DTP Öcalan'a Biat Etmeyi Sürdüremez!
DTP ÖCALAN'A BİAT ETMEYİ SÜRDÜREMEZ!
suleymanakkoyun@hotmail.com
Altmış küsur yıl Amerikan sularında yol almaya çalışan tekçi Kemalist Rejim; uluslararası konjonktürden kaynaklanan nedenlerden dolayı demokratik değişim ve dönüşüme zorlanarak, bölgedeki sorunların bir parçası olma yerine, sorunların çözümüne taraf olan saygın bir ülke konumuna getirilmesi için ABD ve AB tarafından güçlü bir biçimde desteklenerek Ortadoğu'nun merkezine oturtulmuştur. Öte yandan da uluslararası konjonktürün zorunlu kıldığı süreç ve dünyada yükselen değerler olarak demokrasi, insan hak ve özgürlüklerini merkezine almayan ulusların, sistemlerin ve örgütler küresel fırtına karşısında tutunamayacakları olgusu, Türkiye Devleti katında kabul görmüştür. Türkiye ve bölgede yaşanan olumlu veya olumsuz tüm gelişmelerin arka planını oluşturan olgu ise, 2007 yılının Ocak ayının başında MİT Müsteşarı Emre Taner'in yayınladığı rapor ile 5 Kasım 2007 tarihindeki Bush-Erdoğan görüşmesidir.
AKP Hükümeti 2002 yılından bu yana seksen küsur yıldır Türkiye'ye giydirilmiş olan deli gömleğinden kurtulmanın mücadelesi ekseninde gelgitlerle yoluna devam ediyor. Keza, AKP; Ergenekon ve PKK'nin birbirlerini besleyen provokasyonlarına rağmen, Türkiye'nin demokratik değişim ve dönüşümü adına çok önemli ilerlemeler de sağladı. AKP Hükümeti'nin içeride ve dışarıda ezber bozan türden açılım üstüne açılım yapması büyük çoğunluk tarafından desteklenirken, sistemden beslenen ayrıcalıklı Türk ve Kürd azınlıklarda tedirginlik yaratmış olması ve tedirgin olan egemen (İmralı örgütü, asker ve sivil bürokrasi) azınlıkların direnciyle karşılaşması doğaldır.
Ancak; Öcalan'ın İmralı süreciyle dışa-dibe vuran ideolojik, siyasi ve ahlaki çöküşünden sonra Kürdler adına siyaset yapmaya aday olan bir partinin hâlâ İmralı Karargâhından gelen ve Genelkurmay oluru ile kendilerine sunulan talimatlar doğrultusunda süreci statüko ve kendisinden başka hiçbir kaygısı olmayan Öcalan'ın lehine provoke eden eylem ve söylemleri doğal değildir-sayılamaz.
PKK'nin 21.yüzyılda Kürdler açısından hiçbir anlam ifade etmeyen silahlı mücadelesinin sona erdirilmesine ilişkin ABD, AB, Türkiye, Güney Kürdistan Yönetimi, PKK ve DTP ile sürdürülen koordineli çalışmalar-baskılar sonucunda Kandil'de de paralel bir iradenin oluştuğu-oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, PKK ile varılan bir uzlaşma sonucu olduğu tartışmasız olan bir girişimin DTP tarafından (!) abartılı bir karşılık bulması ardından “teslimiyet” ya da “zafer” gibi gerçeği yansıtmayan söylemlerle topluma gerginlik pompalayanlar, her iki kesim içerisinde örgütlenmiş ve süreci provoke etmeyi amaçlayan Ergenekon türevleri olduğu görülmelidir. Keza, Türkiye'ye gönderilen ilk gurubun karşılanmasındaki yanılsama ve abartı gerekçe gösterilerek, Ergenekon'un toplum içerisindeki ayakları halkı sokaklara sürmüş ve geçici de olsa süreç sekteye uğratılmıştır. Öte yandan da bu olay; varlıklarını toplumsal gerginliklere-çatışmalara borçlu olan odakların İmralı hattını kullanarak hâlâ DTP içerisinde etkin olduklarının da kanıtıdır.
