İslam Ve Kürdlük Ruh İle Beden Gibidir
İki defa aynı delikten ısırılanın aklı yoktur. Bizim kaç kere aynı delikten ısırıldığımızı ben sayamıyorum. Tüm günah da büyüklerde, örgütlerde, önderlerdedir. Kürd halkının imkânlarını halka karşı kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar. Birlik akıllarına gelmez, işbirliği akıllarına gelmez. Varsa yoksa hainlik, münafıklık. İlan ediyorum; Kürdler arasında münafık yoktur, hain yoktur. Ama ümmiler, tahrik olacaklar, yanlış yapacaklar çoktur. Din adına, halk adına, Kürdlük adına kışkırtılınca yanlış yapacaklar çoktur.
DTP, PKK, Öcalan hakkında yazmaktan bıktım. Birçok Kürd de bıkmıştır sanırım. Ama onlar yanlışlarından bıkmıyorlar. Tıpkı daha önce yaptıkları gibi. Doksanlı yıllardı, bölgeyi teslim almışlardı ama siyaset yok, konsept yoktu. Yol kesiyor, haraç alıyor, kendilerinden olmayan Kürdleri sindiriyor, sinmek istemeyenler ya korucu oluyor ya da başka arayışlara giriyorlardı.
O esnada devlet sıkışmış, açılımlar yapmak istiyordu. Ama Türk derin devleti bir seçenek daha olduğunu keşfetmişti. Aslında keşif sayılmaz, daha önce başvurdukları bir taktik idi. 1925’te tüm ricalara rağmen Seyyid Rıza, Şeyh Said’e destek vermemişti. 1937 yedide ise Şeyh Said yoktu, Şeyh Abdurrahim ise Dersim’e gitmye çalışırken yolda, Bismil yakınlarında şehit ediliyordu.
Evet, seçenekten, derin devletin seçeneğinden bahsediyorduk. Bu seçenek Kürdü Kürde kırdırma siyasetiydi. İyi tuttu. PKK Marksist, Ermeni uşağı idi. Müslüman Kürd halkıyla işi olamazdı. Haliyle onlara karşı savaşmak sevaptı. Nitekim birileri savaştı veya direndi veya kendi beyanlarına göre tahmili bir savaşa karşı savunma savaşı verdi.
İlim gurubu dışındaki Kürdler onlara karşı direnme iradesi göstermediler. Öngörüldüğü gibi çivi çiviyi söktü, binler gencimiz iki taraftan olmak üzere öldürüldü, sakat kaldı, binlercesi hapse girdi, ağır cezalar aldı. Bugünlere geldik. Hala akıllanmadığımız anlaşılmaktadır.
Newroz’dan önce yazdık, daha önce Diyarbakır yağması vesilesiyle yazdık. Yağmanın, Kürd esnafının malına zarar vermenin, farklı düşünen kesimlere ait kurumlara saldırmanın fitne olduğunu söyledik. Ama DTP’li kardeşlerimiz söz geçiremediler ve söz geçiremiyorlar. Biz Kürdlerin de derin yapıları, Ergenekonları vardır. Yakıp yıkarlar, hain ilan ederler, öldürürler, eleştiriler, milli birliği toz buz ederler de gene haklı olduklarını iddia ederler.
Bunlar PKK içinde yuvalanmış bir kısım insanlardır. Kime çalıştıklarını, amaçlarını bilemem. Ama tarafsız olarak gözüken şudur; kendileri dışındaki Kürdlerin aklından şüphe ederler, tepkileri medeni değil, üslupları ayrıştırıcı ve dışlayıcıdır. İlim gurubunu da kendilerine benzettiler. Süreç içerisinde binlerce Kürd hain denilerek, münafık denilerek öldürüldü. Örgütler içi temizlik operasyonları tam bir felaketti, örgütsel arası savaş da öyle.
Tam da normale döndük dediğimiz noktada tahrikler, demeçler peşi sıra geliyor. Diyarbakır’da, Mersin’de İlim gurubuna yakın işyerleri, dernek binaları taşlanıyor. İlim gurubundan da bunu kınayan ve mahkûm eden açıklamalar. En tehlikelisi de İslam ve Kürdlük gibi iki kutsal kelimeyi mücadeleleri için kullanmaları. Bu iki değerimizi, zenginliğimiz böldüğümüzde neye benzeriz acaba? Kürdlük birisinin tekelinde, Müslümanlığımız da diğerinin tekelinde olunca; İslam ile Kürdlük çatışma vesilesi yapılır ve bu iki değer üzerinden daha önce de yapıldığı gibi bazı Kürdler din düşmanı bazıları da millet düşmanı ilan edilir ve vuruşturulur.
Böyle bir savaşı, ayrışmayı Milli Bünyemiz kaldırabilir mi? Ben zannetmiyorum ve özellikle PKK’yı, DTP’yi dikkatli olmaya davet ediyorum. Cemaatin onlara nazaran daha sakin davrandığı, hukuka riayet ettiği ( eskiden değil, şimdilik, yarın için de garantim yoktur ) anlaşılmaktadır. Üstellik DTP iktidar da sayılır. İktidarların sorumluluğu daha fazladır. Bir kez daha bizi mahcup etmeyin, Kürd kanı dökmeyin, kardeşkanı dökmeyin, Milli Birliğimiz bozmayın.
Kürdistan geniş bir coğrafyadır, çalışmak isteyen, hizmet etmek isteyenler için yollar çoktur. Çok renkli ve çok sesli bir toplum olmak ve hukuka riayet etmek durumundayız. Aksi halde bir daha dostları üzer, düşmanı sevindiririz.
İki defa aynı delikten ısırılanın aklı yoktur. Bizim kaç kere aynı delikten ısırıldığımızı ben sayamıyorum. Tüm günah da büyüklerde, örgütlerde, önderlerdedir. Kürd halkının imkânlarını halka karşı kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar. Birlik akıllarına gelmez, işbirliği akıllarına gelmez. Varsa yoksa hainlik, münafıklık. İlan ediyorum; Kürdler arasında münafık yoktur, hain yoktur. Ama ümmiler, tahrik olacaklar, yanlış yapacaklar çoktur. Din adına, halk adına, Kürdlük adına kışkırtılınca yanlış yapacaklar çoktur.
Kafamızı kuma gömmekten vazgeçip, tedbirler alalım. Halkımızın kardeş kavgasına verecek tek bir ferdi yoktur. Kaybetmeyi göze alacağımız tek bir Kürd yoktur. Dışlayacağımız bir değerimiz, mezhebimiz, dinimiz, aidiyetimiz de yoktur. Büyük bir milletiz. Tek bir lider, tek bir örgüt, parti bizi hedefe taşıyamaz. Çok renkli ve çok sesli yapımıza hürmet edelim.
Taraflara sükûnet çağrısı yapalım. Düşmanlarımızın oyunlarına karşı da uyanık olalım. Biz bir birimiz vurdukça Halepçe’den, Dersim’den nasıl bahsedebiliriz. Önce biz kendimize saygılı olmak zorundayız. Ondan sonra da saygı beklemek durumundayız. Benim bu konulara bakışım budur, bilenler konuşsun, yazsın, kamuoyu da taraf olsun. Aksi halde tarafların insafına kalırız. Bence duruma el koymak Kürd halkının hakkıdır ve vazifesidir. Bu işi bize bıraksınlar. Gölge yapmasınlar yeter. İslam ve Kürdlük ruh ile bedenimiz gibidir. Ne ruhsuz ne de bedensiz kalmaya niyetimiz yoktur.
27 Mart 08
DTP'den Açıklama
http://www.8sutun.com/node/56549



Yorumlar (20 gönderildi):
Kurd siyasi taleplerini dile getirmek,savunmak tüm Kurdistan'lilarin dogal hakkidir.
Ancak, geçmiste Islam kardesligi adi altinda, " gaur, munafik" suclamalari ile Kurdlerin nasil kandirildigi ve bu günkü TC devletinin Kulüstür Arabasina 85 yildir nasil, "öküz misali" Boyunduruga vuruldugu veya ayni Oyunlarla, tekrar vurulacagi tehlikessini görmek gerekiyor.
Kurd milletinin siyasi talepleri vardir ve bu talepler, siyasetin termonolojisi Kullanilarak dillendirilmeli'dir.
Hala çaglar öncesine ait, - Gavur ve munafik- belirlemeleriyle Kurd siyasetin'in önünü açmak mümkün degildir.
Kurdun yurdu mezra-bota, tek tanrili dinler- öncesi Evreler de, bu gün dünya düzeyinda arpitilan ve iktidar araci haline getirilen, seküler yasamin tam merkezi'dir.
Mezra-bota, tek tanrili yasama geçiste'de bu çatismanin mezkezi durumu devam etmistir.
Bu gün dünya düzeyinde devam eden çatismalar: Yüz Yillar önce Kurdistan da yasanmis ve öyle gösteriyor ki; sizinde degindiginiz, cahilce metotlarla devam etmesi halinde, bu Kurd milleti'nin HAK etmedigi bir felaket olacaktir.
Hem "milli toplumun" ve hemde "ümmet toplumun'un" mücîtleri, Kurdler'dir.
Kurdler, Kendisine ait bu siyasetleri Kullanarak; Kendi disindaki toplumlara siyasi mesajlar verecegine; diger toplumlardan aldigi siyasi mesajlarla tekrar içine Kapanip biribirini bogazlamasi; düsmanlarimizin isine yarayan bir siyasettir.
Dogruya ulasmak için tartismak bizim isimiz, çatismak düsmanimizin isidir.
Ugrasilarinizda basarilar diliyorum.
Veli abbas
Biji Kürdistan
kahriolsun sahte musluman ve sosyalistler
sıdkı bey milliyetini sevebilir. sıdkı bey milletinin iyiliğini isteyebilir. Sıdkı bey şu gaye hayali olması dahi meşrudur. Kürt milletinin en muferreh toplum ideali.. Ama bazıları sanki Kürt denince Kürdi denince şeytan denilmiş gibi...Bu kelimelerin kullanıldığı Kürtlerin adının anıldığı zaman imanın uçacağı zeabına kapılması cidden hayret vericidir.
İslam ümmeti diyelim. Peki sorun ve zülüm nerde işleniyor. Kürdistan da..Sorun nerenin sorunu..
Ensar ensarlığından vazgeçmedi. muhacir muhacirliğinden. Hz Peygamberin vefatından sonra emanet bizimdir diyen Ensar vardı. muhacir vardı. Yani demem o ki Hz Peygamber hiç bir zaman islam toplumunu tek tipleştirmedi. ensara demedi sen sadece müslümansın. acem ile arabı bir eyledi. türk ile kürtte birdir.
aklını şeytanın eline vermiş bir kaç şarlatan türkün yaptığı bazı uygulamalardan tüm türkler sorumlu olmadığı gibi...akılını şeytana kaptırmış bir kaç kürdün tasarrufuda kürtleri bağlamamalıdır.
bazı insanların cemaatın muesselerini taşlamalrı ve çirkin saldıralara maruz bırakmalrının hangi olayların arefesinde olduğunu görmek dahi oyunun büyüklüğünü göstermektedir.
erkenekonun ankara pkksi ile kol kola yapacağın bu tür provekaasyonların hedefini görmek lazım. türklerden ülkeyi karıştırcak bir işaret görmeyenlerin iki eski husumetliyi karşı karşıya getirmeye çalışmasını iyi okumak lazım..
cemaatı hiç bir olay yolundan döndürmemeli. yine bildiği musbet yola devam etmeli. hiç bir tahrike kapılmamalı. savaşın şartının kendin planlamadığın...birlerinin senin üzerinden ve psikolojik tepkilerinden hareketle senin üzerinden olayların seyrini değiştirmeye çalışmasını kabul etmemek bir feraset gereğidir.
ankara pkksi tabi ki anlamaz bu tip çağrılardan. ama tüm kürdi kardeşlerimden istirhamım kardeş katline cevaz anlamına gelebilecek bu tip tertiplerin kime hizmet ettiğini iyi görmeleridir.
iki günlük ölümlü dünyada yapılan bu tip aymazlığa tek bir ağızdan tepkimizi verelim.
Mazlum Filistin halkının davasına haklı olarak destek sunarken, Kürd halkının haklı meşru ulusal mücadelesine sırtını döner ve eylemselliği ile Kemalist rejimin değirmenine su taşıyorlar. Eğer müslüman toplumlara destek verme amacınız ise, öncelikli ve kutsal göreviniz Kürd halkının haklı mücadelesine destek olmak zorundasınız. Filistini savun, Kürdistan'a karşı çık olmaz. Bu iki yüzlülük olur.
Dolayısıyla, Sıtkı Zilan'ı eleştireceğinize, onun gibi olmaya çalıçarak, hem halkınıza, hem de Hak'kınıza karşı olan sorumluluğunuzu yerine getirin. Sıtkı Zilan gibi ulusal haklarına sahip çıkan müslüman kardeşlerimize bağrımız açıktır.
YA XWEDA
YA MUHAMMED
YA MELLE MUSTAFA BARZANİ
NASNAME YOROM YÖNETİMİ:
Yorumunuz "adar'ın" ard arda iki kez aynı yorumu gönderdiği sanıldığından dolayı silinmiştir. Hiçbir ideolojik fark gözetmeksizin, yorum değeri olan tüm yazılara, sitemizde yer verilmektedir.
saygılarımızla..
Tarih tekerrür ediyor desem yalan olmaz. Sayın Zilan; Kürd genel baskanı ifadesini nasil yorumluyor. Konfederalizmi nasıl açiklayabilir diye merak ediyorum. Olaylar analiz edilirse Kürdistan cografyasinin bir parcasinin özgurlugunu aciklamaya hazirlanirken, boyle ici bos konfederalizmle güney kürdlerine nasil bir mesaj verdirildi. Alelacele kurdurulan pjak pyd ve pcdk nin misyonlari nedir acaba. PKK’nin tek misyonu vardir, oda apo ya hizmet etmek, hayali lider ilan etmektir. Tüm mücadeleleri bundan ibarettir.
Nitekim pkk nin karsisnda durup savasmadigi bir kurt örgütü kalmismidir. KDP,YNK ve 80 oncesi tüm kurt olusumlari ile mücadeleleri ve saire. Kendilerini kurt ve turk ve mazlim halklrnin hizmetine adamis gönullere yapilan saldirilar varolmayan ve hayali liderligi kaptirmama savasidir. Hayali lider tüm hiziyla kendine rakip olabilecek tüm potansiyeleri bertaraf etme yarisinda ustadir. Nice üst düzey kadrolarinin etrafinda uzaklastirdigi gibi. Varsin ona hayirli ugurlu olsun bu varolmayan hayali liderlik. Ancak tek hedefleri hizmet olan sahsiyet ve olusumlara karismasin yeter.
sn zilan belki yazin carpiltilmiştır olabilir, ancak uzulerek belirtmeliyim ki ilim gurubu ifaden bizleri rencide etmektedir. Sanki bir kucumseme hisediyoruz. Avukatlik meslegin icabi terimleri daha dikkatli kullanabilecegini tahmin ediyordum. Haktan ve hakikatten yana tavir koyman benim tek dilegimdir. Elini vicdanina koy biz simdiye kadar pkk ya ne söyledik ve ne hakaretlerde bulunduk. Nefsi müdafaayi sen bizlerden daha iyi bilirsin. Olaylar hakkinda bilgilenmek icin olayin kaynagina müracaat etmek daha iyi degilmidir.
selamlar
Sn Zilan’ı haşa kafir ilan ettiğimi nereden çıkardın? Şimdi bu bir iftira sayılmaz mı? Yazımda genel bir görüş var. Zilan’ı tanır ve hatta severim, eleştiririm de. Belirli çevreler ne demek? Öncelikle benim bir müslüman olduğum yazımdan da anlaşılıyor. Bu kimlikle yazmışım. Karşı görüşteki insanı alt etmek için o insanı karalamak doğru bir şey mi? Hem insanlar biribirini alt etmek için mi konuşur veya yazışırlar?
Kim veya hangi çevreden de olsam benim de senin gibi bir görüşüm, düşüncem var. Medenice düşüncelerini yaz belki ben de senden istifade ederim. Beni ikna etmesen başkalarından da istifade ederim. Kendim direk de okur öğrenirim. Bunu herkes yapar. Kimi peygamberler hariç kimse anasından doğduğu gibi ilim irfana kavuşmadı. Öyle bilgiçlik taslayıp alayvari bir şekilde "ÖZ" nedir diye soruyorsun. Özün ne olduğunu Sayın Zilan çok iyi bilir.
Sana da bu çağrıyı yapıyorum: Gel annenden doğduğun an gibi ol. Bu ne demek bilir misin? Saf, temiz, arı-duru islam üzere demek. Şimdi bunu da yanlış anlamayasın. Siz islam üzere değilsiniz manasına getirme. Hüküm Allah’ındır. İslam zahire bakar bilmen lazım. Herkes özünden uzaklaşmış olabilir. Buna ben, sen, Syn Zilan da dahildir.
Şimdi gelelim Filistin meselesine; Bir kere Filistin’deki savaş Arap-İsrail savaşı değil. İslam küfür savaşıdır. Emperyalist ve Siyonist propagandadan sizin de etkilendiğiniz belli.
Kendi halkıma yapılan zulmü herkesten çok görür ve ilgilenirim. Ama halkımı zulümden kurtarmak adına çıkıp ortalığı dağıtmak, halkına zor ve cebir kullanmak, kirli ilişkiler yumağının parçası haline gelmek, din düşmanlığı yapmak doğru bir şey mi? Halkımı kurtarmak için halkımın şovenist duygularını mı harekete geçirmem gerekiyor? Yoksa sana yaptığım çağrının aynısı olan "Ey halkım 'ÖZ'üne dön" mü demem lazım? Özüne dönmek ırkçılık yapmak değildir bunu bilmiş ol. Yani gel kürtçülük yap değil. "Gel kula kul olmaktan çıkıp Allah'a kul ol" demek. Bu çok geniş bir mana ihtiva eder. Gerisini en iyisi sen araştır anla. (Ali Şeriati'yi okumanı tavsiye ederim "İki haksızlıktan birine bağırıp diğerine susan, dilsiz şeytan olmaktan kurtulamaz"
Eleştirim yanlızca şahsınıza değildi. Bu yorum benzeri yorum yapanları eleştiri amaçlıydı. Yorumumda 'kafir' kelimesi için kesinlik kullanmadım 'neredeyse' dedim onun için yorumunuzun o kısmında hatalısınız. Müslümanın da binbir türlüsü vardır. Ayrıca bahsettiğiniz gibi bir karalama yok. Benim karşı çıktığım nokta bazılarının zülüm altındaki kürdlerin haklarını savunmasını ve onlar için mücadele etmesini anti islami, şovenizm ve ırkçılık gibi görme düşünceleridir. Kürdler için yapılan her mücadele (Pkk'nin marksist bir felsefeye sahip olmasından dolayı) marksizme hizmet etmiş gibi görülüyor. Hatta bu gün batıda Kürd dendiği zaman hemen akıllarına 'sol' geliyor.
Ben, Sn. Zilan'ın avukatı değilim (kendisi zaten avkattır) ama onun söylediklerinin şovenizm ile alakalı bir düşüncesine rastlamadım. Siz kırıp dökmekten, din düşmanlığından, başkasına maşa olmaktan bahsetmişsiniz vede yanlış değilsem bununla DTP ve PKK'yi kastetmişsiniz, bununla onlardan olduğumu ima ediyorsanız, yanlışsınız. Bugün ne yaparsanız yapın birileri sizi birilerinin maşası olarak gösterecektir, dünya bir ağ ve herkes bu ağın bir ipliği durumuna getirilmiştir.
Bana göre Filistin savaşı artık İslam-Küfür savaşı değildir. O; dediğiniz Salahaddinê Eyyubi zamanında vardı. Yaser Arafat’ın veya Haniye'nin Kürdlere bakışını bilirmisin bilmiyorum. Ama onlar zalim Saddam'dan destek karşılığı benzer durumda olan Kürdlerden hiçbir zaman yana olmadılar. Ben onlara destek vermeyelim anlamı çıkarmıyorum. Onları izlediğimizde hepimizin içi sızlıyor. Ama, onlara destek verirken kendinden bihaber olmak anlaşılır şey değildir. Yani aynen dediğiniz gibi "İki haksızlıktan birine bağırıp diğerine susan, dilsiz şeytan olmaktan kurtulamaz".
Bana yaptığınız çağrı güzel bir çağrı ama o çağrıyı gerektirecek durumda olduğuma nasıl kanaat getirdiniz? Kime kul olmuşuz? Veya söylediklerimiz kürdlüğü yüceltmek adına mı, yoksa zülme dur demek için mi?
Hüküm zahire göredir. Ancak, Allah batına bakar 'ameller ancak niyetlere göredir'
Tavsiyeleriniz için teşekkürler.
harkesin apouyu tanrı amonra gördüğü ve kendilerini devletleşme ve kurumlaşma dönemi tabir ettikleri zamanda apoyla ilgili yazdım.
apo yıllarca dürüst namuslu kürtleri ajan ilan etti, kurşuna dizdi, köyleri kuruculaştırdı. kurşuna dizdikleri kundaktaki çocuklara;''se kure seya'' dedi. yani yürek dayanamayan, dramatik olaylara bile apo kendini haklı gördü. o bir anibal, peyğember vs. benzetmelerle, birden hz. isa oluverdi. oysa hz. isa sol yamnağına şimar vurulduğunda sağıda gösterin demişti. oysa apo rusya da stalin. almanyada hitler, italyada musolini, portekizde salazar di. onlardan hiç farkı yok.
devletleştik, iktidarlaştık ve kurumlaştık dediğin nedir? diye bir soru sormuştum. ta o zaman yani yıl 1990, amed zindanı ve 9. koğuş, laleş kasonun yanı başı. zaten laleş bin bir zorlukla beni koğuşa almişti. alırken feodal ve bölgesel zihniyeten, apoculuk diktatörlükten çekiniyordu. yanımdaki fukara köylü ise eziliyor, büzülüyor, olayların farkında değil. habire kendini affettirmenin yolları ariyordu. oysa pkk içinde atını alan üsküdarı geçiyor, apoya vaadlar yağdırıyor, birden yükseliyor. yükselişi ve düşüşü bir oluyordu. yükselirken himler gibidir, düşerken günahkar olup çıkıyor. bütün günahkarlar onu recm ediyordu. bir allahın kullu çıkıp hiç günahı olmayan ilk taşı atsın denmiyordu.
oysa demokrasilerde, haksızlığa uğarayana sahip çıkmak elzemdır. belkide illerde bende aynı sorunu yaşayabilirim der. ama pkk de bize birşey olmasın kim gidiyorsa gitsin anlayışi hakim
apoya eleştiri, ihanetle özdeşti, ajanlıkti, emperyalizm ve sümürgeciliğin ajanliğiydi. sen kim oluyorsu eleştiriyorsun deniliyordu.
oysa ölen ben, işkence de ölen ben, kaçırılan ben, aci çeken ben.apo ermenistanda gelen özel şaraplar, borda şaraplarıyla yalçın küçük, güneri civacaoğlu, doğu perinçek ve ergenekoncu takımı ağırlamakla meşguldu, o çağımızın lideriydi.
yazdım ve devrim tarihlerinde önderlerden örenekler verdim. emiliyona zapatadan, ho cihmin,fidelden mao ya, cezayir önderleri hepsi, ya çöl derinliklerinde, ya dağlarda, ya da yağmur ormanlarında savaştı. sen nerdesin. canavarlaştırdığın, eline silah verdiğn köylüyü salmişsin halkın üzerine, vuruyor, kırıyor ve yıkıyor.
inasanlar ot biçer gibi kesiyor. tc den görmediğimiz işkenceleri sen yapiyorsun. halkın sana emanet ettiği evaltlar öldürüyorsun,evlerine gidip oturduğunda botana gönderdik diyorsun.
böylesi bir vahşet, böylesi bir zulüm olmaz, bu silah geri teper dedim. tarih beni doğru çıkardı ve apo şimdi yedikleri çiy köftelerin, içtiği şarapların, yaşadığı yaşamım özlemiyle zindanı çekemiyor, ga hasta, ga zehirleniyor,bazende boğazı akiyor, galiba yavaş yavaş öldürülüyor diye bilirtiyor.
apo sen bize kedinin ağzındaki faresiniz, düşman sizinle oyunuyor. acaba sen nesin?. tarla faresiyle, kır tilkis misnin?
bugün alabildiğince büyük bir oyun oynaniyor. sağduyulu ve gerçekleri kavrayan kemalist guruh dışında pkk komutanlari bu oyunun tarafı olmamaları lazım. üniversitedeki yurtsever öğrenciler kemalist faşist sol diye tabir edilenlerin hiç bir şekilde taraftarı olmamaları lazım. kürtler her zamandan daha çok birlikte olmaya ihtiyaçları var. şu cemat bu kesim diye kendi aralarına nifaklar konulmamlı, geçmişin olayları bir tarafa itterek birlikte kemalistlerin oyunları boşa çıkartmaliyiz. ilimin ofisleri ve yerleri taşlamak bize hiç birşey kazandırmaz. aponun kemalistlerle kurduğu itifakın içine gireriz, kürtler kapana düşer ve yıkılacak, öldürülecek, oluşan darbede de en çok acı çekecek biz kürtler olacağız.
sevgili gençler bunu iyi biliniz apo bir ikon değil. kanıtlanmiş bir düzen tortusu, ergenekonun yakın elemanıdır. çevresine bakın. doğulara, yalçın küçükler şimdi nerdeler. onlar nerdeyse apoda ordadır.
Yorum yaz