Harun Tak
Harun Tak : Gidenler ve Kalanlar
"Gittin ve kaldım demem" yanıltmasın seni, gittiğinde de kaldın biraz, geldiğinde de tam değildi gelişin esasında. Hepsi, her şeyin kabulümdür: Kalışların da gidişlerin de. Giderken bana bıraktıkların benim zaten...
Dostların Sevgi Seremonisi
Bir kural daha çiğneyeceğim. Harun Tak enfes bir RESİM yapmak yazısı yazdı. Reşid Rûken şiir dizdi. Brusk Xort, şiire arka fon fotosu düştü. O zaman ne yapar Xoce; Tak'ı, Rûken'i ve Xort'u hep beraber sevgi ve dostluk seremonisine çıkarmaz mı? Çıkarsa kızan olur mu? Olabilir ama ben de suçumu üstlenirim. De buyrun. İşte Tak'dan yazı, Rûken'den şiir ve Xort'dan resim? Nasıl ama?......Neredesin Ey Özgürlük
İçimizde devrim, içimizde özgürlük nidaları atan bir küçücük çocuk taşıyorduk ama ruhumuzu o evin o solgun ışıklarına terk etmiştik. İlk kar düştüğünde geldiğimiz yoldan geri dönerken o köye ve o ışığa! uğramak istemedik. Yapabildiğimiz tek şey o çevrede bildik bir vicdana o ışığa sahip çıkmasını tembihlemek oldu. İçimizdeki çocuk! bizim bile bulamayacağımız derinliklere kayıp giderken ardından sadece “ Savaştır Heval” sözcüklerinin yankısı kalıyordu...Amedim İşte Döndüm Sana
Amedim; kişisel tarihimin en unutulmaz sayfalarının yazıldığı şehir... İşte dönüyorum sana. Onca zaman sende bıraktıklarımı koruyabildin mi? Hâla bekliyor musun beni? Biliyorum tıpkı ben gibi sende acılar içinde yüreğindeki ateşi talancılara kaptırdın. Biliyorum gerçekler dünyasının talancıları seni de tıpkı benim gibi savurup durdular, her savrulmada yüreğindeki ateşten bir parçayı da koparıp aldılar. Sen de hissettin değil mi benim gibi. Yüreğimizin boşaldığını hisseder gibi. Ve kabullendik sessizce…...Anlara Sıkışmıştır Hayatımız
Bu gece ben bilerek ve isteyerek kanattım içimi. Ben bulup çıkardım kuytuluklarda gizlenmiş olan o küçük zaman dilimlerini. Bilmem, hissetmem gerekiyordu. Yıkandım o anlarımla, içimi temizleyen abı hayat suyuna dönüştüler. Yaşadığıma ikna ettiler beni.. ...Orada Ben De Vardım.
“Bende bu kavgada yerimi aldım” demenin bir yoluydu bu. Bir kavgaya girişmiştik; binlerce Hebun içinden hangi Hebun olduğumuzu biz bile bilemez, ayırt edemez olmuştuk.Ailemiz, sevdiklerimiz, Halkımız bilsin istiyorduk… Ben! Bende bu kavgada yerimi aldım bilin beni demek işte ancak “Benden” izlerin aktarılmasıyla olabilirdi. Bizler yitip gidecektik ama bir iz mutlaka kalacak… Kalmalı demekti bu. ...Bana Güzel Şeyler Söyle Sevgili
Bana yeryüzünde bizlerden önce yaşamış milyarlarca insanın söylemediği, ses dalgalarının hiç o kadar mükemmel bir araya gelmediği bir şey! söyle. Ömrümü ömrüne katacak, beni sana ait kılacak, sende beni ben yapacak bir şey!...Munzurlarda bir gün- 5
Fotodakiler. Soldan sağa 1-Mazlum : Hüseyin Büyükşahin. Adiyaman’lı. ’93 Amad katılımlı. Dersim Avika Sor Vadisinde vuruldu. 2-Hebun: Amed’in yakın köylerindendir. ’94 yazında Sinê Korucu Köyünde vuruldu. 3- Gûyî Mahsum mahlaslı bir gerilla komutanı. Hakkında fazla bilgi malesef yoktur. ...Emeğine sahip çıkmak...
Yıllar yılı emek verip'te bu emeğin üzerine oturanları seyretmek, onların arsız, onların gereksiz, onların sevimsiz kahkahalarını bir partili üslubuyla sineye çekmeyi başarmak!...Mülteci Günlüğü-1
Özlemde yetinmesini bilmek de var Amed'im. İçimi kaplayan “özlemime” küçük küçük armağanlar veriyorum bu aralar. Görmekle, duymakla, hissetmekle aynı olmasa da!...Mülteci Günlüğü-3
O gün akşama doğru işimiz bitti. Ben dökülmüş olan cevizlerimi toplayıp kampa döndüm. Pardon! Dönüş yolculuğu esnasında Maria bana Mısır (Mais) tarlasını ve Elma (Apfel) bahçesini göstererek bir şeyler söyledi. Bende “tabiki” demiş bulundum!!! Hay dilimi eşek arısı soksaydı da Mais ve Apfel hasatında onlara “yardım” edebileceğimi söylemeseydim. Şimdilerde “Apfel” toplama işinde çalışıyorum. Bu gidişin pekte hayra alamet olmadığını, birkaç kilo fasülyeden buralara değin nasıl geldiğimi, hala çözebilmiş değilim....Mülteci Günlüğü-2
Ozlemde yetinmesini bilmekte var Amedim¬. Icimi kaplayan “ozlemime” kucuk kucuk armaganlar veriyorum bu aralar. Gormekle, duymakla, hissetmekle ayni olmasada! Gercek; ben istesemde/istemesemde Munzurlarin o gecit vermez kayaliklarini parcalayan, un ufak eden kar zerreleri gibi icime siziyor. Beni; bana ait duslerimi, gelecek dediklerimi unufak edip savuruyor. Yenilgiyi kabul etmekle baslamali ise...Savaş Oyununa Devam Edin
Bilimden vazgeçtim. Vicdana seslenen birinden vicdanlı olmasını beklemeye! takıldım. Bu analizinizle! sivil Kürt köylülerinin cenazelerinin üstünü örten bir gazetecilik, bir habercilik yaptığınızı tüm dünyadaki meşlektaşlarınıza ilan etmiş oldunuz. Kutlarım! Köyler vuruldu! Bu köylerde yaşayan insanlar öldü, yaralandı, yollara düştü... Bu gerçekleri fotoğraf kareleriyle anlatabilir misiniz bizlere? Sizlerin o görkemli hava saldırısının sonuçlarını vicdanınıza bir sorun, belki o anlatır sizlere. ...Munzurlarda Bir Gün-4
Zeki kuzey saha komutanı olmakla birlikte bizlerin yani Devrikler bölüğünün de komutanlığını yürütüyordu. Bizlerle yakından! İlgilenmek istiyor oluşu bunun en temel nedeniydi. Bahar giderek yaklaşmış, Ali boğazın ...Munzurlarda Bir Gün-3
Her şey hazır! Yola çıkmak için olabildiğince hazırlıklarımızı tamamlamaya çalışmıştık. Hemen her şeyi hesaplamak zorundaydık. Yanımıza alabileceklerimizi ayırmış, geri kalan malzemeleri depolara yerleştirmiştik. Bunun için iki ayrı depo...Munzurlarda Bir Gün-2
Kızgın, kırılgan, yalnızlığı seçmiş, kimselere katlanamayan, hiç kimseyi bağrına almaya yanaşmayan yanını, asi, boyun eğmez tarafını, yenilgiyi kabullendi dediğinizde bir anda size yaşatabileceği cehennemi. Evet tüm bunları anlatabilmenin yolu onu canlı bir organizma olarak görebilmekten geçiyor...Korkuya Esir Düşmek -1
Savaş denen anlamsızlıklar içinde tek anlamlı! İnsani olan şeydir "Korku". Adeta size insanlığınızı hatırlatır. Giderek kanıksadığınız! İnsanlıktan çıkışın üst sınırındaki “Ölüm” gerçekliğinden aşağılara savurur; her şeyi bir çırpıda yeniden düzenler, Yakıp yıktığı duvarlarınızın ardında saklı olanları...Munzurlarda Bir Gün-1
Yaşadıklarıma kendimce bir anlam vermiştim! Ve bu sonucu kimseyle paylaşacak durumda değildim. Üzerini örtmek, hiç olmamış, hiç yaşanmamış olduğuna kendimi inandırmak zorundaydım. Kısmen başarılı da oluyordum bu konuda. İnsan beyninin...Ben giderken en çok seni götürdüm…
Şimdi; tüketemediğim zamanları tüketmek için yeniden yola koyuldum. Yanıma kendime acımayı, yanıma sevginin yeni tanımını, yanıma hayatın benim dışımda akıp gittiği gerçeğini, yanıma en güzel yarınlarla arama koyduklarımı aldım. Bir tek şey diliyorum; Bu zamanların çokta uzun sürmemesini…...Hakkında
Öncekiler
