Anasayfa | Yazarlar | Şükrü Gülmüş | Diyojenik İğnelemeler

Diyojenik İğnelemeler

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image Bidonda Yaşayan Kral :Diyojen!...

Ne bana kızacak karım, ne sevgilim ne de bir başkası.. Bu alemde keyif benim keyfim. Ben hem kompütüre, hem internete hem de gördüğüm çarpıklıklara burnumu sokmadan, Diyojen gibi iğnemi batırmadan edemiyorum.

 

Birbirlerini severek ve isteyerek evlenmişlerdi. Ama hiçbir zaman birbirlerine delice aşık olmamışlardı. Sevmek ve aşık olmak... Sahiden bu iki kavram arasında ne fark var? Sizi bilmem ama bence çok fark var.
Birincisi birbirlerinden faklı kelimelerden mütteşekkil birer sözcüktürler.
İki, sevmek iki hece, aşk tektir.
Üç, biri aşka giden basamak, diğeri zirvedir.

İşte üç önemli fark.
Ve daha da önemlisi ikisi de ‘Aşkın evliliğin mezarı’ olduğunu biliyorlardı.
Bu nedenle birbirlerini severek ve isteyerek evlenmişlerdi, dedik de aşıktılar, demedik.

Her neyse...
İşte böyle iki eşin arsına ne kayınana dırdırı, ne yokluk, ne yoksulluk girdi.
İkisi de çalışıyor ve çocuklarıyla gül gibi geçiniyorlardı.
Son zamanlarda kadın, hafif tertip söyleniyordu.

-Kocacığım...
-Söyle canikom benim.
-Diyorum ki...Nasıl desem...
-Söyle canım. Ne var bunda...
-Şu senin kompütür müdür, internet midir .. Herneyse canım...Ona çok zaman ayırmıyor musun? Beni ihal ettiğinin farkında değil misin?
-Ah canım üzüldüğün şeye bak.. Ben sana nasıl zaman ayırımam. Gel benim bir tanem.. Gel canımın içi, gel biöpeyim seni.

Ve adam, kalkıp karısına sarılırken; yine gözü kompütürde. Kadın hemen fak eder.
-Bak bak.. Resmen beni aldatıyorsun...
-Ama canım dayanamıyorummmm........

*
Oh be...
Benim öyle bir derdim yok.
Ne bana kızacak karım, ne sevgilim ne de bir başkası..
Bu alemde keyif benim keyfim.
Ben hem kompütüre, hem internete hem de gördüğüm çarpıklıklara burnumu sokmadan, Diyojen gibi iğnemi batırmadan edemiyorum.

Bakın salt bugün bir kaç yere kalemimi -pardon tuşumu- kılıç gibi savurdum.
Bir Karasu’ya, bi O’na, bi de O’nun tüm zerzevatlarına.
Alın size Milliyet/Diha’nın yazdığı heber!Bakı ben neler düştüm:

Bir Haber,
Haber Şu:PKK’dan Öcalan’a yanlış günde yaş günü
Şanlıurfa DHA/Milliyet
PKK’lılar Abdullah Öcalan’ın doğum yeri olan Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Ömerli köyünde, 4 Nisan’da Öcalan’ın doğum günü diye gösteri yapmıştı. Ancak, Öcalan’ın doğum tarihi resmi kayıtlarda 14 Nisan olarak geçiyor.
Nüfus kayıtlarına göre ailenin dördüncü çocuğu olarak Ömerli köyünde 14 Nisan 1949’da dünyaya gelen Öcalan’ın, dördü kız yedi kardeşinden ikisi öldü.
Cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan, 24 Mayıs 1978’de evlendiği, örgüt kurucularından olan ancak daha sonra örgütten kaçarak Avrupa’ya yerleşen Kesire Öcalan (Yıldırım) ile halen evli görülüyor.

*

Bir Fıkra;
Biz Çiğköftemizi de Yeriz Açlıx Grevimizi de Yaparıx!..

Urfa Cezaevindeyiz. Diyarbakır Zindanı’ndan sürgün gelmişiz. 19 mevcudumuzla 1. koğuşta kalıyoruz. Diyarbakır’daki haklarımızın Urfa Cezaevinde de verilmesi için Süresiz Açlık Grevine girdik.

Bunu duyan diğer Adli Tutuklular da bize katıldı. Müdür yanlarına gidiyor.
-Ne oluyoruz? Size ne battı?
-Biz de hekkimizi isteriz.
-Ne hekki ?
-Ehh açık görüş. Yemex almax.. Serbsetlik.. Özgürlix !..
-Ya düne kader böyle bir derdiniz yoktu. Ne oldu? Siyasiler mi bunaları kafanıza soktu?
-Yoxxx.. Biz, bize sohtıx!.. Ya hekkimiz, ya da açlik grevine girerix.
Müdür gitti.
Adli tutuklu Miheler Açlık Grevinde. Ama Miheler dayanır mı? Aynı gün başladılar çığ köfte yapmaya.
Müdür yine geldi.
-Ne oldu hani Açık Grevindeydiniz? Bu Çiğköfte de ne oluyor?
-Ohoo midür begin derdine bax. Biz açılik Grevimize de gireriz Çiğköftemizi de yeriz, dediler.
Müdür güldü gitti.

Bir özlü söz ise şöyle :

‘Gönül ne mey ister ne meyhane, gönül seni ister kahve bahene !..’

Şimi anlaşıldı mı?
Abdullah Öclan’ın yanlış doğum günü kutlanmış. Ne fark eder ha 4, ha 14.. Ne var bunda. Aha 4…ögine bir (1) at oldi 14…
Anan için her yer teşttir oğıl her yer teşt !...
Kefan tahma!...

*
Bugün benim mavra günüm.
Takıldığıma takılacağım. Voltamı attacağım. Sigaramı yakıp, Fransız ciğerin üstüne boca edeceğim. Zaten onu çoktan Kürdleştirdim.

Ya sen şu bizim Metin arkadaşa bak!..
Tutmuş beni Şamil Tayyar’la eşleşiyor. ‘Ha Şükrü Hoca Ha Tayyar’ demez mi?
Hayır efendim!.. İtiraz ediyorum. Ne o bana, ne ben ona benzerim. Eğer aranacaksa bir benzerlik şunlardır, kabul ederim.

1- İkimiz de insanız.Bu konuda ortak payda tamam.
2- Gazeteciyiz. Okey. Meseleki yani.
3- O bir despot gelenekten, ben aynı türdeşi olan bir başkasından geldim…

Lakin geriye kalanların hiç birini kabul etmem.

Ben Mazlum Doğan’la, Kürdistan Devrimcileriyle ve gider ayak Apo ve teşkilatıyla tanıştığım zaman;
-Kürddüm.
-Devrimciydim.
-Erkektim (Cins olarak)
-Edebiyat sanattan anlardım.
-Amatör Botan Tiyatro Grubum vardı.

O zaman da bugün de Kürdüm. Ama Kürdlüğümün ön sıfatıları var. Demokrat+İnsan ve sonra Kürdlük gelir. Yani bu kırmızı tonajlı Kürdlüğün bir renk farkı vardır. İnsanî ve ahlakî değerleri her şeyden üstün tutardım. Bireydim. Bireyliğimi örgüte girince yitirdim. Onu yine elde ettim. İyi bir demokrat, devirici/yıkıcı değil, cesur bir devrimci olmak benim hedefimdi. Bunu başardığıma da inanıyorum.

Pratiğimle, direnişçiliğimle ve yapılaması gerekenlerin fazlasını yaparak, özverinin en had safhasını da zorladım.

Kürdlüğe evet ama Kürdçülüğe hayır. Ben Kürdçü olmayı, böyle tanınmayı kendim için bir ayıp saymam. Lakin bu bana dar bir kavram.

Vatandan, milletten ve illetten önce; İNSAN’ı temel değer olarak almayan hiç bir anlayış, ideoloji ve kimlik beni tam ifade etmez. Ben birden fazla kimliğimle varım. Şu an yakıcı olan Kürdlük ise bu benim mecburiyetim/zorunluluğumdur. Buda özgürlük kadar bir kelepçedir kollarımda.

Sonra niye illede birileriyle beni karşılaştırıyorsunuz ki?
Nev-i şahsına munhasır, Hasankeyfin dağ köyü Wezrin/Reşîli bir insan olmak yeterli gelmez mi? Daha önceki arkadaşlarım da beni bir çok kişiye benzetirlerdi. Hatta AU -Kulakları çınlasın- ‚Bizim hoca tam Ertuğrul Özkök..’ derdi. Kafasına basmayınca, kuyruğunı kıstırınca da ‚Sen de tam Aposun haaa!’ derdi.

Yok kardeşim yok.
‚Beni zaten bir benzerim öldürür.’
 Kimse bana benzemesin. Ben de kimseye benzemek istemem. Ama tarihsel olarak; benzer önce çıkar, benzeyen ondan sonra gelir. Yani şimdi biz ‚Stalin, Apo’ya beniyor’ diyebilir miyiz? Stalin, Apo’ya benzemez. Çünkü Stalin Apo’dan önce gelmiştir. Ama Apo, Atatürk, Esat, Saddam’dan çok şey almıştır. Ama hiçbirine benzemez. O bizim Prototip Lider Tarzımızdır. Kürdün içindeki dışa vurmuş canavardır. O’na aslında asla ve ala kızmamalıyız.

İmkan olsa, M. Şerif Şener’in Adını Koyamadım kitabında dediği gibi bir poliklinikte tedavi ettirmek ve heykelini yapmak lazım. ‚Alın bakın!.. İçinizi ve şaheserinizi seyreyleyin.’ Onu içselleştirdiğiniz an, her biriniz birer Aposunuz. Ama onu Duhring yapın ve Ant-duhring olmaya çaba gösterin.

Benim belki benzeyen yanlarım var.
Ama inanın binlerce benzemeyen yan da o kadar bir gerçek.
Mesela ben O’nun kadar gaddar ve sadist asla olamam. Ya insan hiç güvercini diri diri yolabilir mi? Hemde ihanet etti diye. Hayvancağız ne anlar ihanetten. Demek güvercinin özgürce uçmasına ve kaçmasına bile tahammülü yok. Demirel de bir zaman ‘Kim diyo bu memlekatta demokrsi yok diye ? Biz bulutların yer değiştirmesine garışıyor muyuz ?’

Al sana !.. Burdan yak !..
Demirel ki bir ömür Türk halkına liderlik yaptı.
Öcalan ise daha ne ki.. Topu tupu otuz yıl oldu.
Siz daha çıkacak ardıllarını sayın bakalım.
Bu topraklara Öcalan tohumu düştü. Gari iflah olmayız. Diyeceğim o ki ; Şamil Tayyar dostumuz alınmasın. O kendi, ben kendim kalayım. Ve lütfen Metin dost beni kimse ile kıyaslama. Ne olumlu ne olumsuz. Ama varsa, olumsuzluklarımı harbiden eleştirebilirsin. Hem de burda. Nasname’de. Çünkü arkadaş arkadaşın, dost dostun aynasıdır.
Selam ve selametle.
Kelam ve kemaliytele…
9 Nisan 08

Diyojen Kimdir?

Diyojen (Diogenes), M.Ö. 412 - M.Ö. 320

Diyojen Sinop doğumlu olarak biliniyor. Sabahları Atina sokaklarında fenerle gezerek bir adam aradığını söylermiş. Bir fıçı içinde yaşayan Diyojen ziyaretine gelip isteklerini söylemesini istediği Sezar'a ünlü "Gölge etme başka ihsan istemem" sözünü söylemiş. Bence mükemmel bir hayat felsefesi var. İnsan kendi kendine yetebilmelidir. Yani mutluluğu için gerekli herşeyi kendi içinde yaşatabilmelidir.

 

Yorumlar (2 gönderildi):

Binews .. 09 Apr, 2008 04:15:40
avatar
kesinlikle bunu red ediyorum!
bir kürt kadini olarak. Ben Sy. Öcalana hic bir zaman inanmadim ve sevmedimde ve lutfen sy. Karasu koyunlastimis oldugunuz kürt kadinlarinin disinda kadinlar var.ve belirtmis oldugunuz nokta cok yanlistir.Cogunlukla kürd kadini bir cok alanda kendisini bagimzis kadin kimligiyle kendisini ifade edememistir yada ona bu firsat verilmemistir.bu anlamda Ulusal mücadele icinde yer almis Kürdler ve kürd kadinlari kendilerine kahramanlar yaratmislardir yada yaratilip önlerine öncü yapilmistir.Ama ne yazik ki gercek anlamda kadin kimligiyle var olmamislardir. genelikle ilkel bir politaka izlenilmis kürtler arasindada kadinlari politk kullanilan formailte bir sembol yapmislar. ben cok merak ediyorum "KADIN ÖZGÜRLESTIKCE GUZEL; GUZELESTIKCE ÖZGÜR OLUR"" slogani altinda ne yatiyor.ama gercek bu ki insan birey olmadikca bir hictir kadinda kadin kimligiyle yer almadikca özgür ve esit kadin degildir.

Sy. Gülmüs bu yazdigimi Sy. Karasunun söylediklerine yöneliktir. ama ne yazik ki bir problem var ve yorum göndrilemiyor.bu arada size tekara tesekur etmek isterim bu guzel ve anlamli calismalariniz icin.saygilarimla bu arada biz hemseriymisiz bunada cok sevindim. Binews
Benav .. 10 Apr, 2008 09:51:00
avatar
Xoce,qurban, Bir ara bir siirimi size yayinlayasiniz diye gonderdim.

Ne sen ne de Kekê Selim yayinlamadiniz.
Aceba yayinlamaya deger mi, bulmadiniz?
Yoksa siirime gerekli anlami mi yukleyemeyip yanlis mi anladiniz?

Yoksa cok mu radikal buldunuz
Hani insan bir cevap verir

Düzenleyenin Notu: Bize öyle bir şiir gelmedi. Gelse kesin yayınlarız. Çünkü şşir en mahsum ifade ediş tarzıdır.
Selamlarımızla

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin