Ramazan TOPRAK
Ramazan Toprak:Başbakan'ın Kavgası
Başbakan ile Aydın Doğan arasında yaşanan tartışmayı magazinsel boyutta okuyarak anlamaya çalışanlar, magazinsel düzeyden öteye
Sertifikalı İşsizlik
Türkiye, uluslar arası piyasada ciddi rekabet sorunları yaşıyor çünkü maliyetler oldukça yüksek. Büyük kuruluşlar bile bu acımasız rekabet karşısında bir müddet sonra ya güçlünün egemenliğini tanıyıp söylenene uyuyor ya da başka alanlara kaymak zorunda kalıyorlar...Kabahat Sizde
İşte size sosyal belediyecilik adına utanç veren bir sahne. Benzerine dünyanın çok az yerinde rastlayabileceğiniz bu kepazeliğin Gaziantep’teki yansıması “belediyecilikte dev adım, çağ atlamak” oluyor. Bitip tükenmek bilmeyen plaket ayinleri, sahte birincilikler ve insanın midesini ağzına getiren, bini bir para etmez karışık işler...Hissizlikte Trajediyi Anlamak…
Bir baba, aklını, idrakini elinden söküp alacak kadar ne yaşamış olmalıydı ki, silahı eline aldı, kendi bedeninden olan canları bir bir kana bulayarak katletti? Önce Meryem, Ahmet ve Şaziye, Sevilay ve hayat arkadaşı....Ayaş’ın Dutu-Ankara’nın Taşı
Atina’da yapılan Sosyalist Enternasyonale katılmak yerine dut yemeyi tercih etmiş CHP’nin Genel Başkanı. Gazeteler böyle yazıyor ve adeta “dut yemiş bülbül” deyimini çağrıştırmak için haberin her karesini dutla süslüyorlar. Onların zımnen söylediklerini hadi biz açıkça söyleyelim:...Parti Kurun Parti!
“O kanal senin bu kanal benim”, sabah-akşam tezvirat üreteceğinize derde deva bir şey söyleyin! Bu iksirli formül elinizdeyse, uygulayıcı olmak zorunluluğuz yok, hayrınıza söyleyiverin de garipler nasiplensin “Siz kimsiniz, nesiniz, ne istiyorsunuz ve bunu yaparken dayandığınız meşru bir zemininiz var mı?” Yok!...Biz-Onlar Ayrımında…
Olacak iş değil ya; biz yine de hayallerimizi bir parça zorlayalım. Sosyalist Enternasyonal üyesi CHP’yi, bir süreliğine, mesela Alman Sosyal Demokratlarla takas edelim? Efendim? Ne de olsa aynı dünya görüşünü paylaşıyor ve sol değerler çerçevesinde politika yapıyorlar. “Hele bizimkiler bu işi ecnebilere oranla ne kadar biliyor?” diye, bir nevi bir imtihan gibi düşünün…”Zinhar olmaz” demeyin hemen. “Deniz’e düşen yılana sarılır” kabilince biz de “bir türlü iflah olmak bilmeyen bu CHP’yi nasıl politikaya, sivilleşme ve demokratlığa adapte ederiz derdindeyiz”. ...Siyaseti Maskaralığa İndirgemek
“Varsın Deniz Baykal’ın dediği gibi olsun” diyeceklerdir muhtemelen. “En doğrusunu Anayasa Mahkemesi biliyormuş madem, ne gerek var şu partilere?...” Baykal’ın partisinin adı Cumhuriyet Halk Partisi. Bu halkçı parti, halkı talep edici olarak gördüğünde militarist yanı kabarır ve şöyle der: “Bu ülkeye kominizim gerekirse onu da biz getiririz!” İflah olmuyorsak nedensiz değil… İktidarda muktedir olamamak AK Parti’ye özgü bir eksiklik değil. Muktedir olmaya uzanan ...Bir Tuncay Vardı Bir Zamanlar
Varlığını CHP ve Deniz Baykal’ın varlığına adamış, sözü ve ideali olmadığı için karşı cepheye karşı sövmekten başka bir şey yapamayan bir acziyet çizgisine demirleşti Tuncay. Hayatta karşılığı olmayan bir taleple çıkıyordu her gün ekrana. İstediği olmayınca da şımarık çocuklara özgü tavırlarla eline geçirdiğini kırıyor ve gereksiz gerilimlerin merkezinde yer alıyordu....Artistik Pozların Gölgesinde Dindar Duruşlar
Taşrada, mütevazı bir ilçede belediye başkanı olan birinin ulusal bir kanalla anlaşarak ve henüz ciddiye alınır bir çalışması yokken sinir bozucu konuşmalarıyla tüm ülkeye reklam olması anlaşılır bir şey midir sizce de? Kendisi bu durumu, “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” dandikliği içinde izaha çalışabilir, başka da şansı yok zaten çünkü aklın bu konudaki yorumu “üşütmek” olabilir ancak....Gelmeyiversin Ziyanı Yok!
Gök kubbe altında yeni bir şey söylemeyi, tasvibinden geçen görüşlerin dışında bir alternatif arayışını asla ve kat’a kabullenmiyor. İktidarda ise manifestosunu herkesin iman ettiği esaslar olarak uyguluyor, muhalefette ise “Benim olmayanı başkasına da yar etmem” kısırlığı içinde dağa taşa vuruyor. O kadar derin bir hoşgörüsüzlük içinde ki, üzerine varlığını inşa ettiği özel günlerin kutlanmasında bile “Siz ne anlarsınız 23 Nisan’dan, ulusal egemenlikten” psikolojisi içinde “pireye kızıp yorganı yakmak”la eşdeğer bir tutum sergiliyor....CHP İktidarda Değilse Vatan Tehlikededir!
Deniz Baykal’ın temsil ettiği CHP, bürokratik ve askeri vesayet arzusunun bütün çıplaklığı ile göz önüne serildiği ve aslında kurulduğu günden bu yana CHP’nin vesayet rejiminin bir teminatı olarak siyasal hayatta yer aldığının açık kanıtıdır. ...Aysun’u Bilge Makamına Koymak
Ve Aysun konuşmaya devam ediyor. Konuştukça kırıyor, geriyor. Gazeteler, tetikte, “Acaba bugün hangi sayfayı dolduracak” diye bekliyorlar. Toplum, her zaman olduğu gibi ikiye ayrılıp “Aysun taraftarları ve karşıtları” diye hizalanıyor....İstanbul’da Bir Deli
Ona “deli” demek haksızlık mı yoksa iltifat mı olur, karar veremedim henüz. “Delilik” ile “bilgelik” arasındaki “fark” ya da “ortak payda” , anlaşılamayacak kadar karmaşık bir iklimde karşımıza çıktığından kelimelere gerek kalmıyor işin hakikati sual edilirse. Susmak ve dinlemek ve kelimelere sığmayan yanıtları gönül dünyasında tartmak en doğrusu olmalı....Güzelbey Aday Olmayacak Ama…
“Doktordan belediye başkanı olmaz!” demeyeceğim. Olur. Hem de alası olur! Ama..bu doktor, siyaset olgusundan haberdar, ülkesi ve dünyasındaki gelişmelere kayıtsız değilse olur. Kitle psikolojisini biliyorsa, bir derdi varsa, dindirmek istediği toplumsal sancıları ve bunun yanında projeleri varsa olur. Doktor, avukat, mühendis, öğretmen ya da bir başka meslek erbabı, salt bu titri elde etmekle aynı zamanda iyi bir siyasetçi, milletvekili ya da yönetici olacağı anlamına gelmez. ...“”Kürtler”i Anlamak
Rahmetli babamın askerlik gibi bir zorunluluğu, hastalık gibi bir derdi olmasaydı ne doğduğu topraklardan başka bir yer görme şansı vardı ne de Türkçe diye bir dilde kırık dökük de olsa meramını anlatma olanağı… ...Hakkında
Öncekiler
