Resmi Belgelerle PKK/SADDAM İlişkileri (2/3)
Türk işçi Partisinin (Karger)[PKK] iki kadrosuyla ilişki kuruldu. Bunlardan takma adı Botan [Nizamettin Taş] olan kişi Türk vatandaşı olup topraklarımız içindeki Keşan'a yakın kampın ve Mardin bölgesinden Türkiye, İran, Irak sınır üçgeni bölgesini kapsayan Türk topraklarındaki eylemlerden sorumlu kişidir. İkincisi, takma adı Emin olan Suriye vatandaşı olup adı geçen Botan'ın yardımcısıdır. Bizimle işbirliği yapmaya hazır olduklarını bildirdiler.
Kürdistan’da hafıza kaybına izin vermeyeceğiz...
Tarih bilinci geçmişe dair güçlü bir hafızayı gerektiriyor. Bu nedenle, tarih bilincinden yoksun bırakılan halkların gerçek anlamda özgürleşemeyeceğini çok iyi bilen Sömürgeci güçler, Kürdistan halkını hafızasız bırakmak için bu güne kadar her türlü yalana/yönteme başvurdu. Sömürgeciler yetersiz kaldıklarında ise, aynı işlevi görecek olan ve büyütüp besledikleri taşeron örgütlerini devreye soktular…
PKK de Sömürgecilerin kesintisiz uyguladığı “geçmişi unutturma” yöntemini Kürdistan’da uygulayarak hafızasız bir toplum yaratmaya çalıştı. Piyasaya sürüldüğü ilk günden itibaren toplumsal dinamikleri tahrip etmek ve yurtsever potansiyeli devlete peşkeş çekmek için, devlet tarafından kendisine yükletilen misyonun tüm gereklerini yerine getirdi.
Özgür Bireyler Topluluğu olarak, hafızaları geri getirmek ve tarih bilincinin gelişmesine katkı sağlamak için çok önemli orijinal belgeleri halkımızla paylaşmaya devam edeceğiz.
PKK, “Kürdistan’da gelişen ulusal mücadeleyi baltalamak için, sömürgeci güçler tarafından piyasaya sürüldü” iddiasını abartılı, hatta “Komplo Teorisi” olarak değerlendirenler, son yıllarda, özellikle de Ergenekon soruşturması sürecinde “acaba”, “belki de” demeye başladılar.
Elde somut veri olmadan bu tür değerlendirmelerin inandırıcı olması zordur. Çünkü yıllardır savaşan, görünürde Kürdleri temsil eden, devlete zarar veren, çatışan bir örgüte yönelik “devlet güdümlü” iddiası bazı somut delillerle desteklenmedikçe anlamlı olmaz. Bu güne kadar başta İç İnfazlar ve devlet ile ilişkiler olmak üzere PKK’ye yönelik iddialarımızı destekleyen birçok belge sunduk.
Bazılarının “Kardeş Kavgası” dediği ama bizim ısrarla PKK’nin ulusal değerlere/örgütlere saldırısı dediğimiz olayların en önemlisi doksanlı yıllarda Güney Kürdistan’da yaşandı. PKK’nin “Ortadoğu Konfederasyonu” adı altında teorik kılıf bulduğu ve Güney’deki yurtsever güçlere karşı savaş açtığı dönemde, Saddam ile geliştirdiği ilişkilerin bir sonucu ve Saddam’ın Kürdler üzerindeki egemenliğini sürdürmesine katkı amaçlı olduğunu söyleyenler olduysa da çoğu insanlara pek inandırıcı gelmedi.
Birinci Körfez savaşı sırasında, Peşmerge’ler tarafından Irak İstihbarat Merkezlerinde ele geçirilen belgeler; PKK-Saddam işbirliğini somutlaştırmaktadır. Bu belgeleri halkımızla paylaşarak, hem PKK’nin misyonunu, hem geçmişte yaşanan ve bazı kesimlerce “Kardeş Kavgası” denilen çatışmaların nedenlerine ışık tutma, hem de bugün hala devam eden Güney düşmanlığının gerçek sebeplerinin anlaşılmasına yardımcı olmaktır.
Nasname/Haber Not: Bu belgeler; Kürdistan Yurtsever Birliği (YNK) kurucu üyelerinden Abdulrezzaq Mirza (Feyli) ve Vildan Tanrıkulu tarafından Arapça orijinallerinden Türkçeye çevrilmiştir.
BELGE: 2/3
Bismillahirrahmannirrahim
Zaho Güvenlik Müdürlüğü
Sayı: 1810
Tarih: 23.09.1990
"Gizli, şahsi"
Dihok Güvenlik Müdürlüğüne 3
Konu: Bilgi
Türk işçi Partisinin (Karger)[PKK] iki kadrosuyla ilişki kuruldu. Bunlardan takma adı Botan [Nizamettin Taş] olan kişi Türk vatandaşı olup topraklarımız içindeki Keşan'a yakın kampın ve Mardin bölgesinden Türkiye, İran, Irak sınır üçgeni bölgesini kapsayan Türk topraklarındaki eylemlerden sorumlu kişidir. İkincisi, takma adı Emin olan Suriye vatandaşı olup adı geçen Botan'ın yardımcısıdır.
Bizimle işbirliği yapmaya hazır olduklarını bildirdiler.
22.09.1990 günü sınır bölgesinde yapılan görüşme sırasında Botan arkadaş bize aşağıdaki bilgileri verdi;
1- 01.09.1990 tarihinde Şırnak iline Amerikalı uzmanlar gelmişler. Şimdi Türk-Irak sınır boyun keşifler yapıyorlar. O ….. uçakla yapıyorlar. Bazen da casusları aracılığıyla. Bir hafta önce Hakkari iline bağlı sınır bölgesinde keşifler yaptılar.
2- Çok sayıdaki Amerikan uçağı Türkiye’deki 3 NATO üssüne gelmiş bulunuyorlar.
Bunlar;
1-İncirlik
2-Pirinçlik Üssü; Diyarbakır’da bulunan bu büyük üs radarlarla donatılmıştır. Bu üs daha önce Sovyetler Birliğine karşı yönlendirilmişti. Şimdi ise Irak’a karşı yönlendirilmiş bulunmaktadır.
3-Muş Üssü
Ayrıca Batman ve Van Üssünde de başka uçaklar bulunuyor. Bunlar NATO ya ait değil ama Amerikan uçakları için kolaylıklar sağlıyorlar.
Türk Hükümeti Hakkari’ye bağlı Yüksekova (Gever) kazasında bir üs yapıyor. Şimdi bu üssün pist yapımı ve diğer çalışmaları hızlandırılmış durumdadır. Batman ilinde NATO'ya bağlı yeraltında büyük depolar bulunmaktadır. Batman, Siirt ve Van illerinde çeşitli sınıflarda 300 000 Türk askeri bulunmaktadır.
Ayrıca, birinci sorumlunun dediğine göre Irak'taki ve Türkiye deki tüm Savaşçılarına yıkıcı zümrenin Irak topraklarına girişlerini engelleme emri verilmiş.
Ayrıca, söylediğine göre sülaleden yıkıcı çetenin elemanlarından Mehmet Halit Borseli ve beraberindekiler Türk kuvvetlerinin yardımıyla Irak topraklarına girmek istediler ama Partinin savaşçıları onlarla çatışmaya girdiler ve bu girişimleri boşa çıkarıldı ve Çukurca bölgesine geri çekilmek zorunda kaldılar.
(18.09.1990 tarih ve 1775 sayılı yazının 2. şıkkında bahsedilen konu)
Şimdi adı geçen yerde orduya ait bir Üs de bulunuyorlar.
Mesut Barzani zümresi Diyarbakır’daki kampta bulunan kaçakları silahlandırıp Irak a göndermeye çalışmaktadır.
Durumu izlemeye devam ediyoruz.
Saygıyla bilgilerinize arz ederiz.
Zaho Güvenlik Müdürü
(imza)
------------------------------------------------------------------------------------
Bismillahirrahmmannirrahim
Cumhurbaşkanlığı
Sekreter
Genel Güvenlik Müdürlüğü
Otonomi Bölgesi Güvenlik Müdürlüğü "inceleme"
Sayı: 8000
Tarih: 09.09.1990
"Gizli, şahsi ve gönderilen kişi tarafından açılacak"
Sayın Otonomi illeri Güvenlik Müdürleri
Konu: Bilgi
Genel Güvenlik Müdürlüğü 1.9.1990 tarih ve. S. 3 37925 sayılı yazısıyla bize şunu bildirmiştir.
1- Karşı faaliyetleri izleme daimi komitesi, Genel güvenlik müdürlüğünün 09.09.1990 tarih ve 29504 sayılı ve istihbarat örgütünün 09.09.1990 tarih ve 2094 sayılı (ekle birlikte) yazılardaki bilgileri tartıştı.
Komite, Iran da bulunan yıkıcı zümrelerin Irak ve Türkiye arasındaki gelişmeleri izlediği, Türkiye’nin bu zümrelere topraklarmıza girip eylem yapmaları amacıyla yer sağlanması için Amerikan baskılarına maruz kaldığını tahmin ediyor.
Bu gelişmeler doğrultusunda, bu durumda gelecek için Türk Kürdistan işçi Partisi (PKK) ile ilişki köprülerini oluşturma planının çok büyük bir gizlilik içinde yürütülmesi;
2- Sürekli Komitenin Türk tarafının dikkatini çekmeden bu ilişkileri istihbarat örgütlerinin sürdürmesi önerisi kabul edilmiştir.
Yorum: Bu konu bir taraftan bizim güvenlik çalışmalarımız açısından, özellikle mücadeleci yurdumuzun içinden geçtiği bu durumda, diğer taraftan Türkiye ile ilişkiler açısından büyük bir önem taşıyor.
Bu ilişki çok büyük bir gizlilik ve sessizlik içinde Türkiye’nin dikkatini çekmeden yürütülmelidir.
Gerekenin yapılmasın rica ederim.
Otonomi Bölgesi Genel İstihbarat Müdürü (M.M.E) ve Güvenlik 9.9.1990 9.9.1990
(İmza)
Devam edecek...



Yorumlar (1 gönderildi):
Fakat anlasilmayan sey su; SIZ NE YAPMAYA CALISIYORSUNUZ? Kürtlerin kültürel birikimine miras olarak ne birakmayi hedefliyorsunuz? Analiz yapmak baska birsey, "aha bakin ne bulduk!!" anlayisiyla, deger erozyonuna ugramak baska bir sey. Eger ÖCALAN, zamaninda kabaca, ilkel yaklasimlarda bulunmussa, ki bulunduguna hepimiz hemfikiriz.Gecmisi tespit edip, mahkum etmek varken,hala günümüzde ayni degerler yasatiliyormus gibi DOGMATIK yaklasimin ne anlami var? 12 [ Niye 12 yıl? Öcalan 1999'da Tütkiye'ye getirildi(!) Şimdi 2010] yildir cezaevinde yatmakta olan bir sahis hic mi degisime ugramadi?
selamlar...
Yorum yaz