<rss version="2.0" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
<channel>
	<generator>Vivvo CMS 4.0</generator>
	<title>Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu</title>
	<link>http://www.nasname.com/</link>
	<copyright>&amp;copy;2007 Spoonlabs d.o.o.</copyright>
	<image>
		<title>Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu</title>
		<url>http://www.nasname.com/files.php?file=</url>
		<link>http://www.nasname.com/</link>
	</image>
	
			
				
					<item>
						<title>Harun Tak : Gidenler ve Kalanlar</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1342.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 19:25:00 +0200</pubDate>
						<description>&amp;quot;Gittin ve kaldım demem&amp;quot; yanıltmasın seni, gittiğinde de kaldın biraz, geldiğinde de tam değildi gelişin esasında. Hepsi, her şeyin kabulümdür: Kalışların da gidişlerin de.  Giderken bana bıraktıkların benim zaten... </description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Dostların Sevgi Seremonisi</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1273.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Tue, 08 Jul 2008 03:25:00 +0200</pubDate>
						<description>Bir kural daha çiğneyeceğim. Harun Tak enfes bir RESİM yapmak yazısı yazdı. Reşid Rûken şiir dizdi. Brusk Xort, şiire arka fon fotosu düştü. O zaman ne yapar Xoce; Tak&amp;#039;ı, Rûken&amp;#039;i ve Xort&amp;#039;u hep beraber sevgi ve dostluk seremonisine çıkarmaz mı? Çıkarsa kızan olur mu? Olabilir ama ben de suçumu üstlenirim. De buyrun. İşte Tak&amp;#039;dan yazı, Rûken&amp;#039;den şiir ve Xort&amp;#039;dan resim? Nasıl ama?...</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Neredesin Ey  Özgürlük</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1190.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 20:29:00 +0200</pubDate>
						<description>İçimizde devrim, içimizde özgürlük nidaları atan bir küçücük çocuk taşıyorduk ama ruhumuzu o evin o solgun ışıklarına terk etmiştik. İlk kar düştüğünde geldiğimiz yoldan geri dönerken o köye ve o ışığa! uğramak istemedik. Yapabildiğimiz tek şey o çevrede bildik bir vicdana o ışığa sahip çıkmasını tembihlemek oldu. İçimizdeki çocuk! bizim bile bulamayacağımız derinliklere kayıp giderken ardından sadece “ Savaştır Heval”  sözcüklerinin yankısı kalıyordu</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Amedim İşte Döndüm Sana</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1144.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Sun, 15 Jun 2008 23:32:00 +0200</pubDate>
						<description>Amedim; kişisel tarihimin en unutulmaz sayfalarının yazıldığı şehir... İşte dönüyorum sana. Onca zaman sende bıraktıklarımı koruyabildin mi? Hâla bekliyor musun beni? Biliyorum tıpkı ben gibi sende acılar içinde yüreğindeki ateşi talancılara kaptırdın. Biliyorum gerçekler dünyasının talancıları seni de tıpkı benim gibi savurup durdular, her savrulmada yüreğindeki ateşten bir parçayı da koparıp aldılar. Sen de hissettin değil mi benim gibi. Yüreğimizin boşaldığını hisseder gibi. Ve kabullendik sessizce…</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Anlara Sıkışmıştır Hayatımız</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1079.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Thu, 05 Jun 2008 18:20:00 +0200</pubDate>
						<description>Bu gece ben bilerek ve isteyerek kanattım içimi. Ben bulup çıkardım kuytuluklarda gizlenmiş olan o küçük zaman dilimlerini. Bilmem, hissetmem gerekiyordu. Yıkandım o anlarımla, içimi temizleyen abı hayat suyuna dönüştüler. Yaşadığıma ikna ettiler beni..

</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Orada Ben De Vardım.</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/917.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Sat, 17 May 2008 22:48:00 +0200</pubDate>
						<description>
“Bende bu kavgada yerimi aldım” demenin bir yoluydu bu. Bir kavgaya girişmiştik; binlerce Hebun içinden hangi Hebun olduğumuzu biz bile bilemez, ayırt edemez olmuştuk.Ailemiz, sevdiklerimiz, Halkımız bilsin istiyorduk… Ben! Bende bu kavgada yerimi aldım bilin beni demek işte ancak “Benden” izlerin aktarılmasıyla olabilirdi. Bizler yitip gidecektik ama bir iz mutlaka kalacak… Kalmalı demekti bu.
  </description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Bana Güzel Şeyler Söyle Sevgili</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/915.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Sat, 17 May 2008 02:25:00 +0200</pubDate>
						<description>Bana yeryüzünde bizlerden önce yaşamış milyarlarca insanın söylemediği, ses dalgalarının hiç o kadar mükemmel bir araya gelmediği bir şey! söyle. Ömrümü ömrüne katacak, beni sana ait kılacak, 
sende beni ben yapacak bir şey!</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Şiddet.</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/759.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Thu, 01 May 2008 04:58:00 +0200</pubDate>
						<description>&amp;quot;Devrimci zor, meşru savunma&amp;quot;... Ne de &amp;quot;alengirli&amp;quot; laflar değilmi?</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Emeğine sahip çıkmak...</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/754.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Wed, 30 Apr 2008 02:08:00 +0200</pubDate>
						<description>Yıllar yılı emek verip&amp;#039;te bu emeğin üzerine oturanları seyretmek, onların arsız, onların gereksiz, onların sevimsiz kahkahalarını bir partili üslubuyla sineye çekmeyi başarmak!</description>
					</item>
				
					<item>
						<title>Mülteci Günlüğü-3</title>
						<link>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/713.html</link>
						<category>Harun Tak</category>
						<pubDate>Thu, 24 Apr 2008 00:01:00 +0200</pubDate>
						<description>O gün akşama doğru işimiz bitti. Ben dökülmüş olan cevizlerimi toplayıp kampa döndüm. Pardon! Dönüş yolculuğu esnasında Maria bana Mısır (Mais) tarlasını ve Elma (Apfel) bahçesini göstererek bir şeyler söyledi. Bende “tabiki” demiş bulundum!!! Hay dilimi eşek arısı soksaydı da Mais ve Apfel hasatında onlara “yardım” edebileceğimi söylemeseydim. Şimdilerde “Apfel” toplama işinde çalışıyorum. Bu gidişin pekte hayra alamet olmadığını, birkaç kilo fasülyeden buralara değin nasıl geldiğimi, hala çözebilmiş değilim.</description>
					</item>
				
			
		
<description>Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu</description>
</channel>
</rss>