Nasname Ozgur Bireyler Toplulugu: Genelkurmay-İmralı-Diyarbakır Hattı: TükeniÅŸin İfadesidir!.. Genelkurmay-İmralı-Diyarbakır Hattı: TükeniÅŸin İfadesidir!.. ================================================================================ Süleyman Akkoyun on 07 Oct, 2007 10:49:00 Nasname okuyucularının çok yakından bildiÄŸi gibi, ben; Kemalist Rejimin iç çeliÅŸkilerine taraf olma anlamında, iki yılı aÅŸkın bir süreden beri statükocu odaklara karşı, AKPnin yanlız bırakılmaması gerektiÄŸi üzerine görüÅŸ beyanında bulunarak, asker-sivil brokrasi ile AKP arasındaki rejim mücadelesinde, statükonun aşılması adına AKPden yana taraf oluyordum. Bügün de bu yaklaşımın, Türkiyenin demokratikleÅŸmesi ve tüm halklar aşısından yararlı ve doÄŸru bir tutum olduÄŸu kanısını taşıyorum. BilindiÄŸi gibi, 2007 Genel Seçiminde Kürdlerin tutumuna iliÅŸkin de, yürürlükte olan faÅŸist 12 Eylül askeri anayasası temelden deÄŸiÅŸtirilmeden, Kürdlerin kendi kimlikleri ile parlamentoda temsilinin olanaklı olmadığını, dolayısıyla 2007 Genel Seçiminde parlamentoda koltuk kapma düÅŸkünlüÄŸü yerine, Kürdistanda iktidar olmaya odaklanmanın daha dik bir duruÅŸ ve doÄŸru bir tutum olacağını dile getirmiÅŸtim. Dolayısıyla mevcut koÅŸullarda parlamenter mücadelenin olanaklı olduÄŸunu ileri süren çevrelerin, aynı zamanda da, Kürd halkının meÅŸruiyetten doÄŸan haklarını hiçbir yasal kısıtlamayla sınırlamadan her platformda savunmak ve faÅŸizmi sürekli kılan üniformalıların siyaset üzerindeki vesayetlerini sorgulayarak, Türk ve Kürd halkları arasında demokratik uzlaşı ve hakça paylaşımı temel alan bir perspektifin de egemen kılınmasına katkı sunmaları bir zorunluluktur. Ancak DTPnin, Türkiyenin demokratik deÄŸiÅŸim ve dönüÅŸümüne katkı sunan AKPye karşı, statükocu fosillerle aynı dili kullanyor olması, halkımız adına bir talihsizliktir. Zira, devletin lojistik desteÄŸi ile PKK ve türevleri üzerindeki vesayetini sürdürme olanağı bulan Öcalannın, avukatları aracılığıyla sürekli kıldığı güç ve bilgi kirliliÄŸi, DTPde ufuk tutulması yaratmıştır. Oysa, Kürd halkı adına siysset yaptıklarını iddia eden aktörlerin, farklı toplumları çatıştırarak beslenen düÅŸünce tarihinin aşılmasına katkı sunan farklı tartışma alanlarını açmaları gerekir. Yani, Kemalist Rejimin kendisini yeniden üretebilme refleksiyle olguların inkarını temel alan kuruluÅŸ felsefesi, Türkiyenin toplumsal dinamiklerini parçalamakla kalmayıp, günümüze aktardığı travmalar açısından da hayli zengin bir ülke olduÄŸu gerçeÄŸini gözden kaçırmadan, barışçıl yeni tarz siyasi bir yönelimin tesbiti kendisini dayatmaktadır. Aksi takdirde Kuzeydeki tarihi hataların tekrarı ve yetmezliklerimizin de sürekliliÄŸi kaçınılmaz olacağı gibi, halkımızın Güney Kürdistandaki kazanımları açısından da bir risk oluÅŸturur. Dolayısıyla, AKPnin sivil bir anayasa benzeri atmak istediÄŸi her demokratik bir adıma paralel olarak, PKKnin Öcalanın saÄŸlığını gerekçe göstererek, yapay bir gündem yaratması ve kör bir ÅŸiddeti tırmandırarak, statükocular lehine kaotik bir durum yaratan eylemlerini sorgulayamayan bir DTPnin, Türkiyenin demokratik deÄŸiÅŸim ve dönüÅŸümüne katkı sunamıyacağı gibi, toplumsal gerilimden nemalanan güç odaklarının bir yedeÄŸi olmaktan kendisini arındıramaz. Öte yandan, DTP; Kürd halkının ulus olmaktan doÄŸan meÅŸru haklarını Kemalizm ile harmanlayarak halkımızı siyasi olarak aldatan PKKnin; Kürd halkının ulusal demokratik hakları kapsamında hiçbir anlam ifade etmeyen, tersine, militer oligarÅŸik erki besleyen kirli bir savaşı sürdürmesinin mantıksızlığını sorgulayabilme iradesizliÄŸinin bir sonucu olarak, sergilediÄŸi yamuk duruÅŸundan dolayı da, parlamenter mücadelede tıkanmıştır. DTPye haksızlık yapmama adına bir gerçeÄŸin de altını çizmekte yarar görüyorum. Dost ve düÅŸmanın ortak kullandığ İmralı Karargâhından sevk ve idareyi içselleÅŸtiren bir oluÅŸum, yamuk olmak zorundadır. ABDnin bölgeye yerleÅŸmesi, aynı zamanda Kürdistanı parçalayıp aralarında bölüÅŸen sömürgeci devletlerin kimyasını da Irakta bozmuÅŸtur. ABDyi direkt karşılarına alamayan Türkiye ve İran sömürgecileri, PKKnin Güney Kürdistanda mevzilenmiÅŸ olmasını bahane ederek, halkımızın Güney Kürdistandaki kazanımlarını sabote etmeye yönelik kullanmaktadırlar. Bu tür bahaneleri geçersiz kılmanın yolu, tüm toplum kesimlerinin statükocu odakları besleyen PKKnin silahlı eylemlerini mahkûm ederek, silah tehditinden arındırılmış, barışçıl bir ortamın egemen kılınmasını içselleÅŸtirmesidir. Kısacası; DTPnin, İmralı vesayetinden arınarak, Uluslararası konjonktürün Kürd Sorununun barışçıl, eÅŸit hak ve hukukun temeline dayalı çözümüne iliÅŸkin sunduÄŸu bu tarihi ÅŸansı iyi deÄŸerlendirerek, bunun; tarihi bir zorunluluk ve sorumluluk olduÄŸunu kavraması ve gereklerini yerine getirmesidir. Yani, ulusumuzun tarih ve toprak bütünselliÄŸini temel alan barışçıl, eÅŸit ve gönüllü birlikteliÄŸin olmazsa olmazlarını net bir biçimde ortaya koymalı ve bunu temel alan aparatları yaratmaya yönelik İmro-Kürd barikatını aÅŸarak, Kürdistani bir mecraya dönmelidir. Aksi taktirde, adını bile anımsamakta zorlandığım diÄŸer PKK türevleri gibi yok olup gideceklerinden kuÅŸku duymuyorum.