<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xml:base="http://www.nasname.com/">
	<title type="text">Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu</title>
	<id>http://www.nasname.com/</id>
	<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="index.php" />
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.nasname.com/author/htak/index.1.atom" />
	<rights>&amp;copy;2007 Spoonlabs d.o.o.</rights>
	<generator>Vivvo CMS 4.0</generator>
	<updated>2008-08-21T20:13:43+02:00</updated>
	
			
				
					<entry>
						<title>Munzurlarda Bir Gün Çığ 2</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1498.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1498.html" />
						<published>2008-08-08T23:20:00+02:00</published>
						<updated>2008-08-08T23:20:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1498.html" label="tech" />
						<content type="html"> Bir koca kışı Munzur zirve düzlüklerinde geçiren “ Kirvaların”  bunu nasıl başarabildiklerini anımsıyorum sonra. Munzurları keşfe çıktığımız yaz aylarında karşılaştığımız barınma yerlerini incelemeye koyulmuştuk. Bir mühendislik harikası diyebileceğim titizlikte hazırlanmış olan barınakları gezerken geride kalan izlerden o kışı nasıl geçirmiş olduklarını çıkarmaya çalışıyorduk. Munzur düzlüklerinden birinde, yaylacıların konaklama yerlerinin yakınında hazırlanan barınaklarda ısınma sorunu “tüplerle” halledilmişti. Yüzlerce büyük tüp hem ısınmayı hem de yiyecek işini halletmişti. Yan yana yerin altında hazırlanan odalar, bu odalardan birbirine geçişi sağlayan tüneller, o düzlüğün kenarında var olan doğal çeşmeden sığınaklara su taşıyan su kanalları. Kitaplar, giyecekler, konservelerden arta kalan düşman tarafından sonraları param parça edilmiş izlerin tümü bizlere Munzur zirvelerinde bir kış nasıl geçirilebilirin ipuçlarını veriyordu.</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Munzurlarda Bir Gün- Çığ-1</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1423.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1423.html" />
						<published>2008-07-29T01:50:00+02:00</published>
						<updated>2008-07-29T01:50:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun - Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1423.html" label="tech" />
						<content type="html">Munzurlar karla kaplandığında; yarıkların tamamını örten bir örtüyle tuzaklarla dolu bir bekleyişin sahibi de oluyordu. Doğru yerden yol almasak, bir anda ayaklarımızın altında uzanan kar yığınıyla birlikte bir çatlakta bahara kadar kimselerin ulaşamayacağı bir istirahata çekilmiş olacağımızın farkındaydık.</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Harun Tak : Gidenler ve Kalanlar</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1342.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1342.html" />
						<published>2008-07-16T17:25:00+02:00</published>
						<updated>2008-07-16T17:25:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun - Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1342.html" label="tech" />
						<content type="html">&amp;quot;Gittin ve kaldım demem&amp;quot; yanıltmasın seni, gittiğinde de kaldın biraz, geldiğinde de tam değildi gelişin esasında. Hepsi, her şeyin kabulümdür: Kalışların da gidişlerin de.  Giderken bana bıraktıkların benim zaten... </content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Dostların Sevgi Seremonisi</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1273.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1273.html" />
						<published>2008-07-08T01:25:00+02:00</published>
						<updated>2008-07-08T01:25:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun - Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1273.html" label="tech" />
						<content type="html">Bir kural daha çiğneyeceğim. Harun Tak enfes bir RESİM yapmak yazısı yazdı. Reşid Rûken şiir dizdi. Brusk Xort, şiire arka fon fotosu düştü. O zaman ne yapar Xoce; Tak&amp;#039;ı, Rûken&amp;#039;i ve Xort&amp;#039;u hep beraber sevgi ve dostluk seremonisine çıkarmaz mı? Çıkarsa kızan olur mu? Olabilir ama ben de suçumu üstlenirim. De buyrun. İşte Tak&amp;#039;dan yazı, Rûken&amp;#039;den şiir ve Xort&amp;#039;dan resim? Nasıl ama?...</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Neredesin Ey  Özgürlük</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1190.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1190.html" />
						<published>2008-06-22T18:29:00+02:00</published>
						<updated>2008-06-22T18:29:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1190.html" label="tech" />
						<content type="html">İçimizde devrim, içimizde özgürlük nidaları atan bir küçücük çocuk taşıyorduk ama ruhumuzu o evin o solgun ışıklarına terk etmiştik. İlk kar düştüğünde geldiğimiz yoldan geri dönerken o köye ve o ışığa! uğramak istemedik. Yapabildiğimiz tek şey o çevrede bildik bir vicdana o ışığa sahip çıkmasını tembihlemek oldu. İçimizdeki çocuk! bizim bile bulamayacağımız derinliklere kayıp giderken ardından sadece “ Savaştır Heval”  sözcüklerinin yankısı kalıyordu</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Amedim İşte Döndüm Sana</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1144.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1144.html" />
						<published>2008-06-15T21:32:00+02:00</published>
						<updated>2008-06-15T21:32:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1144.html" label="tech" />
						<content type="html">Amedim; kişisel tarihimin en unutulmaz sayfalarının yazıldığı şehir... İşte dönüyorum sana. Onca zaman sende bıraktıklarımı koruyabildin mi? Hâla bekliyor musun beni? Biliyorum tıpkı ben gibi sende acılar içinde yüreğindeki ateşi talancılara kaptırdın. Biliyorum gerçekler dünyasının talancıları seni de tıpkı benim gibi savurup durdular, her savrulmada yüreğindeki ateşten bir parçayı da koparıp aldılar. Sen de hissettin değil mi benim gibi. Yüreğimizin boşaldığını hisseder gibi. Ve kabullendik sessizce…</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Anlara Sıkışmıştır Hayatımız</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1079.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1079.html" />
						<published>2008-06-05T16:20:00+02:00</published>
						<updated>2008-06-05T16:20:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/1079.html" label="tech" />
						<content type="html">Bu gece ben bilerek ve isteyerek kanattım içimi. Ben bulup çıkardım kuytuluklarda gizlenmiş olan o küçük zaman dilimlerini. Bilmem, hissetmem gerekiyordu. Yıkandım o anlarımla, içimi temizleyen abı hayat suyuna dönüştüler. Yaşadığıma ikna ettiler beni..

