Mahmut Gergerli
İmza Kampanyaları, Lozan Ve "Kürd Ronakbîr"leri
Tamamen tabandan gelişen bu İmza Kampanyası’na her ne kadar; İsmail Beşikçi, Şıvan Perwer, Berzan Boti ve Selim Çürükkaya gibi Kürd Kamuoyunca bilinen isimler katıldıysa da, isimlerini sürekli olur olmaz her Kampanyada okumaya alışkın olduğumuz MEDYATİK Kürd Siyasetçi ve Yazarları bu Kampanya’ya gerekli ilgiyi, tenezzülü maalesef göstermemişlerdir...
Siyasetin Dili, Seçimler Ve Kürdler
Kendilerine daha düne kadar “Özgürlük Savaşçıları” diye ulvi isimlerle betimleyenler, artık bir CHP’linin ve hatta bir MHP’linin ağzıyla propaganda yapmakta ve düzen içi çekişmelere Kürdistan Halkını da katabilmek için var güçleriyle çalışmaktadırlar. ...Metiner, Tan, Kürkçü, Tunç Ve Önder
Yukardaki bakış açısıyla olaylar sakin bir kafayla değerlendirilecek olunursa, o zaman bir Metiner’ in AKP de aday olması ile bir Tan’ ın veya Önder’ in BDP nin desteklediği ‘bağımsiz’ Aday olması arasında fazla bir fark yoktur. Bu sadece bir tercihdir. Bu tercihle adı geçenlerden hiç biri ne ‘KAHRAMAN’ ne ‘HAİN’ ve nede ‘KÜRD DEVŞİRMESİ’ olurlar. ...Neden “Kürd Aydını” Ve “Aydın” Kavramı PKK Tarafından Tartıştırılıyor?
Sadece son aylarda PKK Basını ve onun yasal siyasetteki temsilcilerinin; İsmail Beşikçi, Kemal Burkay, Orhan Miroğlu, Mehmet Metiner, Muhsin Kızılkaya, Şıvan Perwer, Ümit Fırat ve Bejan Matur gibi Kürd Sanatçısı, Aydın ve Yazarlarına yönelik tepkileri incelendiğinde çok özel bir kampanyanın hayata geçirildiği görülecektir. ...Mahmut Gergerli: Edward Said, Kürd Çocukları Ve Siyasi Yapıların Sorumlulukları...
Edward Said’in Filistinli Çocuklarla işgalci İsrail Askerlerine taş atmasından hareketle Kürd Aydınlarının da yek pare Çocuklarımızı kendi kirli emelleri için kullanan “Yetişkin ve Korkak”ların arkasında el pençe durmamızı kimse bizden isteyemez! Eğer Çocuk Haklarından söz edeceksek öncelikle Çocuklarımızın siyasi amaçlar için kullanmalarına karşı çıkmakla işe başlamalıyız....Kürdler; Filistin Sorunu Ve İsrail Devletinin Suçları
Biz diyoruz ki; Kürd Müslümanları Bosna da, Afganistan da, Irak ta veya Filistinde yapılan haksızlıkları protesto etmeden önce, kendi halkına daha doğrusu kendisine uygulanan haksızlıklara -en azından- lanet okumasını öğrenmelidir. Diğer halkalara yapacağı yardımdan önce, kendi halkına yardım etmesini pratiğe geçirmelidir. Bu demek değildir ki; yeryüzünde uygulanan haksızlıkları doğru buluyor ve onaylıyoruz! Ama ; “önce can sonra canan” diyoruz! ...Nasname'ye Emek Verenler Dizisi - SON!
