Berzan Botî
Berzan BOTÎ: Referandum; “Sol Sefalet” ve Tutarlılık/Tutarsızlık Üzerine
Yine bu cephede veya boykot cephesinde yer alıp en tutarsız ve ikiyüzlü politikayı hayata geçirenler, kendilerine sosyalist yakıştırması yapan partilerdir. Genel başkanlarının (Akın Birdal, Ufuk Uras ve Levent Tüzel) kendi partisinden istifasını kabullenecek kadar parlamento aşığı olan; Kürtlerin sırtından parlamenter olmakta sakınca görmeyen bu partilerin radikal(!) söylemleri ve ‘sosyalist’ maskeleri statükocu/Kemalist konumlarını gizlemeye yetmiyor. Aksine içine düştükleri sefaletin komik bir hal almasını gözler önüne seriyorlar.
Berzan BOTÎ: 12 Eylül’de Kürdler Kazanacak
Referandum sürecinde ortaya çıkan ayrışma ve PKK tekelinin kırılması, referandumun sonuçlarından çok daha önemli bir gelişmedir Kürdler açısından. Referandum sonuçları ne olursa olsun Kürdler şimdiden kazanmış durumdalar. Çünkü teslim alınan kişiliklerini geri aldılar. Mevcut koşullarda kişilikli insanların özgürleşmek dışında bir seçeneği olmadığı için er ya da geç Kürdlerin insani talepleri gerçeklik kazanacaktır. Yeter ki geri aldıkları kişiliklerini koruyup geliştirebilsinler…. ...Batman’da PKK’nin İkinci 'İhanet' Atılımı
Kürd politik çevreleri PKK’ye boyun eğerek ihanetin bir parçası, en azından aklayıcısı olmak istemiyorlarsa iki şeyi acilen yapmak zorundadırlar.. Birincisi, KCK tehdidini ve Batman’da dört yurtseverin katledilmesini amasız, fakatsız bir şekilde lanetleyecekler.. İkincisi; DTK'ne kesinlikle katılmayacaklar ve gerekçe olarak ta PKK’nin ihanetçi çizgisini/misyonunu dillendirecekler… ...Kürdlere Karşı Oluşan Ortak Cephe Ve Nedenleri
Dincilerin ümmetçiliğe, liberallerin globalleşmeye ve ‘sosyalistler’in de sınıf dayanışmasına/çıkarına sığınıp Kürdistan halkının doğal/insani taleplerini birlikte reddetmelerini, açık/gizli devletçiliklerine ve devletin yarattığı (değer içermeyen) araçların oluşturduğu ortak çıkara, ortak korkuya bağlamak dışında mantıklı, anlaşılır bir gerekçe bulunamaz...Referandum: Kenan Evren İntihar Etsin mi, Etmesin mi?
Evren sayesinde palazlanıp bugünlere gelen ve başımıza ‘demokrasi havarisi’ kesilen “Türk-İslam’ sentezcilerinin kuyruğuna takılmadan Evren’in yargılanmasına katkı sunmak, en azından yargılanmasına engel olmamak her demokrat, aydın, yurtsever ve devrimcinin tarihi sorumluluğudur....."Demokratik Özerklik", "Tampon Bölge" Ve PKK'nin Yeni Misyonu
PKK’nin “demokratik özerklik” talebi, Kuzey Kürdistan’ın birkaç parçaya bölünmesi ve dört parça arasındaki suni sınırları kalıcı hale getirme projesidir. Başta Kemalist sol olmak üzere (bu konuda ÖDP, EMEP gibi partilerin desteğine dikkat edilmeli) devletçilerin farklı kanatlarından “demokratik özerkliğe” verilen destek şaşırtıcı değildir......Kürdlerin Ulusal Taleplerine Sosyalistçe Sahip Çıkmak!
Son dönemlerde "sol", "sosyalist" etiketi gördüğümüz yerde irkilir olmuştuk. Çünkü Türkiye'de kendilerine bu etiketi yapıştıranların büyük çoğunluğu Kemalist sistemi direkt ya da dolaylı olarak savunmakla kalmıyor, adeta Kürd/Kürdistan düşmanlığında faşistleri aratıyorlardı. Kemalist sol, her değeri olduğu gibi evrensel sol değerleri de ırkçı/faşist sistemlerine hizmet etsin diye içeriksizleştirmişti. Oysa sol/sosyalizm herkesten çok ezilen Kürdistan halkının haklı mücadelesini desteklemek zorundadır; aksi bir tutum ancak nasyonal sosyalizm olur; tıpkı Kemalist sol gibi.. ...Kürdler Bölücü Değil Ne Yazık Ki!
Başta PKK olmak üzere hemen hemen tüm politik Kürd oluşumları devlet/devletçiler tarafından bölücülükle suçlandı bu güne kadar. Mevcut oluşumların bölücülüğü erdemli bir duruş olarak görmek yerine, ısrarla vurgulama gereği duydukları “bölünmeye karşıyız”, “bazı hakların verilmesi bölünmeyi değil, bütünleşmeyi sağlar” türünden söylemlerle devletin bölücülüğe yüklediği anlamı onaylıyorlar adeta. ...PKK/TSK’nın Zaferi ve "Ortayolcu"ların Hüsranı
Türkiyedeki “muhalefet” ise, Kürdler söz konusu olduğunda hem demokrasiyi, hem milli iradeyi hem de tüm insanlık değerlerini unutabilecek kadar şovenizmin bataklığına saplanmış. Bu nedenle de başlatılan bu çirkin savaşa gerektiği gibi tepki veremiyorlar. Tepki verenler ise, romantik bir tarzda dillendirdikleri “kardeşlik” söyleminin ötesine geçemiyor ve sorunun gerçek çözümünden uzak duruyorlar......Çocuk İstismarı, Taciz ve Tecavüzün Kültürel Kaynakları
Kürdistan’ın kırsal kesimlerinde 12-14 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmesi hala belirli çevrelerce olağan karşılanabilmektedir. Yaşadıkları ilkel koşullar gereği, doğal çevreyle sınırlı bir yaşam sürdürmek zorunda kalan çocukların “erken olgunlaşması” ve 12 yaşlarında evlendirilmesi, ilkel düşünce biçimine göre olağandı. Ancak yaşadığımız çağda böyle bir evliliğin adı tereddütsüz tecavüzdür. ...Kürdlere Yine Amigoluk Rolü Verilmek İsteniyor
Sorunu, filistin halkının yaşadığı sıkıntılara karşı duyarlılık olarak göstermeye çalışan Türk-İslam anlayışının sözcüleri, Kürdistan’ı işgal altında tutan ve sayısız katliam/soykırıma imza atan T.C’yi mahkûm etmedikleri sürece kimseye insanlık dersi veremezler... Kürdistan'daki savaşı, açlığı, çocuk ölümlerini görmeyen/görmek istemeyen"sivil toplum örgütleri"nin sivil ve herkese eşit mesafede olduklarına inanmamızı istiyorlar. ...İsrail ile Hamas Kıskacında Politika Yapmak
Filistin halkının özgürlük taleplerini pazarlayan ve bundan siyasi rant elde eden Türkiye ve diğer sömürgeci ülkelerin ortaya çıkan “filistin aşkı” yeni bir pazarlığın ve siyasi rantın göstergesidir sadece. Bu ahlaksız oyunlarına Kürdleri de ortak etmek isteyen devletler ve anlayışlar, baş düşman olduklarını unutturmak için İsrail’i hedef olarak göstermektedirler....Derin Operasyon!
Olup-bitenlerin genel anlamda Kemalizm’i kurtarma çabası, özel olarak da referanduma yönelik bir hamle olduğu açıktır. CHP’nin de söylem düzeyinde Kürdlere ve Alevilere yönelik bazı “açılımlar” yapması muhtemeldir bu süreç içinde. Ayrıca benzer bir operasyonla (Ahmet Türk'ün devre dışı bırakılması v.s) BDP'yiyeniden dizayn eden Kemalistler, referandum öncesi benzer operasyonlara devam edecekleri izlenimi veriyorlar....Devlet, Aracılar Ve Devrimci Duruş
Bağlantılı olan bu iki algılama, AKP öncesini “altın çağ” olarak gösterme ve Kemalist devleti aklamayı amaçlıyordu kuşkusuz. Bu bilinçli çabayı CHP, MHP gibi devleti en iyi yansıtan partilerin sürdürmesi anlaşılırdır ve tutarlılıklarının/misyonlarının da göstergesidir. Ancak, kendilerine sosyalist/komünist diyen kesimler ile Kürdistan halkının sözcülüğüne soyunanların bu çaba içerisinde olmalarının ne anlaşılır bir tarafı vardır ne de söylemleriyle pratikleri arasında bir tutarlılıktan söz edilebilir. ...PKK’nin Referandum Oyunu Ve Kürd Muhalefetinin Tutumu Üzerine
PKK dışında kalan hemen hemen bütün Kürd yapıların /politik aktörlerin tutumu, ‘AKP’nin eksiklerine, kurnazlıklarına ve küçük hesaplarına rağmen referandumda hayır demek veya tarafsızlık olmak Kemalizm’in lehine, Kürdlerin zararınadır. Bu nedenle kerhen de olsa evet demek gerekiyor’ yönündedir. Bu tutum sesli bir şekilde dillendiril(e)mese de, PKK içinde yer alan ve yönetim kadrosu dışında kalan büyük çoğunluğun da duyguları/düşünceleridir....TSK VE PKK: Çirkin ilişkiler ve kurumsal fetişizm
Kurumların dokunulmazlığı, olumsuzluklardan bazı şahısların sorumlu tutularak kurumların temize çıkarılması, eleştiriler karşısında ‘şehitlerin kemikleri sızlıyor’, ‘fedakârlıklar yok sayılıyor’ türünden karşı eleştirilere başvurularak ”hain”, “ajan” gibi suçlamalarda bulunulması PKK ile TSK’nin ilk etapta göze çarpan ortaklıklarıdır. ...Abdullah Öcalan ne istiyor?
Nasıl ki Kenan Evren yarattığı tahribatlar nedeniyle ödüllendirilip Marmaris'te lüks bir hayat sürdürüyorsa, Öcalan da Paşa rütbesiyle Bodrum'da lüks bir hayatı hak ediyordur. Çünkü Öcalan yarattığı tahribatlarla en az Kenan Evren kadar Kemalist sisteme hizmet etmiştir. Böyle bir çözüm herkesin yararınadır. En azından anlamsız savaş bitecek ve Öcalan'a/devlete kurban edilen gençler yaşama olanağı bulacaklar....Kürd muhalefeti utangaçlığı bırakıp PKK'ye karşı açıkça tavır almalıdır…
Bağımsız bir devlet kurma amacına sahip olunsaydı, ırkçı Kemalistler yerine AKP'ye yönelinmesini taktiksel veya başka bir şekilde yorumlamak mümkün olurdu. Ama Misakı-Milli'yi savunan, Federasyon talebini bile "ilkel milliyetçilik" olarak mahkûm etmeye çalışan PKK'nin bu tutumunu ‘devlete hizmet' dışında bir şeyle açıklamak olanaklı değildir. ...Özgür birey ile Savrulmuş/nihilist birey arasındaki fark
Başta PKK olmak üzere "her şey lider için" anlayışının egemen olduğu katı örgütlenmelerden kaçan, kurtulan ve yollarını ayıran insanların bireyselliklerini öne çıkarmaları doğru ve anlaşılır bir durumdur. Bu kesimin ‘özgürlük adına' yaşadıkları itaat, ezik kişilik ve birey olarak değersizleşme sonucu özgür bireye/özgür düşünceye abartılı ve yanlış bir anlam yüklemeleri de yine anlaşılırdır. Ancak, bu tür insanların anlayışlarını "yeni" bir toplumsal kurtuluş reçetesi gibi sunma çabaları ise; sağlıklı, yeni ve yeniden politikalar üretme önünde çok ciddi bir engel teşkil ediyor....Dersim Soykırımı ve Sünni Kürdlerin Tutumu Üzerine
Dersim'e ikinci darbe ve ötekileştirme de, başta PKK/Öcalan olmak üzere Kürd sol çevreleri sayesinde gerçekleşti. Dinsel nedenlerden farklı olsa da, dersim (Alevilik) kimliğine yönelik saldırılarda Öcalan, en az bağnaz dinciler kadar olumsuz rol oynadı. Düşünen, sorgulayan ve bireyselleşmiş insanlara karşı genel anlamda alerjisi olan PKK'nin, bu özellikleri en çok taşıyan Dersimlileri hedef alması şaşırtıcı değildir. PKK dışındaki diğer sol Kürdlerin de sık sık "Aleviliğiniz Kürdlüğünüzden/devrimciliğinizden önce geliyor" yönlü eleştirileri Dersimlileri anlamamanın ve ötekileştirmenin başka bir göstergesidir....Hakkında
1960'ta Eruh'ta doğdu. 1977'de Devrimci mücadeleye katıldı. 11 yıllık cezaevi sürecinden sonra şartlı salıverildi ve ömür boyu kamu hizmetlerinden men edildi. Felsefi Antropoloji alanında yüksek lisans yaptı. Kürd halkının kendi kaderini tayin etme hakkının tartışılmaz olduğuna, Kürd halkının bu hakkı kullanması için mücadele etmenin ise, demokrasinin evrensel ilkeleri, doğal hukuk ve insan olmanın gereği olduğuna inanır. Kürd halkının ulusal taleplerinin önceliğini savunurken, sınıfsız, sömürüsüz, 'kutsal'lardan ve her türlü otoriteden arınmış bir geleceği gerçek özgürlük için zorunluluk olarak görür.
Öncekiler
- Soykırımcılara karşı DTP-AKP ittifakı
- Açılım: Çok aktörlü ve çetin pazarlıklı bu süreçte ne yapmalı?
- Dağdan iniş ve yanılsamalı Barış
- Kürd aydını neden aydınlatamıyor?
- Türkler ne istiyor?
- Berzan Botî : Devletin 'Kürt Açılımı' Ve Kürdlerin Açmazları
- Berzan Botî: Açılım Ve Kürtlerin Tutumu Üzerine
- Berzan Botî'nin Fethullah ve Abdullah Yakınlaşması Öngörüsü..
- Berzan Botî : Devlet İle Öcalan (Xişxişte) Uzlaştı!
- Berzan BOTÎ: Özgür Birey Ve Savrulmuş Birey
- Gasp Edilmiş Hakların İade edilmesi İçin Muhataba Gerek Yoktur
- Berzan Botî : Halkların Kardeşliği Mi, Devletsiz Halkların Birliği Mi?
- Berzan Botî: İhanetin Belgesi Olur Mu?
- Berzan Botî: İttihat-Terakki'den PKK'ye Uzanan Zihniyet
- Berzan Botî : DTP'den Ahlaksız Teklif
- Berzan Botî : Kürd Sorununda Çözüm Yolu Ve Muhatap Komedisi
- Türklerde "İlkel Kürdler" Algısının İlkel Kaynakları
- Berzan Botî : Suçlu Kim?!..
- Berzan Botî :Yanlışta Doğruyu, Bütünde Parçayı ve Örgütte Bireyi Görmek.
- Berzan Botî :Soykırım ve Sendrom
- Bir Yazar, Bir Saldırı Ve Düşen Maskeler
- Berzan Botî: "Kürd Konferansı": Projeler, Beklentiler Ve Kaygılar
- Berzan Botî: Doğum Günün Kutlu Olsun Sayın (!) Öcalan
- SEÇİM SONUÇLARI: Kim Kazandı, Kim Kaybetti
- Berzan Botî: İkinci Öcalan İhanetine Aracı Olmak Ya Da Olmamak
- Berzan Botî: Newroz ve Diriliş
- Halepçe Yıldönümü Vesilesiyle Berzan Botî...
- HALEPÇE SOYKIRIMI VE İNSANLIK TESTİ
- SEÇİM: Özgür, Onurlu Bir Gelecek "PKK/DTP'ye Hayır" Demekten Geçiyor.
- Yerel Seçimler Üzerine
- Politika Tutarlılık Ve Çocuklarımız
- Tarihle Barışmak Ya Da Camdan Evler Yapmak
- ÊZÎDÎLER: Soykırım Kültürü Hala Yaşıyor
- Kutsallıklar Yıkılırken
- Berzan Boti;Geçmişte Kalmak Ya Da Halkın Gerisine Düşmek
- Berzan Boti:İlke Ve İlkel
- Özgürlüğün Sınırlarını Bilmek Özür Dilemektir
- Putperestlik Mi, Devletperestlik Mi? Veya Selahattin Erdemin Erdemsizliği
- ‘Özür Dileme Kampanyası' Üzerine Eleştirel bir Yazı
- Arka Bahçenin Akıl Hocaları Ya Da Utangaç Apocuların Çırpınışı
- SEÇİM: Çatı'da Birlik Mi, Yoksa Zeminde Halkın Birliği Mi?
- "Ne AKP Ne DTP" Söyleminin Düşünsel Ve Olgusal Dayanakları
- AKP İle DTP Hesaplaşmasında Kürdlerin Tutumu Üzerine
- Berzan Boti : Milliyetçiliğin Diyalektiği Ve Kürdler
- Kürd Sorunu: Doğal İle Tuzak Arasında Seçim
- Özgür Birey – Devlet Ve Devletleşme İlişkisi
- Aktütün Ve Diyarbakır Eylemleri 2009 Yerel Seçimleri İçin Yapıldı.
- Özgür Bireyden Demokratik Kurumsallaşmaya
- Berzan Botî : Örgüt ve Örgütlenme Üzerine
- Nasname'de Kurumlaş(ma)ma Sancıları
- Rant İktidar Ve Şehit Edebiyatı
- Berzan Botî : Kürd Ergenekon'unu Kürdler Çözecek
- Fethullah Gülen Kimdir, Kimin Alternatifidir?
- Din Ve Marksizm Üzerine Verimli Tartışmalar
- Kadın Sorunu ya da İnsanlık Sorunu
- Sayın Zilan Ve Komünizmle Mücadele Dernekleri
- Susmak Erdem Değil Artık, İhanetin Akrabasıdır.
- Süreci Doğru Yorumlayabilmek İçin Doğru Soru Sormalı
- İllegal Örgütlenme Dönemi Kapandı Mı?
- Akıllı Dinciler Kaba Ateistlerden Daha İlericidir.
- Değişen Koşullar Yeni Dinamikler Ve Devrimci Tutum
- Gerici Olan Din Mi, Dinciler Mi?
- Öcalan Ve Belgeli Yüzleşmeler...
- Ciddiyetsizleri Ciddiye Alma Zorunluluğu
- Zerdüşt Kime Ağladı?
- Kürdler Hedef İse Kriz Aşılacak
- İç Hesaplaşma Ve Kürdler
- İŞGAL RÜYASI SONA ERECEK Mİ?
- İŞGAL VE LÜTUF
- ÖZGÜRLÜĞÜN DİYALEKTİĞİ, TÜRBAN VE ÜÇÜNCÜ YOL
- Beyaz Kürdlerin Laiklik Sevdası Ve Tehlikeli Oyunlar
- Doğru Bir Yaklaşımda Yanlış Bir Yargı
- YENİ İTTİFAK ARAYIŞLARI ÜZERİNE
- DEMOKRATİK ÖZERKLİK - KÜRD SORUNU VE POSTMODERNİZM
- DEVLET - AHLAK VE İŞGAL SENARYOLARI
- BİZİM DE SABRIMIZ TÜKENİRSE NE OLUR?
- KAOS VE DÜZEN
- YANILSAMANIN YARATTIĞI ÜÇGEN
- DEVLETİN FAŞİST YÜZÜ VE KÜRDLER
- YAPAY KARŞITLARLA ALTERNATİFSİZLEŞTİRMEK