DTP; İmralı yönlendirmesi ile toplumsal gerginlik yaratmaya çanak tutan eylem ve söylemleri ile miladı dolmuş çağdışı Kemalizm'in bir türevi olan Apoizme biat etmeyi sürdürerek politika yapmanın çağımızda olası olmadığını artık idrak etmek zorundadır. Kürdler adına politika yapmak isteyen bir partinin; Kürdlerin meşruiyeti tartışmasız olan ulusal ve demokratik haklarını hiçbir yasal gerekçeye sığınmadan her platformda savunması ve birbirlerini besleyen resmi ideolojilerin (Kemalizm-Apoizm) siyaset üzerindeki vesayetlerini sorgulaması bir zorunluluktur. Zira ulusal tükenişin bir ifadesi olan İmralı-Diyarbakır hattının çekim alanı dışına çıkamayan ve Amed-Hewlêr hattını temel almayan bir Kürd partisi; ya Kemalizm'in yedeğine düşer, ya da aşılır-tasfiye olur.
Ancak; gelinen aşamada DTP'nin Ergenekon gibi miadı dolmuş Öcalan Projesi kapsamı dışına çıkmaktan başka bir şansının da olduğunu sanmıyorum. Zira, uluslararası konjonktür herkesin değişmesini-dönüşmesini zorunlu kılıyor.
6 Kasım 2009



Yorumlar (9 gönderildi):
34 Kurdun Turkiye'ye gelisteki sevinc ve karsilama, normal sartlarda, gayet normal ve onlarin hakkiydi. Fakat, icinden gectigimiz bu hassas donemde biraz daha dikkat edilseydi daha iyi olurdu. Bediuzzaman'in "her soyledigin dogru olmali ama her dogruy her yerde soyleme" sozunu buraya uyarlayabiliriz. Sevinmek hakkimiz, ama bu sevinci bu hassas donemde daha uygun bir sekilde gosterebilirdik. Sevincin kaynagini, ailelere kavusma olarak yorumluyorum, yoksa hepimiz bu kirli sava$in magluplariyiz; feda ettigimiz degerlerimizi dusundugumuz zaman, sevinmemiz degil, oturup hungur hungur aglamamiz lazim. 50-60 bin tane kurban vermisiz, binlerce koyumuz tahrip olmus, milyonlarca insanimiz ya buyuk sehirlerin gettolarina ya da yurt disina surulmus... Simdi elde edilen cuzi kazanimlar, kaybettigimiz bir tane gencimizin bir tirnagina bile degmez. Bu surecin kazananlari, silah tuccarlari, uyusturucu baronlari, Ergenekoncu yapi ve Imrali sakini ve onlarin etrafindakilerdir. Bunlarin disinda kalan herkes, hem gerilla aileleri hem de asker aileleri kaybetmistir.
Yani sevinmeleri anlamakla birlikte abartili sevinclerin geregi olmadigina inaniyorum. Bu tur hareketlerden yararlanarak milleti tekrar sokaklara dokmeye calistilar. Ergenekoncu medya masum karsilamayi buyuterek kin duygularini kabartmaya calisti. Diger taraftan da bu karsilamaya tepki gosteren ciliz kalkismalari (ki cocugunu kaybedenlerin tepkisini de anlamak lazim, ama cogu insan 'benim evladim oldu, baskasininki olmesin' dusuncesinde) buyuterek mansetlere cekmeye calisti. Tam bu esnada "islak imza"li belge oraya cikinca, halki birbirine dusurmeye calisanlar kendi dertlerine dustuler. Yani bu surec sadece AK Parti'nin baslattigi ve omuzladigi birsey degil, TSK icinde de destekcisi var, diger kurumlarda da. Ve bu surec geriye donusu olmayacak sekilde ilerliyor. Surecin arkasindaki guc "iki adim ileri, bir adim geri" seklinde gitse de, surec emin adimlarla ilerliyor. Hickimse bu sureci geri donderemez. Biz Kurdler icin (ve tabi herkes icin) gelecek gecmisten daha aydinlik olacaktir. Bunda kimsenin suphesi olmasin.
Amma velakain,Aklını kullanan beynine iradesine hükmedenler içindir.Ya aklını başkalarının eline teslim edenlere,vicdanı satılık kullanımlık terkip olanlara ne denirki?!
Ayet-Kerimelerde geçer İnsanları ikaz etmek düşünmeye sevek etmek için mealen derki: Ne kadar az düşünüyorsunuz?AKıl etmiyorumsunuz? Bakmazmısınız? tefekkür etmezmisiniz? vb bir sürü düşünmeye akl etmeye mevla bizleri teşvik ediyor,Uyanlar uyananlar düşünenler Saadete düşünmeyeler felakaete gidiyor.
Üstad Bediüzzaman'ında bahsettiği gibi;
Bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebîler fünun ve sanayi silâhıyla bizi istibdad-ı mânevîleri altında eziyorlar. Biz de, fen ve san'at silâhıyla i'lâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilâf-ı efkârla cihad edeceğiz.
Amma cihad-ı haricîyi şeriat-ı garrânın berahin-i kâtıasının elmas kılınçlarına havale edeceğiz. Zira medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşîler gibi icbar ile değildir.
Evet Avrupa sınırlarını paralarını birleştirdi Maddedeten manen ittihad edip,Birleştiler.Ama gelin görünki bizler hala içimizde bu maddi mnaevi ittihadı birleşmeye temein edemedik hala maddeten ve manen paramparça olmanın hayalleri idealleri ile öldürmekle katletmekle bir yere varacağımızı zannediyoruz.Birleşeşip büyüyenler arlarındaki 400 Yıllık savaşları bitirenler,Şimdi bizlşerin parçalanmasına çarpıştırılmasın helaketimize çok büyük destekler veriyorlar.
Madem hali hazırdaki konjektör şartlar bizlerinde aynı şekilde ittihadımızı barışımızı, silahla değilde siyasetle akılla mantıkla ikna ile olmasını iktiza ediyorsa bizler neden bigane kalalım? Dünya herkese Terakki ilerleme gelişme olsunda bizlere neden tedednni gerileme vahşileşme oslunki?
Kürdlerin,pkk sultasından,DTP nin APO kuklalığından çıkmadıkları sürece; İyilik ve güzüzellik adına bir adım mesafe alınması ümidi hayal olur.
Evet;karıncayı emirsiz, arıları yasubsuz(Arı beyi) bırakmayan kudret-i ezeliye, elbette, beşeri(insanları) de Öndersiz Lidersiz bırakmaz .Fakat Önder, Kılavuz aklın ilmin vicdanın sevgisini art niyetisiz dünya ve ahiret saadeti için sevk ve idare ehilyetine liyakatına sahip olmalıki zararda olmayalım.
Nasnamede maşallah hayli akil münevver müsbet beyin takımı kardeşlerimiz var.Amma.. ne yazaıki..Şükrü Hoca ve Süleyman hoca gibi kardeşlerimizin müsbet akılcı yapıcı vicdani yazılarına yorum yapmaktan destek olmatan bigane durmaları inanın beni hayli düşündürüyor.
Ve diyorumki.Ya bu kardeşlerimiz yanlış düşünüyor yazıyor hata yapıyorlar,Yada sairleri.Çözüme barışa dair yazılanlar ya yanlış hatalı yada doğru üçüncü bir yol varmı acaba!?Kadir dayı!..Dersim Batıni ve Muzaffer vb Kardeşlerimiz Bu Merakıma ne derler acaba!?
Beyninize,elinize saglik.Artik yurtsever Kurt aydinlarinin gecikmis gorevleri neler yapilabilir olmalidir. Ornegin Turkiye'de ve/veya uluslararasi hukuk kurumlarina neden basvurulmuyor? Turkiye Kurtlerinin neredeyse yok edilen,edilmeye calisilan Kurdistan'li olma yani Kurdistan'lilik bilincleri nasil gelistirilecek. Somut cozumlere yonelmeliyiz. Cunku aklin yolu bir. Kurt aydinlarinin neredeyse tumu teshis te hemfikirler.Tedavi konusunda da ortakligi yakalamaliyiz.Saglik dileklerimle.
açılım veya barış veya neyse...eğer türkün derin ve kurnaz aklının belirtği şekilde gidecekse tabiki bu karşılamaları abartılı bulacağız. hatta proveke olarak göreceğiz...ama kürtleri özgür bir irade olarak göreceksek ve kürtlerinde oyunda bir oyuncu olduğu kanısındaysak...türk kurnaz aklının planladığı gidişatı ''zor oyunu bozar'' mantığının gerçerliğini de göreceğiz. kürtler hep oyunu bozdular. eğer bu seçimde kutbettin arzu diyarbakıra başkan olsaydı kürt diye bir davayı türk aklına getirmeyecekti. çünkü akpye havale edilmiş yumuşak hamleler vardı....ama diyarbakır bu oyunu milli bilincle %65 le bozdu...karşılamaya gidenlerin arasında değildim. ama onları o kadar iyi anlıyorum ki...benim için çaba gösterdiği vehmiyle dağlarda olan kişilere vefa göstermesek başka bir başımızın şıkışmasında nasıl yüzümüz olacak neslimizden fedakarlık beklemek...aynen kürt bu derin algıyla hareket etmiştir. abdoda bu konuda bu şekilde septone gelişen hareketin bu şekilde geleşeceğini tahmin etmemeiştir. ama ben kürt derin algısına güveniyorum...
provakasyon diyen türkün oyunu bozulduğu için diyor. peki ben neden türkün kurnaz aklıyla geliştirdiği tilki repliklerine teslim olayım.
Bu ölüm olayı hükümetten saklandı ve Abdullah Öcalan'a benziyen bir kişi çeşitli yüz emeliyetlarından(yüz estetiği) sonra Öcalan diye herkese yutturmaya çalışmaktadır.
Ne derce doğrudur bilemem ama Bu gün İmralıda tutuklu olan kişi gerçek Abdullah Öcalan değil..
İddiagibi görünse bile,hakikat olmasının doğruluğu çok yüksek.....
Kısacası,şu anda hayali olan bir Öcalan DTP yi yönlendirmektedir.İddianın doğruluğu Öcalanı avukatları dışında gören varmı?
Devletin Cumhurbaşkanı ve Başbakanına şu soruyu sormak gerekir?
İmralıdaki sözde kür lideri Öcalanın yaşayıp yaşamaması,yaşamıyorsa onun kimliğine giren kişi ve arkasındaki karanlık güçler kimlerdir.
Bu konu iyi araştırılırsa,Öcalan ve Pkk nin kimler tarafından kullanıldığı rahatlıkla deşifre olunacak...
Bence mevcut sömürü düzeni ayakta tutan cahillerin örgütllenme ve halkı bu çerçevede birleştirme ve eylemlerinin devam etirmesidir.Bu cahil kesimlerin halk arasında yaygın olması iktidarın işini kolaylaştırıyor.Niye diyeceksin? çünkü şimdi kürt gençlik nüfusunda okuma ve biliçli kitle çalışmaları olmadığı için körükörüne eylemler zinciri devam etmektedir.Çünkü binlerce kişi apo için miting ve eylem yapabilir ama kürt ve kürdistan için asla.Bunlar tabi ki düşündürücüdür ama bu tabuların yıkılması için halka sahip çıkmalı ve halkı bilinçlendirmelidir.Bunun da çaresi kollektif çalışma ve ortak ulusal örgütlenmeden geçer.Şahsınız ve yazınız değerli ama sizin yazı ve fikirleri Kürdistan topraklarında yeşertmeliyiz.Bizim bunlara ihtiyacımız vardır.Bu tür konuların üzerinde başınızın ağırtmanızı ve sizin gibi yazarların çoğalmalrı lazımdır ki bizim lider,Grup ve partilerde kıpırdanma olsun belki bir birleşme ve birlikte örgütlenme ruhunu yeşerte bilir.Çünkü örgütsüzlük bizi her türlü zorluklara yenik düşürür.selamlar kalemin Kürt halkı için hep yaşasın.
Yorum yaz