Anasayfa | Yazarlar | Salar Renkli | Ayrıcalıklı Dünya da Anne Olmak

Ayrıcalıklı Dünya da Anne Olmak

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Foto: Kuğu ve ördekler (Nasname)

Bazen iki tarafta da evladı olan anneler nereye yanacaklarını bilememenin şaşkınlığı içinde yaşamaktadırlar. Bu durum normal bir insan için katlanılmaz bir şeyken anneler bu yükü de kaldırma yetisine sahipler.

 

Her Anneler Günün de aklıma annemle birlikte tüm anneler gelir. Onların yaşadıkları sıkıntılar ve çocukları için katlandıkları fedakarlıklar, insan direncinin akıl almaz büyüklügünü bana kanıtlar.

Tüm zorlukların onların güclü iradesi karşısında tuzla-buz olduğunu görmek için söyle etrafımıza bakmak yeterli olur sanırım. Kimileri bir lokma ekmeği bulma zorluğu yaşarken çocuğu aç kalmasın diye kendini aç bırakır, o doysun diye. Kimileri en olmadık işlerde çalışır. Kimileri de onlar uğruna ne bayram ne Anneler Günü ne de özel gün düsünmezler.

Bazıları mahpus annesi olur, bazıları da militarizmin pencesine düsmüş çocuğunun derdiyle günlerini zehirler. Bazıları da dağbaşlarında her gün ölüm haberi gelecek korkusuyla yaşar.

Onlar hep en zor olanı sırtlarlar. En büyük acı olan evlat acısıyla kıvranıp dururlar. Niceleri bu acılar uğruna erken ölümlere yenilmişlerdir. Onların fırtınalar kopan yüreğinden habersiz çekip gitmeleri kimseleri ilgilendirmediği dönemler de yaşanmıştır.

Toplumsal değişimin öznesi olmaya çalışan çocuklar ile buna engel olmaya çalışanların, anne olarak trajedileri aynı olmaktadır. Her ne kadar değişimin motor gücü işlevine sahip olanlarla, değişime engel olan evlatlar, aynı kategoride değerlendirilemezseler de anne yüreği aynı telden çalmaktadır.

Bazen iki tarafta da evladı olan anneler nereye yanacaklarını bilememenin şaşkınlığı içinde yaşamaktadırlar. Bu durum normal bir insan için katlanılmaz bir şeyken anneler bu yükü de kaldırma yetisine sahipler.

Anneler gününde basına gözgezdirdiğim de hayli satafatlı sözler dikkatimi çekti. Kimileri hala bir demet çiçekle avunurken, kimileri de evlat acısı ile kıvranıyordu. Bazıları yaşanan acıların yürek dağlayıcı etkisini kırmak için evlatlarının solmuş resimleriyle teselli ararken, bazıları da yeni evlatlar toprağın bağrına gömülmesin çabası içindeydi.

Herkesin kendince anlamlar yüklediği bu Anneler Günü’nde, benim dikkatimi üç olay çekti:

 Birincisi; Eminönü Meydani’nda Barış Anneleri insiyatifi bir araya gelerek, “Barış istiyoruz“, “Çocuklarımızı askere göndermek istemiyoruz“ pankartı açıyorlar. Polis annelerin etrafını sarip, “Çocuklarımızı askere göndermek istemiyoruz“ pankartına zorla el koyuyorlar. Barış Anneleri dönem sözcüsü Cemile Çelik, “Yaşadığımız bölgede çatışmalar derinleşiyor ve ülke bir kaosa doğru sürükleniyor...Bizler çocuklarımızı böylesi derinleşen ve insandan beslenen operasyonlar için askere göndermiyoruz. Türk anneleri Kürt anneleri bu savaşın önüne geçmelidirler. Bizlerin aldığı böylesi bir karara tüm kesimlerin destek vermesini istiyoruz.“

İkincisi; “KJB’den Türk annelerine çağrı: Çocuklarınızı askere göndermeyin“ başlığı altında bir bildiri yayınlanmış. Her ne kadar bildiri “Neolotik Çağ“ dan başlayıp, Tanrıça Kültürü’ne kadar uzamışsa da ayrıntıyı bir yana bırakıp gerekli olan yerden bir kaç cümleyi buraya alalım: “Bilindiği üzere yıllardır Kürdistan topraklarında yürütülen kirli bir savaş söz konusudur. Bu savaşa karşı Barış Analarının başlatmış olduğu ’oğlumu askere göndermeyin’ çağrısını çok anlamlı bulduğumuzu belirtmek istiyoruz. Kürt anaları kadar Türkiyeli analar da bu çağrı temelinde oğullarını bu kirli savaşa göndermemelidir. “ diyerek, gayet insani ve aynı zamanda anneleri politik mücadelenin öznesi haline getirmeye çalışan bu tür çağrılara itiraz etme durumu söz konusu olamaz. Her anne doğası gereği yani çocuklarının korunmasını içgüdüsel olarak ister

Ücüncüsü;Safranbolu 125’inci Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığı’ında DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş askerliğini yapmaktadır. Kardeşi Selahattin Demirtaş ağabeyi Nurettin Demirtaş’a ilişkin sorulan sorulara şu yanıtı veriyor. “Kendisi ile telefonla görüsüyoruz, detayları bilmiyoruz. Kendisi kışla içersinde normal askerlik hizmetini yapıyor. Bunun dışında kendisine yönelik özel uygulama yapıldığı bilgisini bize vermedi.Kendisine yönelik askeri kışlada ne negatif ne de pozitif bir ayrımcılık söz konusu değildir.“ diyor.

Aklıma“vijdani Red“ci arkadaşlar geldi. Öyle ahim- sahim iddiaları yoktu, Savaş karşıtlığı tutumlarından dolayı askeri giysileri giymeyi reddetmiştiler ve hala mahpushanelerde verilen cezaları çekiyorlar.

Bazı anneler ayrıcalıklı midir, sorusu gelip kafamın bir yerlerini kurcalıyor. Ben yine de Kürdistani düsünen herkese, ayrıcalıktan azade bir dünyada yaşama dileğimi yineliyor ve tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun diyorum.

11. 05. 08

 

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin