Hrant Dink'in Katilleri Mi ?
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in yaşamına mal olan alçakça saldırının yanısıra, cinayetin arkasındaki güç veya güçlere ilişkin çok şeyler yazıldı ve söylendi. Türk medyasının bu cinayet ile ilgili tutumu pozitif olmakla beraber, bazı güçleri de kolladıkları gözden kaçmamalıdır. Demem o ki, bu tür siyasi cinayetlerin arkasındaki güç gün gibi ortada olmasına karşın, medyanın timsah gözyaşları dökerek onu perdeleme çabaları içerisinde olduğuna dair kuşkuları ortadan kaldırmaya yetmiyor.
Hrant Dink cinayetini kimler mi işledi ? Ele geçen tetikçilerin nitelikleri ne olursa olsun hedef şaşırtmaktan başka hiçbir anlam ifade etmeyeceği, Şemdinli olayında olduğu gibi asıl faillere dokunulamayacağını öngörmek gerekir.
İşte Hrant Dink cinayetinin asıl failleri:
*1914 -15’li yıllarda Ermeni – Asuri katliamını inkar etmekte diretenlerdir.
*24 Temmuz 1923 Lozan’ı deldirtmeyiz diyenlerdir.
*12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 faşist askeri darbelerini alkışlayanlar ve darbecilerini yargılamayanlardır.
*Milli Güvenlik Kurulu gibi anti demokratik bir oluşumun tüm ”tavsiye” kararlarının icra organında koltuk kapanlardır.
*1 Mayıs 1977 Taksim katliamı, K.Maraş katliamı, Sivas Madımak Oteli vahşeti gibi kıyımları gerçekleştirenler ve bunun üzerine gitmeyenlerdir.
*Laiklik üzerinden politika yaparak toplumu geren ve aynı zamanda da Sünniliği temel alan Diyanet İşleri Başkanlığı’na ayrılan devasa bütçelere ses çıkarmayanlardır.
*Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’ı işgal etmesini alkışlayanlar ve hala işgalde diretenlerdir.
*Kürd halkının ulusal demokratik haklarının gasbında diretenlerdir.
*Tansu Çiller-Doğan Güreş ikilisinin, Kürd halkına uyguladığı vahşete sessiz kalanlar ve bu katil ve soygunculara dokunmayanlardır.
*3 Kasım 1996’da Susurluk’ta meydana gelen trafik kazasında yakayı ele veren devlet çetelerine dokunmayanlardır.
* ‘‘Yeşil’’ kod adlı katil Mahmut Yıldırım’ın kullandığı telefonun JİTEM’in babalarından Veli Küçük ‘‘paşa’’larına ait olduğu ispatlanmış olmasına rağnem üzerine gidemeyenler veya kollayanlardır.
*Şemdinli’de suç üstü yakalanan katillere ”tanırım iyi çocuklar”dır diyen, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’tır.
*Aynı çetelerce işlenmiş olan Orgeneral Eşref BİTLİS, Uğur MUMCU ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar OKKAN cinayetlerini örtbas edenlerdir.
*OYAK gibi vergiden muaf holdinglere sahip olan Ordu mensuplarının ülkeyi talan etmelerine karşı çıkmayanlardır.
*Türkiye’de yapılması kararlaştırılan Ermeni Konferansına katılanları devlet haini olarak niteleyen, Adalet bakanı Cemil Çiçek’lerdir.
*Dalkavukluktan başka hiçbir niteliği olmayan, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu türü devşirme tiplerdir.
*9 Kasım 2005 tarihinde de Şemdinli İddianamesi’ni hazırlayan, Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’yı görevden alanlardır.
*Kürdistan’da uygulanan asimilasyon ve inkar politikalarına çanak tutanlardır.
*Yarın gizli bir oturum ile Parlementoda Kürdistan ve Kerkük konusunda karar verme yetkisini kendilerinde gören densizler topluluğudur.
*Kerkük’te, Kürdlerin demografik yapıya müdahale ettiklerini ileri sürüp, Kürdistan’ın demografik yapısına devletin müdahalesini görmemezlikten gelenlerdir.
*Kürd ve Kürdistan’ın yanısıra Ermeni halkı ile ilgili söylemlerde “sözde” sözünü kullanmayı zorunlu kılanlar ve buna uyanlardır.
*Kenan Evren ve çetesi militarist darbecileri yargı önüne çıkartamayan siyasi iradelerdir.
*Türkiye ve Kürdistan’ın talanından palazlanan Türk medyasıdır.
Türkiye gibi sicili bozuk bir ülkede listeyi oldukça uzatmak olanaklıdır.
Özet olarak sürecin temel motifi, Türkiye ve Kürdistan’da gerçekleştirilen ve gerçekleşecek olan tüm siyasi cinayetlerin faili, yukarıya aktardığım katiller güruhunu sevk ve idare eden ve Türkiye’nin demokratik değişim ve dönüşümüne engel teşkil eden tek güç Genelkurmay Karargahı’dır.
Bu gerçeği yüksek sesle dillendirmeyen ve gereğini yapmayan tüm toplum kesimleri de, bu suç şebekesinin ortağı olarak tarihe geçeceklerdir.



Yorumlar (0 gönderildi):
Yorum yaz