Anasayfa | Yazarlar | Şükrü Gülmüş | Elele Kolkolaydık Bir Zamanlar

Elele Kolkolaydık Bir Zamanlar

Yazı boyutu Decrease font Enlarge font
image 'Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim....'

Soldan sağa, Celal Talabani, Mem Celal’ımız(!). Şimdilerde Irak Cumhurbaşkanı...Öcalan sinek kaydı traşlı. Yüzünde zorlama bir gülümseme, boynunda Ahmet Türk’ün hediye ettiği kravat...Yanında ‘Kemal Abisi’ Üzgün ve mahsum...Zıraki yüzünde bir tebessüm...Sonda Ahamet Türk...Kahretsin arada bir hain sinek var... O kim biliyor musunuz?

 

Bir zamanlar, bir başka ve farklı bir dizi yapmıştım. Bir kaç tanesini de yayınlamıştım.
Sonra vazgeçtim. Adı `herkesin evinin duvarında bir foto asıldır` idi. Bazı ailelere gidiyordum. Kimisi beni davet ediyordu. Ben o zamanlar ‘esrar’ ve ‘eroin’den beter bir tehlikeydim. Kimse korkusundan bana selam vermez, benimle açık gezemezdi. Bu psikolojik bir geri çekilme duygusu yarattı bende. Hiç istemediğim halde, içime kapandım. Oysa bir insanın içine kapanması ölümdü. Hüzündü, bunalımdı.

Gittiğim yerlerde, davetlerde bile tedirgindim.
Bazen düşünüyordum. ‘Ya ben çok kötü bişey mi yaptım? Kimsenin namusuna kem gözle mi baktım? Para mı çaldım? Yüz kızartıcı bir durum mu işledim?' Tüm soruları sıralıyor  ve hemen "hayırlarım" ardı ardına geliyordu. Peki o zaman neden bu insanlar böyle davranıyor bana? Neden bir vebalı gibiyim?

"Dayan Xoca dayan," diyordu içimdeki ben.
"Tuşlara sert vuruyorsun. Sınıra vuruyor ve sınırsız vuruyorsun. Eh bu görkemli ve debdebeli bir diktatöre karşı çıkmak kolay mı? Bak Selim ve Aysel yıllarca Avrupa'da köşe bucak kaçmadılar mı? Madem onlardan daha yüksek bir çıtaya iddialısın, yılma, geri çekilme," dedim kendi kendime.

***

Geldik bugünlere.
Selim de Aysel de, ben de öldürülme çizgisini aştık.
Başarı finiş ipini göğüsledik.
Bu bir başarıdır. Böylesi başarılar da seksidir.
Hoştur. İnsanı mutlu eder.

***

Şimdi bir foto sunucağım size. Onu okuyacak ve açıklamaya çalışacağım.
Bence hiç bir Kuzey Kürdü bu fotoğrafı unutmamalıdır. Bu eksik elbette. Daha bu foto karesinde olanlar var. Kimler mi eksik? Rahmetli Hemreş Reşo, Ruşen Aslan, İbrahim Güçlü ve daha bir çoğu.

Öcalan; keyiften dört köşe olmuştu.
Bu seremoni öncesini bana anlatmışlardı.
Celal Talabani ve Kemal Burkay’ın geleceğinin kesinleşmesiyle beraber; Öcalan kıtaları teftişe çıkacak paşalara yaranma telaşıyla, ‘Kemal abi geliyor Kemal abi...’ deyip çocuklar gibi seviniyormuş. Tabi onun sevinci ‘Artık benim liderliğimi kabul etmeyen kimse kalmadı. Mesud Barzanî ve Mümtaz Kotan mı? Onlar olmasa da olur? Zaten Kotan bitti. Mesud’u ise zaten başından ne onu, ne babasını sevdim. Hele ben bunları yanıma alayım. Ona da sıra gelecek elbette..’ demiştir mutlaka.

Bir ara İbrahim Güçlü’ye de fırçasını atar. ‘Îbrahim hala huysuzluğun var mı?’ der ama İbrahim pek ses etmez. Öcalan’da fazla üstüne varmaz. Zaten onun, üçüncü lig lider takımı içinde hep gördü.

Talabani ile Öcalan’ın ilk karşılaşmalarını hatırlayan var mı?
Sanırım Necmeddin Büyükkaya’nın aracılık ettiği söyleniyordu.
Bir de Suriye, asfalt yokuşunu çıkışları var beraber. Orda Talabani’nin –kazaran- ayağı kayar ve Öcalan hemen bundan faydalanır. Onu kolundan tutar. ‘Bak Mam Celal sen hep düşüyorsun, her defasında da seni kurtarmak bize düşüyor’ diyor. Talabani de Öcalan’ın olmadığı bir zamanda; kendi adamalarına ve yanında bulunanlara ‘Bu Hasan Sabbah da nerden çıktı’ der. Bence Hasan Sabbah ve Alamut Kalesi sözünü Öcalan’a ulaştıran oldu. Ve ondan sonra bu kitap çokça partisi arasında okundu. Tartışıldı. Oysa Öcalan asla ve asla Hasan Sabah’la karşılaştırılamaz. Hasan Sabah bir idealist liderdi. Yirmi yıllık yaşamında iki kez dama çıkar, -yanılmıyorsam- iki oğlunu da kurallarına uymadığı için kellesini vurdurur. Ama Öcalan öyle mi?

***

Neyse biz fotoya gelelim.
Soldan sağa, Celal Talabani, Mem Celal’ımız(!). Şimdilerde Irak Cumhurbaşkanı...Öcalan sinek kaydı traşlı. Yüzünde zorlama bir gülümseme, boynunda Ahmet Türk’ün hediye ettiği kravat...Yanında ‘Kemal Abisi’ Üzgün ve mahsum... Yüzünde zoraki bir tebessüm... Sonda Ahamet Türk... Kahretsin arada bir hain sinek var... O kim biliyor musunuz? Hamza Bindal.. Bir dal gider BİNDAL gelir. Öcalan’ın karakutusu, muhafızı ve her türden ayak işlerini görücüsü... En son Almanya’dan Türkiye’ye gönüllü gitti. Ama o da kendini mağdur gösterdi. Bunu becerdi. Duyumlarıma göre şimdi dışarda ve görevli...

Bayrağı unuttuk.
‘Bayrakları bayrak yapan, üstündeki kandır...’ Bu da kanlı ve kıpkırmızı Ankara/PKK bayrağı. Ama Türk bayrağıyla özdeşleşti. Çünkü Öcalan Türkün kanlı bayrağını öptü. Mehmetcik Analarından özür  diledi. Anam Türktür dedi. Hizmete hazırım.. Falan feşmekan....

Önce vatan, sonra yatan...
Bu fotoyu unutmayın.
Bence herkes evine assın.

Bir defasında Kemal Burkay’la İsveç’de karşılaştık. Bana hiç konuşmamışız gibi, Ali Yıldırım ve Kesire’den Öcalan’ın ajanlığını, Mit’çiliğini anlattı. Dinledim. Dinledim. Bir nefes alınca;
‘Sahi Kek Kemal, siz bunları biliyordunuz da ne işiniz vardı Bekaalar'a kadar gittiniz. Kolkola fotoğraflar çektiniz. Barış protekolleri imzaladınız:....’

Kızdı. Köpürdü.
Ben politik manevra yaptım. Ben siyaseten gittim...
İnanın ben bu siyasetten hiç bir şey anlamadım.
Çünkü daveti yaptıran Öcalan, Burkay’ı tutuklatan ve bıraktıran da yine Öcalan...
Esat babasının mülayim evladıydı bir zamanlar.

Bu fotoğraf bir tarihtir.
Bir ibret varakasıdır.
Kuzey Kürdü bunu unutma.
Evine foto asacaksan bunu as ve düşün.
Bizim gibi apolitik, yürek savaşçılarına da çok kızma emi?

3 Haziran 08

Yorumlar (1 gönderildi):

mehmet .. 10 Jun, 2008 02:56:52
avatar
Sayın Xocam, Bu yazını okudum herşey iyi hoş. Senin gibi yürekli insanlara ihtiyaçta var. Ama sende zaman zaman haksızlık yapiyorsun. Kemal Burkay siyasetin gereği ve barişın Ülkeye gelmesi için orda bulunması kendi çizgisinin dışına çıkması anlamında da değilken. yine bu halkın bir nefes almasını sağlamak için Apo ile barış mesajı vermesinin neresi kötüdur. Diyelim ki senin için bu kötu idi ve eleştirini yaptın yapıcı eleştiri olması adına da hiçmi yaptığı iyi şeyler yoktuki yazmadın. Kemal burkay'ın bu halka gücu oranında bütün Kürd aydını gibi özerine düşeni yapmaya çalıştığına inaniyorum.Çıkan kitaplarını okuyorum.Nasnameden nasıl bilgi ediniyorsam Kemal Burkay'dan da öyle bilgi ediniyorum.
Bu fotoğrafı bir ibret varakası gibi okumiyorum. Ama Apo'u ergenekonculardan koparmak isteyipte başaramama fotoğrafıdır diyebilirim. selamlar saygılar.

Yorum yaz comment

Yorumlarınızı aktarırken kişi hak ve özgürlüklerine saygılı olmanın yanısıra, nitelikli görüş ve eleştirilerinizle katkı sunmanızı bekliyoruz. Katkısı olmayan, ilgisiz ve  eleştiri sınırlarını zorlayan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Güvenlik Kodu:

  • email İlet
  • print Yazıcı versiyonu
  • Plain text Düz Metin