Anasayfa | Yazarlar | Tolga Eren | Egemenlik kayıtsız şartsız zebanilerindir

Egemenlik kayıtsız şartsız zebanilerindir

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Her yazarımızı bir köşesi ve köşesinin de ismi olsun (Nasname)

Merhaba sevgili okuyucu, köşemin adının “Cehennem’den mektuplar” olmasını uygun gördüm. Çünkü 33 yıl önce bir ceza olarak cehenneme gönderildiğimi düşünüyorum. Bir tek burasını kastetmiyorum, çok kereler düşünmüşümdür, dünyadan ala cehennem mi olur, diye. Diyarbakır cezaevi anıları arasında beni en çok şu hikaye etkilemişti, Selim Dindar anlatıyor aynen aktarıyorum;


terenx@gmail.com

Merhaba sevgili okuyucu, köşemin adının “Cehennem’den mektuplar” olmasını uygun gördüm. Çünkü 33 yıl önce bir ceza olarak cehenneme gönderildiğimi düşünüyorum. Bir tek burasını kastetmiyorum, çok kereler düşünmüşümdür, dünyadan ala cehennem mi olur, diye.

Diyarbakır cezaevi anıları arasında beni en çok şu hikaye etkilemişti, Selim Dindar anlatıyor aynen aktarıyorum; “Yaşadıklarımızın gerçekliğinden kuşkuya düşebiliyorduk tabii. Mesela Mehmet Salih Besen olayında gerçeklik duygumu ben tamamen yitirdim. 50 yaşlarındaydı. TKİ'de memurdu. Kendisini ve bizleri ölü zannediyordu. 'Biz ölüyüz, şu anda kabirdeyiz' diyordu. Biz, ' Amca yok öyle bir şey, gerçek hayattayız' desek de, koğuşun aslında bir mezar olduğunu öyle mantıklı savunuyordu ki, ben dahil bazılarımız ölü olduğumuza inanmaya başlamıştık. Mesela cuma günleri görüşme günümüzdü. Bize soruyordu. 'Bizi ziyarete gelenlere biz dokunabiliyor muyuz? Hayır. Bize uzaktan bakıyorlar, ağlıyorlar ve gidiyorlar. Çünkü onlar bizim kabrimizi ziyaret ediyorlar. Cizre'de biliyorsunuz kabir ziyareti Cumalarıdır' diyordu. Gardiyanların da Zebani olduğunu söylüyordu. Gerçekten de koğuşun camları boyalıydı. Biz dışarıyı göremiyorduk, koklayamıyorduk, duyamıyorduk. Bu durum uzun sürdü ve ona yaşadığımızı bir türlü ispat edemiyorduk. Bir gün mazgal açıldı ve 'Mehmet Salih Besen hazırlansın, tahliye oluyor' dendi. Ben şahadet getirdim. Dedim ki, 'Biz yaşıyoruz...!'

Peki o yaşadığına inandı mı?

Hayır. 'Seyidim beni gönderme. Sen bana sahip çıkıyordun. Şimdi tek başıma mahşere hesap vermeye gidiyorum' diye ağladı. Sonradan onunla birlikte tahliye olan gençten öğrendik ki, onları Siirt'teki sivil cezaevine götürmüşler. 'Eğer beni hanımımla, çocuklarımla konuşturursan ölmediğime inanırım' demiş. Cezaevi müdürü de telefon etmelerine izin vermiş. Genç, Salih Amca'nın evini aramış, karşısına hanımı çıkmış. Telefonu Salih Amca'ya vermiş. Salih Amca, hanımına 'Ben sağ mıyım, ölmedim mi?' diye sormuş. Ve ahize yere düşmüş. Salih Amca, içerideki vahşeti görünce, oradan sağ kurtulacağına inanamadı. Sağ kurtulduğuna inandığında ise buna kalbi dayanmadı.”

Eşimle bu hikayeyi okuduğumuzda hıçkırıklara boğulmuştuk, kendimizi tutamadık. Salih Amca seni hiç tanımadım ama asla unutmayacağım, bu hikayeyi de tanıdık tanımadık herkese postalamışımdır. Şimdi cennettesin Salih Amca. Biz hala cehennemdeyiz. Başımızda Atatürk diye bir şeytan var. Onun gölgesi heryerde. Onun imajları heykelleri resimleri her yeri süslüyor ve nereye baksak onu görüyoruz. Bir put o. Herkes ona tapıyor bu cehennemde herkesin yakasında onun rozeti var, her sabah ilkokullarda ona dua ediliyor. Bu ülkede daha ne şeytanlar var Salih Amca, üniformalı şeytanlar var darbe yapıp insanları işkenceden geçiriyorlar sana da yaptıkları gibi. Cüppeli şeytanlar var adaleti suistimal ediyorlar, hakk’ı çarpıtıyorlar, gerçekliğimizi bozuyorlar. Politikacı şeytanlar var, insanlarla dalgalarını geçip, onları süründürüyorlar. Ergenekoncular var Gladyocular var Salih Amca, kanla, nefretle, şiddetle besleniyorlar. Milliyetçi, ülkücü zebaniler var Salih Amca başımızda, kelle kesiyorlar, hayatı bize zindan ediyorlar. İşte biz hala cehennemdeyiz Salih Amca, görüyoruz konuşamıyoruz, görüyoruz bir şey yapamıyoruz, biz yaşamıyoruz.

Soruyorum Diyarbakır Belediyesine. Neden Salih Amca’nın bir heykeli dikilmez bu ülkede, neden onun adı caddelere sokaklara verilmez, neden bu ülkede Diyabakır Zindanı’nın filmi çekilmez, tiyatrolarda canlandırılmaz? Aynı şekilde kendini yakan, intihar eden o onurlu insanlar abideleştirilmez? Hayır bu ülkede sadece katil faşist diktatörlerin, generallerin, politikacıların heykelleri dikilir, caddelere, sokaklara, okullara, hava alanlarına isimleri verilir. İşte cehennemde yaşadığımızın en büyük ispatı.

Son aldığım habere göre Kıbrıs’ta Talat ve Hristofyas iki halklı eşit haklara sahip federatif bir Kıbrıs üzerinde anlaşmışlar. Aman Allah’ım rüya mı görüyorum. Nasıl olabilir böyle bir şey? Muhtemelen rüya görüyorum. Çünkü izin vermeyecekler bizim zebaniler. Darbe yapacaklar. Barışa asla izin yok. Her şey Kıbrıs için değil miydi zaten? Cehennemde yaşadığımızı bize ispatlayacaklar. Egemenlik kayıtsız şartsız zebanilerindir. Olsun, biz çekeriz…

Konstantinople, 24 Mayıs 2008

Yorumlar (7 gönderildi):

ayse .. 25 May, 2008 03:12:50
avatar
sayin gülmüs ,sayin nasname yazarlari.
gecenlerde hasim hasiminin buraya astigi yazisina istinaden bir kac soru sordum.
cevabini almayacagimida biliyordum.

sordugum sorular.

Şükrü bey, sizden ricam şu Haşım Haşımı'yi Aygan'dan sorsanız!. Bakın, bakalım ortaya neler çıkıyor.
bakin bakalim ortaya ne cikiyor Bir sorun isterseniz ve benim e-mailime yazın lütfen.
Nasname : .. 08 May, 2008 04:29:50

Ayşe hanım,
Vala elin MİTÇİ'si JİTEM'cisi bu işleri bırakınca Uzman ve köşe yazarı olup çıkıyor.
Bakın Kaynak, Özgürel, ve yüzlercesi var.Öcalan bile 'Ben Terör Uzmanı' olarak devlete yararlı oluyorum, diyor.

Biz Aygan'a yer verdik.
İhale bizde kaldı ve adamı paramparça ettiler.
Biz değil, buyrun siz sorun.
Çünkü artık Aygan orta yerde.

Selam ve selametle
Gülmüş
ayse .. 08 May, 2008 03:29:37

sükrü bey o zaman sayin aygana ben bir kac soru sormak istiyorum.
sayin aygan merhaba,sizin aciklamalarinizi basindan beri izlemekteyim,dogrusu yaptiginizin dogruluguna inananlardanim,bence o pis yerden ayrilarak kendi topumunun icine dönmek istemen en dogru karardir.
unutma seni yildirmak isteyecekler,bu toplum seni kabul etmem diyecek,ama sen yinede kafana takma,cünkü senin o pis yerde kalip calisman kürt milletinin yararina degil,zararinaydi.
bütün asagilamalara ragmen,saldirilara ragmen hic bir umutsuzluga kapilma,bu halk gün gelecek bir kürdün ihenet cemberinden cikip kendi toplumuna dönmesini bilen seni elbette kabul edecektir.

seni kabul etmeyenler ise,bilki onlar senin jitemde kalip daha cok kürdün kaninin dökülmesine yardimci olmani isteyenlerdir.
bunlarada kürd diyorlar.
kürdlükleri,bir kürdün kürdkiran olmasina sevinecek kadardir bunlarin.

bu temelde yeni yasaminda sana ve ailene basarilar dilerim.

sorularim.
1.siz hasim hasimiyi taniyormusunuz?birebir görüstünüzmü?eger taniyrsaniz kimin vasitasi ile tanistiniz?eger görüstüyseniz nerde?ve kimlerle görüstünüz?

2.hasim hasimi jitemden kacip,diyarbakirda cok büyük bir seyh olan kayinbabasina siginmisti.
ve diyarbakirdan milletvekili adayi olmustu.
bu milletvekillik sirasinda geceleri jitemden olusan bir ekibin hasim hasimiyi devletin silahlari ile korudugu,ve evinde nöbet tuttugu dogrumu?
eger dogru ise kimdi bu jitemciler?
neden hasim hasimi cizre jitemden kacarken,diyarbakir jitemi tarafindan korunup kollandi?

3.hasimhasimi refahtan milletvekili oldugunda,jitemin kurdugu müteahitlik bürosuna ihalelelerin verilmesi yönünde bir etkisi oldumu?olduysa hangileridir ve kimlere verilmistir?
örnegin diyarbakirdaki su depolari ihaleleri,havaalaninin bir ihalesi,diyarbakirdaki bütün köy okullari ve ilce okullari ihalleleri.

bunlar ilk etaptaki sorularim,daha önceki aciklamalarinizda bunlara deginmemistiniz.
Nasname .. 09 May, 2008 03:11:22

Merhaba Ayşe Hanım, tüm haberlerimiz arşivde duruyor. Ancak arşivden bir haber arandığı zaman, aranan haberin başlığı yazılarak aranmalıdır. Yani, söz konusu haberi: "H. Haşimi:Özal’ın projesini tartışma zamanıdır." diye yazıp ararsanız, ulaşırsınız. Yorumlarının da kaldırıldığına gelince; biraz önyargılı davranıyorsunuz gibi geldi bize. Zira, anasayfadaki yorumlar otomotik yani kendiliğinden değişiyor, buna müdahale edemiyoruz. Ancak yorum alan tüm haberler, yorumlarıyla birlikte arşive alınırlar ve her zaman ulaşabilme olanağı vardır.
Nasname
ayse .. 09 May, 2008 03:38:52

sayin gülmüs,allah siz iki gülmüsüde hep güldürsün.

öcalan bir soru soruldugu zaman,kendisi 3 saat konusur ama soruya cevap vermez diyordunuz.
soruya cevap vermediginide anlamazdi insanlar diyordunuz.
bunlari ben sizden cok duydum.
ama dikkat ediyorum,sizde ayni sekilde sordugum soruya cevap vermediniz,acaba diyorum öcalan ile yola cikanlarin hepsinde mi bu hastalik var.
saka bir yana.
sizede bir soru sormustum ama cevabini alamadim.
allahin rahmeti üzerinde olsun


sorduklarima ne aygandan nede hasim hasimiden bir cevap alamadim,bu günde tolga erenin hasim hasiminin amca cocugu olan,pkk davasindan ceza alan ve ciktiktan sonra inanilmaz bir sekilde zenginlesen,istanbuldaki ülkücü ve derin devlet elemanlariyla icli disli,selim dündari okuyunca sizi ve kürd kamuyonu bilgilendirme ihtiyaci hisettim.

mehmet salih besen adindaki insani ve ailesini cok iyi bilen biri olarak mehmet salih beseninde tolga erenin dedigi gibi olmadigini,degil amed meydanina,kurdistanin hic bir kösesine birakin heykelini adinin bile gecmesi,kürd mücadelesine ihanet ile esdegerdedir.

mehmet salih besen kürd siyasetinde hic yer almamistir,besen ailesinin yasam tarzi kürdlerin yasam tarzindan cok uzaktir,bu aile sirnakin zengin ailelerindendir,mehmet salih besen tki türkiye kömür isletmelerinde calisan ,ve tki nin kömürünü sahte belegelerle calip satarak,zenginligine zenginlik katan,bu parayla coucklarini okutup dr yapmistir.

yine diyarbakirda sirnak askeri erkanina pavyon kapatip,kazandiklarinin bir bölümünü askere veren bir zattir.

yani besen ailesi orta sinif burjuva olup,sirnakta devlet ile olan güclü iliskileri sayesinde köseyi dönmüs bir kömür hirisizidir.

mehmet salih besenin kötü yönlerini anlattiktan sonra,iyi yönleri hicmi yoktu?

vardi,mehmet salih besen ve ailesi bölge halki tarafindan cok sevilen,fakirlere yardimi esirgemeyen,herkese yardim eden,fakir ailelere devletin kömürünü parasiz dagitan ,ve parasi olmayan hastalara,fakirlere,zor durumda olan her insana yardimeden bir kisi ve ailedir.

salih besenin iki oglu tip fakültesini bitirmis dr olmuslardir,
bu görevlerini yaparken bile fakirlerden halen para almamaktadirlar.

tamam iyi insandir,halk tarafindan sevilen bir insandir ama devrimcilik anlaminda hic bir sey yapmis degildir.

tolga erenin heykeli dikilecek adam demesine itiraz ediyorum,ve heykeli dikilecek birileri varsa ,kemal,mazlum xeyri arkadaslardir.

bunu düzeltikten sonra selimi ele alalim.

selim dündar gercek anlamda hic bir zaman pkk li olmamistir.

seyitlerin hemen hemen bir cogu kdplidir,selim pkk ile hareket ettigi 80 öncesi süreclerde bile kdplidir,itirazi varsa ,buyursun tartisalim.

selim dündar serafettin elcinin yegenidir,ve hasim hasiminin kuzenidir.
selim dündarin pkkliligi ailenin korunmasi acisindan alinan bir karardir,seyitlerin kdpli olusu,seyitleri hedef yapamasin diye selim pkkli olmus ,ve bu sayede cizre bölgesinde selimin sayesinde pkk ve seyitler arasinda bir catisma cikmasi engelenmistir,bu anlamiyla diger ileri gelen ve pkk li olmayan ailelerin hangisine bakarsaaniz bakin her aileden mutlaka bir pkkli görürsünüz.
bu sürecin mecburiyetindendi,bu adi gecen selim ve benzeri pkklilerin hepsicezaevi sürecinden sonra,pkk den uzak durmuslardir,ve ticari anlamda basarili olup inanilmaz bir yükselise gecmislerdir.
selim ve benzeri pkkliler cezaevinden ciktiktan sonra maddi anlamda inanilmaz yükselislerini hic düsünen oldumu?

örnegin deniz gezmislerin eski arkadaslarinin,denizden sonraki yükselisleri ve zenginliklerini hep elestiririz,ama kendi icimizdekileri hep unuturuz.

hasim hasiminin durumu ortada,ben hasim ile ilgili sükrü xocanin cok sey bildigine eminim.
en azindan aygan bu konuda sayin gülmüs ile konusmustur,ve bildiklerini aciklamistir,sükrünün dürüstlügünden süphe duymamakla birlikte bu konuda sessiz kalmasini yadirgadim.

benim hasim hasimi ile ilgili sordugum sorulardan sonrada,sükrü xocanin hasim ile görüstügüne eminim,ama bunuda sükrü xocaya sordugum halde cevap vermedi.

hasim hasimi cizreden jitemden kurtulmak icin kacti,amede yerlesti,refah partisinden milletvekili adayi oldu,ve kazandi.
isin ilginc yani hasimi amedte koruyan,ve evinde nöbet tutanda jitem oldu,hemde devletin silahlariyla,buna ayganda dahildir.

miletvekili secildikten sonra,amed jiteminin kurdugu mütahitlik firmasina büyük ihalaler verilmesine ön ayak oldu.
o müteahitlik firmasinda aygan da var.

yillarca jitemi ankarada agirladi,ve onlarin ekonomik anlamda büyük paralar kazanmalarina ön ayak olan yine hasim hasimidir.

aygan bunlarin hepsini biliyor,ve bidiklerini sükrü xocayada anlattigina eminim.

selim dündarin durumuda hasim hasimi ile benzerlik arz etmektedir.

selim ve kardesi dr emin dündar cizrede iken dövizin yasak oldugu dönemlerde,bir dolar yakalatanin yillarca cezaevinde yattigi bir sürecte cizrede döviz isine girdiler.
bu aslinda selim ve ailesinin pkklilikten sonraki yükselis dönemine denk gelir.

bunuda sirnak ve uluderede bir kisim askeri güclerle yaptilar.
ve bu gün korucu olan ailelerle yaptilar.
cizre köprüsünden bir dolarin bile gecirilemedigi bu sürecte selim ve ailesi askerin yardimiyla milyon dinar ve dolarlar gecirebiliyorlardi.

bu sayede zengin oldular,yoksa selim kimdi?
saat tamircisi selmanin oglu selimdi.

babasinin kücücük bir dükani vardi,saat tamirciligi yaparlardi,selim,abisi melle miheme,emin,bu ugurda öldürülen kardesi mehmet,ve ramazan bu dükanin önünde sabahtan aksama kadar beklerlerdi.
gelgeleim selim cezaevinden ciktiktan sonra cizrede kendisine saglanan serbestlilik ortami sayesinde yasak olan döviz isine girerek zengin oldular.

bu ugurda öldürülen kardesi mehmetinde durumunu acmadan gecsek eksik anlatmis olurum.

selim ve dündar ailesi askeri erkanla yaptiklari döviz ticaretinde askerlerle anlasmazliga düstüler,yanilmiyorsam,uludereden cizreye askeri araclarla getirilen milyonlarca irak dinarindan bir kisminin kayip oldugunu söylerler,(OZAMANLAR 1 IRAK DINARI 3 AMERIKA DOLARI EDERDI)buna inanmayan askerler selimi sikistirilar ama selim dinarlarin getirilenler tarafindan eksik getirildiginde diretir.

bir gece selimin kardesi mehmet dündar ile yanlarinda soför olarak calisan hasan seftali adindaki bir sahis dinarlari dolara cevirmek icin antebe giderken,cizre nusaybin arasinda katran civarinda askerler tarafindan durdurulur ve arabanin zulasindaki bütün dinarlari alirlar ve selimin kardesi mehmet ile birlikte soför ve korumasi hasan seftaliyi öldürürler.

bununla selim ve ailesine gözdagi verilir ama selim ve ailesi ile calismaya devam ederler.

yine buna benzer bir olay daha yasanir,bu sefer bir cuval sahte irak dinarinin arasina patlayici konulur selim dündarim yegeni faysala teslim edilir.
faysal bu dinarlari alir,selimin büyük abisi ile eve ****ürür,evde dinarlari cikarip saymak isterlerken cuval patlar ve eminin öz yegeni faysal ile abisi orada ölür.

anlatacaklarim bu kadar degildir,selim ve ailesinin istanbul macerasida vardir.
istanbuldaki ülkücülerle olan iliskileri,selimin kardesi dr eminin fazilet partisinden cizre belediye baskanligina aday olmasida dtp yi bosa cikarmaya yönellik bir girisimdir.
emin dündar aslinda mhp lidir,istanbul il örgütünün resmi üyesidir.
mhp nin kurdistan ayaklaridir bu aile.

selimin cabalari sonucu pkk den koparilip avrupaya cikarilan eski pkk sorumlulari az degildir.
dikkat et pkk den ayrilanlari demiyorum,bizzat bu sahis tarafindan düsürülüp koparilip avrupaya gönderilenleri diyorum.

kisacasi kimin xain,kimin sayin oldugunu bilmiyoruz.
bize her merhaba diyene sarilip öpüyoruz.

hepsi bumu?hayir daha var
A.Kadir Aygan .. 25 May, 2008 06:10:39
avatar
Merhaba Ayse hanım,

Sorularınızın cevabına geçmeden,sizin gibi beni anlayabilen insanların varlığına çok sevindim.

Değerlendirmelerinize aynen katılıyorum.Teşekkür ederim.

Sorularınızın cevabına gelince;



Evet Diyarbakırda Haşim Haşimi ile karşılaştım. Fakat inan ki yerini ve tarihini tam olarak hatırlayamadığım için

'' şurda '' veya '' burda'' diye atmak istemiyorum. Ama hatırladığım kadarıyla seçim dönemiydi.

Abdülhekim Güven 'le birlikte görüştük. Onlar kendi aralarında ''özel'' görüştüler.Ne konuştuklarını bilmiyorum.

JİTEM' le Haşimi ilişkisinde Abdülhekim Güven aracıydı. Ayrıca JİTEM D.Bakır Grup Komutanı Binbaşı Cemal Temizöz

daha önce Cizre'de Görev yaptığı için Haşimi ile arası iyiydi.

Bahsettiğiniz ihalelerde Abdülhekim Güven'in sahibi olduğu 'GÜNEY İNŞAAT LTD. ŞİRKETİ' ,İsmail Tuluk'un

inşaat şirketi ve Özalp kardeşlerin inşaat şirketleri aracılık ediyordu.

Diyarbakır'da Haşimi korunma ihtiyacı duymuşsa bu işi Abdülhekim ve arkadaşlarından başkalarının üstleneceğini sanmıyorum.

Bilindiği gibi Abdülhekim JITEM' in gönüllü elemanıydı. Cemal Temizöz ile Cizre ve çevresinde gerçekleştirdikleri yargısız infaz ve

çıkar amaçlı faaliyetler yüzünden yedikleri içtikleri ayrı gitmezdi.

Şimdi de Ayşe hanımın diğer iddialarına geçmek istiyorum.

Hiçbir zaman Haşimi konusunda Şükrü Gülmüş’le konuşmadım.

Hiçbir zaman mütahitlik firmam olmadı.

Hiçbir zaman Haşiminin nöbetini tutmadım.

Bu konuda yazdıklarım inşallah sizi tatmin etmiştir.

Selam ve saygılarımla.

Abdulkadir Aygan
ayse .. 25 May, 2008 06:39:27
avatar
sayin aygan aciklamalariniz beni tatmin etti.
ayrica aciklama zahmetine katlandiginiz icin sagolun.
ben gönlümden geceni yazdim,insanlarin kaybedilmesi cok kolay,sizi kaybetirenler gelsinde bir insan kazansinlar görelim.

sizin bu durusunuzu hep destekleyecegim .
herkes ayganin ihanetinden bahsederken,esas ihanetcilerin sayin olarak adlandirilmasi ve kahraman olarak adlandirilmasina gönlüm razi olmazdi.
iste hasim hasiminin maskesini düsürdüm,senin sayende bu tescillendi,gercek xainlerin kim oldugu yavas yavas ortaya cikiyor.
az kalsin selim dündar adindaki ülkücüde kahraman ilan edilecekti.
sana ve ailene tekrardan mutlu ve özgür bir yasam diliyorum.

seni xain ilan edenler,hasim ve selim gibi tescilli xainleri kahraman ilan ediyorlar,ben buna yanarim.
Abdulkadir Aygan .. 25 May, 2008 07:37:45
avatar
Evet, beni ve bizi kaybettirdiler.Bizi
en kutsal davamizdan kopardilar dusmanin kucagina attilar. Bunu yapanlar
simdi. Partinin en ust kademesindeler.
Rahmetli Orhan Dogan`in gözumuzun önunde JITEM GRUP Komutani Binbasi Ahmet Cem Ersever`le canciger sarilip öpusmesi Onlar icin birsey ifade etmiyor. Simdi de rahmetli bir "kahraman "olarak aniliyor.
Cizreliler gucenmesin ama yuzde yetmisi JITEM tarafindan kirletilmistir.
Cizreden olup da JITEMle icli disli olan bir duzine is adami ve kelli felli
"adam" biliyorum. Evine Jitem elemani gelince evini O elemana teslim edip disari gidenleri bilirim. Ama isim vermek istemiyorum.
Cihan Islek`in esi Adem Yakin tarafindan tirnak altina siyanur zehiri zerkedilerek ölduruldugunu söyledim ama
Cihan`in ailesi bunu dikkate aldi mi?
Veya intikamini almak icin veya otopsi yaptirmak icin killarini kipirdattilar mi acaba? Belki de Adem Yakin`in arkasinda JITEM gibi bir guc var diye tirstilar.
Tolga Eren .. 28 May, 2008 01:47:22
avatar
Ayse Hanım,
tabi ki Salih Besen'i tanımam. Muhtemelen sıradan bir insandı, Kürdistan mücadelesinde yer almadığını bilmiyordum, zindana atıldıysa mücadelenin içinde muhtemelen bulunuyordur diye düşünmüştüm, yer almamasına rağmen o zindanda bulunması durumu daha da trajikomik bir hale getiriyor ya. Çok daha trajik. O yüzden bu hikaye benim için daha büyük anlam kazanıyor. Evet heykeli dikilecek adam olmasa bile bu hikaye beni etkileyen bir hikaye, çok insani ve ayrıca uygulanan vahşetin bir insanın gerçekliğini nasıl parçaladığının ibret vesikasıdır, tam filmliktir aslında. Hatasıyla sevabıyla sıradan bir insan suçsuz yere atıldığı hapishanede nasıl delirir? İşte tam bir hikaye. Biraz insani yönden bakalım. Tabi ki orada heykeli dikilecek olanlar onurla şerefle bu dava için canını veren Hayri Durmuş, Mazlum Doğan, Kemal Pir gibi insanlardır. Bundan da zaten bahsetmiştim...
ayse .. 28 May, 2008 02:40:02
avatar
dediklerinize katiliyorum,yanlis anlasilma benden kaynaklandi.
ben sizin sahislari tanidiginizi zanederek öyle bir cevap verdim,sizin gibi degerli kürt dostlarinin biz kürtlerin haline üzülmesi,ve elinin tasin altina koymasi onur vericidir,ben sizi takdir ediyorum,anladigim kadariyla türksünüz,keske her türk insani sizin kadar duyarli olsaydi, ortada ne savas kalirdi,nede ölümler.
bukalemun gibi renkten renge giren ,devletle islerini görüp,kürtlerle alay eder sekilde kürt mücadelesinin öncüsü oldugunu iddia edenleri tartisma geregide duymazdik.

yanlis anlasilmaya sebebiyet verdigim icin özür dilerim.
rizgar .. 29 May, 2008 08:31:35
avatar
gerçi ben başka bir yerde daha yazmıştırım burda yineleyceğim.selim dindar hayatının hiç bir aşamasında kdp li olmamıştır.olduğunu gösteren bir tanığınız bilginiz varsa gösterin.selim 12 eylül sonrası kaçakçılıktan yakalnmıştır.kendisinin ismi kdp ana davasında da yoktur.bilmedğiniz konularda böyle kesin yorumlar yapmayın.abisi emin 12 eylül öncesi defalarca ddkd li kdp li gençlerden dayak yemiştir.kendisinin elçilerle de bir akrabalığı yoktur.akrabalıkları seyyiylik efsanesinden ibarettir.kaldı ki elçi'nin kdp liliği faik bucak'ın şehid edilmesiyle sona ermiştir.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin