Anasayfa | Yazarlar | Sıtkı Zilan | DTP Ve Yerel Yönetimler

DTP Ve Yerel Yönetimler

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image DTP ve Öze Dönüş

Şimdiden yerele yoğunlaşmamız, Ankara’yı fazla büyütmememiz gerektiği kanaatindeyim. Orasını ancak bir platform olarak kullanabiliriz. Bazılarının dediği gibi (ekser DTP’liler de bu görüştedir ) çözüm yeri Anakara değil, bizim halkımızın kendisidir, Diyarbekir’dir. Onun için Diyarbekir Kalesi muhafaza edilmeli ve yeni bir döneme beraber merhaba demeliyiz. Ankara ile bağları zayıflamış, PKK ile bağları zayıflamış, solculuk ve Kemlaizm ile bağları zayıflamış bir DTP’ye ihtiyaç vardır. Keza, daha İslamî, daha Kürdî bir DTP’ye de ihtiyaç vardır.

Yerel Yönetimler ve DTP

DTP’nin belediyecilik anlayışını genelde eleştiririz. Ama 2008  Newroz’u ile başlayan olumlu bir süreç vardır ve bu durum devam etmelidir.

Askeri vesayet, Kemalizm’den zehirlenme/etkilenme ve geleneğe şaşı bakan yanlış sol anlayışa rağmen, özelikle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin iyi yolda olduğunu söyleyebilirim.

Bu sürece katı sunan fertler, kurumlar olduğunu da unutmadan meramımızı anlatalım. Newroz’da Milli kıyafetlerin giyilmesi, birlik vurgusu ve Azadiya Welat Gazetesinin Kürdistan vurgusunu, Öcalan vurgusundan öncelikli olarak ele alması hayra alamet olarak tarafımızdan algılanmıştır.

Peşinden Belediyeler Fuarı ki; Irak / Federal Kürdistan Belediyeleri, Suriye’den Kürd İllerinin Belediye Başkanları, İş adamları ve Türkiye Kürdistan’ından DTP’li Belediye Başkanları ve Kürd iş adamlarının katılımıyla, Kürdistan’da ticaret erbabının, siyasilerin ve yöneticilerin bir araya gelmesini sağlamıştır.

Peşinden daha önce kararlaştırılmış olan Ahmed-î Xanî ‘nin de tanıtıldığı bir dizi etkinliği içeren Festival anlamlı geçmiştir. Böylece PKK ile kavgalı da olsa DTP üzerinden Kürdlerin bir araya gelmesi, yazarların, düşünürlerin, siyasilerin, halkın buluşması ileriki günler için iyi şeylerin habercisidir.

Bunun içindir ki Diyarbekir Kalesi düşmemeli ve DTP de kendine çeki-düzen vermelidir. DTP, bana mecbursunuz tavrından, seçmenler de Ankara Partilerinin Kürd Milletinin kültürüne, birliğine ve geleceğine vereceği zararları düşünerek Kalenin Düşmesine iizn vermemelidirler.

PKK ve DTP’nin tüm iddialarına rağmen Kürdistan’da iktidar olmadıkları, ancak dar bir çerçevede yerel Yönetimleri ellerinde bulundurdukları ve 2009 yılı için mevcudu muhafaza etme hususunda bile garantilerinin olmadığı bilinmelidir.

Elazığ, Malatya, Bingöl, Bitlis, Van, Urfa, Antep, Adıyaman, Erzurum’da yereli alamayan, Batman-Diyarbakır-Dersim arasına sıkışmış bir yerel yönetim ile Kürdlerin ekseriyetini temsil iddiası doğrulanmış olmaz. Buna rağmen mevcudu muhafaza bile başarı sayılacaktır.

Bu konuda hatanın büyüğü DTP ve PKK da, küçüğü ise Kürd halkındadır. DTP’nin elindeki Belediyeler şehircilik, planlama, kültürel çalışma, sosyal projeler, eğitim, sağlık giib konularda sınıfta kalmışlardır. Bismil, Kızıltepe, Cizre, Silvan’ın hali içler acısıdır. Diyarbakır Büyükşehir’in bazı icraatlarıyla ( onların da çoğu özden yoksun ) tüm Kürdistan’da başarıyı yakalamak zordur.

Eğer AKP hakkında kapatma davası açılmamış olsaydı, bu partinin Kürdistan’da bugünden yerel yönetimlerle ilgili zaferini ilan ettiğini görecektik. AKP’nin kapatılmasına taraftar olmasak da bu reel durumdan DTP’nin azami istifade etmesi gerekir.

DTP’nin Kürd halkının lehine ve azami bir rol oynaması için kendi iç dizaynını, konseptini, yerelde aday göstereceği adayların profilini dikkatli olarak düşünmek ve kararlaştırmak zorundadır.

Öcalan, PKK veya başkalarına olan yakınlığı ve uzaklığı ölçü olarak değil, donanımlı, Kürdî damarı belirgin, halk içinde sevilen, kolektif akla inanan ve bunu uygulayan Belediye Başkanlarına ihtiyacımız vardır. Taş da aday koysam seçilir mantığı terk edilmelidir. Seçilir ama taş devrini andıran Kürdistan’ın manzarası değişmez.

Bence danışıklı da olsa Kürdistan’da DTP’nin alternatifi başka Kürd Partileri olmalıdır. Eğer AKP veya başka Anakara partileri alternatif olmaya devam ederse Kürdlerin işi zor olur. DTP’ye kızan Kürdler için ikinci bir adres oluşturmak için DTP de kafa yormalıdır.

Düşünün, eğer Diyarbekir Belediyesinin DTP ile Hak-Par arasında el değiştirmesini konuşuyor olsaydık veya bunun şartları oluşsaydı; kimin daha fazla Kürdistan’a hizmet edeceğini konuşuyor olacaktık. Oysa konuştuğumuz şey Kalenin yitirilip yitirilmeyeceğiyle ilgilidir ki çok riskli bir durumdur. Böyle bir ihtimal bile Kürdleri tedirgin etmelidir.

Bugünkü DTP ile Kürdleirn devasa sorunlarına çözüm bulmak hayli zor olsa da onu dönüştürmek, başka alternatifler oluşturmak biz Kürdlerin vazifesidir. Ankara’dan veya AKP’den medet ummak hem yazık hem de kendimiz kandırmaktır.

AKP’nin İslami yönü bizce de malumdur. Ama İslami hassasiyet Kürdlerin aleyhine kullanılmamalıdır. Çünkü Kürdler ne İslam’ın düşmanı ne de hasmıdır. Sekiz yıllık DTP icraatı da göstermiştir ki bir nevi Kürd tipi laiklik yürürlüktedir. İslami camia DTP’ye onlar da İslami camiaya karışmıyorlar. Bu bizim için bir model bile olabilir.

AKP iktidarında ise devletin işe karışması İslami olanı bahane edip Kürdiliği öldürmek istemesi tehlikesi vardır. Diyarbakır valisi ve diğer yöneticileri Diyarbakır’ın İslam’a ve Müslümanlara olan hizmetlerini öne çıkarırken, Kürdiliğine vurgu yapmazlar. AKP’li Belediyeler de öyle.

Oysa en kötü ihtimalde bile Kürdî olana hürmet, İslami olanı Kürdi olana karşı kullanmama hassasiyeti DTP ve benzeri yapılarda olur ve olmalıdır. Keza, Kürdî olanı da İslamî olana karşı kullanmamak da bizim vazifemizdir.

Şimdiden yerele yoğunlaşmamız, Ankara’yı fazla büyütmememiz gerektiği kanaatindeyim. Orasını ancak bir platform olarak kullanabiliriz. Bazılarının dediği gibi ( ekser DTP’lilerde bu görüştedir ) çözüm yeri Anakara değil, bizim halkımızın kendisidir, Diyarbekir’dir.

Onun için Diyarbekir Kalesi muhafaza edilmeli ve yeni bir döneme beraber merhaba demeliyiz. Ankara ile bağları zayıflamış, PKK ile bağları zayıflamış, solculuk ve Kemlaizm ile bağları zayıflamış bir DTP’ye ihtiyaç vardır. Keza, daha İslamî, daha Kürdî bir DTP’ye de ihtiyaç vardır.

sidki_zilan@mynet.com

Yorumlar (2 gönderildi):

mame xeme .. 01 Jun, 2008 11:44:51
avatar
sayın sıdki zilan, kürt milletinin gerçeklerine tercümanlık ettiğiniz için teşekkür ederim. sadece DTP nin söylem olarak İslamileşmesi değil fiiliyat olaraktan da kendini göstermesini canı gönülden temenni ederim. bu güne kadar gerek milletvekili ve gerek yerel yöneticilerini inançlarına bakıldığı zaman biraz Kürt halkından uzak olduklarını görürüz. biraz da başı secdeye giden milletvekili ve belediye başkan adaylarımızı müslüman Kürt halkının bir ferdi olarak görmek istiyorum. at gözlüğü takıp tek bir yönden görmek mecburiyetinde kalmamamız için daha genel ve tüm Kürtleri temsil edebilecek nitelikteki insanları siyasette bizi temsil etmeleri gerektiği kanaatindeyim. şu ana kadar DTPnin almış olduğu oy oranına da bakıldığında kürt milletinden yüzde onluk bile bir oy oranı alamadıkları görülmektedir.halkımızın yüzde doksanı ile barışık olmayan marksisit bir ideolojinin sahibi olanların ne derece bizi temsil ettiği ortadadır.her kesimi kucaklayabilecek dindarıyla,materyalistiyle birlikte hareket edebilecek milli bir Kürt düşünce ve politikasını geliştirmemiz gerektirdiği kanaatindeyim.Türkün solcusuyla ittifak eden DTPlilerin neden Kürtlerin dindar kesimiyle ittifak etmediklerini hala anlamış değilim. yoksa davaları Kürt milletinin haklarına savunmak değil mi? şimdilik bu kadar.saygı ve selamlarımla...
Heme İzoli .. 03 Jun, 2008 12:33:03
avatar
DTP li bir başkanın yönettiği Diyarbekir bir Kürt kalesi olamaz.Onlar değilmiydiki Ağar'ın önüne kırmızı halı serip kuzu çeviren? Türkeşin giremediği Diyarbekirdir kale.Yönetici kim olursa olsun.Selamlar.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin