Derin Mesele ( FETHULLAH HOCA VE İMAM HUMEYNİ )
Fethullah Hoca’nın İmam Humeyni gibi geleceğini söylerken bir gerçeği dile getirirler ama Şahın devrilmesi ile Kemalist diktanın yok olmasının farklı tarzlarda, değişik yöntemlerle olacağından habersizdirler. Ceza amel cinsindendir. Türkiye’deki ihtilal derinden, sessizce, kurumların teslim olmasıyla gerçekleşecektir. Halk zaten bu kurumların sahibidir, malını ele geçirirken gasıp veya hırsız değil, hakkına kavuşmuş olacaktır.
—FETHULLAH HOCA WE İMAM HUMEYNİ-
Bir zamanlar ‘genç cumhuriyet’ söylemiyle övünen Türk devletinin yapılanmasının halk ayağı hep zayıf kalmıştı. Cumhuriyet halka emanet edilemeyecek kadar nazik idi.
Buna ‘muz cumhuriyeti’ benzetmesi yapanlar da vardı. Şayet halka emanet edilirse muzların yenilmesi-iç edilmesi tehlikesi her zaman vardı.
İkinci dünya savaşı sonrasında, Rusya’nın da yanlış siyasetleri sonucu Avrupa ve onun hamisi ABD’nin kucağına oturmak zorunda kalan Genç Cumhuriyet, hür dünyanın belirgin vasfı olan demokrasi ve çok partili ( iki partili ) sisteme geçmek zorunluluğunu yerine getirme babından; CHP’den ayrılan beş kişi DP’yi kurdular.
Liberal Kemalistlerin kurduğu DP’nin lideri ve sonra cumhurbaşkanı olacak olan Bayar asli hüviyetini muhafaza ederken, Başbakanlık yapan Menderes ise zamanla halka yakınlaşarak genç cumhuriyeti aşındırmaya başladı.
Devletin halk ile barışmasına, devletin halkı ve ülkesi ilkesinden, halkın devleti ve ülkesi ilkesine doğru yol alınacağı kuşkusuna kapılan CHP zihniyeti ve onun denetimindeki kurumlar hükümete açıkça tavır alarak, yıllarca sürecek travmalara sebep oldular.
1960 İhtilali ile beraber başbakan ve bakanlar asıldı. Askerin bekçilik ve vesayet yetkisi tescillenmiş oldu. 1971, 1980, 28 Şubat 1997 olmak üzere her on yılda bir sivil hayata müdahale olağan hale geldi. Bugün yaşananlar da bu vesayet yetkisi-alışkanlığının devamıdırlar.
Dışa bağımlı, halka yabancı Türk derin devletine karşı Anadolu halkının örgütlenmesi ve devletin tepesine kadar yükselmesi kolay olmamıştır. Demirel kaç defa şapkasını alıp gitmiş, Ecevit dert yandığı derin devlete teslim olmuş, Erbakan dik duramamış iken;
Anadolu sermayesinin dünyaya açılması, demokrasinin AB standardına yükselme istidadı, Fethullah Hoca Hareketinin çabaları ve liberal kesimle işbirliği neticesinde, Erdoğan bulunduğu yerde tutunabilmekte, Gül Çankaya’nın zirvesine tırmanma başarısını gösterebilmektedir.
Eğer muhalefet Alevi ve Kürdlerin de desteğini alabilseydi rahatlıkla Kemalistleri alt edebilirdi. Buna rağmen Kürdlerin yarısından fazlası AKP’yi desteklemeye devam etmektedir. Alevilerin desteği ise daha sınırlıdır.
Fakir halk kitleleri, yeni oluşan Anadolu sermayesi, orta sınıfın muhalefet cephesinde durduğu kesindir.
Askeri kesimin üst katmanları, üniversitede yuvalanan ve nemalanan memurlar ve CHP etrafında kümelenmiş bir kesim de mevcut vesayet sisteminin devamı için askeri vesayet dâhil her türlü demokrasi dışı müdahaleyi mubah görmektedirler.
Eşit şartlarda rekabet, dişe diş mücadele, üretme ve satma, dünyaya açılma gibi dertleri olmayan bu kesimlerin, halk ile bütünleşme ve halkın onayına – rızasına dayalı meşruiyet kaygıları da yoktur.
Onlara göre meşruiyetin ölçüsü laikliğe ve Kemalizm’e uygunluktur. Kemalist Laiklik anlayışına demokrasi sosu sürme ve hukuk kılıfını giydirme hususunda sorunları olmasa da, nihayetinde hukuk ve demokrasinin araç olduğunu, seçimlerde onlar iktidara gelmemişse sonuçları tartışmalıdır.
Seçilmişlerin düzen değişikliği, temel konularda güzergâh sapmasına gitmesinin meşru olmadığını düşünürler. Hükümetlerin işlevi yıllar önce belirlenmiş Kemalist rotayı takip etmek ve Müslüman ekseriyet ile Kürdlere yüz vermemektir.
Ekseriyetin mürteci, azımsanmayacak bir kesimin de bölücü olduğu bir ülkede; eğer ekseriyetin reyi ile işler yürütülürse irtica iktidar, bölücülük de yasallaşmış olacağından, hukuk ve demokrasi bir yere kadardır, diye düşünürler.
Bilirler ki serbest ve hilesiz, müdahalesiz seçimlerde her zaman makul çoğunluk iktidarda olur. Halkın seçeceği reisi cumhur da sivil, dindar ve demokrat olur. Bilirler ki kâmil manada laiklik uygulanırsa dindarlar devlet ile barışır. Alewiler özgürleşir.
Keza, gerçek demokrasi ve hukukun üstünlüğü prensipleri yürürlükte olursa bölücü diye suçladıkları Kürdler kendi gelecekleri hakkında söz sahibi olur ve köle efendi ilişkisi sona ererek, cumhuriyetin kulu statüsünde olan Kürdler nefes alır.
Fethullah Hoca’nın İmam Humeyni gibi geleceğini söylerken bir gerçeği dile getirirler ama Şahın devrilmesi ile Kemalist diktanın yok olmasının farklı tarzlarda, değişik yöntemlerle olacağından habersizdirler. Ceza amel cinsindendir. Türkiye’deki ihtilal derinden, sessizce, kurumların teslim olmasıyla gerçekleşecektir. Halk zaten bu kurumların sahibidir, malını ele geçirirken gasıp veya hırsız değil, hakkına kavuşmuş olacaktır.
Kadrolaşma, seçilme, ele geçirme meşru, gecikmiş bir süreçtir. Hakka ve halka direnmenin manası yoktur. Teslim olanların makamları ve statüleri de bir müddet bağışlanabilir. Nihayetinde her diktatörlük gibi Kemalist dikta da çözülecek, çökecek ve yok olacaktır. sidki_zilan@mynet.com



Yorumlar (14 gönderildi):
Su sorulara cevap vermekde zorundasiniz ki insanlar bekler:
1-) Gülen Ergenekon üyesidir diyorlar ki yasami tam da uyuyor, ne dersiniz?
2-) Gülen - ABD iliskileri hangi minval üzeredir?
3-) Gülen neden Kürtleri sevmez?
4-) Beddiûzeman´in tarikatini yokeden kisidir diyorlar, ne dersiniz?
5-) Beddîûzeman´in cenazesinin yerini veya nasil yokedildigini biliyor yada bunu organize edenlerdendir diyorlar, ne dersiniz?
6-) Gülen ve tarikatinin samimiyetine inaniyor musunuz?
Madem propaganda ediyorsunuz ki bize ediyorsunuz, o halde bizi ikna ediniz. Okhuz boyundan (varsa böyle bir boy ben de turfanda olayim) Bugra Bey gökte öküz resmi görmüs de Allaha yalvarmis ki bilmem ne... Vallahi Gülenci imam binlerce kisiye hitaben aynen bu masallari anlatiyor ve cemaat aglamaktan kiriliyordu. Öküz boyuna karismamak icin lanet ettim kendime ve meraktan bile olsa bir daha gitmedim.
Fethullah Gülen´in cok kasetlerini izledim ve ne Kürtler adina ne de Türkiye´nin kara düzenini tedavi adina bir seye rastladim. Varsa yoksa resmi ve tartismali islam ile yüzde yüz yalanlardan mütesekkil türkcülük.. Ha bir de arabeskvari jiletlenmeler ve depresiv aglamalar.
Bir iki cemaatlerine de meraktan gittim. Bütün emniyet teskilati ve azili katiller nedense hep orda. Kürtleri vururken ölmüs asker-polis icin dua ve Kürtlerin yeddi seceresine beddua. Ayni manzara bazi Alevi cemevlerinde de var. Millet aglamaktan kiriliyordu ve ben gülmemek icin kendime cimdik atiyordum.
Kürt milleti dogasi geregi laiktir. Hicbir zaman resmi ve gerici Islam tutmaz bizde. Hizbullah vs kimse örnek vermesin, onlar zaten TC idiler.
21 yüzyilda Kürt milletinin cehennemi Gülen Tarikatini bekler. Gelsinler cehennemimize girsinler. Kürt milleti katillerini sevmez. Sadece son 30 yilda oluk oluk Kürt kani akarken, kan dökücü katil sürülerine dua edenleri yer-gök bir araya gelse unutmayiz.
Bu sözler bana yön türklerin, Ittihat Teraki cemiyetinin ve bunlarin uzantisi olan günümüz chp türk kemalislerinin zihniyetini cagristirmaktadir. Eger bu anlayisla bu bey efendi kürd halkinin haklarini savunuyorsa, kuzey kürdistanda chp nin aldigi oylara bir baksin. Islam düsmanligi güden Aktürlerin hic bir zamanda basarili olmaz. Cünkü din olarak islam dini kürtlerin ekseriyet kabul ettikleri bir dindir ve bu din kalplerde var oldukca bu tür zihniyetli insanlarin basari sansi yoktur. Baska bir ifadeyle bu düsüncede olan kürdler islam dini ile barismadiklari sürece sanslari yoktur diye düsünüyorum.Cünkü bir milleti olusturan temel degerleden biri dindir.
Bu sözler bana yön türklerin, Ittihat Teraki cemiyetinin ve bunlarin uzantisi olan günümüz chp türk kemalislerinin zihniyetini cagristirmaktadir. Eger bu anlayisla bu bey efendi kürd halkinin haklarini savunuyorsa, kuzey kürdistanda chp nin aldigi oylara bir baksin. Islam düsmanligi güden Aktürlerin hic bir zamanda basarili olmaz. Cünkü din olarak islam dini kürtlerin ekseriyet kabul ettikleri bir dindir ve bu din kalplerde var oldukca bu tür zihniyetli insanlarin basari sansi yoktur. Baska bir ifadeyle bu düsüncede olan kürdler islam dini ile barismadiklari sürece sanslari yoktur diye düsünüyorum.Cünkü bir milleti olusturan temel degerleden biri dindir.
Yazım propaganda amaçlı değil, günceli yakalama amacıyla yazılmıştır. Hoca Efendi hakkındaki görüşlerimi yıllar önce yazdım. O yazımı önemine binaen aşağıya alıyorum:
FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ
Büyük insanların paylaşılmasında ve anlaşılmasında her zaman sorunlar yaşandığı bilinmektedir. Onun için, Gülen Hoca efendinin ismi ve hizmetleri etrafında konuşulması, müspet ve menfi manada eleştirilmesi kadar tabii bir şey olamaz. Nasname’nin de bu anlamda ilgili haberleri vermesi doğal olmasına rağmen, her zaman aleyhte olan haberlerin verilmesi ve ilgili kişinin lehine olan haberlerin verilmemesi ise kanaatimce yanlıştır.
