişiyi öldürdün'', kendi yaptıklarını da anlatsana'' gibi provokatörce konuları gündeme getirmek aslında konuyu sulandırmaya, söylediklerimin etkisini kırmaya yöneliktir. Bunu PKK ve Ergenekon zaten yapıyor, bari siz yapmayın!
Farz edin ki; bütün faili meçhulleri ben işledim. Ne yapacaksın? Farz edin ki, beni ortadan kaldırdınız, sorun çözülecek mi? PKK’den kaçıp devlete sığınan hâlâ aktif BEŞBİN Aygan var, onları ne yapacaksınız? Bana saldırmakla devlete hizmet ettiğinden dolayı acı duyan diğer Aygan’ların devletin pençesinde kalmalarına hizmet ettiğinizi biliyor musunuz? PKK beni Avrupa’ya çıkardı, onlara anlattıklarımı tersyüz ederek halka sundu, beni tüm olayların, cinayetlerin mimarı gibi göstererek devlete büyük bir hizmet yaptı! Sizlerde aynı şeyi yaptığınızı fark etmiyor musunuz? Beşbin Aygan’ı, Yüzbinden fazla koruyucuyu öldürecek misiniz?
Neden bana yöneleceğinize bu pisliklere kaynaklık eden, besleyen PKK’yi sorgulayamıyorsunuz?
Herkes PKK’de yaşadıklarını anlatırsa, bu örgütün ne olduğu, kime hizmet ettiği açığa çıkmaz mı? Neden susuyor ve konuştuğum için bana düşmanlık besliyorsunuz?
Sizin ki üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Asıl suçluyu, sistemi bırakıp şahsıma saldırmakla kimlere yaranmaya çalıştığınızı pek anlayamadım(!) doğrusu...
Yukarıdaki röportajın konusu; ''Aygan kaç kişi öldürmüş'' değildir. Belli ki; hedefi tam 12 den vurmuşum...Eğer öyle olmasaydı, ''ıskaladın'' demezdiniz… Bu türden; tahrikçi, sulandırıcı, saptırıcı ve provokatörce girişimlerinizin Kürd halkına bir yararı olmaz ve bu tür basitliklere son vermenizi salık veriyorum...
Ayrıca, Allah'tan başka hiçbir güvencem yoktur: İsveç devletinden güvencem olsaydı, oğlum güpegündüz şehir merkezinde bıçaklanmazdı.
Kaçaklığınızı anlıyorum. Fakat halkınıza karşı kaçak olmayınız. Dürüstçe ve mertçe (başka isimle de olabilir) PKK da geçen 14 yıllık pratiğinizin bir muhasebesini ve özeleştirisini yapınız. Ancak o zaman halk bizleri/sizleri af eder. Ayrıca; Örgütten kaçıp saklanmak veya devlete sığınmak arasında o kadar fark yoktur. Her iki durumda da örgüt tarafından ve örgüte inanan kitle açısından ''HAİN'' siniz.
Siz yolunu bulmuş ve kapağı Avrupa'ya atabilmişsiniz. Fakat ben o dönem bulamadım. Devlete hangi şartlar altında teslim olduğumu, ''Hürmüz Mezrası Baskını ve Örgütten kaçışım''ı okuyarak öğreniniz.
Kısacası, bana bu tür yaklaşımların Kürd halkına bir yararı yoktur.
Eğer bugün Ergenekon davası sürüyorsa, benim JİTEM’i ortaya çıkarmamın ve PKK/Devlet ilişkilerini deşifre etmemin payı büyüktür, bu az bir şey midir? Ben bunları yaparak, halkıma karşı yapmış olduğum günahların hesabını veriyorum, ya sizler gibi PKK’den ayrılıp susanlar?
Sonuç olarak, tıpkı PKK ve Ergenekoncular gibi yaptıklarımı/yazdıklarımı sulandırmak isteyenleri ciddiye almayacak ve bundan böyle yorumlarına da cevap vermeyeceğim.
saygılarımla
a.aygan
A.Aygana böyle pisikolojik baskı yaparsanız başkaları zaten hiç konuşmaz.A.Ayganın herkese cevap verme gibi bir zorunluluğu yok adam zaten açık kimliğiyle bildiklerini yaptıklarını herkese açık ve cesurca söylüyor.Önemli olan bukadar ciddi pkk ,jitem ,ergenekon ilişkilriyle ciddi idialar varsa herkese bunların açığa çıkması için elinden geleni yapmasıdır.bilgi ve belge sahibi olanlarında konuşup katkı sunmaları gerektiğini düşünüyorum.
mafya örgutlenme mantigi ile hareket ederler.hep saldirirlar.kirliliklerini gizlemek icin baskalarina camur atarlar komplo teorileri olustururlar.Kurt Ergenekonu Pkk,de calisan her insan gunahkardir.mutlaka bir sucun ortagidir.islenen suclara karsi sessiz kalmak sucun ortagidir. Pkk icinde binlerce yurtsever infaz edilmistir. Bunlara sessiz kalan her pkk,li gunahkardir. Saniyorum A.Aygan,in konusmasi bu hareket icinde yer almis ve islenen gunahlarin suc ortaklari ile ergenekoncular oldukca rahatsiz oluyorlar.yureksizler isledikleri suclari yada ortagi olduklari suclari itiraf edeceklerine camur atmayi secerek kendilerini gizlemeye calisiyorlar. nafile artik mizrak cuvala sigmiyor.Abdulkadir Aygan,a saldiracaginiza, gunahlarinizdan arinmaya bakin,Imralinin yillarca muritligini yapanlar.mezara gunahlarinizla birlikte gideceksiniz.mezara girmeden gunahlarinizdan sirkilirseniz belki bir faydaniz olur mazlum kurt halkina.En az tc kadar sizlerinde eli kurt halkinin kanina girmistir.kendi gunahlarinizdan arinmaya bakin. ona buna camur atmaktan vazgecin................
Aygan gibi sapına kadar mertlik timsali gösterenlere her zaman başımızın tacıdır.Biklirizki sen sütre gerisinde mücadele etmedin kaçak güreşmedin pkk ide ikende Jitemde ikende ve hala vatanından cüda eş ve dostlarından firakın darbesine maruz kaldığın halde dik duruşunuz milyonlarcca namertlere değerde artar bile.
Allah sen senin gibileri her zaman daim ve başarılı kılsın amin.Selamlar
Sanirim 7 aydan beri bu sitede yaziyorum.Bugune kadar pkknin icinde yasanmis ve yasanan cirkinlikleri dile getirmekten kacinmadik,dile getirenlere bildiklerimizle hep katkida bulunmaya calistik.Burada ne kimseyi yargiladim nede kostek oldum yaptiklari icin.
Benim burada pkknin ve ocalanin gercek yuzunun aciga cikmasi icin yuruttugum bir mantik vardir.Bu mantik sudur: Pkk tarihinde yasanan her turlu ihaneti,ayak oyunlarini,kaypakliklari,infazlari,isbirliklerini dile getir ve buna karsi pkknin kaybetirdiklerinin yaninda kazandirdiklarinin da hakkini teslim et ki gercekler bulaniklasan bu atmosfer icinde kaybolmasin! Burada elestiri konusu yaptigim tek sey olmustur;Gercek disi seyler..
Cunku bu gercek disi seyler aponun ve pkknin gercek yuzunun ortaya cikmasini engelliyor.Simdi siz kalkip deseniz pkk su eyalette su sekilde dusmanla isbirligi icindeydi ve bunun asli astari olmazsa o zaman o eyalette kalmis,o eyalette gorev yapmis insanlar bunlari okuyup der ki '' bizde ordaydik ama boyle bir sey yoktu,demek ki diger anlatilanlarda bunlar gibi uydurmadir''' evet iste tamda bunun icin diyoruz ki herkes bildiklerini bir suzgecten gecirsin ve dogru olani ortaya koysun.Yoksa ben sunu duydum,ben sunu tahmin ediyorum,ben boyle anladim demekle gercekler aciga cikmaz,tam tersine gercekler kaybolur..
Bu 7 aylik sure icerisinde Ayganin yazdiklarina karsi katki sunacak seyler yazmisimdir ama sulandiracak seyler yazmamisim.Yukarida dile getirilenleri bir butun okudugunuzda bunlari goreceksiniz.
Bildiklerimi burada anlatiyorum.Evet gercek kimligimle anlatamiyorum.Cunku bunu yaptigim an biliyorum ki en fazla yazacagim bir iki yazi olacaktir ve sonrasi gelmeyecektir.Sonu gelmeyecekse ve ben hem internet uzerinden hem reelde bunu yapamayacaksam o zaman neden bu ahmakligi yapayim? Elimizden geldigince Almanyaya,fransaya,Hollandaya,isvicreye gidip tanidiklarimizda kaliyor,onlarla fikir alisverisi,sohbet adi altinda pkknin gercek yuzunu anlatiyoruz.ucuz kahramanlik yapmadan bugune kadar yuzlerce kisinin aydinlanmasini sagladik.Bugune kadar pkknin derneklerinde gorev yapan,tvsinde calisan,kadrolugunu yapan ,iliski icinde olan en az 80-90 kisinin bunlardan uzaklasmasini ve ulusal bilinci edinmelerini sagladik.Bunlarin her birinin ailesinide hesaba kattiginizda nasil bir sayi aciga cikacagini siz hesaplayin.
Buradan hic bir sey yapmadan ucuz kahramanliga cagiran naralarin sahipleri: yazdiklarinizdan oyle anlasiliyor ki bugune kadar pkk nin icinde yer almadiginiz ve pkkyle alip veremediginiz olmadigi halde kimliginizi saklayip,mahalslar kullaniyorsunuz; ve bizden gercek ismimizi soylememizi istiyorsunuz!! Once donup aynaya bakinda sonra bize nasihat verin! pkk ve ocalanin bu asamaya gelmesinin bir sebebi her ne kadar biz isek,diger en onemli faktoru sizlersiniz.Sizin safsiz kaldiginiz alanlari pkk doldurmustur..
Fransada bizim gibi muhalif oldugunu soyleyen ve bazi yerlerde yazan silah arkadaslarimiza fikirlerimizi acikladik,birlikte birseyler yapmamiz gerektigini soyledik ve geldigimiz nokta ortada.. Aygan siz 8-9 yil jitemde kalarak bugune geldiniz,bir iki yil da bizim icin sabredinde bizde kosullarimizi olgunlastirip cikip gercekleri gercek kimligimizle aciklayalim...
Yine konuyu farkli yerlere cektiniz.Ben olaylari kisilestirmeden,sadece olaylar uzerinden konusmayi tercih ettim hep.Ama siz hep bundan kacindiginiz..Art niyet varsa bunda , once kendinizde arayin.
Bu saatten sonra yazmanin bir anlami yok sanirim.
Pkkye muhalif oldugunu soyleyen,bugun site kurmus,yada bazi sitelerde yazan onlarca kisinin infazini engelledim.Burdan hepsine soyluyorum; Hepinize yazdim,dedim ki buyrun ben bu yasananlarin hepsini ve size karsi yapilmak istenenleri size ispatlayarak aciklayacagim.Siz ki her gun baskalarina yapilanlari dile getiriyorsunuz.Bende size yapilan ve yapilmak istenenleri aciklayacam.pkknin basindaki cellatlarin gercek yuzunu aciga cikarmada hadi omuz omuza verelim..!!! Ne oldu? Neden korktunuz?
Hersey oradan gorundugu gibi degil.Cok sey yapmak istedik,ama tum girisimlerimiz bir yerde kosteklendi...Kimisi kendimi tartistirmak istemiyorum,yanlis anlasilri dedi;kimisi evet biliyorum ama simdi degil,iliskimiz sursun ama zamani gelince aciklariz dedi,kimisi eski dostlarimiz vardi isin icinde ve onlarda simdi bizim gibi dusunuyor,simdilik dursun dedi,kimisi hic cevap vermedi....Bunlarin tamaminin zamani gelecek evet.Herkes kendince bir hesap yapiyor bizim uzerimizde ve zamani geldiginde bizi piyasa surerek prim yapmak istiyor.Bizde aptal degiliz,kendimiz diyoruz ki zamani gelecek evet ama o zamani biz belirleyecegiz ve herseyi biz aciklayacagiz....Nasil olsa elimzde yeterince dayanak,delil ve gerceklikleri aciklayacam materyal var.
.......
Yorum yaz