Anasayfa | Yazarlar | Şükrü Gülmüş | Hocaya Çorba, Apo’ya Kebap

Hocaya Çorba, Apo’ya Kebap

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Çorba

Bu gece aklıma son on yıl geldi. O yıllardan kalan bazı ilginç durumları sizinle paylaşmak istedim. Çünkü, bir Ağlama Duvarı, bir Dert Ortağı oldum çoğu insanıma. Ve o zaman iyi bir iş yaptığıma inandım. Bu insanların önünden yine birilerinin gitmesi gerekiyordu. Dün yaptığımızı bugün bizim de sebep olduğumuz, yarattığımız Tiran’a karşı durmamız gerekiyordu.. Hocaya Çorba, Apo’ya Kebap

-Son On Yılda Bana Anlatılanlar-

 
Gerek PKK ve onun devamı olan oluşumlar içinde, gerek onun dışına çıkışımdan bu yana çok enteresan şeylere tanık oldum. Herkes beni; her şeyi dobra dobra söyleyen ve hiç bir şeyini gizlemeyen olarak biliyor. Bu benim için hem iyi hem de kötü. İyi, çünkü böyle dobra dobra konuşan çok çok azaldı. Herkes bir hesap kitap içinde, söyleyeceğini kırk kez tartıyor. Kötü, çünkü böyle tanınmak bazen insanların size karşı temkinli davranmasını, esas anlatmak istediklerini anlatmam güvensizliğini de beraberinde getiriyor. Ama yaşam bu. İyi ve kötü, güzel ve çirkinlikler hep bir arada değil mi? Önemi olan iyi, güzelleri seçer ve korurken, kötü ve çirkinlikleri kendimizden uzak tutmak değil mi? Herkesi bilmem ama ben buna önem veririm. Ve şükür daha güven hazineme halel getirmedim. İnsanların güvenini korumayı temel aldım. Gerçekten de başka bir sermayem yok.
 
Öcalan ve onun sistemiyle yollarımı Öcalan Roma Hicretine çıktığında ayırdım. Bunu ‘Öcalan Çizmeyi Aşacak mı?, Sabık Başkanıma Açık Mektup ve bir yıla yakın PSK’nin yasal haftalık gazetesi Hevî’de köşe yazarlığı yaparak ilan ettim. Hevî’de yazdığım yazıların –biri hariç- pek kaydadeğer yanı yoktu. Sadece ‘Ben burdayım!.. Artık sizinle değilim’ demek anlamına geliyordu. Yani eski bir PKK kurucusu ama Hevî’de yazı yazıyor. İsmimin olması bile onları çıldırtmaya yeterdi. Nitekim daha ‘Merhaba’ yazımdan sonra, gazeteyi götürüp bazı dostlarımın önüne koymuşlardı. ‘Alın bakın hocanız nerde? Hevî’de köşe yazarı!..’
 
Yani, sanki herkes PKK’li olur, PKK yayın organlarında yazar ama hiç bir eski ve yeni bir PKK’li başka yerde yazamaz anlamına geliyordu. Aslında tam da bunu anlatmak istiyordum. Mesaj yerini bulmuştu. ‘Bakın size göre herkes, -dini ve ideolojisi ne olursa olsun- Müsülman olur, sizden olur ama kimse bir başka dine geçemez!..Başkasıyla dost bile olamaz.’ Ben resmen, şunu dedim; ‘Sizin gavur dediğiniz, sizin hain dediğinize ben demiyorum. Onlar ve onların dışında kalan herkes bundan sonra benim dostumdur’
 
Bu mesajım yerine ulaşınca, misafirlik / yazarlık konumum bitince de yazılarıma son verdim.
Ondan sonra asli mecrama, tek başıma yürümeye başladım. Nasname’yi açtım. Kendimi ifade etme alanım ve benim özgür birey teknem oldu Nasname.
 
*
Bu gece aklıma son on yıl geldi.
O yıllardan kalan bazı ilginç durumları sizinle paylaşmak istedim. Çünkü, bir Ağlama Duvarı, bir Dert Ortağı oldum çoğu insanıma. Ve o zaman iyi bir iş yaptığıma inandım. Bu insanların önünden yine birilerinin gitmesi gerekiyordu. Dün yaptığımızı bugün bizim de sebep olduğumuz, yarattığımız Tiran’a karşı durmamız gerekiyordu..
 
Hoca'ya Çorba, Apo’ya Kebap
 
Taş patlasa daha otuz yaşlarında ya var ya yoktu. Uzun boylu, esmer ve güleç yüzlü bir gençti. Bana sevgiyle bakıyor, adeta ağzımın içine bakıyordu. Benim neye ihtiyacımın olacağını gözlerimden anlıyordu. Bir tazı gibi atlıyor  ve ‘Mamosta bir emrin var mı?’ diye hazırola geçiyordu. Bir tuhaflık vardı her halinden.
 
Başbaşa kalınca onu açmaya çalıştım.
-Nerelisin sen?
-Konya/Haymanalı.
-Kürdçeni nasıl korudun böyle?
Pervasız gülmüştü.
-Vay Mamosta bu bana hekarettir. Ben Kürdim weyyy...
Ama güzel konuşuyordu. Ne yapayım mecburen öyle dedim. Sonra samimi olduk. Yazılarımı okuduğunu ve uzun bir süreden beri tanışmak istediğini söyledi. Samimi olduk ve açıldı.
-Mamoste bir şey demek istiyorum.
-Söyle.
-Ya bu hevaller...
-Eee ne olmuş onlara?
-Benden yıllık kampanya istiyorlar.
-Bana neden söylüyorsun?
-Fikir danışmak istiyorum.
-Ne kadar?
-3 BİN DM (O zaman daha Mark vardı)
- Bu kadar fazla değil mi?
-Ben de dedim ama milim aşağı inmiyorlar.
-Ne düşünüyorsun?
-Bilmiyorum. Sana danışamak istedim.
-Bana mı? Bence verme. Git polise bildir.
-Aaaa olur mu? Vala öldürürler beni.
-İyi bir yol daha var. Bana yardım ettiğini söyle. Gelip benden alsınlar.
-Nasıl?
-Nasıl olacak.. Hocaya verdim. Gidin ondan alın de!..
-Olmaz. Yapamam....
 
Kalktık. Beraber ortak tanıdığımız arkadaşın dükkanına gittik. Taksiyle beni oraya götürecekti. Yine konuştuk. Ve kızdım ona.
-Onu yapmıyorsun, bunu yapmıyorsun... Bu seninkisi Hocaya çorba, Apo’ya kebap politikası haaa.. Beni indir. İnecem.
-Ya Mamosta nasıl seni burda bırakırım. Ya şaka yapma. Dur arkadaşın yanına gidelim. Orda konuşuruz.
Gittik. Ve içeri girer girmez arkadaşa;
-Beni bir daha bu adamın yanına bırakma arkadaş!..
-Neden?
-Ya bunun politikasını sevmedim.
-Ne oldu ki?
-Apo’ya kebap, Hoca’ya çorba veriyor. De gel de yanında kal. Dövene, sövene haraç veriyor. Ama bize bir çorba bile vermiyor.
Arkadaş güldü.
-Mamosta doğru söylüyor. Siktir et onları. Vermiyorum de gitsinler. Sen böyle davrandıkça ensende boza pişirirler. Seni ne ben, ne Mamoste kurtarır. Zaten Mamoste’nin yanına gittiğini bilseler o zaman vergin üç katına çıkar.
-Yok yaaa.. Aha bir de bu var ha...
-Tabi ne sandın...
 
Ve işi şakaya boğduk. Ve bence istenen parayı verdi. Hem de belki daha da ödüyor. Apocularda dolaysız vergi var. Kürd’sen, bu Almanya’da yaşıyorsan vay haline.. Bu sadece bir tanesi... Her kampanya zamanında yarılan kafalar, kırılan kollar ve nice hırcırlar yaşanır. Ama bir gün olsun, bir Türkten, bir MHP’liden kuruş aldıklarını duymadım. Benim zavallı Konyalı Kürdüm.. Acep hala ödüyor mu vergisini? Veya kaç Euroya çıkmış bu dolayısız vergi? Bak merak ettim iyi mi?
 
Varan bir.
Bundan sonra siz esas hikayelere bakın!..
Devam edeceğiz...
 
10. Nisan 08

 

Yorumlar (2 gönderildi):

xort ciwanbû .. 10 Apr, 2008 06:27:26
avatar
Mamoste,carekê me bihîst ku pishtî erdheja li Stanbûl ê PKK bi destê Osman Ocalanî chend milion dollar dabû Tirkiyê.Hinekan digot ew pere ji bo darvenekirina apo bû.Nizanim chiqasî raste lê ez pê bawerim...
Waha jî min bihîstiye ku PKK chaxa ji gel pareyan distîne bahsa fedakariya gerilla dike û li wan chiyan jî, ji bo ku tishtekî ne de gerilla ji wan re bahsa fedakariya gel û "degerên partiyê" dikin.Yanî meseleya xoce Nesredîn û morîka shîne...

Bi xwe min bihîstiye ku PKK tevî ku dibêjin em bo gerilla pareyan distînin,lê belê tishtekî nade gerilla û berovajî ruhê wan jî di nav de heya bi bedena wan ji wan distîne.Bi xwe eve rastiya alîkariyê û gereke kes pareyên xwe û pesheroja zaroyên xwe nede wan, da ku ew pare nekeve bêrika tirkan û hevkarên wan...Û wek fîshek û gule li me venegerin...
a.a. .. 10 Apr, 2008 11:05:09
avatar
Bir alemsim sen Xoca,yazılarını okuyunca hem gülüyorum hemde içimden bir isyan etme duygusu tam kabarırken,akıl'ma bir soru soruyorum ve akıl'ım bana,otur oturduğun yerde ! Xoca ne zaman ne şekilde kimi nasıl öğeceğini bildiği gibi ! yerin dibine vurmasını da çok iyi bilenlerden''Der''bende akıl'ımı dinlerim,kolay kolay da hataya düşmem.
Türklerin'mi,Acemlerin'mi,kimin olduğuna ait net belge olmayan Nasrettin Xoca,tıpkı bizim kürdlerin Reşili Şükrü Xocası gibi;Akıl ve bilgisini her türden insanlara yansıtmasını bilenlerden diyor benim torunum,ellerinden öper.Bazen şaşıyorum Kürdlerden bu kadar zeki çıkar mı!demek çıkıyormuş ta,ama Kürdler mizahtan,okumaktan,bilgiden,siyasetten,kültürden,tarihlerinden Ne ! anlar ki?Anlamış olsalardı bir gölge adam peşine takılıp beş bin yıllık tarih'i kültürlerinin üzerine bir çizik atmazlardı.
Xoca efendi,senin yazdığın her kelime ve satırdan bir tarih'e sığanacak kadar zevk alıyorum.
O büyük Kürd yüreyin ve yarım Fransız çiğerinle tarih'in gelecekteki sayfalarını değiştirdin.
Bırakın Apoya kebap gitsin,Kürdün kali'li nisk'i[çorbası] Xocanın nasibi olsun.Acılı kebaplar DEXAK'ın ! sevgi seli KAWANIN ve yolunda devam eden CİGERXİN ile Şükrü XOCANIN olsun.Sen yazarsan bende yazarım ha!!..

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin