Anasayfa | Yazarlar | Salar Renkli | Salar Renkli :Araç Amaca Uygun Olmalı!

Salar Renkli :Araç Amaca Uygun Olmalı!

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Düsüncenin Gücü

Kürdler de militarizmin pervasız potinleri altında onurunu çiğnetmemek için giriştiği meşru savunma yöntemini dünyaya anlatamıyor. Hatta kendi insanlarına bile, varlığına dönük girişilen yok etme tutumunu anlatmaya çalışırken hayli zorlanmaktadır. Yaşadığı toprakları özgürleştirme hareketinin dinamiği olabilecek güçleri, işgal ordularının diliyle adlandırma tutumu genel anlamda inandırıcılık sorunu yaşatmaktadır.


 

Yaşadığımız çağın kendine özgü mücadele yöntemleri vardır. Belirlenmiş hedeflere ulaşmanın yöntemleri çeşitlilik arz edebilir. Ulaşılmak istenen hedef netse, araçların çeşitliliği insani ve ahlaki olduğu sürece fazla sorun oluşturmaz.


Biz Kürdler, yüzyıllardan bu yana hertürlü statüden yoksun varlığımızı koruma çabasını sürdürmekteyiz. Sömürgeci dört güç, varlığımızın son bulması için başvurmadığı yöntem bırakmamıştır.


Gayri müslim halkların bu topraklarda uğradığı yoğun provakatif hareketlerin aynısını Kürdler de yaşamaktadır. 5-6 Eylül olaylarını anmaya gerek yoktur. Yaşananlar belleklerde canlılığını korumaktadır. Özel Harp Dairesi’nin şeçme elemanları bunun “ büyük bir organizasyon olduğunu“ itiraf etmişlerdir. Sonraki süreçlerde kalkistiklari soykırım girişimlerinin arka planları 1915‘ deki olayların verdiği cesaret olduğunu unutmamak gerekir. Son süreçlerde Türkiye metropollerinde, girişilen soykırım provaları ilerisi için büyük tehlikelere gebedir.


Hitlerin de bundan cesaret alarak kalkıştığı Yahudi soykırımı, uluslararası topluluğun güce tapan anlayısının etkileri de bilinmektedir. Bugün Irak, Afganistan ve Balkanlarda yaşananlar sorun olarak görülmeyip, güçlü olandan yana tutumun belirlendiği bir süreci iliklerimize kadar yaşıyoruz.


Kürdler de militarizmin pervasız potinleri altında onurunu çiğnetmemek için giriştiği meşru savunma yöntemini dünyaya anlatamıyor. Hatta kendi insanlarına bile, varlığına dönük girişilen yok etme tutumunu anlatmaya çalışırken hayli zorlanmaktadır. Yaşadığı toprakları özgürleştirme hareketinin dinamiği olabilecek güçleri, işgal ordularının diliyle adlandırma tutumu genel anlamda inandırıcılık sorunu yaşatmaktadır.


Bu tuzağa çekilen Kürdler kendi ayaklarını baltalamaktadırlar. Haklı davalarını “karanlık Güçlerin oyuncağı“ olarak açıklamaya kalkışmak veya buna destek olmak, istenmeyen güçlerin olumsuz tutumlarına düşme pozizyonları oluşmaktadır. Elbetteki varılmak istenen bağımsızlık çizgisinin tasfiyesi sürecine girenlerin, bu tavırlarından vazgeçmeleri istenirken, yapılan eleştirilerin nitelikli olmasına azami dikkat gösterilmeli.


Egemenlerin genel amacı, bağımsızlık fikrine sahip biz Kürdleri dünyaya kriminalize olmuş güçler olarak tanıtmaktır. Gerek politik, gerekse pratik uygulamaların bazı sivriliklerini ön plana çıkarıp etkisizleştirme silahını iyi kullanmaya çalışıyorlar.
Bağımsızlık talebinin yadsındığı bir ortamda, politik zorun gereksizliği ve Kürdlerin meşru talebine gölge düsürdügü gerçeği çok iyi görülmeli. Salt kültürel hakların esas alındığı bir ortamda mücadelenin seyri de farklılaşır. Dünyaya sadece dil sorununa endekslenmiş, ortak bir yaşamdan kopmayan, aynı zaman da uluslaşma formülüne karşı çikip, "TC’nın yıkılması halinde hepimiz altında kaliriz" anlayışı ile bakanların iç tutarlılığı kimseye inandırıcı gelmemektedir.


Kullanılan araçların çapı, amacı aşmamali, ona uygun olmalı. Amaçla araçlar arasında uçurum oluşunca, o davanın kaybedilmesi kaçınılmaz olur. Gelinen aşamada, araç artık amaçın hizmetinden çikmiştir.Yanlış politik yaklaşımların sonucu olarak, bugün bir çok kesim, haklı ve meşru savunmanın arkasında çapanoğlanı arama çabası içindeler. Bu ortamın oluşmasına neden olan aktör veya aktörlerin kürd siyaseti üzerindeki etkileri bir an evvel ortadan kalkmalı ki, Kürd özgürlük mücadelesi kendi doğal mecrasına aksin.
06. 10. 08


 

Yorumlar (1 gönderildi):

Bawê Robîn .. 08 Oct, 2008 08:38:57
avatar
Değerli Salar,elbette söyledikleriniz yerindedir. Ancak, bir ulusun çıkarları bir adamın boğaz akıntısına endekslenmişse, amaç ve araçlar yer değiştirir.

Bakın yarınki toplantıdan çıkacak anti-demokratik kararlar, PKK'nin neden bu son eylemleri yaptığı, gerginliği tırmandırdığı, sivil iradeyi nasıl zora soktuğu ve askerin elini nasıl güçlendirdiği daha bir açıklık kazanacaktır.

Değişm ve dönüşme kapalı veya İmralı Karargahı vesayetinden kurtulamayan bir PKK; sadece Kuzey Kürdleri için değil, Kürd Ulusu açısından tehlike olmaya devam edecektir.

Yakın tarihi anımsayın bir, ne zaman asker zora döşerse PKK eylemlerini tırmandırır ve hükumetin yanı sıra, Güney Kürdlerini de zora sokar.

Kürdler bu trajikomik tekrarlara karşı seslerini yükseltebilme cesaretini gösterebilmelidirler. Susmak onaylamaktır.

Bakın! Çok iddialı konuşuyorum: yarın anti-demokratik yasalar çıkartılacak, asker istediğini elde edecek, yani bu eylemlerden Kürd halkı dışında başka herkes fayda görecek ve PKK eylemleri de kesilecektir. Ve bu seanslar devam edecek, eğer İmralı karargahı etkisizleştirilemez ise.

Hep beraber yaşayıp göreceğiz.

Bawê Robîn

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin