Anasayfa | Yazarlar | Sıtkı Zilan | Kemalizm ile Komünizm ilişkisi

Kemalizm ile Komünizm ilişkisi

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image

Bendeniz komünist derken, Kemalist derken bu pratiğe / fiiliyata dikkat çekmeye çalışırım. Teori ise ayrı bir konudur. Akif’in deyişiyle; kaç hakiki Müslüman gördüysem hepsi makberdedir, Müslümanlık galiba göklerdedir. Hakiki komünistler de belki vardır ama makberdedir; Marks gibi. Bazıları da hayattadır; Bezan Boti gibi. Bizim bunlarla bir sorunumuz yoktur.

KEMALİZM İLE KOMÜNİZM İLİŞKİSİ

Kemalizm ile komünizmi ilişkilendirmemden dolayı bir kardeşimiz kızmış ve bizi epey hırpalamıştır. Teorik olarak haklı da olabilir. Ama işin fiiliyatına baktığımızda bana da hak vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Komünizm nazari olarak devlete karşı ise de, komünizme ulaşmak isteyen Rusya ve onun peykleri, Çin ve diğerleri en acımasız devlet ve parti örgütünü kurmuşlardı. Bu yönüyle ile devlet ortak paydasında buluşan Kemalistlerle ortak noktaları vardır.

İkincisi; iki sitemin de tek parti ile yürütüldüğü, Türkiye’de çok partili siteme geçildiğinde bile devletin-Kemalist vesayetinin devam ettiği görülmektedir. Bu vesayetin bitmesi demek, resmi ideolojinin de fiilen bitmesi demektir.

Elbette teorik olarak Komünizm ile Kemalizm arasında farklar vardır. Şunu unutmayalım ki eğer Marksizm ve onun fiiliyata ilişkin birinci basamağı olan sosyalist sistem Rusya gibi önemli bir ülkede iktidar olmayıp da; nüfus,  toprak ve askeri açıdan önemsiz bir coğrafyada iktidar olsaydı, bu kadar dikkate alınmaz ve dünyanın bu olaya bakışı farklı olurdu. Nitekim Küba hala o yolda fakat ( SSCB ) eski Rusya’nın uyandırdığı ilgiyi uyandıramıyor.

İran devrimi de öyle. İslam da bindörtyüz senedir var ama yakın zamanda, önemli bir memlekette devrim yoluyla iktidar olması yankı yaptı. Oysa İslamî anlayışın değişik yorumları birçok ülkede iktidar olmasına rağmen aynı heyecanı uyandıramıyorlar.

Kemalizm’in önemi de Türkiye gibi bir ülkede iktidar olmasıdır. Yoksa tartışılmaya değer bir konu bile olmazdı. Arapların atasözünü tersine çevirirsek bu konuya uygun düşer. Şereful mekani bil mekiyn, derler. Bu mevzuda ise oturanın şerefi, oturulan yerle doğrudan ilgilidir. Yer önemsiz ise o da önemsiz, yer önemli ise o da önemlidir.

Bu açıdan Komünizm, Kemalizm, Siyasal İslam’ı tartışmak gerekir. Fakat tartışırken haksızlık yapmamak da esas olmalıdır. İyi ve kötü, güzel ve çirkine ilişkin bir birine yakın belirlemelerde bulunabilir ve genel bir tarife de ulaşabiliriz. Ama doğru ve yanlış izafidir.

Onun için Komünizm, Kemalizm, İslam, demokrasi ayrı şeyler olduğu halde; değişik terkipler icat edebiliriz. Mesela; sol Kemalistler, sağ Kemalistler, İslamcı Kemalistler olabildiği gibi, Kemalizm ile Komünizm arasında, Komünizm ile Faşizm arasında, faşizm ile siyasal İslam’ın bir kısmı arasında düşünce benzerliği, fiiliyat benzerliği tartışılabilir.

Solcu Müslümanlar, sağcı Hıristiyanlar da olabilir.  Düşünceler, sistemler arasında etkileşim her zaman olmuş ve olmaya devam edecektir. Nitekim Türkçü Kürdlerden sonra,  Kemalist Kürdler de literatürde yerini almaya başlamıştır. Oysa normal şatlarda bir Kürd’ün, Alevinin Kemalist olması düşünülemez.

Sormak lazımdır. Siyonistlerin, El Kaidenin, PKK’nın, Bush’un, Kemalist mezalimin fiiliyatı arasında ne gibi bir ayrılık vardır. Sadece isimler, mekânlar ve taraflar değişiktir o kadar. Onun için kişi veya topluluğun komünist / felsefe, dindar / din, Yahudi veya Kürd / aidiyet, Kemalist /devlet olması arasında ne gibi bir fark vardır. Bence fiiliyat önemlidir ve hiç kimse eleştiriden ve kurallardan muaf değildir.

 Komünizm Rusya’da asgari yirmi milyon kişinin ölümünden ( çoğu da Stalin dönemi ), Çin’de otuz milyon kişinin ölümünden ( Mao dönemi ), Kemalizm yüzbinlerce Kürd’ün  1925 olaylarında,  dersim hadisesinde, Ağrı olaylarında ölmesinden, katliama uğramasından sorumludur.

Yahudiler değil ama Siyonistler Filistin’de işlenen cinayetlerden sorumludur. Müslümanlar değil ama El Kaide işlenen cinayetlerden sorumludur. Kürdler değil ama PKK işlediği cinayetlerden sorumludur. Amerikalılar değil ama Bush ve selefleri, ABD devleti dünya çağındaki fitneden sorumludur.

Bendeniz komünist derken, Kemalist derken bu pratiğe / fiiliyata dikkat çekmeye çalışırım. Teori ise ayrı bir konudur. Akif’in deyişiyle; kaç hakiki Müslüman gördüysem hepsi makberdedir,  Müslümanlık galiba göklerdedir.

Hakiki komünistler de belki vardır ama makberdedir; Marks gibi. Bazıları da hayattadır;  Bezan Boti gibi. Bizim bunlarla bir sorunumuz yoktur.

Fethullah Hoca’nın Komünizm ile Mücadele derneğinin Erzurum Şubesinin kurucuları arasında yer alması tüm Türkiyeli Müslümanlara teşmil edilemez.  Biraz Erzurumlulukla ilgili bir konudur. Erzurum’un Rus işgalinde kalması, Türk milliyetçiliğinin yaygınlığı ve de bu iki korkuyu besleyen devlet ve onun hamisi ABD’nin bir oyunudur.

Said-î Nursî Hazretleri hakiki dindar Hıristiyanlarla ittifakı önermiş ama kastı ABD devleti veya diğer batılı devletlerin imansız sistemleri veya devletleri olamaz. İslam ile Kapitalizm özde barışık değildir. Komünistlerin yanlışları dindarları kapitalist bloğun kucağına itmiştir.  

Buna rağmen Erbakan hoca şiddetle batı ve ABD karşıtlığı yapmıştır. NATO, AB, KAPİTALİZM karşıtlığı Erbakan Hocanın bariz siyaseti olmuştur. Keza, İmam Humeyni de ne batı ne de doğu demiş, üstelik büyük şeytan’ın ABD olduğunu belirtmiştir. Bizler de sağa karşı, İslam ile Kapitalizm’in uyuşmayacağı hususunda bir fikre sahip idik ve bunu muhafaza ediyoruz.             sidki_zilan@mynet.com

Yorumlar (2 gönderildi):

Kenan DEMIRTAS .. 09 Aug, 2008 04:40:05
avatar
Sayin Zilan,

Yukaridaki aciklamalariniz ve gerekcelendirme cabaninz Kemalizm ín Son Komunist Devlet oldugu tezinizi hakli cikarmiyor.
Eger Kemalizm Fasizmín bugun mevcut uygulamalrindan biridir desydiniz, Ya da Bugun ku Kemalizm'in Nasyonal Sosyalizm in gunumuzdeki daha kotu bir versiyonudur deseydiniz, Ekonomik uygulamalari, irkci teorileri ve Burokratik yapisiyla meseleye daha gercekci bir sekilde parmak basmis olacaktiniz. Zita Kemalizm Turk KOmprador Burjuvasininz ve Toprak, Turk Tefeci Tuccar Burjuvazisinin Siyasal Temsilcilerinin ittifak Partisidir. Mustafa Kemal'e atfen bu ismin kullanilmasi Bu hareketin ve iktidarin Mustafa Kemalín sahsi kisligi, sinifsal yapisi ve ideolojisi ile sinirli degildir. Kemaliz daha dogrusu Ätataurkculuk"iktidardaki sinifin baski ve somurusunu mesrulastirmak icin kulandigi ve zaman ve mekana gore de fakli anlamalar yuklenmeye calisilan bir yapay kavramdir. Kemalizm'in beslendigi ideoloji Kapitalizm daha sonra da Nasyonal Sosyalizm dir. Stalin í ve ya Mao Zedung u 70 yillik real Sosyalizmin uygulamalari isiginda degerlendirebilir, elestirebilir, yerebilir ve ya rededebilirsiniz.Bu konuda sizinle o zeminde paylasabilecegimiz dusuncelerimiz ya da karsit argumanlarimiz olabilir.Yalniz bir konuda sizden tutarli bir durus bekliyoruz Sayin Zilan.Ne Stalin Ne de Mao Tsedung uygulamalarini Ateist ya da dinsel inanclara sahip olmadiklari icin yapmadilar. Her iki ulkeyi de devletlerin uygulamalarini da donemin ekomomik , sosyal ve poltik konteksti icinde tartisalim. Ve Kemalizm'i ve Kemalist ideolijiyi , dinle baglarinin zayiflik ve gucluluk olcutleri icinde ele alirsaniz, 1300 yillik real Islam tarihi icinde aklayabileceginiz zaman dilimi yok denecek kadar az olur. Koleci Islam Devletleri ve Imparatorluklarinin , Insanliga, bilime , sanata, Dogaya yonelik tahribatlarini aciklayamazsiniz. Onlar Gercek musluman degillerdi ile de gecistiremezsiniz. Zira inandiriciliginiz gider.Bugun Kemalizm é Karsi AKP iktiarini KUrtlere adres olarak gostermeniz de bu statik dusunce kalibinizdan kaynaklaniyor. AKP ne sinifsal olarak ne de Kurt sorununa yaklasim olarak Mevcur Kemlaist Statukodan farkli hic bir cozum sunmamistir. Sunamaz, sunmasi da sinifsal Dogasina aykiridir. Kemalist kanada karsi iktidar da guc kazanmak icin AB ye yaklasimi kendi iradesi disinda kurtlere bireysel bazi ( kismi) demokratik haklarin verilmesine vesile olabilir. Fakat bu kendisinin istedigi, programladigi, arzu ettigi bir durium degildir. Ortodoks Islamcilarin teme l haklari ve kazanimlari icin mucadele ederken ister istemez, Kurtler, Aleviler, ve diger azinliklar da bu tarihsel bosluktan kismen yararlanacaktir. AKP nin tam ikdiar olmasi durumda mevcut Kemalist Systemi aratacak uygulamalara basvuracagindan Demokrasi guclerinin kuskusu olmamalidir. Islamin yakin tarihi bunun uygulamalari ile doludur.Ben Bir Kurt olarak sizinle ortak bir zeminde bulusmanin sizin tarafinizdan ozellikle imkansiz hale getirildigini goruyorum. Zira Bir Komunist olarak bana hakaret ediyorsunuz. Kemalizm í komunistlerle ozdeslestirmek Komunistlere buyuk hakarettir sayin Zilan.Kemalist Sistemin magduru olan daragaclarinda zindanlarda yasamini yitiren yuzlerce Komunist e hakaret ediyorsunuz.AKP yi adres olarak gosterek Bir Alevi olarak Bana hakaret ediyorsunuz sayin Zilan. Ben Selcukludan buyana Osmanli iktidarinin 800 yillik iktidari da dahil 1000 yildir adres olarak gosterdiginiz sistemlerin magduruyum. Ayni soruyu size tekrar sormak istiyorum Sayin Zilan, zira onceki yazima cevap alamadim. Siz de Aleviler neden Kemlaizm in potasinda eritiliyor su anda? Acaba sayin Zilan neden Alevi Toplumu Kemalizm ín esas partisi Nasyonal Sosyalist Kirmasi , CHP gibi fasist ve Cuntaci bir partiye oy veriyor dersiniz? Bu cok ciddi bir toplumsal olaydir. Hasasiyeti olan bir konudur.Sahi Sayin Zilan Bizim Aysel'in aciklamalrinda tarihin gerilerinde bir kompleks aradinizmi hic? Bilinc alti bir korku mesela?

Saygilarimla
Bir Nasname okur-yazari
Hadi S. .. 09 Aug, 2008 07:28:39
avatar
Sinif catismasi temelinde olusturulan marksizm teorisi, dünya tarihinde kuskusuz büyük bir etki olusturarak devrimlere neden oldu. Marksizm teorisine dayanarak gerceklestirilen devrimler ve bu devrimlerin pratigini elestirildiginde, sol idolojikli olan arkadaslardan gelen itrazin özeti söyledir: pratik sosyaliszmden kast edilen reel sosyalizm dir; savundugumuz reel degil, aksine bilimsel sosyalizm dir, diyorlar.

Özellikle bunu savunanlarin basinda kemalizmin hayrani olan sayin A. Öcalan gelmektedir. Herhalde sayin B. Boti de bu anlamda sosyalizmi savunmaktadir. Yaniliyorsam, düzeltebilir sayin Boti. Simdi bu solcu arkadaslarin bilimsel sosyalizm ile ne kast ettikleri bilmem, ancak kast edilen sey marksizm teorisi ise, genel olarak hic bir teori bilimsel olmadigi gibi marksizm teoriside bilimsel olamaz. Ancak marsizm teorisinden harketle bilimsel tesbitler yapilmistir muhakkak. Özellikle is deger teorisi ve buna bagli olarak sendikal kurumlasmalari örnek verebiliriz. Yani Marsin bu alanda emek ve sermaye celiskisi baglaminda büyük bir katkisi olmustur. Bir düsünceye ne topten red ne de topten kabul anlayisi, temelinde cehaletin ve sabit idolojinin oldugu bir taasubtan uzaktir. Hadisi serifde oldugu gibi “HIKMET MÜSLÜMANIN YITIK MALI GIBIDIR”…. Kim söyliyorsa söylesin buldugunuz yerde alin!!! Yani güzel olan herseyi almak, insani ve islami bir sorumluluk bilinci olarak görüyorum.

Ancak, Marsizmin felsefi buyutu olan meteralizmi özellikle elestirmistimdir. Felsefi anlamda positiviszm ile marksizmin meteryalist anlayisi ile birebir ürtüsmektedir önceki yazimda dedim. Positivizm akilciligi,idealizmi ve maneviyatciligi asarak meteryalizm ve sensualizm/emperizme yönelmektedir (kaynak: Schischkoff, Georgi(1991): Philosophisches Wörterbuch(Felsefe sözlügü), Suttgart, S.578). Positivizmin metafizik bir dünyayi red etmesi, cok gecmeden Alman varoluscu Filozof Martin Heiderger tarafindan karsi cikilarak böyle bir dünyanin var oldugu seklinde positivizm algisini cürütülmeye calisilmistir.

Merhum Ali Seratinin dedigi gibi marks islamin hikmet teorisini anlamis olsaydi, kesinlikle genel olarak her dini “afyon” seklinde tanimlamazdi. Marksin icinde yasadigi sartlari da göz önünde bulundurmak gerek bence. O dönemde bati paradimasinda ciddi bir degisim ve dönüsüm söz konusu idi. Yani hiristiyan din anlayisin bilim ile catismasi ve hiristiyan mezhepleri arasinda catisma gibi durumlarin sebebiyle sekülerizmin ortaya cikmasi gibi durumlardan bahs ediyorum.

Marks, meteryalist filozof olan Epikorin düsüncesi hakkinda doktora terzini yazmistir. Meteryalist epikor degil de akilci platonun düsüncesine yogunlasmis olsaydi marks, bu konuda farkli bir teori olusturabilirdi belki.

Postmodern dünyamizda yeni bir felsefi akim var. Bu akimda marsizm gibi komundan yola cikiyor. Ancak marksizm gibi felsefi anlamda meteryalist bir akim degildir. Bu akim KOMUNITARIZM olarak ifade edilmektdir. Bu felsefi anlayisin komuna yökledigi degerliler marksizmin deger anlayisndan cok farklidir. Bu felsefi akimin temel temsilcilerden olan Filozof C. Toyler modern akli söyle tarif etmektedir: “Modern Akil insanin hayatini anlamsizlastirmistir. Hayati anlamlandirmak icin yeniden dini degerlere yönelmek gerekmektedir”.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin