Anasayfa | Yazarlar | Salar Renkli | 1 Mayıs Unutulamaz

1 Mayıs Unutulamaz

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font

 

1 Mayıs birlik mücadele ve dayanışma günü olarak tüm dünyada kutlanmaktadır. Tüm emekçiler kapitalist sistemin sömürücü niteliğini gözler önüne sermenin ötesinde sınıfsal bir dayanışma örneğiyle var olduklarını meydanlara çıkarak ilan ederler. Emekten gelen güçlerinin farkındalığını egemenlere bir kez daha gösterme olanağını bu gün de dillendirirler. Yenilmezlik hayaline kapılan ve geliştirdikleri farklı ideolojik argümanlarla sistemin devamlılığını pompalamaya çalışan egemenler, emekçilerin meydanlardaki gür seslerine tahammül edemiyorlar.

İnsan şu soruyu sormadan duramıyor; madem ki, “son değişmez sisteme“  ulaşılmışsa, meydanlara çıkan emekçilerin gür sesi  sizleri neden rahatsız ediyor?..

Kendileri için sınıf olma bilincinin oluşmaması için baş vurulan akıl almaz yöntemler, bügünle sınırlı değildir. 1856 yılnda Avusturalya’da taş ve inşaat işçileri 8 saatlık işgünü için, Melbourne Universitesi’nden Parlamento Evine kadar bir yürüyüş düzenlerler.

Bu yürüyüsün yankısı 1886 da Amerika işçi Konfederasyonları önderliğinde Şikago da 12 saatlik işgününe karşı, 8 saatlik işgünü talebiyle meydanlara çıkılır. 500 bin kişi yürüyüse katılır. Egemenlerin sert tutumuyla karşılaşan işçiler, 3 Mayıs’da tekrar alanlara çıkarlar. İşçilere saldıran polis açtığı ateş sonucu 4 işçiyi katleder. İşten atılan işçiler grev ve iş bırakma eylemini devam ettirir. 4 Mayıs’da alanlara çıkan işçiler tekrar saldırıya uğrarlar. Bu saldırıdan sonra tutuklanmalar başlar ve bir çok işçi önderi tutuklanıp yargılanır. Yargılamalar sonuçu, 4 işçi önderi 11 Kasım 1887 yılında idam edilir. İşçiler önderlerini sahipsiz bırakmaz onların yolunda yürüme kararı alınır.

1888’de Amerika işçi Federasyon’u, 8 saatlık işgünü için ülke genelinde grev kararı alır. İlk eylem 1 Mayıs’da başlar ve bügünün sürekli tekrarlanması kararı alınır. 1889 1 Mayıs’da toplanan II. Enternasyonal, 1 Mayıs’i işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan eder. O günden beri dünyada, işçi sınıfı meydanları her 1 Mayıs’da coşkuyla doldurur.

Türkiye de 1 Mayıs ilk kez 1912 de istanbul’da kutlanır. 1923’de“işçi Bayramı“ olarak yasallaşır. 1925’de Takrir-i sükun yasasından sonra yasaklanır. Devam eden sürede büyük kitlesel katılımlar olmasa da 1 Mayıs kutlanmaya çalışılır. 1970’lere gelindiğinde işçi sınıfı ve devrimci hareket tarafından yoğun bir kitle katılımıyla kutlanır.

1 Mayıs 1977 tarihinde bu büyük güce dayanamayan egemenler, bildik yöntemlerini devreye koyarak tarihe“Kanlı 1 Mayıs“ olarak imza attılar. Toplam 36 insanı katlettiler. O günden beri Taksim alanı emekçilere yasak edildi.

Geçen yıl Taksim’e çıkmaya çalışan emekçilere korkunç bir saldırı gerçekleştirdiler. Hatta yürüyüşle ilgisi olmayan insanlar bile bu zordan nasibini aldılar.

Bir kaç aydır sendikalar ile hükümet arasında Taksim meydanı polemik konusu olmaktadır. Başbakan’in“ayaklar başımıza başolsalar kıyamet kopar“ belirlemesinden sonra“ayaklar““ baş olmak“ için harekete geçtiler.

Başbakan ters yüz edilmiş dünyanın yeniden ayakları üzerine dikilmesi hareketiyle olması gereken yere döneceğini bildiği için, konumunu yitirmemek için tüm gücünü devreye sokuyor. Daha 1 Mayıs’a girmeden günler önce,“büyük bir eylem hazırlığı var“,çatışma çıkacak“ vb. propagandalarla 1977’ye göndermeler yaparak pravakasyona zemin hazırlıyorlar. Bu tür taktiklere işçi sınıfı yabancı değildir. Tarihe gönderme yapmamızdaki amaç da budur. Her dönem egemenler bu tür taktiklere başvurmuşlardır.

Newroz coşkunluğunun önünü alamayan TC bu kez istanbul’da buna göz yummayacaklarının kesin kararlılığı içinde olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Her ne kadar bazı kesimler bunu hükümetin basiretsizliği ile açıklamaya çalışsalar da olay hiç de öyle yüzeysel yaklaşılacak türden değildir. Orta yerde bir Kürd dinamiği var. Sömürgeci güçlerin yaratıcı sınıfıyla geliştirilen dayanışma ve birlikte hareket etmenin adımları egemenleri ürkütüyor. Bu birlik ve dayanışma ruhu dinamitlenmeden,TC’ye yaşam hakkı tanınmayacağı bilincinde oldukları için ,bu güne izin veremezler.

1 Mayıs’in Kürdler için kendi kaderlerini tayin etme hakkına ulaşma günü, Türkiye işçi sınıfı için de, emeğin iktidarı olma günü olarak tarihteki haklı yerini alacağı günler yakındır.

30 . 4 . 08

 

 

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin