Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Serokê Min Demokrasi Çiye? Serokê Min Demokrasi Çiye? ================================================================================ Şükrü - Gülmüş on 24 Mar, 2008 06:54:00 On yıl; insan ömründe çok, halkların ve sınıfların yaÅŸamında küçük bir andır. DeÄŸirmenime alacağım tanelerim, Onu ve sistemini deÅŸifre etmek gereken çok ÅŸey vardı. Elime ne geçtiyse, ne bildimse verdim. Çok baskılara uÄŸradım. Kapılar yüzüme kapandı. EleÅŸtirilerimi yersiz ve gereksiz görenler oldu. Aldırmadım. Çünkü ben kendi inandığım savaşımı veriyordum. Ulus davası bitmiÅŸ, bireyin onur savaşı baÅŸlamıştı. Bu savaÅŸ benim savaşımdı. Dün ben davayım. Dava benim diyerek bu iÅŸe girmiÅŸ ve sermayeyi tümden İmralı Åžeyhine kaptırmıştık. O zaman bugün, yeniden birey ve kimlik savaşı vermem gerekiyordu. Karınca misali. Yola devam ettim. Lakin bu süreç bitti. Destar ve deÄŸirmenime atacağım ne tane kaldı ne de bu İmrocu Anlayışın gökkübbe altında sırrı kaldı. İlan ediyorum!... Yeni bir tarz geliÅŸtiriyorum. Artık Politik Mizah Silahını kuÅŸanıyorum. Sevgili kardeÅŸim Aziz GülmüÅŸ, Amedi kendi tarzıyla verirken ben bu Suyun Ortasındaki Adamı ve sisteminin çarpıklıklarını Politik Mizah tarzıyla vermeye baÅŸlayacağım. Ama Kürdçe olanları Kürdçe, Türkçe olanları ise Türkçe vereceÄŸim. Çünkü özgünlük böyle daha hoÅŸ. O zaman ilkina baÅŸlayalım. Ya Xûda, ya Yêzdan!.. Ve yarın aÅŸkıyla... * Hazretin Suriye Hicretinden çok kısa bir süre sonra bende gitmiÅŸtim. GidiÅŸ ve geliÅŸi daha önce anlatmıştım. İkinci gidiÅŸim bir onbir yıl sonra, yani 1991lerde falandı. Hazret bize Demokrasi Üzerine bir seminer verecekti. 600 kiÅŸiyi aÅŸkın bir grubumuz vardı. Akademi dedikleri anfi hınca hınç doluydu. Biz beton zeminlerde, zangır zangır titrerken, o sahnenin ortasında dans eden bir balerin gibi gah oturuyor, gah suyunu içiyor gah da voltasını atıyordu. Tabi bir tarzı var. KonuÅŸmaya baÅŸlamadan hep sorar: -Bir sorusu olan var mı? -Kes sual dika an na? .......................... Kim korkusundan soru sorabilir? Kim öksürebilir? Kim teprenebilir ki? Yok ve hiçbir zamanda böyle bir baba yigid çıkmazdı. BaÅŸladı. Tam altı saat ard arda gevezelik ederdi. Bazen gözlerini kapayıp, bazen de havadan sudan konuÅŸur, konuÅŸurdu. Çok konuÅŸurdu. Ama Allah var hep boÅŸ konuÅŸurdu. Peki Ey hazret, ey serok, ey kral boÅŸ konuÅŸtun, diyebilevek var mıydı? Yok.Yine saatlerce konuÅŸtu ogün. Ne ben ne de bir baÅŸkası soru soramazdık. Ama bitirince tekarar; -Anladınız mı? -We fahm kir? Dedi. Bir çelimsiz, bir yel esse uçacak zayıf mı zayıf Süriye Kürdü bir gerilla adayı el kaldırdı. Ben gözlerime inanamadım. Hazret: -Hııııı.....Bêje... Bêje..... Bizim gerilla adayı, kendinden çok emin bir ÅŸekilde; -Serokê min, sualek min heye... -De bêjeeee!... -Serokê min demokrasi çiye? Hazret bir baktı. Bir baktı. Gözünü yumdu. Yüzünü buruÅŸturdu. Öfkesinden deliye döndü. Ama gülerek; -Demokrasi hımmmm.... Demokrasi ÅŸorba kazana niskêye!... Serê bihê û derhe!.. Bihê û derhe!.. Teres!.. Min ji tere ÅŸeÅŸ seetan kala çi kir? De rûne cihê xwe.... Ez werim vira ezê li pêl serê tekim!... Terese teres!.. Demokrasi çiye hııııı..... 24 Mart 08