Tarafın bu onurlu mücadelesinde yanındayız.
Çetenin bütün organları gündemi değiştirmek, askeri göz önünden, sıkıştığı köşeden kaçırmak için mücadele veriyor. Bu çetenin bu aşamadan sonraki davranışı fırsat bulursa saldırmak olacaktır. Bu durumda vesayet rejimi devam eder, sanal demokrasi oyunu devam eder. Tarafın bu onurlu mücadelesinde yanındayız.
TARAF’IN ONURLU SAVAŞI
Türkiye’de ilk defa devleti yöneten çeteyi tesbit ve teşhir eden yazılar yayınlanıyor. Taraf gazetesinde bir-kaç aydır devleti yöneten çetenin üzerine gidiliyor. Bu çete eylemleri, varlığı ile teşhir ediliyor. Çetenin üzerine ışık tutuldukça çete, köşede sıkıştırılan fare gibi ölü davranıyor. Üzerine basılınca tepki veriyor.
Taraf gazetesi, bu çetenin AKP’nin iktidara gelmesinden itibaren darbeler planladığını, toplumu, yargıyı, basını yönlendirdiğini belgeleriyle ortaya koyuyor. Demokratik toplumda yaşadığını sanan sıradan insanlar, olan biten karşısında aslında parlamentonun, yargının, devletin sanal olduğunu görüyor, asıl yönlendirenin, idarenin çete olduğunu görüyor ve şaşırıyor.
Taraf gazetesi, TSK'nin, siyasete ve sivil hayata müdahale etmek için geniş kapsamlı bir "Eylem Planı" hazırladığını ortaya koydu. Planın amacı 'Kamuoyunu TSK'nın hassasiyet gösterdiği konularda' yönlendirmek ve harekete geçirmekmiş.
Bu haberlerin ayrıntılarına girmeyeceğim. Çoğumuz bu yazıları okuduk. Haberin gerçekliğini de yaşadığımız süreçle, haberde anlatılanların birebir uyuşmasıyla gördük. Burada sadece çeteye karşı yaşanan meydan muharebesiyle ilgili gözlem ve notlarımı aktarmak istiyorum :
1) Çeteye karşı tavrı Tarafın öncülüğünde Türk aydını, Türk özgürlükçü solu tek başına koydu. Eğer darbecilere karşı bu mücadele başarıya ulaşırsa bu başarı Türk özgürlükçü solunun olacaktır. Biz bu mücadeleyi kıskanmıyoruz. Selamlıyoruz. Biliyoruz ki bu mücadele başarıya ulaştığında başta Kürtler olmak üzere bütün mazlumların yararına olacaktır.
Bütün muhalif duruşlarda Kürtlerin, Alevilerin arkasında küçük bir azınlık olarak yer alan Türk solu ilk defa çeteye karşı ön saflarda mücadeleyi yürütmektedir.
2) Türk Solu veya aydın kesimi ilk defa doğru tesbitle mücadeleye başlamıştır. Türkiye’de asıl sorunun askerin vesayeti olduğunu görmüştür. Mücadeleyi ilk defa yel değirmenlerinden çeteye yöneltmiştir. Bu tesbit 1920’lerden itibaren en doğru tesbittir.
3) Çete, Türkiye’yi ekonomik ve siyasi anlamda yöneten güçtür. Bu nedenle siyasi, idare ve ekonomik kaynaklar bu çetenin kontrolündedir. Çete, muhaliflerini cezai yaptırımlarla, suikastlerle ve ekonomik baskı ile yok etmeye alışmıştır. İlk defa bir basın organı ve arkasındaki kitle uzun süre ayakta kalabilmiştir. Taraf’ın üzerinde büyük bir baskının olduğu görülmektedir. Gazete büyük bir ekonomik baskı altında. Tirajı hızla yükselmesine karşın gazeteye verilen ilanlar tamamen kesildi.
4) Çetenin ölü fare tavrı takındığını söyledik. Başka zaman sesi gür çıkan TSK bu sefer sadece ‘’o gazetenin finansörüne bakın’’ gibi dikkatleri başka yöne yönelten cevaplar veriyor. Tarafın başyazarı Ahmet Altan, 22 Haziran tarihli yazısında doğrudan Yaşar Büyükanıt’ı hedef alan yazılar yazmıştır. Bu yazının üslubu sıradan Türk basınında yazan köşe yazarından oldukça farklıydı.
5) Çetenin köşeye sıkıştığı ve dikkatleri başka yöne çevirmek istediği görülüyor. AKP genelbaşkan yardımcısı Dengir Mehmet Mir Fırat’ın ‘’ Atatürk devrimleri travma yarattı’’ sözü bu dönemde çeteye ilaç gibi geldi. Gerçi bu söz olmasaydı bile çetenin kurşun askerleri başka bir söz bulurlardı. Çetenin buradaki amacı hedefi AKP’ye yönelterek devlet üzerindeki kontrolünü, vesayet rejimini devam ettirmektir.
Çete, Laik-islamcı çatışması yaratarak laik kesimdeki kuşkuyu arttırmaya çalışıyor. Çete karşısındaki cepheyi bölmeye çalışıyor.
6) Her zamanki gibi çetenin, sivil kesimde propaganda araçlarının olduğu görüldü. Bunlar :
a) Bahçeşehir Üniversitesi gibi özel üniversitelerde Ercan Çiticioğlu gibi çeteyi yönlendiren stratejistlerinin olduğu görüldü. Çetenin bir kısım eskimiş stratejistleri de Ergenekon davasından içerdeler.
b) CHP gibi çetenin kontrolünde partilerin olduğu görüldü. 24 Haziranda Baykal’ın meclis konuşması da gündemi değiştirmeye yönelik, çetenin amaçlarına hizmet eden, darbeyi sorgulamayan, gündemle paralel açıklamalardır.
c) Çetenin kontrolünde güçlü bir medya desteğinin olduğu görüldü. Televizyonlarda, NTV, SKY Türk gibi haber kanalları da çetenin direktifi doğrultusunda haber yaptığı görüldü. Aynı tarihlerdeki haber ve yorumlar daha çok gündemi değiştirmeye yönelik, vesayet rejiminin sorgulanmasını önlemeye yönelik yayınlar yapıldı.
d) Hürriyet, Milliyet, Vatan gibi bir çok basın organlarının çetenin kontrolünde yayın yaptığı bir kez daha görüldü.
Çetenin bütün organları gündemi değiştirmek, askeri göz önünden, sıkıştığı köşeden kaçırmak için mücadele veriyor. Bu çetenin bu aşamadan sonraki davranışı fırsat bulursa saldırmak olacaktır. Bu durumda vesayet rejimi devam eder, sanal demokrasi oyunu devam eder. Tarafın bu onurlu mücadelesinde yanındayız.
26 Haziran 08
Nas-Edi Notu:
Arkadaşlarıma, yanı yayın kuruluna bunu önermeye zamanım yok. Çünkü ne zamandır böyle bir yazı kalem almak istiyordum. Hatta, Alev ER zamanında, -gönüllü olarak- Taraf’ın Almanya Temsilciliğine aday olduğumuz belirtmiş, kendileriyle konuşmuş ve yanıt bekliyordum. Hala da bekliyorum ve bir daha bu istemi yineleyeceğim.
Taraf yanlız bırakılmamalı.
Bu nedenle ben Tamer Aydın arkadaşımın bu yazsına imazmı atıyor ve yayın kuruluna Nasname İzmzasıyla yayınlayıp Taraf’a da iletmek gerekir, önerisini sunuyorum.
Sağol Tamer dost.
Ve zaman zaman gündeme vuruşlar yap.
Biz ve okuyucuların senin yolunu gözlüyor.
Gülmüş



Yorumlar (3 gönderildi):
cesaretinizi kutluyorum sizi ve nasnameyi seviyorum
Yoksa Türklerle ilelebet köprüleri atacagim. Cocuklugumdan sonra su Türkleri sevdim: Ilhan Selcuk, Yalcin Kücük, Ikibine dogru dergisi yüzünden Perincek, Ahmet Hakan (spiker, gazeteci), islamci sair Ismet Özel, okul arkadasim islamci bir Bursali, gözümde devrimci kahraman bildigim Corlu´lu sevgilim Saniye, ilk beni Marksizme yönelten ögretmenim kimyaci F. liste uzun.
Ilhan Selcuk´a kuryelik bile yapmisim sözde TKP nin üst düzey adamiydi. Cika cika derin TCnin tetikcisi cikti. Perincek soykirimci, Yalcin Kücük Kürt düsmani derin TC adami, Ahmet Hakan kemalist cikti. Hürriyette yaziyor.
Ismet Özel 12 Eylülden önce komünist militanken radikal islamci oldu. Kürt hareketi yükselince Türkcü oldu. Simdi de Ergenekonla adi geciyormus.
Bursali camiye bile "icinde hakikatlerin okunmadigi yer cami degildir" diye gitmeyen, TC nin en büyük seytan oldugunu iddia eden arkadasim simdi MHP milletvekili ve mecliste Atatürk saksakciligi yapiyor.
Sevgilim sosyalist devrimci Saniye Kürt düsmani bir forumun editörlügünü yapiyor. Kimya ögretmenimi tesadüfen internette okudum. Kalp piliyle yasayacak kadar hasta ve yasli bu kadin, Musul ve Kerkük Kürtlere gidecek diye Türkleri intifadaya cagiriyor.
Sakin düsmeyin Altanlar. Cetin, Mehmet ve Ahmet Altan´lar. Kursun yiyin, ac kalin, sürgüne cikin ama düsmeyin. Keske bu sesim size ulasabilseydi. Ne yapak yazar degiliz. Hocam Allah rizasi icin bu notumu onlara e-mail et.
Sizde Karaman´in koyunu cikarsaniz, son noktayi koyacagim.
Saglikla
Sevmek asla suç olmaz.
Asıl suçlu sevgiye layık olamayandır.
'Sevgi tek tanrı, şair resülüdür' demişti Mehmet Yaşın. Ve ben şuna iman ettim.
En büyük yaradan, Hûda ve yüce mertebe SEVGİ'dir. Yani diyeceğim Sevgi kıblemiz ve amacı insanlık olmalı.
Ben ne tapılacak kadın, ne kusursuz insan tanıdım. Lakin sevginin önünde secdeye durdum.
Eşkiyalara vuruldum.
Yılmaz Güney'e öykündüm.
Sevdiklerim; sevgime asla ihanet etmedi. Edense kendi kefaretini ödedi.
Diyeceğim; siz güzel insansınız. Sevdikleriniz çürük çıkmışsa, sevginizinin ne suçu var?
Ben Altan'lardan Çetin Ağabeyi çocukluğumdan beri okurum. Sever,sayar ve saygı duyarım. Sağolsun. İki değerli evlat bağışladı bize.
Sevelim ve onları koruyalım.
Eğer sevimizi rüsva ederlerse, insandır. Beşerdir. Şaşar da diyelim.
gelelim iletme meselesine.
Ve yazarlık işine.
Nasname; Özgür Bireyler Topluluğudur. Ve bizde her BİREY yazardır. Ekabir takımına yer yok. Buyrun yazın. Aha Nasname ve aha yazarsınız. Tutan mı var. Serçavan, serseran.
Onların email adreslerine yazınızı yollamam.
Onlar bizi okurlar.
Bu mesajınızı biraz daha yukarılara taşıyacağım.
Çünkü Taraf'daki dostlar bakar. Gereken yerlere iletirler.
Selam ve selametle.
İllede ile SEVGİ'yle.,
Nas-Edi
Yorum yaz