Türkiye Abdulkadir Aygan‘ı Değil, Aziz Turan'ı İstiyor
Diyarbakır Askeri Cumuhuriyet Savcılık Başkanlığının 21 .8. 2008 tarihli karar metinden yola çıkarak; İsveç hükümetinden Aziz Turan adındaki şahısı resmen iadesini istemiştir.
Abdulkadir Aygan'ın iade istemiyle ilgili en son gelişmeleri alt alta, satır başlıklarıyla yazma gereği duyuyorum. çünkü bu akşam, İsveç'den sayın Vildan Tanrıkulu bana tek tek durumları aktardı. Daha önce yazmış olduğum bilgileri yanlış, duyum ve yorumlarla beslenmişti. Bazı şeylerin –hele de böylesi bir sorunda- hayati önemde hassasiyeti vardır.
1-Diyarbakır Askeri Cumuhuriyet Savcılık Başkanlığının 21 .8. 2008 tarihli karar metinden yola çıkarak; İsveç hükümetinden Aziz Turan adındaki şahısı resmen iadesini istemiştir.
2-Aziz Turan, PKK üyesi olarak Musa Anter'i öldürmek ve Orhan Miroğlu'nu yaralamaktan dolayı, Diyarbakır Savcılığı tarafından Devletin ve Milletin bölünmez bütünlüğünü bozmaya matuf bir fiili işlemiştir, denilmektedir.
3-Oysa Aziz Turan, 1992'de bu suçu işlerken, JİTEM içimde kadrolu devlet memurudur.
4- Aziz Turan adlı şahıs; Mahmut ve Zeynep'ten olma 15 3 veya 8 (tam okunmuyor) 1958 Malatya doğumlu, Ankara ili/ çankaya İlçesi....C mahallede.... nufusuna kayıtlı olup, halen İsveç ülkesi Bö.....yakınlarında yaşayıp A... İsveç hükümetinden iltica talebinde bulunduğu iddia edilmektedir.
BU BİLGİLERDEN SONRA ŞUNLARI SORMAK GEREKMİYOR MU?
1- A.Kadir Aygan o zamanlar PKK'li falan değil, Jitem'de görevlidir değilidir mi?
2- Katledilen Musa Anter'i devlet sağlığında savundu mu? Onu 49'lardan 72'lere yargılamadı mı? Her yazdığı ve her söylediği kendisi için suç delili olmadı mı? Kürdtü ve yurtseverdi. Yani Devletiniz içindeki durumunu gayet iyi bilmiyor musunuz?
3- Sizin istediğiniz Aziz Turan. Böyle bir şahıs İsveçte yok.
4- Aradığınız A.Kadir Aygan ise Türkiye'de Yok. Yaşamıyor.
5- Bu Türkiye'de yok olan Aabdulkadir Aygan İsveç'e müracaat edip oturum hakkı almış durumda.
6- İstediğiniz isveçte yok. Olan da Türkiye'de yaşamıyor.
PEKİ BU NASIL çöZüLECEK.
Birazda Orhan Miroğlunun hikayesine benziyor:
Ne diyordu son olarak sayın Miroğlu:
‘Eğer o gece Dijwar, yani Hamit tersliği fark etmeseydi veya olmasaydı. Bize kurşun yağdırmaz, doğru Ayganların olduğu yere götürecekti. O zaman Aygan benim de katilim olacaktı.'
Bu nasıl bir işse;
-önec Anter bir barıştırma için alındığı söyleniyor.
-Sonra Hamit, Anteri vuruyor. Eğer vurmasaydı da sağ götüreseydi Aygan onu vuracakmış. Mış işler.. Dili gemiş ve tam bir kurgu.
Gelelim benim işime.
Şu anada resmi olarak istem Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Gösterilen sebep Musa Anter'in vurulması, Orhan Miroğlu'nun yaralanması...
Resmiyete intikal eden bu.
O zaman Rahşan hanım ve Miroğlu'nun başvuru iddiası bir rivayet, bir söylem ve benim fantazi de olsa yorumum. Ben de bunu düzeltiyorum. çünkü hiç bir insanı, resmen söylemediği durumdan dolayı itham etmek istemem. Bu bir vebaldir. Benim görüş, düşünce ve inancım bu yönde olabilir. Bu da benim yorum hakkım. Ama öncelikle gerçeklerin bilinmesi lazım.
Selam ve saygılarımla
31 Ocak 09



Yorumlar (4 gönderildi):
A. Aygan Aziz Turan iken JITEM'e bagli bir tetikciydi, kuklaydi. Bunu kendisi de kabul ediyor, inkar etmiyor. Inkar etseydi simdiki itiraflarda bulunmazdi zaten. Oldurmek icin gorevlendirilen timin icinde oldugunu soyluyor ama Ape Musa'yi oldurmedigini de soyluyor. Ape Musa'yi katledenlerin isimlerini soyluyor. Hakli olarak soruyor, "Neden onlara dokunulmuyor da ben hedefe konuyorum?" diyor. Aygan'in kabahati, ust duzey apoletlilerin de icinde bulundugu kirli cinayetleri ifsa etmesidir.
JITEM'in kontrolundeki bir tetikci, JITEM'in basindaki askeri zevattan, onlar da Ankara'daki ustlerinden habersiz cinayet isleyemezler. Askeriyede emir komuta zinciri vardir. Tamam, bazen "ipini koparan" cikabilir (ki bu da cogu kez danisikli dovustur, plan ortaya cikinca butun suc onlarin ustune yigilsin, ustleri pacayi kurtarsin diye yapilir) ama JITEM'de hersey ortadadir. Butun kirli planlar Ankara'da cizilip Guneydogu'daki Veli Kucuk, Arif Dogan, Cem Ersever, Levent Ersoz gibi kiralik tetikcilere yaptiriliyordu. Onlar da korku damarlarini kullandiklari (yoksa Ergenekon'un taseron orgutu PKK'ya teslim edilecekti) Aygan gibi insanlara cinayet islettiler.
A. Aygan yuzlerce, belki binlerce tetikciden sadece biridir. Onun ustlerini, Ankara'daki ust duzey apoletli burokratlari gormemezlikten gelip Aygan'i hedefe koymak suclulari temize cikartmaz. Cikartmayacaktir da. Cunku Guneydogu'da akitilan kan Ankara'daki kuklacilarin ustundedir. Bunun belgeleri, ses kayitlari, fotograflari vardir. Cember daraliyor, Aygan'i dikkatlere sunarak cemberi yarmaya calisiyorlar. Calismak ile becermek ayni degildir, beceremeyeceklerdir. Akittiklari kanin hesabini verecekler. Kimisi hesaptan korktugu icin binbir kiliga girdi, zelil bir sekilde teslim oldu; kimisi cinayet planlayan pis beynini bir kursunla darma dagin etti (tabi isin bir de Mahkeme-i Kubra, yani buyuk mahkemesi var, Cehennem'i var), kimileri korkudan darbe icin stokladigi silahlari topraga gomdu, kimisi de Aygan'in beyanatindan korkarak kontrollerindeki adalet mekanizmasini calistirmaya calisiyor. Hakiki adalet yerini bulacaktir.
Derin devlet tasfiye edilecektir. Nafile cirpinislara gerek yoktur. Herkes bir adim one cikip isledigi cinayetleri itiraf etsin. Adalet (tabi Kanadoglu ve Eminagaoglu gibi kuklalarinkinden bahsetmiyorum) er veya tecelli edecektir. Bundan asla kurtulus olmayacaktir. Bunu kendileri de biliyor. Tedirginlik, ve bu tedirginligin verdigi saldirganliklari bundandir.
Muhterem hoca, şu anda bir dönemece girdir. Daha doğrusu bir dönüm noktasındayız. Bu nokta aziz milletimiz için hayırlı bir noktadır. Bu noktaya gelinmesinde Senin ve Nasnamenin önemli bir rol oynadığı aşikardır. Bir öneri sunmak istiyorum: Aygan, diğer itirafçılara ortaya çıkmaları çağrısında bulundu. Açıktırki, bu insanlar ancak belli bir kurum ve cevrenin destegi ve morali ile ortaya çıkabilirler. Bu ise belli bir organizeyi gerektirir. Şu anda görebildiğim kadarıyla bunu ancak Nasname başarabilir. Şöyle ki, Nasname bu insanlara bir çağrıda bulabilir ve mail yada tlf kanalıyla Nasnameyle baglantı kurmalarına yardımcı olabilir. Yani demek istediğim bir kurum gerekli, bu da ancak Nasname olabilir. Açıkçası gelip sana teslim olsunlar. Böylece sürec başlamış olur. Tabiiki bizlerde Nasname okuru olarak elimizden gelen desteği senden esirgemeyiz. Bir kez sana teslim olduktan, gerçekleri ifşa ettikten sonra bunları avrupaya çıkartıp yaşamlarını güvence almaya çalışmalıyız hep birlikte.
hürmetlerimle...
Yorum yaz