Kişisel didişmelere girmeyi sevmediğimden, Çağdaş Siyasetten ve Ulusal Yayıncılıktan farklı şeyler algıladığımdan dolayı (buradan bazı dostlara cevap verip, laf yetiştirmek yerine) Röportaj Dizisini şimdilik kaydıyla durdurmanın daha uygun olacağını düşündüm....Bireyselliğin sınırları ve kolektif çalışmanın zorlukları
Bizler; Özgür Bireyler Topluluğu olarak bir yanda, bireyin kendi özgünlüğünü koruyarak fikir beyan etmesine/siyaset yapmasına vurgu yaparken, aynı zamanda da kolektif çalışmanın gerekleri olan; ekip ruhu oluşturup görevleri paylaşarak ve şeffaf bir çalışma tarzıyla, gerektiğinde de bireysel istemlerimizi geri plana atarak, sorumluluklarımızın gereklerini en iyi şekilde yerine getirmeğe çalışıyoruz ....Nasname'ye emek verenlerden: Murat Değdelen
Tahminlere göre altmışlı yılların başlangıcında, annemin deyimiyle kiraz ağaçlarının çiçek açtığı ay’da Diyarbakır’da doğmuşum. Yirmi yaşıma kadar bu kadim şehirde yaşadım. Daha dudağımın üstünde ki ayva sarısı tüyler, bıyığa dönüşmeden, ülkemi sömürgecilerden, dünyayı emperyalistlerden kurtarmaya karar verdiğim günden beri, ya aranıyorum, ya cezaevindeyim, ya poliste işkencede veya sürgündeyim. Bu garip yolculuk hala devam ediyor. Hala sürgünüm. ...NASNAME'YE EMEK VERENLER!
İşte, bu Dostlarımızın yani, “Nasname Gönüllüleri“ nin unutulmaması için bir röportajlar dizi ile Nasname'ye, yazınsal, teknik, maddi ve manevi katkı sunan ve emek veren dostlarımızı hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum. Bu vesileyle tüm “Nasname Gönüllüleri“ buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Verdiğiniz desteğin hatırlanmasını ve unutulmamasını istiyorsanız lütfen bizimle ilişkiye geçin. ...ODATV'nin Gazetecilik etiği ve Özgür Birey'in duruşu!
Eskiden bu topraklarda benzeri partizancılıkları/saldırganlıkları; CHP-AP, sağ-sol, alevi-Sünni vb. şeklinde yaşamıştık. İşin ilginci de bu partizancılık ve çatışmaların hep aynı merkezlerden pompalandığının farkına hep sonradan varmış olmamızdır! Bugün de maalesef değişimlerden, demokratik gelişmelerden rahatsızlık duyanlar aynı çatışmayı bir başka düzlemde yaşama geçirmeye çalışmakta ve yeni çatışmaların zeminini yaratmaya çabalıyorlar; Laik ve Dinci !...27 yıllık esaret ve Mandela'nın cesur tavrı!
Bireysel özgürlüğünün karşılağında tarihsel yenilgiyi ve özrü red etmekle Mandela tüm Dünya'ya, onurlu mücedelelerin onurlu barışlarla pekâlâ sonlandırılabileceğini gösterdi. Kim bilir, belki Mandela’nın bu tarihsel ve onurlu duruşu bazı Siyasetçilerimize ve özellikle Öcalan’ı Mandela ile kıyaslama zayıflığına düşenlere bir ders olur! ...KOORDİNATÖRDEN: Berzan Boti Arkadaşımızın ayrılması ve Nasname'nin Geleceği
Sevgili Berzan,... Nasname den ayrılışın hepimizi çok üzmüştür, bilmeni isterim. Ayrılık gerekçelerini kabulde güçlük çeksem de, çok iyi anlıyor ve kararına saygı duyuyorum. Bir birey ile özdeşleşen/özdeşleştirilen Nasname'nin, bir “Özgür Bireyler Topluluğu'na” bir “Tartışma Platformuna” dönüşmesinde/evrilmesinde çok büyük emek ve çabalar sarf ettin. ...Nasneme ne değildir!
Bu nedenlerle, Biz Nasname Yayın Kurulu Üyeleri olarak; özgür düşünmeye, tabuları yıkmaya, her türlü mistik bağlılığa ve ortak oluşturulan emeklerin bir bireye mal edilmesine ve onun şahsında merkezileştirilmesine karşıyız; ortak çalışmaya değer verdiğimizden ve karşılıklı görüş alışverişin ufkumuzu genişlettiğine inandığımızdan, ortak ürünümüz olan, Nasname' nin bir bireyin malı olarak görülmesine ve değerlendirilmesine, tüm yazarlarımıza ve okuyucularımıza yapılmış bir hakaret olarak algılıyoruz. ...Abdullah Öcalan'a Açık Mektup
Şimdi Size sormak istiyorum! Madem ki PKK'nin Önderisiniz ve onlarda Sizi „Kürt Halk Önderi" olarak isimlendiriyorsa, neden Çatışmaların durdurulması ve Sorunun çözümü için kendinizi TARAF olarak nitelendirmek yerine Arabulucu gibi görüyorsunuz? ...Çatışmasızlık Kararı ve Çözümde Yaşanabilecek Sorunlar
Benim burada DTP ve PKK yetkilerine bir çağrım olacak; Çatışmaların durdurulması, Barış ve Huzurun Ülke Topraklarımıza gelmesi için gerekli olan çabaları gösterirken, desteğimin sizinle olduğunu bilmenizi isterim! Ancak, Sizlerden ricam kaybedilenlerin bulunması ve sorumluların yargılanması için yıllardır gözleri yaşlı, yürekleri yaralı Kayıp Yakınları'nın dile getirilen haklı taleplerini "tu kaka" etmeyin! ...Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?
Şair Cemal Süreya bir şiirinde şöyle der; „Sizin hiç babanız öldü mü? / Benim bir kere öldü kör oldum / Yıkadılar aldılar götürdüler / Babamdan ummazdım bunu kör oldum „ ...PKK Çatışan Bir Taraftır!..
Bu gelişmeler karşısında hepimiz külahları önümüze koyup düşünmek zorundayız. Eğer gerçektende yerel seçimlerde DTP'in alacağı iyi bir sonuç PKK' nin silahların bırakılmasında elini güçlendirecekse (ki bunu açıkça kamuoyuna deklere etmeleri şartıyla !) oylar DTP' ye verilmelidir. Çünkü; ...DPT'ye Neden Oy Vermeliyiz?
Kendi ülkesinde iktidar olmak isteyen hiçbir siyasi aksiyon, yerel koşulların yanı sıra, uluslar arası konjonktürün de kendilerine sunmuş olduğu bu tarihi olanağı vesayet travmasından kaynaklanan kaygılardan dolayı, elinin tersiyle itmeye lüksü yoktur-olamaz… Dolayısıyla, DTP Kürd toplumunun nitelikli dinamiklerinde kuşku yaratan ve her tarafa çekilebilecek söylemler yerine, ne olduğu, ne istediği ve ne yapmayı tasarladığını açık bir şekilde Kürd halkı ile paylaşmalıdır, paylaşmak zorundadır!...PKK'nin Eli Neden Güçlendirilsin?
DTP'nin seçim için oy toplaması normal, çünkü her siyasi partinin daha çok oy alma hedefi vardır. Ancak, DTP ve onun sözcüleri bu seçimlerde ısrarla (sanki Kürdler tarihte ilk kez sandık başına gidiyormuş, sanki resmi bir referandum yapılıyormuş gibi) ahlaki olmayan moral değerleri üzerinden oy toplamaya çalışması etik olmadığı gibi, ulusal bünyemizde kalıcı sorunlara zemin döşemeye de aday bir söylem tarzıdır. Bu temelsiz argümanlar şimdiden toplumsal dinamikler arasında sağlıksız ikili bir kamplaşmaya neden olmuştur bile. ...Hakkında
1964 yılında Kahta da doğdu. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde mezun olduktan sonra Malatya’nın Kürecik Lisesi’nde Kimya Öğretmeni olarak çalıştı ve 1991 yılında tayini Kahta’ya çıktı. Kahta Eğit-Sen’in kuruluşunda ve yönetiminde yer aldı. Yurtsever Öğretmenler hareketinde aktif rol aldı. Hakkında 1993 yılında DGM tarafından tutuklama emri çıkınca yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Yurt dışındayken Özgür Ülke, Yeni Politika, Welatê Me, Özgür Politika da Gazetecilik yaptı ve Azadiya Welat’ ın Avrupa temsilciliğini yürüttü. 1998 yılının sonlarına doğru Gazetecilik alanındaki çalışmalarına ara verdi. 2002 ile 2004 yılları arasında Nasname’ye Yazı ve Kurumsallaşma alanında katkılar sundu. Rojan-Paul ve Evro-Sophie isimli iki Çocuk babası olan Mahmut Gergerli, evli olup şu an Pedagoji Enstitüsünde Eğitim Uzmanı olarak çalışmaktadır.
Öncekiler
