Anasayfa | Yazarlar | Salar Renkli | Genelkurmay Halkı İsyana Teşvik Suçu İşliyor

Genelkurmay Halkı İsyana Teşvik Suçu İşliyor

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Ergenekon uluyor.

Çok açık “toplumu yönlendirme projesi” Genelkurmay kaynaklıdır. Bunu kurumsal olarak yaptıkları açıktır. Taraf’ta yayınlanan belgeler tarihsel belleğinde zayıflıklar gösterenlere, yeni bellek kazandırma şansını bir kez daha sunmuştur. Ki Genelkurmay yaptığı her açıklamadan sonra, bu organizasyonun arkasında olduğunu açıkça teyit etmektedir.

 

Türkiye farklı gündemlerle çalkalanıp duruyor. Her ne kadar bazı olaylar gündeme konulmaya çalışılsa da iki gündem maddesi önemini koruyor. Ergenekon ve AKP’nin kapatılması olayı.

Bu konuda her kesim tavır geliştirmek ve tutum takınmak zorunda hissediyor kendini. Kimileri Ergenekon’u sıradanlaştırmaya çalışırken kimileri de bunu ideolojik saldırıların gerekçesine dönüştürebiliyor.

Ergenekon veya AKP karşıtlığı ekseninde dönen bu tutumların kendince  bir anlatım dili oluşmuş. AKP karşıtıysan Ergenekoncusun, Ergenekon karşıtıysan AKP’lisin. Bu iki tutum dışında bir yerde durma şansı kalmıyor. Halbuki üçüncü bir yol da mümkündür.

Örneğin bu satırların yazarı Ergenekon karşıtı bir tutum içindedir. Ama AKP’li değildir. AKP’ye karşı olduğundan da Ergenekoncu değildir. Ergenekon  darbeci, militarist ve faşist TC’nin görünen yüzüdür. Özü açığa çıkarılmadı ve çıkarılma gücü de bu sistemle olası gözükmüyor. Ergenekon, birkaç emekli subayla atlatılmaya çalışılacak kadar sıradan bir olay değildir.

Çok açık “toplumu yönlendirme projesi” Genelkurmay kaynaklıdır. Bunu kurumsal olarak yaptıkları açıktır. Taraf’ta yayınlanan belgeler tarihsel belleğinde zayıflıklar gösterenlere, yeni bellek kazandırma şansını bir kez daha sunmuştur. Ki Genelkurmay yaptığı her açıklamadan sonra, bu organizasyonun arkasında olduğunu açıkça teyit etmektedir.

Akşam Gazetesi’nin “Ergenekon soruşturmasının görevdeki subaylara uzandığı” tespitini yaptıktan sonra Genelkurmay, zehir zemberek bir açıklama yayınladı. Açıklamanın özü, “TSK ve onun mensuplarını olayların içine çekme gayretinde bulunan ve görünüşte özgürlük ve demokrasi savunucusu olduklarını vurgulayan çevreler, Türkiye’nin istikrarını bozan odaklar haline gelmiş bulunmaktadır. Bu odaklara karşı yalnız TSK’nin değil, onun gerçek sahibi yüce Türk milletinin de yasal ve demokratik tepki göstermesi doğal bir beklentidir.”

Bu anlayışın asker dilinde ne anlama geldiği biliniyor, TSK şimdiye kadar neler yaptıysa aynısıını yapmaya muktedirdir. Bizden yana olmayanlar da hedeflerimiz arasındadır, bizden yana olduğunu söyleyenler de söylediklerimizden “vazife” çıkarsınlar  Cumhuriyet mitingleri, bayrak provakasyonları ve teröre telin mitingleri gibi eylemlerle rüştünü ispat etsinler.

Diğer bir anlamı da sivil siyasetin önü kesilmeli, yüce Türk milleti” sivil iradeye karşı ayaklanmalı, isyan etmeli, bizi yani TSK’yı siyasi irade olarak, kabul etmeli.Burda açıkça bir Anayasa suçu işlenmektedir. Halkı isyana teşvik etme suçu TCK’da yer almaktadır. “Bağımsız Türk yargısı” bu konuda hiçbir adım atmamaktadır. “Ankara’da savcılar ve hakimler var” diyenler, savcı bulma sıkıntısı çekiyorlar. Bulsalar da Şemdinli’de ne hale getirildiği bilinmektedir. Hele Kıbrıs’ta Başbakan, “TSK’ya saldırıya sıcak bakmayız” diye, haykırdığı bir ortamda böyle bir şey mümkün mü?

Ergenekon karşısında durmak ve “sonuna kadar gitmek” gerektiğini söylemekle bunun uygulanmasını sağlamak veya hukuki alt yapısını oluşturmak hayli zor gözüküyor. İrade dışı ulaşılan uzantılar da etkisizleştirilmeye çalışılıyor.

Kürdler de Ergenekon olayında ikili tavır içindeler, İmralı eksenli düşünüş tarzına hakim olanlar Ergenekon’un Kürdistan’daki cinayet, katliam, köy yakmalar, sürgünler,, faili meçhuller aydınlatılmadan hiçbir şey olmaz anlayışı ile, Ergenekon’la kürd demokratikleşmesinin önü açılacak anlayışı ile çatışmaktadır. Biri Ergenekon’u küçümserken, diğeri olduğundan farklı yaklaşmaktadır. Kürd sorunu ve Türkiye’deki demokratikleşmenin biricik yolu darbeci ve faşist TSK’dan kurtulmaktan geçer gerçeği tüm kesimler tarafından görülmeli. Ergenekon ve Genelkurmayın aynı kaynak olduğunu görüp bunun açığa çıkmasında çaba harçayan her kesimin çabası desteklenmeli. Bilgi akışı ve eylem birlikleri merkezileştirildiği oranda başarı oranı da artar.

Ergenekon’un beslendiği ideolojik kaynak Kemalizm’dir. Kemalizm ise faşist bir ideolojidir. Bunu sol’la ilişkilendirmeye çalışan sağ kalemşörlerin manipülasyonları da gözardı edilmemeli. Kemalizmin (Ergenekon) avukatlığına oynayan zat üzerinden sol’a vurma tutumu doğru değildir. Radikal sol, kendini yeniden üretememe, dünyayı anlama ve yorumlama da doğmatikçe davranan tutumlara düşmüşse de, demokratikleşme de atılan adımların zorlayıcı fonksiyonunun onlardan  geçtiğini unutmamak gerek.

21.07.2008

Yorumlar (0 gönderildi):

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin