Berzan Botî
"Kürd Milliyetçiliği" Ve Kürd Düşmanlığının Üretildiği Entellektüel Bataklıklar
Kürdistanlı okur-yazarları cazbeden birçok platform, kurum ve inisiyatifte de “milliyetçilik” karşıtı söylemler dikkat çekicidir.
Bu alanlarda ‘her türlü milliyetçiliğe karşı olmak’, ‘milliyetçiliğe dur demek’, ‘milliyetçiliğin bir hastalık olduğunu haykırmak’ oldukça popülerdir. Şayet milliyetçilik yerine ırkçılık veya egemen milliyetçilik kullanılmış olsaydı ve “her türlü ırkçılığa/egemen milliyetçiliğe karşı” bir duruş sergilenmiş olsaydı, amaç çok anlaşılır olur ve kimin neye karşı neyin mücadelesini verdiği de belirsizlikten kurtulmuş olacaktı.
Kürdlerin Ulusal Hakları Ve Devletin Taşeronları
Hizbullah açısında, ulusal talepler ve ulusal devletler ırkçılıkla özdeş ise, Çeçen, Boşnak, Filistin gibi halkların devletleşmesine karşı çıkmamaları, dahası devletleşmeleri için mücadele etmeleri, söylemlerinde samimi olmadıkları ve sadece Kürdlerin devletleşme talebine karşı oldukları anlamına gelmiyor mu? Bu anlama geliyorsa, sömürgeci devletlerin taşeronu, Kürdistan’daki işgalin taraftarı ve din istismarcısı nitelemesini hak etmiyor mu?...KCK Operasyonlarını Doğru Okumak!
Söylendiği gibi KCK operasyonlarından rahatsız olan halk değildir; devletin karanlık çeteleriyle iş yapmış olan PKK yöneticileridir. Her ne kadar PKK ile birlikte bu operasyonları “felaket” olarak değerlendiriyor ve tepki gösteriyor gibi görünse de, Kürd politik çevreleri de KCK operasyonlarından rahatsız değil aslında… Birilerine tuhaf gelse de, BDP içinde normal yollarla politika yapan/yapmak isteyen birçok insan da bu operasyonlardan rahatsız değildir. Yarın bu operasyonlarda, bazı PKK/BDP yöneticilerinin de Hükümet/devlet ile birlikte hareket ettiği ortaya çıktığında kimse şaşırmasın. Ve bu operasyonlarda en önemli rolün Öcalan tarafından oynandığı ortaya çıktığında ise hiç şaşırmamak gerekir…...Sol Ve Dinsel Faşizm Kıskacında Kürdler...
Bir yandan kurumsallaşmış ve bir asırdır egemen olan ırkçı faşizm (Kemalizm), diğer taraftan kurumsallaşmaya başlayan dinsel faşizm (AKP ve Türk-İslam) AKP’yi/Türk-İslam’ı hedef yapıp Kemalizm’i aklamaya çalışmak kurumsallaşmış faşizme hizmet etmektir; Kemalizm’i hedef yapıp AKP’yi desteklemek ve onun politikalarının parçası olmak da Kurumsallaşmaya başlayan dinsel faşizme hizmet etmektir....Savaşa Güç Veren Barışseverler(!)
Devlet ve PKK’nin savaşı, şiddeti bir yaşam felsefesi olarak benimsedikleri gerçeği, anlaşmalı ve birbirlerini besleyen bu iki güce karşı aynı anda tavır almayı zorunlu kılıyor. Barışı tehdit eden sadece kaba şiddet değildir. Bir ülkeyi işgal etmenin en büyük şiddet olduğu ve her türlü şiddete de zemin hazırladığı gerçeği, barıştan yana olmanın zorunlu koşulunun, TC’nin Kürdistan’ı işgaline karşı durmak olduğunun kabullenilmesi ve buna uygun davranılmasını gerektiriyor....PKK’nin Suçları Devletin Suçlarını Meşrulaştır(a)maz!
PKK’nin genel olarak sivilleri, özel olarak ta Kürdleri hedef yapması Kürdistan’daki ulusal dinamikleri yok etmekle kalmıyor, sömürgeci bir devletin işgal politikalarının meşrulaşmasını da sağlıyor. Tam da bu nedenle Kürdler PKK’ye karşı sert, net ve açıkça tavır almalıdır. Bu tavır alış, devleti ve devletin uyguladığı insanlık dışı uygulamaları meşrulaştırmamalı ve unutturmamalı kuşkusuz. PKK aşılmadan devlete karşı sağlıklı bir mücadelenin başlaması olanaklı değildir. Bu gerçeklik, “birlik” adı altında PKK’ye güç verme ve devletin sömürgeci politikalarının devamına katkı sunma yerine, hem PKK’ye hem de devlete aynı anda tavır almayı gerektiriyor. Karşıt gibi görünen ama aynı amaca hizmet eden iki yanlıştan birinden yana olmanın devlet politikalarına hizmet etmek dışında bir açıklaması olamaz....Kürdlerde Birlik Değil, Ayrışma Zamanıdır!
17-18 Eylül tarihlerinde Diyarbakır’da, Ekim Ayında da Güney Kürdistan’da yapılması düşünülen “Kürd konferansları”, ulusal hiçbir özellik barındırmayan PKK’ye ulusal bir giysi giydirerek onu aklama çabasından başka bir şey değildir. Diyarbakır'da yapılacak olan toplantıyla ilgili olarak HAK-PAR ve KADEP Genel Başkan Yardımcılarının yaptıkları açıklamalar, PKK'yi aklama ve ona tabi olma iddialarını şimdiden kanıtlar niteliktedir. ...Sürgünlerin Dönüşünü Doğru Okumak!
Bir yandan kendilerini güvencede hissetme istekleri diğer taraftan da Kürdistan politik yaşamında söz sahibi olma hevesleri, politik sürgünlerin gerçekçi politikalar üretme ve kitleleri buna inandırmada başarısız kıldı/kılıyor. Çok ağır yaşayan ve hala hiçbir güvencesi olmayan Kürdistan halkının ‘güvenceli politikacılara’ itibar etmemesi anlaşılır ve doğru olanıdır. Halkın yaşam koşullarını paylaşmayanların halkın kaderinin tayin edilmesinde olumlu bir rol oynama noktasında inandırıcı olmaları sanıldığı kadar kolay olmaz....Harem Ağaları Ve Kontesler Kıskacında Politika Yapmak!
Her özgürlük mücadelesi aynı zamanda egemenlerin ahlaksızlık anlayışına karşı da bir duruştur. Hiçbir özgürlük, değerlerden, ahlaktan arınarak elde edilmemiştir/edilemez de. Bu gerçeklik, özgürlük talebi olanların yaşanan ahlaksızlığa karşı net tavır almalarını zorunlu kılıyor. Aksi bir tutum özgürleşmeye değil, biçim değiştirmiş ahlaksızlığa/köleliğe teslimiyettir....PKK-Devlet Kıskacında Gerillayı Sahiplenmek!
Bu nedenle “her türlü şiddete karşıyız” gibi beylik laflarla işgali meşru göstermeye ve devleti aklamaya kimsenin hakkı yoktur. Kürdistan’da işgal sürdüğü sürece Kürdlerin bu şiddete karşı tepki verme gibi meşru bir hakka sahip olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Eleştiri, ulusal talebi olmayan ve devlet ile içli-dışlı olan PKK’nin anlamsız silahlı mücadelesine yönelirken, Kürdlerin genel olarak meşru savunma hakkı olan “işgale karşı mücadelesi” mahkum edilmemelidir......Dersim Yine Hedefte!
bir emir ile kepenk kapatanların, toplu olarak bir yerlere yönlendirilenlerin, ilkel tapınma törenlerini aratmayan “Tanrı” kutsaması yapıp toplu ayine katılanların ve bütün bunları yeni yetme bir Kemalist için yapanların tercihleri, Dersimlilerin tercihinden daha bilinçli ve daha değerli değildir. Bu gerçekliğe rağmen Dersim’i anlamayan, pusuda bekleyip saldırmak için fırsat kollayan ve yıllardır yaşattıkları toplumsal yanılsamanın etkisiyle gerçeklikten kopanların “özgürlük/özgürleştirme” iddiası da sadece bir yanılsamadan ibarettir; gerçek ise, yaratılan bir “Tanrı”, modern bir tarikat ve Kürdlük adına Kemalizm’in yeniden diriltilmesidir. ...Seçimin Galibi; Asalaklar, Fırsatçılar Ve Son Kemalistler!
MHP ve CHP’nin Kemalist çetelere sahip çıkması gibi BDP de Kemalist ideologlara sahip çıkarak onları meclise taşıdı. Önceki dönemde Ufuk Uras, Akın Birdal gibi Kemalist solcuları meclise taşıyan PKK/BDP, bu dönemde de Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel gibi Kemalist solcuları meclise taşıyarak, Kemalizm’in nasıl güncellenebileceğini(!) ispatlamış oldu. ...Kürdistanlı Gençlerin Çıkışı Ve ‘Kravatlı Maymunlar’...
“Ulusal hareketlerin”, ulusal hakları pazarladığı, egemenlerin meclisinde bir yer kapmak veya basında boy göstermek için “kravatlı maymunları” aratmadıkları ve biat etmenin modaya dönüştüğü bir ortamda gençlerin ulusal karakterli çıkışı çok anlamlıdır ve mutlaka sonuç alıcı olacaktır. ...Mahmut Alınak Konuşmak Zorundadır!
Açıklamasında yer alan “felaketin” kim/kimler tarafından organize edildiğini, Öcalan ile neleri görüştüğünü ve devlete/Öcalan’a teslim olmadan nasıl bir yol izlenebileceğini açıklamak zorundadır. Aydın, Demokrat olmak, egemenler tarafından gösterilen “sopadan” etkilenip halka korku aşılamak değil, egemenlere karşı her koşulda özgürleşmenin olanaklarını gösterebilmektir… ...Kürdlerde Meclis Aşkı Ve Barındırdığı Riskler
HAK-PAR, KADEP ve BDP arasında yaşanan “ittifak” arayışı ve bu nedenle yapılan tartışmaları bu çerçevede değerlendirdiğimizde daha sağlıklı tahliller yapma olanağı yakalarız. Kürdistanlı politik aktörlerin/yapıların hemen hemen hepsi de, devlet-PKK arasındaki sistem-alt sistem ilişkisini biliyor ve bunu değişik ifadelerle ayrı tonlarda dillendiriyorlar. ...Amara Yürüyüşü Ve Özgürlük
Abdullah Öcalan için icat edilen “doğum günü” gerekçesiyle binlerce insanı, ‘kutsal kurtarıcının’ toprağını ziyaret etmeye yürütenlerin anlayışı, monoteizm öncesi antropomorfizm değil mi? Antropomorfizm ise, bu insanların özgür düşünebildiğini söyleyebilir miyiz? Söyleyemiyorsak, özgür düşünemeyenlerin bir halkı özgürleştirmesi olanaklı mıdır? ...Kürdlerin Tarihsel Tercihi; Aktif Aktörlük mü, Figüranlık Mı?
‘Ne AKP Ne Kemalizm’ söylemini esas alıp sistemin herhangi bir kanadına yaslanmadan ulusal bir çizgide yürümek; Yeniden şekillenen coğrafyada 40 milyon halkın hala devletsiz olduğunu dünyaya haykırmak ve dört sömürgeci ülkenin işgal ettiği Kürdistan’ın da ortak/ulusal bir statü sahibi olması için mücadele etmek, seçimi ulusal önceliklerin önüne koymamak her duyarlı......Seçim: Öcalan Kürd Halkı Üstüne Kumar Oynamaya Devam Ediyor…
Öcalan biliyor ki, kendi direktifleriyle kurulan ve emirlerini yerine getiren bu demokratik(!) kongreye (DTK) katılanlar sadece düşüncelerinden değil aynı zamanda kişiliklerinden de feragat etmek zorundadırlar. Bu küstahça tutuma rağmen “birlik” görüşmesi yapmak yeni küstahlıklar için cesaret veriyor. Tıpkı Ahmet Türk’ün, Kemal Burkay’ı özür dilemeye çağırdıktan sonra DTK’ye de davet etmesi gibi… ...Halk Hareketlerini Doğru Okumak
Halkın, iş, ekmek, özgürlük söylemlerini birlikte dillendirmesi, sorunun sistem içi bazı ekonomik beklentilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda özgürlükler alanının genişletilmesi ve demokrasi talebini de içerdiğini gösteriyor. Bu gösterge, sistemin kendisiyle de bir hesaplaşma olduğunun kanıtıdır. Bu çerçeveden bakıldığında, -kısa vadede umulan sonuçları vermese de- ilerisi için umut vaat eden bu toplumsal olaylarda en büyük kazanım, kutsallıklara karşı bir sorgulama sürecinin başlamış olması ve halkın, gerici rejimleri değiştirebilme, gerektiğinde de ortadan kaldırma gücüne sahip olduğunun görülmesindedir… ...Tarih Bilincinin Toplumsal Dönüşümlerdeki Rolü
CHP’deki vizyon ve buna bağlı söylem değişikliği, Hizbullah yöneticilerinin serbest bırakılması, Demokratik Özerklik savunusu ve bu savununun aynı kesim tarafından farklı farklı yorumlanması, Sezgin Tanrıkulu’nun CHP’ye katılması, AKP’nin demokrasi söylemiyle ırkçı söyleminin sürekli yer değiştirmesi, DP’ye (Demokrat Parti) biçilen yeni rol, CHP’nin Kürdlere ve Alevilere ulaşmak için geliştirmeye çalıştığı ilişkilere karşıt olarak AKP’nin de aynı kesimlere ulaşmak için farklı yapılarla geliştirmeye çalıştığı ilişkiler ve daha birçok gelişmeyi de Haziran seçimlerinden bağımsız olarak ele almak olanaklı değildir. ...Hakkında
1960'ta Eruh'ta doğdu. 1977'de Devrimci mücadeleye katıldı. 11 yıllık cezaevi sürecinden sonra şartlı salıverildi ve ömür boyu kamu hizmetlerinden men edildi. Felsefi Antropoloji alanında yüksek lisans yaptı. Kürd halkının kendi kaderini tayin etme hakkının tartışılmaz olduğuna, Kürd halkının bu hakkı kullanması için mücadele etmenin ise, demokrasinin evrensel ilkeleri, doğal hukuk ve insan olmanın gereği olduğuna inanır. Kürd halkının ulusal taleplerinin önceliğini savunurken, sınıfsız, sömürüsüz, 'kutsal'lardan ve her türlü otoriteden arınmış bir geleceği gerçek özgürlük için zorunluluk olarak görür.
Öncekiler
- Hizbullah Neden Ortak Hedef Oldu?
- Figüranlık Ve Özgürlük
- AKP-Taraf Tartışmasında Kim Nerede Duruyor?
- Türkiye Solunun Kürdistan’la İmtihanı
- Özerk Kürdistan Ve Öz Savunma; Kürdler için mi, PKK için mi?
- Kavramlar Cephesinden Kürd/Kürdistan Sorununa Bakış
- PKK Tehdidi, Altan’ın Duyarlılığı Ve Miroğlu’nun Şansı
- Sistemin Yarattığı “İlkel Kürdler” Algısının Politik Yansımaları
- PKK’de İç Hesaplaşma Ve “Derin” Tasfiye
- İllegaliteden Legaliteye, Profesyonel Devrimcilikten Amatör Devrimciliğe Geçiş
- Aydınlar Neden "Kutsal Aile"nin Hedefinde?
- Özgürlüğün Diyalektiği, Türban Ve Üçüncü Yol
- Şeytan Üçgeni; PKK, Hizbullah Ve Fethullah
- Berzan Botî: Kürd Sorunu, Romantizm Ve Gerçeklik
- Berzan Botî: "Eylemsizlik” kararı, STK’ların çabası Ve Muhataplık sorunu
- Berzan BOTÎ: Referandum; “Sol Sefalet” ve Tutarlılık/Tutarsızlık Üzerine
- Berzan BOTÎ: 12 Eylül’de Kürdler Kazanacak
- Batman’da PKK’nin İkinci 'İhanet' Atılımı
- Kürdlere Karşı Oluşan Ortak Cephe Ve Nedenleri
- Referandum: Kenan Evren İntihar Etsin mi, Etmesin mi?
- "Demokratik Özerklik", "Tampon Bölge" Ve PKK'nin Yeni Misyonu
- Kürdlerin Ulusal Taleplerine Sosyalistçe Sahip Çıkmak!
- Kürdler Bölücü Değil Ne Yazık Ki!
- PKK/TSK’nın Zaferi ve "Ortayolcu"ların Hüsranı
- Çocuk İstismarı, Taciz ve Tecavüzün Kültürel Kaynakları
- Kürdlere Yine Amigoluk Rolü Verilmek İsteniyor
- İsrail ile Hamas Kıskacında Politika Yapmak
- Derin Operasyon!
- Devlet, Aracılar Ve Devrimci Duruş
- PKK’nin Referandum Oyunu Ve Kürd Muhalefetinin Tutumu Üzerine
- TSK VE PKK: Çirkin ilişkiler ve kurumsal fetişizm
- Abdullah Öcalan ne istiyor?
- Kürd muhalefeti utangaçlığı bırakıp PKK'ye karşı açıkça tavır almalıdır…
- Özgür birey ile Savrulmuş/nihilist birey arasındaki fark
- Dersim Soykırımı ve Sünni Kürdlerin Tutumu Üzerine
- Soykırımcılara karşı DTP-AKP ittifakı
- Açılım: Çok aktörlü ve çetin pazarlıklı bu süreçte ne yapmalı?
- Dağdan iniş ve yanılsamalı Barış
- Kürd aydını neden aydınlatamıyor?
- Türkler ne istiyor?
- Berzan Botî : Devletin 'Kürt Açılımı' Ve Kürdlerin Açmazları
- Berzan Botî: Açılım Ve Kürtlerin Tutumu Üzerine
- Malta'dan Ankara'ya, İmralı'dan Amed'e İktidar Yürüyüşü
- Berzan Botî : Devlet İle Öcalan (Xişxişte) Uzlaştı!
- Berzan BOTÎ: Özgür Birey Ve Savrulmuş Birey
- Gasp Edilmiş Hakların İade edilmesi İçin Muhataba Gerek Yoktur
- Berzan Botî : Halkların Kardeşliği Mi, Devletsiz Halkların Birliği Mi?
- Berzan Botî: İhanetin Belgesi Olur Mu?
- Berzan Botî: İttihat-Terakki'den PKK'ye Uzanan Zihniyet
- Berzan Botî : DTP'den Ahlaksız Teklif
- Berzan Botî : Kürd Sorununda Çözüm Yolu Ve Muhatap Komedisi
- Türklerde "İlkel Kürdler" Algısının İlkel Kaynakları
- Berzan Botî : Suçlu Kim?!..
- Berzan Botî :Yanlışta Doğruyu, Bütünde Parçayı ve Örgütte Bireyi Görmek.
- Berzan Botî :Soykırım ve Sendrom
- Bir Yazar, Bir Saldırı Ve Düşen Maskeler
- Berzan Botî: "Kürd Konferansı": Projeler, Beklentiler Ve Kaygılar
- Berzan Botî: Doğum Günün Kutlu Olsun Sayın (!) Öcalan
- SEÇİM SONUÇLARI: Kim Kazandı, Kim Kaybetti
- Berzan Botî: İkinci Öcalan İhanetine Aracı Olmak Ya Da Olmamak
- Berzan Botî: Newroz ve Diriliş
- Halepçe Yıldönümü Vesilesiyle Berzan Botî...
- HALEPÇE SOYKIRIMI VE İNSANLIK TESTİ
- SEÇİM: Özgür, Onurlu Bir Gelecek "PKK/DTP'ye Hayır" Demekten Geçiyor.
- Yerel Seçimler Üzerine
- Politika Tutarlılık Ve Çocuklarımız
- Tarihle Barışmak Ya Da Camdan Evler Yapmak
- ÊZÎDÎLER: Soykırım Kültürü Hala Yaşıyor
- Kutsallıklar Yıkılırken
- Berzan Boti;Geçmişte Kalmak Ya Da Halkın Gerisine Düşmek
- Berzan Boti:İlke Ve İlkel
- Özgürlüğün Sınırlarını Bilmek Özür Dilemektir
- Putperestlik Mi, Devletperestlik Mi? Veya Selahattin Erdemin Erdemsizliği
- ‘Özür Dileme Kampanyası' Üzerine Eleştirel bir Yazı
- Arka Bahçenin Akıl Hocaları Ya Da Utangaç Apocuların Çırpınışı
- SEÇİM: Çatı'da Birlik Mi, Yoksa Zeminde Halkın Birliği Mi?
- "Ne AKP Ne DTP" Söyleminin Düşünsel Ve Olgusal Dayanakları
- AKP İle DTP Hesaplaşmasında Kürdlerin Tutumu Üzerine
- Berzan Boti : Milliyetçiliğin Diyalektiği Ve Kürdler
- Kürd Sorunu: Doğal İle Tuzak Arasında Seçim