</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Orada Ben De Vardım.</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/917.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/917.html" />
						<published>2008-05-17T20:48:00+02:00</published>
						<updated>2008-05-17T20:48:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun - Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/917.html" label="tech" />
						<content type="html">
“Bende bu kavgada yerimi aldım” demenin bir yoluydu bu. Bir kavgaya girişmiştik; binlerce Hebun içinden hangi Hebun olduğumuzu biz bile bilemez, ayırt edemez olmuştuk.Ailemiz, sevdiklerimiz, Halkımız bilsin istiyorduk… Ben! Bende bu kavgada yerimi aldım bilin beni demek işte ancak “Benden” izlerin aktarılmasıyla olabilirdi. Bizler yitip gidecektik ama bir iz mutlaka kalacak… Kalmalı demekti bu.
  </content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Bana Güzel Şeyler Söyle Sevgili</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/915.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/915.html" />
						<published>2008-05-17T00:25:00+02:00</published>
						<updated>2008-05-17T00:25:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/915.html" label="tech" />
						<content type="html">Bana yeryüzünde bizlerden önce yaşamış milyarlarca insanın söylemediği, ses dalgalarının hiç o kadar mükemmel bir araya gelmediği bir şey! söyle. Ömrümü ömrüne katacak, beni sana ait kılacak, 
sende beni ben yapacak bir şey!</content>
					</entry>
				
					<entry>
						<title>Şiddet.</title>
						<id>http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/759.html</id>
						<link rel="alternate" type="text/html" hreflang="en" href="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/759.html" />
						<published>2008-05-01T02:58:00+02:00</published>
						<updated>2008-05-01T02:58:00+02:00</updated>
						<author>
							<name>Harun Tak</name>
						</author>
						<category term="tech" scheme="http://www.nasname.com/Yazarlar/htak/759.html" label="tech" />
						<content type="html">&amp;quot;Devrimci zor, meşru savunma&amp;quot;... Ne de &amp;quot;alengirli&amp;quot; laflar değilmi?</content>
					</entry>
				
			
		
</feed>