Anasayfa | Yazarlar | Salar Renkli | Ergenekon Genelkurmay’dır. Başka Yerde Aramayın.

Ergenekon Genelkurmay’dır. Başka Yerde Aramayın.

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image http://www.forumvefa.com

Günler ilginç gelişmelerle devam ediyor. Geçenlerde AKP’nin kapatılmasıyla çalkalanan Türkiye, bugün de İlhan Selçuk, Doğu Perinçek ve Kemal Alemdaroğlu’nun gözaltına alınmasıyla sarsılmaya başladı. Soruşturmanın “Ergenekon kapsamında“ sürdürüldüğü açıklandı.

 

Yakalanmalara ilişkin belli çevreler TV’lerde uzatılan mikrofonlara değerlendirmelerde bulundu. Her iki kesim de olaylara kendi cephesinden baktığı için, sağlıklı bir sonuca ulaşma şansı zayıflıyor.

Bu olaya bakıldığında şunun veya bunun tarafı olmadan objektif bir değerlendirmeye kalkışmak ince bir sınırla belirlenmiştir. Bu sınır kıldan bir köprüyü andırıyor. Yanlış bir adım istenilmeyen tarafın değirmenine su taşır.

Burda taraf olma zorunluluğumuz yok. Her iki kesimin de özgürlükler noktasında uygulamalarını pratikte yasama olanağımız olduğu için, vaatlerine karnımız toktur.

Taraflardan biri olan AKP ilk yıllarda toplumun demokratik taleplerini dikkate alacağını vurgulayan söylemleri dile getirdiyse de süreç içerisinde bunları unutmaya başladı. AB vb. noktalarda belli bir çevrede umutlar yarattıysa da dayandığı ekonomik temel ile felsefi duruşu buna olanak vermiyordu. Her ne kadar faşizan Kemalist yapıya oranla bazı demokrasiden yana uygulama adımları yaşanmaya çalışıldıysa da sonuçta Şemdinli de yaşanan uzlaşmayla Kemalistlerle benzeşmeye başladı.

“Sarıkız“ ve “Ayışığı“ gibi iki önemli darbe girişimini açığa çıkaran Nokta Dergisini kapatmayla kalmadı, Genel yayın yönetmenini de yargılamaya başladı. Bu olayın siyasi sorumluluğunu üstlenip darbe girişiminde bulunanları yargılama yerine açığa çıkaranları yargılamak daha kolayına geldi.

Aynı biçimde Hrant Dink olayında da askeri kesimin olayı biliyor olmasına rağmen, onları yargılama yerine katillerle poz verenleri daha iyi görevlendirmelerle ödüllendirdi.

Bunlara benzer bir çok olay sıralanabilir. Toplumun hassas olduğu ve halkın geleceğini tayin eden bu önemli kavşaklar es geçilemez ve görmezden gelinemez.

Bugün bu gerekçelerle demokrasi savunucusu kesimin desteğini yitiren AKP Ergenekon olayıyla kendini yeniden sınama fırsatı elde etmiştir. Ya “nereye kadar giderse gitsin“ sözüne sahip çıkacaklar yada diğerleri gibi bunun altında kalacaklar. Ama Ergenekon’un Genelkurmay olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Buna ancak halkın örgütlü gücü yeter.

Gözaltına alınanlar faşist kemalist yapının temel taşları olduğu gerçekliği gözardı edilemez. Radikal sol tarafından Doğu Perinçek’in yıllardan beri ajan olduğu söyleniyordu. Hatta 12 Eylül mahkemelerinde ordunun hizmetinde olduğunu gururla haykırmıştı. Daha bir kaç gün önce Ergenekon’un önde gelen Generalini “şerefli Türk Generali“ diye savunmuştu. İlhan Selçuk’da 12 Mart cuntasında cuntacılarla işbirliği yapıp darbe tezgahlayanların yanında  yer almıştı. Kemal Alemdaroğlunun da rektörü olduğu üniversiteyi kemalizmin kalesi haline getirdiği biliniyor.


Ergenekon oluşumunun ideolojik gıdası kemalizmdir. İktidar olamanın yöntemi olarak da darbecilik geleneğini ittihat ve terakkiden devralmışlar, günümüze kadar da taşıyorlar. Darbeyle iktidar olma biçimi hala toplumun başına bela olmaya devam ediyor. Kürdistan sorununun çözümünden demokratikleşmeye ve halkların inisiyatifiyle oluşturulacak bir anayasaya kadar her şey bu darbeci zihniyet tarafından engellenmektedir.

Bir diğer önemli nokta bugün Genelkurmayı hedef almayan ve onların iktidar olmasına katkı sunan herkes organik olmasa da objektif olarak Ergenekon’un yaşamasına ortak olmak zorunda kaldığını akıldan çıkarmamalıdır. Laiklik ve AKP karşıtlığını kullanarak sokaklara indirilmiş kıtalar halinde insan seli akıtmanın daha önceki dönemler de kimlere yaradığını yaşayarak gördük. Mersin de bayrak provakasyonunda 15 bin askerin giydirilerek sokağa döküldüğü akıldan çıkarılmamalıdır.

Özgürlükçü kesimin kendi alternatifi olmalıdır. Şuna veya buna payanda olmanın dönemi artık son bulmalıdır. Genelkurmayın uygulamalarına açık olanların halklara darbe dışında sunacağı bir alternatifi olamaz.

Bu Newroz gününde özgürlük meşalesini tutuşturan halklar, Kawa’laşarak mücadele alanlarındaki coşkuyu iktidarlaşmanın basamağı haline getirme kudretini göstereceği günlerin uzak olmadığı gerçeği akıldan çıkarılmamalı.

Başta Kürd halkı olmak üzere tüm başkaldıran halkların Newroz’unu çoşkuyla kutluyorum.

21. 03. 08

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin
Puanlama
3.75