Gülen Hoca bir şahıs ismi olmaktan ziyade, artık topluma mal olmuş; bir hizmet kervanı, bir teşebbüs, bir ihya hareketi olarak incelenmeye değerdir. İt ürür kervan yürür misali; şahsi ve ideolojik nedenlerle bu hareketin karalanması bir fayda getirmeyecektir. Lehte ve aleyhte olanların objektif olarak bu şahsiyeti ve hareketi layıkıyla değerlendiremediği anlaşılmaktadır.
Kemalistler onu gerici, İslamcılar onu pasif ve Hıristiyan-Batı yanlısı olarak görmektedirler. Keza Türkçüler onu ümmetçi, bazı Kürtler ise onu Türkçü görmektedirler. Bu yargıların doğruyu tam olarak ifade etmediği, hakikatin bambaşka bir şey olduğu ehli tarafından bilinmektedir. Merak edenlere, doğrusunu izah etmeye çalışalım.
Gülen Hoca ve hareketi; sivil, ikna ve gönüllülük esasına dayanan, çalışmayı/kesbi ve maddi-manevi fedakârlığı esas alan, müspet ilimleri ve geleneği buluşturan bir harekettir. Bu hareketin Ümmetçilikten, Batıcılıktan, Türkçülükten soyutlanamayacağı gerçek ise de, bunların menfi değil olumlu yönlerini esas aldığı söylenebilir.
Bu hareketin ümmetçiliği; tüm Müslümanları kardeş bilmekten ve onların iyiliğini istemekten, onlara hizmeti esas almaktan ibarettir. Bu hareketin batıcılığı; hikmetin yitik bir mal gibi, bulunduğu yerden alınması prensibinden hareketle, Müslüman’ın iyiye ve güzele açık olması gerektiği prensibine bağlı olmaktan ibarettir. Bu hareketin Türkçülüğü ise müspet milliyetçiliğin İslam’a ve insani değerlere aykırı düşmeyeceği inancından kaynaklanmaktadır. Bu hareketin Türkçülüğü; Türklere ve Türklerin sahip olduğu dil, kültür, inanç değerlerine hizmet gayesinden ibarettir. Bu anlayış ile Faşist Irkçılık veya inkârcı Kemalist zihniyet arasında bir bağ yoktur.
En önemlisi; eğer bu ülkede derin devlet var ise, mutlaka derin millet de vardır. Derin devletin kimin temsil ettiği bilinmesine rağmen; bunun karşısında yer alan derin milleti kimin temsil ettiği hususunda yeterinde araştırma ve inceleme yapılmamaktadır. Şüphesiz günümüzde derin milleti temsil eden hareket Gülen Hoca hareketidir. Derin devlet uçtakilerin, derin millet ise ekseriyetin adıdır.
Hoca Efendi ve hareketinin eksiklikleri elbette vardır. Bu kadarı kadı kızında da olur. Biz bardağın dolu tarafına bakmak durumundayız. Bir de hizmet ehlinin şevkini kırmamak hepimizin birinci vazifesi olduğu inancı bizi bu konuya girmekten menetmektedir.
Tarih hic birzaman bir tekerrürden ibaret degildir. Ikincisi; anlattiginiz hikayede görünüs uysada yorumunuz gercegi ifade etmiyor. Türkiyede yasayan Halklar Demokrasi-Laiklik konusunda Ortadoguda benzersiz bir cagdas yasam düzeyi yakalmislardir, bunu geriye cevirmenin Halka ragmen imkansizligini Hocalariniz bile bilir.
Nufusun kücümsenemeyecek bir kesimini olusturan Aleviler Demokrasinin ve Cagdas yasamin en önemli sigortasidir. Devrimci Demokrat Halklar da cabasi. En iyisi sen de Basbakaninda Fetullahda Ananaizi alin Sudiye gidin. Orada sartlar müsait size.Ülkemizi kirletmeyin yeter.
1988 MIT raporlarinda cemaatin adi geciyor. Uyusturucu isinde adi geciyor. Yurtdisi derin devletin islerinin bir kisminin bu cemaatin okullari üzerinden yürütüldügüne dair iddialar var. Elbetteki TC kaynakli herseye süpheyle bakmak lazim. Ama onlar tepede birbirine düsmeden de bizlerin onlari tanimamiz sansi pek yok.
Kürt milleti Islami bagnazca yasamaz. Evlenmeyene kadar Kürdistan´da kadinlar baslarina lecek vb folklorik örtüler takmaz. Halaylarda kadin erkek eleledir. Binlerce din üzerine fikra ve söz vardir.
TC nin tüm cabasina ragmen Kürdistan´da dinlerarasi husumet tutmamistir. Sahte ve kontrgerillaya calisan bazi tarikatlar vardir Kuzey Kürdistan´da ki bunlar izoledir. AKP´nin kazanmasi yükselmesi PKK´ye olan tepkidendir. PKK umutlari yoketti, davayi 1993´ten baslayarak satti ve düsman yörüngesine girdi. Psikolojiden, özellikle grup psikolojisinden anlayanlar sasirmazlar. Hedefsiz bir grubu bir arada tutmak olmaz. Düsman insiyatifi ele almistir. Cok genis konus bu.
Tarihsel olarak da Islamin Muaviye yorumu bizde tutmamistir. Ulusal talepler olmadan Seyh Said'i, Berzenci´yi, Nehri´yi tarih sahnesinde göremezdik. Kürt milleti ayrica 6 din ve mezhepten olusur. Islam birlestirici bir rol oyanayabilir ama Kürdistan Ulusal Kurtulus Mücadelesinin ana ideolojisi olamaz.
Islam derken Muaviye Islamini kastediyorum. Islami alip da yargilamis degilim. Muazzam güzel yönleri oldugunu da bilirim.
Aleviligin Bektasi yorumu var, Pir Sultan okulu, Bedrettin okulu ve TC Okulu gibi dallari var. TC 85 yildir Aleviligi teslim almaya calisiyor ki epey basardi bunu.
Derin devletin Alevi ayagi var, Sunni ayagi var ve de Kürt ayagi.. Derin devleti büyük birseymis gibi propaganda edenler saf cahildirler. Tepede NATO ve ABD tecrübeleri var. Yani baski gruplarinin icine girip örgütlemek cok eski bir sanattir. TC cok cok geriden taklitcilik yapiyor. Budur Ergenekon masallari.
Fethullah Gülen´in biyografisi aslinda gözlemci birine herseyi anlatir. 12 Eylül´de nasil yasadi, nerelerdeydi? 90´li yillarda Kürdistan´da din adami birakmadilar öldürdüler. El insaf. Aklimda kalan kadariyla Kürdistan´da 170 taninmis imam öldürdü TC birkac yilda. Bu insanlar Islam degil miydiler? Suclari Kürt milleti demekti.
Islami o kadar kirlettiniz ki (Sitki Bey´i tenzih ediyorum) sizinle ayni dinden degiliz. Islami Türkün yük essegi yaptiniz, bindikce bindiniz. Islam gitti saf kan Türkcülük kaldi. Size kutlu olsun. Muaviye Islami ve Türkcülük bizim ancak nefretimiz olabilir.
Risale-i nur'daki tahrifatları açıklamanın bir yolu varma acaba? Sıtkı hocam Kurdistan'daki dershaneler ve özel okullar yoluyla kürd beyin gücü tamamen onlara akıyor. Bunun telafisi mümkün olmayan bir kayıptır.
Sıtkı hocam bir dahaki yazınızda biraz da eleştirdiğinizi görmek istiyorum.
Bediüzzaman’a göre milliyet fikri, İslâmiyete yardımcı olmalı, kale olmalı, zırh olmalı; fakat dînin yerine geçmemelidir. Çünkü İslâmiyet’in verdiği uhuvvet ve kardeşlik içinde “bin kardeşlik” vardır. Din kardeşliği berzah âleminde ve beka âleminde de kalıcıdır, yaşanmaya devam edilir. Onun için milliyetçilik ne kadar güçlü de olsa, İslâm kardeşliğinin ancak bir perdesi hükmüne geçebilir. Yoksa İslâm kardeşliğini bırakıp, yerine milliyetçiliği koymak, büyük hatadır; kalenin taşlarını kalenin içindeki elmas hazinesinin yerine koyup o elmasları dışarı atmaktan farksız bir ahmaklık ve cinayettir.
YAZILANLARIN İYİCE DÜŞÜNÜLÜP YORUMLANMASI GEREKİR said nursinin fikirleri asrımızsa olan sorunları ortadan kaldıracağı düşüncesindeyim gülen cemati söylem olarak değilde bazen hakim gücün türk olduğunu ifade edilebilmektedir..bilinçli mi yoksa bilinçsiz bir şekilde yapılmaktadır onuda bilemiyorum ama fetullah hocanın dünya kaygısı olmadığı düşüncesindeyim. örnek olarak TÜRKÇE OLİMPİYATLARININ YAPILIRLIĞININ KENDİLERİNE MEŞRUİYET SAĞLARKEN BİZ KÜRTLEREDE BİR BAKIŞ AÇISI GETİRDİĞİNİ BU BAKIŞ AÇISININDA HAREKET MİLLİYETÇİDİR AÇISIDIR..BUDA CEMAATE BAŞTA İYİ OLARAK BAKAN BAZI KÜRTLERİ KUŞKUYA SARFETMEKTEDİR ...EVET ÜMMET FİKRİ ARTIK İŞLENMELİ TARAĞIN DİŞLERİ GİBİ EŞİT HALE BRÜNMELİYİZ...
Türkiye'de en büyük partinin AKP, en küçlü cemaatin de Hoca Efendinin cemaatı olduğunu vakıa olarak zikrediyoruz.
Vakıayı-realiteyi zikretmek niye suç olsun. Bize dost mu, düşman mı. Bize bakışları ise ayrı bir mesele. Onları da zamanı geldiğinde açıklamışız.
Aciz bir kardeşiniz olarak Erdoğan'ın yanlışlarını, İslami cemaatlerin yanlışlarını yüksek perdeden zikredenelrden biriyim ama konumuz bu değil ki.
Lütfen yorum yaparken, konuya bağlı kalalım. Feraza bendeniz İsrail'in güçlü bir ordu ve ekonomiye sahip olduğunu söylesem Filistin halkına küfretmiş mi oluyorum. Veya Türk devletinin bazı yönlerini dile getirirsem Kürd halkına haksızlık mı yapmış olurum.
Doğru, objektif, verilere dayalı konuşmak daha doğru değil mi? Bendeniz Kürd halkına bir siyasi sitem laiklik veya veya bir şey önermedim ki?
AKP ve Gülen Hoca'ya değinmek laikliğe aykırı mı? zamanı gelince DTP yi de ele almışım. Bu onların propagandası anlamına mı geliyor? Hayret doğrusu.
Bahsedilen konulara kitaplar yetmez, herkes kendi alanında çalışma yapsın. Türkiye'nin dış siyaseti, Risale-i Nur'un tahrifatı vs meselellerin biizm konumuzla ne alakası vardır?
Nasnameden ricam, soru - cevap konulu bir köşe açsınlar ki cevap verebilelim. Sorulan sorulara ancak bir komisyon cevap verebilir. Benim gibi aklı kıt, anlayışı sakat bir kardeşiniz bu kapsamlı sorulara nasıl cevap verebilir? selamlar.
sevsende gir sevmesende
adımız nasnamedir bizim
son kalan demokrat yurdu
kalpler aynı atıyor ne güzel!
dostum sende gel sıdkıların diyarına
burda barış burda burda umut var
bizden sonraki nesle
biz bizden yola çıktık
bizden başkalarına rehber
karanlıklar aşılıyor perde perde
vakit geldi yaşayan ölüler anlamaz!
anlamaz anlamazlar,yoldaş
sen kalbini ferah tut
yarın bizlerin elbet bizlerin olacaktır... bu şiiri yayınlarsınız çok savinirim allah sizden razı olsun yolumuz aydınlık yarınlar bizim olsun
Yorum yaz